Skip to content
Nelum
Laws of Türkiye

National Steppe Conservation Strategy and Action Plan 2021-2030

Made 2021 · Text as of 2026-10-01

Public law and official guidance, published as research. Not legal, tax or financial advice.

About this law

Original title
Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030.
Language
English; Turkish
Kind
policy
Country
Türkiye
Subjects
Forestry, Wild species and ecosystems
Keywords
biodiversity, ecosystem conservation, poverty, pastoralism, protected area, protection forest, rural employment, smallholders/peasants, social impact assessment, sustainable use, research, registration, protection of species, forest species, grazing, governance, good practices, subsidy/incentive, monitoring, innovation, data collection/reporting, genetic resources, agricultural extension, capacity building, education, forest management/forest conservation, agricultural development, labour, climate change, ecofriendly products/ecofriendly processes, community management, management/conservation, plant protection, plant variety, protection of habitats, risk assessment/management, precautionary principle, traditional knowledge/indigenous knowledge, animal production

Where to read it

    No source link is recorded for this law.

Text

The law's own text, section by section, as held. Each section has its own link.

  1. ULUSAL BOZKIR KORUMA STRATEJİ VE EYLEM PLANI 2021-2030 “Türkiye’nin Bozkır Ekosistemlerinin Korunması ve Sürdürülebilir Yönetimi Projesi” GCP/TUR/061/GFF ULUSAL BOZKIR KORUMA STRATEJİ VE EYLEM PLANI 2021-2030 “Türkiye’nin Bozkır Ekosistemlerinin Korunması ve Sürdürülebilir Yönetimi Projesi” GCP/TUR/061/GFF Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030ii Referans Gösterme: FAO-TOB. 2021. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı. Türkiye’nin Bozkır Ekosistemlerinin Korunması ve Sürdürülebilir Yönetimi Projesi Yayını. Ankara, Türkiye. Doğa Koruma Merkezi, 167 sayfa. Bu bilgi ürününde kullanılan görsel öğeler ve materyal sunumu; herhangi bir ülkenin, bölgenin, şehrin veya alanın ve buraların yetkili makamlarının yasal statüleri veya gelişmişlik düzeyleri ve de hudutların veya ara sınırların tahdidi ile ilgili olarak Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü tarafından herhangi bir şekilde bir görüş beyanı taşımaz. Belirli şirketlerin veya imalatçıların ürünlerinden bahsedilmesi, patent almış olsun veya olmasın, FAO’nun bu firmaları ve ürünleri benzer niteliklere sahip olan ve bu yayında adı geçmemiş başka firmalara ve ürünlere tercih ettiği veya bu şirket veya ürünlerinin uygun bulunduğu veya tavsiye edildiği anlamını taşımaz. Bu ürün bilgisinde ortaya konulan görüşler yazarlarına ait olup, hiçbir suretle FAO’nun görüşlerini temsil etmez. ©2021 Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı (TOB) Bazı haklar saklıdır. Bu çalışma “Creative Commons Attribution-NonCommercial-ShareAlike 3.0 IGO” lisansı kapsamında yayınlanmıştır. (CC BY-NC-SA 3.0 IGO; https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/3.0/igo/ legalcode). Bu eser, esere uygun biçimde atıf yapıldığı sürece gayri ticari amaçlar için bu lisans koşulları altında kopyalanabilir, yeniden dağıtılabilir ve uyarlanabilir. Bu eserin tüm kullanımlarında FAO’nun belli bir örgütü, ürünü veya hizmeti desteklediği iması yer alamaz. FAO logosu kullanım izni yoktur. Şayet eser uyarlanırsa aynı veya eşdeğeri Creative Commons lisansı altında lisans almalıdır. Bu eserin çevirisi üretilirse gerekli atfın yanı sıra şu uyarıyı taşımalıdır: “Bu çeviri Birleşmiş Miletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından üretilmemiştir. FAO bu çevirinin içeriğinden veya doğruluğundan mesul tutulamaz. Özgün [dildeki] sürüm, yetkili sürüm olacaktır. Bu lisans altında oluşup dostane biçimde uzlaşılamayan ihtilaflar burada başka türlü belirtilmediği sürece lisans Madde 8 içerisinde belirtildiği üzere arabuluculuk ve tahkim yoluyla çözülecektir. Uygulanabilir arabuluculuk kuralları Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü aracılık kuralları http:// www.wipo.int/amc/en/mediation/rules olacak ve tüm tahkimler Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Yasası Komisyonu (UNCITRAL) Tahkim Kurallarına uygun yürütülecektir. Üçüncü Taraf Materyalleri. Bu eserden tablo, şekil veya görüntü gibi üçüncü bir partiye atfedilmiş bir materyali yeniden kullanmayı dileyen kullanıcılar bu yeniden kullanım için izin gerekip gerekmediğini belirlemek ve telif sahibinden izin almanın gerekip gerekmediğini tespit etmek ile mesuldür. Eserdeki tüm üçüncü taraf sahipliğindeki bileşenlerin ihlali kaynaklı tazminat riski yalnızca kullanıcıya aittir. Satışlar, haklar ve lisanslama. FAO bilgi ürünleri, FAO web sitesinden (www.fao.org/ publications) edinilebilir ve publications-sales@fao.org adresinden satın alınabilir. Ticari kullanım talepleri, www.fao.org/contact-us/ licence-request adresine iletilmelidir. Haklar ve lisanslamaya yönelik sorular, copyright@fao.org adresine iletilmelidir. Kapak fotoğrafları: ©Cengiz Tapan ©Mustafa Akça ©Latif Kurt Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 iii Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMPGM), Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü (BÜGEM) ve Orman Genel Müdürlüğü (OGM) iş birliği ve Küresel Çevre Fonu (GEF) finansal desteği ile yürütülen Türkiye’nin Bozkır Ekosistemlerinin Korunması ve Sürdürülebilir Yönetimi Projesi kapsamında Doğa Koruma Merkezi tarafından hazırlanmıştır. Hazırlayanlar: Doğa Koruma Merkezi: Gülden Atkın Gençoğlu, Dr. Özge Balkız, Yıldıray Lise, Dr. Mustafa Durmuş, Dr. Tuba Bucak, Gelincik Deniz Bilgin, Dr. Semiha Demirbaş Çağlayan, Tuğba Can, Hakan Eligül, Prof. Dr. Tuna Ekim, Prof. Dr. Mecit Vural, Prof. Dr. Can Bilgin, Prof. Dr. Latif Kurt, Prof. Dr. Hayrettin Kendir, Dr. Uğur Zeydanlı Proje Ekibi Üyeleri: Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO): Dr. Nihan Yenilmez Arpa, Dr. Peter Pechacek Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMPGM): Mustafa Bulut (Genel Müdür Yardımcısı), Tuğba Usta, Abdulsamet Haçat, Burak Tatar, Fatih Köylüoğlu, Ömer Faruk Arslan, Serhat Erbaş, Ümit Bolat, Osman Uğur Akınç Şanlıurfa 3. Bölge Müdürlüğü: İsrafil Erdoğan, Murat Akgün, Hüseyin İnce, Ecrin Kapucu, Fecir Örnek, Mehmet Ekinci, Mehmet Emin Saygan, Mehmet Gürkaynak, Suat Tekin Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü (BÜGEM): Ahmet Dallı (Genel Müdür Yardımcısı), Tuncay Gürsoy Yüce, Esra Esina, Davut Özgür, Gültekin Öçalan, Kürşat Kaan Yeşil Tarım ve Orman İl Müdürlükleri: Mehmet Gözoğlu (Şanlıurfa), Süleyman Şeker (Şanlıurfa), Halil Şıtıl (Şanlıurfa), Aziz Aktacir (Şanlıurfa), Süleyman Tüzün (Şanlıurfa), Zafer Çelik (Ankara), Ergun Yılmaz (Kayseri), Fethi Akman (Erzurum), Yılmaz Türk (İstanbul), Sinan Aykan (Antalya), Özgün Talan (Antalya), Oral Özgen (Diyarbakır), Erol Çiftçi (Sivas), Aydın Cesur (Adana), Suat Safran (Van), Üzeyir Tombul (Konya) Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü (OGM): Mehmet Çelik (Genel Müdür Yardımcısı), Mehmet Koç, Ramazan Balı, Kıymet Keleş, Türkan Özdemir, Cezmi Keleş, Yaşar Sönmez Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030iv Türkiye’nin Bozkır Ekosistemlerinin Korunması ve Sürdürülebilir Yönetimi Projesi Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı ©2021 Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı (TOB) Ayrıntılı Bilgi İçin: Birleșmiș Milletler Gıda ve Tarım Örgütü www.fao.org/turkey E-posta: fao-tr@fao.org T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü https://www.tarimorman.gov.tr/DKMP Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü https://www.tarimorman.gov.tr/BUGEM Orman Genel Müdürlüğü https://www.ogm.gov.tr Grafik Tasarım: Güngör Genç Redaksiyon: Deniz Tapan Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 v Teşekkürler Strateji Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Tarım ve Orman Bakanlığı (TOB) Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü ile yakın iş birliğinde hazırlanmıştır. Strateji için gerekli olan altlık veriler proje yürütücüsü olan FAO ve TOB tarafından sağlanmış Doğa Koruma Merkezi (DKM) tarafından geliştirilmiştir. Strateji DKM’den 15 uzmanın, TOB ve FAO’dan yaklaşık 150 uzmanın katılımı, katkı ve destekleriyle hazırlanmıştır. Süreçte Bilimsel Danışma Grubu ve Ulusal Bozkır Koruma Çalışma Grubu’ndan çok önemli destekler alınmıştır. Bu desteği esirgemeyen tüm kurumlara ve kişilere özellikle de Ulusal Bozkır Koruma Çalışma Grubu üyeleri olan Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü, Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü, Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü, Hayvancılık Genel Müdürlüğü, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (GAP Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü), Strateji Geliştirme Başkanlığı, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Sektörler ve Kamu Yatırımları Genel Müdürlüğü Tarım Dairesi Başkanlığı, Plan ve Programlar Genel Müdürlüğü, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, Doğa Koruma Merkezi, Orman Mühendisleri Odası, Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB), Ziraat Mühendisleri Odası, Kırsal Çevre Ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği, Doğal Hayatı Koruma Vakfı, Doğa Araştırmaları Derneği, Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği ve Sürdürülebilir Kırsal ve Kentsel Kalkınma Derneği uzmanlarına teşekkür ederiz. Proje’nin Bilimsel Danışma Grubu üyeleri Doç. Dr. Burcu Tarıkahya, Doç. Dr. Hakan Gür, Doç. Dr. M. Zülfü Yıldız, Dr. Didem Ambarlı, Dr. Evrim Karaçetin, Dr. Uğur Zeydanlı, Durukan Dudu, Güneşin Aydemir, Dr. Nihan Yenilmez Arpa, Dr. Peter Pechacek, Prof. Dr. Ahmet Karataş, Prof. Dr. Ali Rıza Öztürkmen, Prof. Dr. Alptekin Karagöz, Prof. Dr. Bülent Gülçubuk, Prof. Dr. Can Bilgin, Prof. Dr. Güler Ekmekçi, Prof. Dr. Hayrettin Kendir, Prof. Dr. Hayri Duman, Prof. Dr. Kuddusi Ertuğrul, Prof. Dr. Latif Kurt, Prof. Dr. Mecit Vural, Prof. Dr. Mehmet Ali Çullu, Prof. Dr. Ömer Faruk Kaya, Prof. Dr. Osman Tugay, Prof. Dr. Tahir Polat, Prof. Dr. Mustafa Sözen, Prof. Dr. Nuri Yiğit, Prof. Dr. Recep Karakaş, Prof. Dr. Nilgül Karadeniz’e de katkılarından dolayı teşekkür ederiz. Veri paylaşımı konusundaki katkılarından dolayı Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)’ya teşekkürlerimizi sunarız. Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, projenin olduğu gibi stratejinin de hazırlığı sürecine liderlik etmiş olup bu süreçlerde her türlü engelin aşılmasında desteklerini esirgemeyen DKMP Genel Müdürü Sayın İsmail Üzmez ve Genel Müdür Yardımcısı Sayın Mustafa Bulut’a ayrıca teşekkürlerimizi sunarız. Sayın Ahmet Dallı, BÜGEM Genel Müdür Yardımcısı, Sayın Mehmet Çelik, OGM Genel Müdür Yardımcısı, Tarım ve Orman Bakanlığı Şanlıurfa Ekibinden Sayın İsrafil Erdoğan, Sayın Hacı Ahmet Çiçek, Murat Akgün, Dr. Murat Çakmaklı, Halil Şıtıl, Cevdet Çiçek, Mehmet Taşan ve adını yazamadığımız diğer tüm Bakanlık yetkilileri ve çalışanlarına en içten teşekkürlerimizi sunarız. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)’nden Orta Asya ve Türkiye Temsilcisi Sayın Viorel Gutu, Türkiye Temsilci Yardımcısı Sayın Ayşegül Selişik, Program Yöneticisi Sayın Sheikh Ahaduzzaman’a destek ve katkıları için, Küresel Çevre Fonu (GEF)’na ise finansal katkısı için teşekkür ederiz. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030vi Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 vii İçindekiler Kısaltmalar xii Önsöz xv Yönetici Özeti xvii Executive Summary xix Proje Hakkında xxii 1. Bozkır Vejetasyonu 1 1.1. Dünyada Bozkırlar 1 2. Türkiye Bozkırları 5 2.1. Türkiye Bozkırlarının Sınıflandırılması 8 2.2. Türkiye’de Bozkır Bölgesi’nin Sınırlarının Çizilmesi 11 2.3. Türkiye Bozkırlarının Haritalanması Çalışması 14 2.4. Türkiye Bozkırlarının Bitki Zenginliği 16 2.4.1. Bozkırlarda Endemizm 18 2.4.2. Korunma Açısından Bozkırlar 18 2.5. Türkiye Bozkırlarının Hayvan Zenginliği 19 2.6. Türkiye Bozkırlarında İnsan-Bozkır Etkileşimi 24 2.6.1. Bozkırlara Uyumlu İnsan Faaliyetleri – Bozkır Kültürü 25 2.6.2. Bozkırların Genetik Rezerv Olarak Önemi 25 2.7. Türkiye’de Meraların Kullanımı 27 2.7.1. Dünyada Meralar 28 2.7.2. Türkiye’de Durum 28 2.7.3. Mera Alanı ve Hayvan Sayısı Dengesi 29 2.7.4. Mera Islah Projeleri 30 2.8. Bozkırlar ile İlişkili Yasal Çerçeve ve Kurumsal Yapılanma 31 2.8.1. Bozkırların Korunması ve Sürdürülebilir Yönetimi ile İlişkili Politika, Mevzuat ve Mekanizmalar 31 2.8.2. Bozkırların Korunması ve Yönetiminde Kurumsal Yapı ve Kapasite 37 2.8.3. Bozkırların Korunması ve Yönetimi Konularında Mevzuat ve Kurumsal Sorumlulukların Değerlendirilmesi 40 3. Türkiye Bozkırlarına Yönelik Mekânsal Değerlendirmeler 45 3.1. Mevcut Durum: Bozkırların Korunması ve Yönetimi 45 3.1.1. Korunan Alanlar 52 3.1.2. Önemli Biyolojik Çeşitlilik Alanları 55 3.1.3. Büyük Ovalar 62 3.1.4. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) Arazileri 63 3.2. Bozkırlara Yönelik Tehditler 65 3.2.1. Otlatma Baskısı 65 3.2.2. Nüfus Yoğunluğu 70 3.2.3. Kuraklaşma Riski 72 3.2.4. Erozyon Riski 75 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030viii 4. Ulusal Bozkır Koruma Stratejisi 77 4.1. Bozkırların Korunması için Stratejik Amaç ve Hedefler 77 4.2. Stratejik Amaç ve Hedefler için Durum Değerlendirmesi (SWOT) 79 5. Ulusal Bozkır Koruma Eylem Planı 83 5.1. Stratejik Amaç ve Hedeflere Ulaşmak için Eylemler 83 5.1.1. Stratejik Amaç 1 83 5.1.2. Stratejik Amaç 2 84 5.1.3. Stratejik Amaç 3 85 5.1.4. Stratejik Amaç 4 86 6. Yönetişim Modeli 109 7. İzleme Sistemi 113 8. Bozkır Terminolojisi 115 9. Sözlük 119 10. Kaynakça 123 Ekler EK 1. Mevzuat ve Üst Politika Belgeleri Analizi 129 EK 2. Anket Sonuçları 148 EK 3. Potansiyel Bozkır Bölgesi İçinde Bulunan İlçelerdeki Bozkır Alanı, Bozkır Ormanı Alanı, Tescilli Mera Alanı, Hayvan Sayıları ve Nüfus Verilerinin Dağılımı 149 EK 4. Strateji Çalışmasına Destek Veren Uzmanlar 159 EK 5. Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Koordinasyon Kurulu Genelgesi 167 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 ix Şekil Dizini Şekil 1. Dünyadaki tropik ve ılıman çayırlar. (Veri Kaynağı: WWF International Karasal ekolojik bölgeler mekânsal verisi; Olson ve ark., 2001). 2 Şekil 2. Tüylü meşelerin İç Anadolu Bölgesi’ndeki dağılımı geçmişte ormanların yayılışı ve antropojen karakterli bozkır alanlarını tespit etmek için gösterge olarak kullanılmaktadır. (Harita, Orman Genel Müdürlüğü (OGM) meşcere verileri kullanılarak üretilmiştir. Kaynak: DKM, ODTÜ’nün Doğası, 2021). 6 Şekil 3. Yağışla ilişkili olarak günümüz ormanlarının dağılımı ve potansiyel bozkır bölgesi¹ . (Harita, Orman Genel Müdürlüğü (OGM) meşcere verileri ve Worldclim2 verileri kullanılarak üretilmiştir. Kaynak: DKM, ODTÜ’nün Doğası, 2021). 7 Şekil 4. Emberger Kuraklık İndisi3 üzerinden günümüz kuraklaşma değerleri ile ormanların dağılımı ve potansiyel bozkır bölgesi4. (Harita,Orman Genel Müdürlüğü (OGM) meşcere verileri ve Worldclim verileri kullanılarak üretilmiştir. Kaynak: DKM, ODTÜ’nün Doğası, 2021). 7 Şekil 5. Bozkırların, fizyonomik ve diğer özelliklerine göre sınıflandırılmasını basit bir şekilde gösteren örnek bir diyagram (Kaynak: DKM, ODTÜ’nün Doğası, 2021). 10 Şekil 6. Doğa Koruma Merkezi koordinasyonundaki çalışmaya göre üretilen (Ambarlı ve ark., 2016) Türkiye potansiyel bozkır bölgesi. 12 Şekil 7. EBA Projesi’ne göre Türkiye potansiyel bozkır bölgesi (Veri Kaynağı: Tarım ve Orman Bakanlığı-Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Bozkır Ekosistemlerinde İklim Değişikliğine Ekosistem Tabanlı Uyum (EBA) için Tarımsal Uygulamalar Projesi verileri). 13 Şekil 8. Potansiyel bozkır bölgesi içindeki bozkır alanları (yaklaşık 17 milyon ha) ve bozkır ormanlarının (552.334 ha) dağılımı. (Harita, Doğa Koruma Merkezi tarafından üretilen potansiyel bozkır bölgesi sınırı, tescilli mera, orman meşcere ve CORINE (2018) verileri ile uydu görüntüleri kullanılarak üretilmiştir). 15 Şekil 9. Kültür bitkilerinin ana merkezleri (1 Güney Meksika ve Orta Amerika, 2 Güney Amerika’nın kuzeyi – Peru, Ekvador, Bolivya, 2A Chiloe adası – Şili yakınlarındaki adalar, 2B Brezilya-Paraguay, 3 Akdeniz, 4 Yakın Doğu- Küçük Asya- Transkafkasya, İran ve Türkiye, 5 Etiyopya ve Somali, 6 Orta Asya- Kuzeybatı Hindistan, Afganistan, 7 Kuzeydoğu Hindistan ve Myanmar, 7A Endonezya-Malezya, 8 Çin) 25 Şekil 10. Mera Alanı ve Hayvan Varlığındaki Yıllara Göre Değişim (1970-2018) 29 Şekil 11. Kurumsal yapılanma şeması 41 Şekil 12. Potansiyel bozkır bölgesi içindeki bozkır alanları ve bozkır ormanlarının dağılımı. (Harita, Doğa Koruma Merkezi tarafından üretilen potansiyel bozkır bölgesi sınırı, tescilli mera, orman meşcere ve CORINE (2018) verileri ile uydu görüntüleri kullanılarak üretilmiştir). 46 Şekil 13. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içindeki bozkır alanları (17 milyon ha) üzerindeki yerleşim baskısı. (Haritada CORINE 2018 Arazi Kullanımı ve Arazi Örtüsü verilerinden yerleşim alanları (411.947 ha) gösterilmektedir). 50 Şekil 14. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içinde il bazında bozkır alanı oranı ve hayvan sayısı (Veri Kaynağı: TÜİK hayvancılık istatistikleri). 51 Şekil 15. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içindeki tescilli meraların dağılımı (5.739.717 ha) (Veri Kaynağı: Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü, 2020). 51 Şekil 16. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içindeki yasal statülü korunan alanlar. (Veri Kaynağı: TOB Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile ÇŞB Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü verileri). 52 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030x Şekil 17. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içindeki Sistematik Koruma Planlaması çalışmaları sonucunda belirlenmiş Koruma Öncelikli Alanlar (1.990.326 ha) ve aday Natura 2000 alanları (1.526.839 ha). (Veri Kaynağı: Doğa Koruma Merkezi’nin SKP Öncelikli Alanlar verileri ve TOB Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün Aday NATURA 2000 verileri). 56 Şekil 18. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içindeki Önemli Bitki Alanları (>2.800.000 ha). Belirli ÖBAlar (haritada * ile belirtilen) sınırları çizilmemiş olduğu için haritada gösterilememiştir. (Veri Kaynağı: Özhatay ve ark., 2003 ve Özhatay, N. 2006’da verilen ÖBA verileri). 58 Şekil 19. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içindeki Önemli Doğa Alanları (7.001.922 ha). (Veri Kaynağı: Eken ve ark., 2006 tarafından üretilen ÖDA verileri). 59 Şekil 20. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içindeki Öncelikli Kelebek Alanları. (Veri Kaynağı: Doğa Koruma Merkezi koordinasyonunda gerçekleştirilen Öncelikli Kelebek Alanları çalışması verileri, Karaçetin ve ark., 2011). 61 Şekil 21. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içindeki Büyük Ovalar (7.299.162 ha). (Veri Kaynağı: TOB Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından sağlanan Büyük Ova mekânsal verileri). 62 Şekil 22. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içindeki Büyük Ovalar ve korunan alanlar. (Veri Kaynağı: TOB Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü verileri). 63 Şekil 23. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içindeki TİGEM arazileri (319.641 ha). (Veri Kaynağı: TOB Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından sağlanan TİGEM alanları mekânsal verileri). 64 Şekil 24. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içinde illere göre hayvan sayısı ve türlere göre dağılımı. (Veri Kaynağı: TÜİK Hayvan İstatistikleri verileri). 66 Şekil 25. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içinde illere göre büyükbaş hayvan sayısı. (Veri Kaynağı: TÜİK Hayvan İstatistikleri verileri). 66 Şekil 26. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içinde illere göre küçükbaş hayvan sayısı. (Veri Kaynağı: TÜİK Hayvan İstatistikleri verileri). 67 Şekil 27. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içinde ilçelere göre hayvan sayısı. (Veri Kaynağı: TÜİK Hayvan İstatistikleri verileri). 67 Şekil 28. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içindeki otlatma baskısı. (Veri Kaynağı: TÜİK Hayvan İstatistikleri ve TOB Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü mera verileri). 68 Şekil 29. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içinde illere göre nüfus haritası. (Veri Kaynağı: TÜİK Nüfus İstatistikleri verileri). 71 Şekil 30. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içinde ilçelere göre nüfus haritası. (Veri Kaynağı: TÜİK Nüfus İstatistikleri verileri). 71 Şekil 31. Türkiye şehir ışıklarının bozkır alanlarıyla birlikte mekânsal gösterimi. (Veri Kaynağı: NOAA gece ışıkları verileri). 72 Şekil 32. Emberger Kuraklık İndisi’ne göre günümüz kuraklık değerleri. (Harita, Worldclim verileri kullanılarak üretilmiştir). 73 Şekil 33. Emberger Kuraklık İndisi’ne göre hesaplanan potansiyel bozkır sınırı içindeki günümüz iklim tipleri. (Harita, Worldclim verileri kullanılarak üretilmiştir). 73 Şekil 34. Emberger Kuraklık İndisi’ne göre 2070 yılındaki kuraklaşma riskinde değişim. (Harita, Worldclim verileri kullanılarak üretilmiştir). 74 Şekil 35. Emberger Kuraklık İndisi’ne göre hesaplanan potansiyel bozkır sınırı içindeki gelecekteki (2070) iklim sınıfları. (Harita, Worldclim verileri kullanılarak üretilmiştir). 74 Şekil 36. Rusle-temelli Küresel Erozyon Modeli çıktıları doğrultusundaki ulusal erozyon riski. (Harita, Borrelli ve ark., 2017 verileri kullanılarak üretilmiştir). 75 Şekil 37. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı koordinasyonu için öneri yapısı 111 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 xi Tablo Dizini Tablo 1. Bozkır ve bozkır ormanı ekosistemlerini belirlemede kullanılan veriler ve detayları 14 Tablo 2. Türkiye bitkilerinin bozkır-orman karşılaştırılması 16 Tablo 3. Harlan’a göre Türkiye’deki mikrogen merkezleri ve yaygın türler 25 Tablo 4. Mera alanlarındaki değişim 29 Tablo 5. Bozkırların korunması ve yönetimi ile ilişkili konularda mevzuat ve kurumsal sorumlulukların değerlendirilmesi 42 Tablo 6. Bozkır alanlarının ve bozkır ormanlarının coğrafi bölgelere göre dağılımı 45 Tablo 7. Potansiyel bozkır bölgesi içinde bulunan illerdeki bozkır alanı, bozkır ormanı alanı, tescilli mera alanı, tarım arazileri alanı, hayvan sayıları ve nüfus verilerinin dağılımı 47 Tablo 8. Korunan alanların sayıları ve kapladıkları alan 52 Tablo 9. Korunan alanlarda bozkır bitki örtüsünün kapladığı alan 53 Tablo 10. Koruma Öncelikli Alanlar ve aday Natura 2000 alanlarında bozkır alanlarının büyüklüğü 56 Tablo 11. Önemli Bitki Alanları’ndaki bozkır alanlarının büyüklüğü 58 Tablo 12. Önemli Doğa Alanları’ndaki bozkır alanlarının büyüklüğü 60 Tablo 13. Öncelikli Kelebek Alanları’ndaki bozkır alanlarının büyüklüğü 61 Tablo 14. Potansiyel bozkır bölgesi içinde bulunan TİGEM arazilerinin yönetim biçimleri, büyüklükleri ve bulundukları iller 64 Tablo 15. Mera yönetmeliğinde geçen hayvan türlerinin büyükbaş hayvan birimi açısından değerleri 68 Tablo 16. İl bazında birim hayvan sayısı başına düşen birim mera miktarı 69 Tablo 17. Bozkırlara yönelik SWOT Analizi (Güçlü ve Zayıf Yanlar, Fırsatlar ve Tehditler) 79 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030xii Kısaltmalar ABDGM Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü BERN Convention on the Conservation of European Wildlife and Natural Habitats - Avrupa Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarının Korunması Sözleşmesi BM Birleşmiş Milletler BÜGEM Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü CBD Convention on Biological Diversity - Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi CORINE Coordination of Information on the Environment - Çevresel Bilginin Koordinasyonu CR Kritik (IUCN Kırmızı Liste Sınıfı “Critically Endangered”) ÇATAK Çevre Amaçlı Tarımsal Arazilerin Korunması Programı ÇED Çevre Etki Değerlendirmesi ÇEM Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü ÇMUSEP Çölleşme ile Mücadele Ulusal Stratejisi ve Eylem Planı ÇŞB Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇYGM Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü DAP Doğu Anadolu Projesi DD Yetersiz Verili (IUCN Kırmızı Liste Sınıfı “Data Deficient”) DKM Doğa Koruma Merkezi DKMPGM Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü DOKAP Doğu Karadeniz Projesi DSİ Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü EBA Ecosystem Based Adaptation - Ekosistem Tabanlı Uyum ETAE Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü EVI Geliştirilmiş Bitki Örtüsü İndisi (Enhanced Vegetation Index) EYDB Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı FAO Food and Agriculture Organization - Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü GAP Güneydoğu Anadolu Projesi GEF Global Environment Facility - Küresel Çevre Fonu GKGM Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü GSP Global Soil Partnership - Küresel Toprak Paydaşlığı HAYGEM Hayvancılık Genel Müdürlüğü IPARD Instrument for Pre-Accession Assistance for Rural Development - Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı Kırsal Kalkınma Programı IPBES Intergovernmental Science-Policy Platform on Biodiversity and Ecosystem Services - Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik ve Ekosistem Hizmetleri Hükümetlerarası Platformu IPCC Intergovernmental Panel on Climate Change - Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli IT PGRFA International Treaty on Plant Genetic Resources for Food and Agriculture - Gıda ve Tarım için Bitki Genetik Kaynakları Uluslararası Sözleşmesi IUCN International Union for Conservation of Nature - Dünya Doğayı Koruma Birliği İDEP Türkiye İklim Değişikliği Eylem Planı İDUSEP Türkiye’nin İklim Değişikliği Uyum Stratejisi ve Eylem Planı KAGM Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü KOP Konya Ovası Projesi KYGM Kara Yolları Genel Müdürlüğü MEB Milli Eğitim Bakanlığı Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 xiii MERBİS Mera Bilgi Sistemi MGM Meteoroloji Genel Müdürlüğü MP Milli Park MPGM Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü NE Değerlendirilmemiş (IUCN Kırmızı Liste Sınıfı “Not Evaluated”) NDVI Normalize Fark Bitki Örtüsü İndisi (Normalized Difference Vegetation Index) NOAA National Oceanic and Atmospheric Administration - Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi NT Tehdite Yakın (IUCN Kırmızı Liste Sınıfı “Near Threatened”) OGM Orman Genel Müdürlüğü ÖBA Önemli Bitki Alanları ÖÇK Bölgesi Özel Çevre ve Koruma Bölgesi ÖDA Önemli Doğa Alanları ÖKA Önemli Kuş Alanları ÖKeA Öncelikli Kelebek Alanları RAMSAR Convention on Wetlands of International Importance especially as Waterfowl Habitat Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşme SGB Strateji Geliştirme Başkanlığı SKA Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları SKP Sistematik Koruma Planlaması STK Sivil Toplum Kuruluşu SYGM Su Yönetim Genel Müdürlüğü SWOT Strengths, Weaknesses, Opportunities, and Threats - Güçlü ve Zayıf Yönler, Fırsatlar ve Tehditler TA Tabiat Anıtı TAGEM Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü TARBİS Tapu Arşiv Bilgi Sistemi TCDD Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları TİGEM Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü TKDK Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu TKA Tabiatı Koruma Alanı TOB Tarım ve Orman Bakanlığı TP Tabiat Parkı TRGM Tarım Reformu Genel Müdürlüğü TUREB Turist Rehberleri Birliği TÜBİTAK Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu TÜİK Türkiye İstatistik Kurumu TVKGM Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü UBSEP Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Strateji ve Eylem Planı UNCCD United Nations Convention to Combat Desertification - Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi UNDP Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı - United Nations Development Programme UNFCCC United Nations Framework Convention on Climate Change - Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi YHGS Yaban Hayatı Geliştirme Sahası ZMO Ziraat Mühendisleri Odası Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030xiv © N ih an Y en ilm ez A rp a Cicer pinnatifidum (Çakıl nohutu) Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 xv Önsöz Anadolu, sahip olduğu biyolojik çeşitlilik ve bununla ilgili geleneksel bilgi bakımından küresel düzeyde öneme sahip bölgelerden biridir. Dünyanın en eski tarım uygulamalarına kadar uzanan çeşitli arazi kullanım faaliyetlerinin yapıldığı ve çeşitli medeniyetlerin varlığını sürdürdüğü bir yerdir. Bozkırlar bu coğrafyada biyolojik çeşitlilik ve genetik kaynakların zenginliği açısından çok önemli ve bir o kadar da hassas alanlardır. Halen, Anadolu’nun iç kısımlarında geniş, tür bakımından zengin, kısmen doğal ancak genellikle yarı-doğal bozkır alanları bulunmaktadır. Bu bozkırlar; doğal değerlerin korunması ve insanlığın gıda güvencesi açısından çok önemli bir sigorta görevi gören, biyolojik çeşitlilik açısından son derece zengin alanlardır. Günümüzde kültüre alınmış pek çok türün yabani akrabaları için önemli bir sığınak ve pek çok kuş, kelebek, memeli ve sürüngen türü için de son derece önemli yaşam alanlarıdır. Yani bozkırlar önemli bir gen merkezi ve geleceğin gıda güvencesidir. Türkiye’nin bozkır biyolojik çeşitliliğinin korunmasının üretim peyzajlarına yaygınlaştırılması ve bozkır ekosistemlerinin korunmasının güçlendirilmesi amacıyla uygulanan “Türkiye’nin Bozkır Ekosistemlerinin Korunması ve Sürdürülebilir Yönetimi Projesi” bozkırlara verilen önemi vurgulamak bakımından önemlidir. Proje, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMPGM), Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü (BÜGEM) ve Orman Genel Müdürlüğü (OGM) tarafından Küresel Çevre Fonu (GEF) finansal desteği ile yürütülmektedir. Bu proje ve hazırlanan Ulusal Bozkır Koruma Stratejisi; FAO ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Türkiye’nin zengin ve hassas bozkır ekosistemlerinin korunması, sürdürülebilir ve iş birliği içinde yönetilmesi ile farkındalığın artırılmasına yönelik vermiş olduğu önemi göstermektedir. Bu strateji, ulusal düzeyde Türkiye’nin sahip olduğu eşsiz bozkır değerlerinin korunmasının yanı sıra taraf olunan Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi Aichi Hedefleri, Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi gibi uluslararası taahhütlerin yerine getirilmesine katkıda bulunulması bakımından da çok değerlidir. Türkiye’de dağ-orman, sulak alan, kıyı-deniz ekosistemlerinin korunması ve yönetimine ilişkin yasal ve yönetsel dayanaklar mevcut iken, doğrudan bozkır ekosistemlerine odaklı politika veya yasal belgenin olmadığı görülmektedir. Bu nedenle Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı özel bir öneme sahiptir. Ulusal bir bozkır koruma stratejisinin gerekliliğine inanılarak ve Türkiye’nin bozkır ekosistemlerinin korunması ve sürdürülebilir yönetimini güçlendirmeyi amaçlayarak bir bozkır projesini uygulamaya koyan Tarım ve Orman Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü ve Orman Genel Müdürlüğü’nün merkez ve başta Şanlıurfa birimleri olmak üzere bozkır ekosistemlerine haiz bölgelerdeki taşra birimlerine ve süreci destekleyen tüm kurum ve kuruluş temsilcileri ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Doğa Koruma Merkezi (DKM) ekiplerine sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı ve FAO projenin yürütülmesinde ve strateji hazırlığı sürecinde ilgili tüm taraflarla birlikte takdire şayan bir iş birliği örneği göstermiştir. Özellikle tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs (Covid-19) salgınına rağmen çalışmaların kesintisiz devam etmesi sağlanmış ve çeşitli alternatif araçlarla süreç devam ettirilmiştir. Bu sürece katkıda bulunan ve destek olan tüm katılımcılara sonsuz ve en içten teşekkürlerimizi sunarız. Bozkır biyolojik çeşitliliğinin ve değerlerinin korunması ve yönetiminde doğrudan veya dolaylı olarak yer alan bütün sektörleri dikkate alan stratejileri ve faaliyetleri; bozkır biyolojik çeşitliliğinin korunması ve tüm ilgili paydaşlarla iş birliği içinde yönetilmesine ilişkin yaklaşımları ve eylemleri kapsayan bu stratejinin temelini, uluslararası sözleşmelerden gelen taahhütlerin yerine getirilmesi ile Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Stratejisi Eylem Planı ile Çölleşme ile Mücadele Ulusal Stratejisi oluşturmaktadır. Bu nedenle Türkiye’nin sahip olduğu bozkırların sunduğu ekosistem değerlerinin farkında olarak ve öneminin bilincine vararak bu stratejinin Türkiye’nin doğal varlıklarının ve değerlerinin korunması ve sürdürülebilir yönetimi için faydalı olmasını diliyoruz. Türkiye’nin Bozkır Ekosistemlerinin Korunması ve Sürdürülebilir Projesi Proje Ekibi adına Ulusal Proje Koordinatörü xvi Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 © N ih an Y en ilm ez A rp a xvii Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 Yönetici Özeti Türkiye’de genel olarak Doğu, Güneydoğu ve İç Anadolu Bölgelerinde bulunan bozkırlar, Türkiye doğasında en önemli ve en hassas ekosistemlerden biridir. İran-Turan bitki coğrafyası içindeki Türkiye bozkırları, bütün doğal ekosistemler arasında insan faaliyetleri nedeniyle en çok tehdit altındaki ekosistemlerdir. Bu tehditlerin başında bozkır habitatlarının bozulması ve geri dönüşü olmayacak şekilde kaybı gelmektedir. Tarım faaliyetlerinde makineleşmenin artması ile başta ova bozkırları olmak üzere bozkırlardaki tahribat günümüzde daha da artmaktadır. Ayrıca yatırımlar, madencilik faaliyetleri, enerji yatırımları, yanlış yerde ağaçlandırma uygulamaları, kentleşme baskısı sonucunda da bozkır alanları kaybedilmektedir. Bozkırların bitki örtüsünün bozulmasına neden olan önemli etkenlerden biri de aşırı otlatmadır. Bugün bozkırlar, tarım arazileri ve otlatma alanları arasında doğal bitki örtüsüne ait kalıntıları barındıran adacıklar olarak taşlık veya kayalık alanlarda varlıklarını sürdürmektedir. Bozkır ekosistemlerini ve barındırdığı canlı türlerini tehdit eden diğer unsurlar arasında yasadışı avcılık ve tür kaçakçılığı, yasadışı bitki toplama ve yoğun tarımsal faaliyetler gelmektedir. Bozkır türlerinin öneminin yeterince bilinmemesi, bu türlere yönelik koruma çalışmalarının büyük oranda korunan alanlarla sınırlı olması ve korunan alanlar dışında etkili bir korumanın olamaması, bozkır biyolojik çeşitliliğini olumsuz etkileyen diğer unsurlardır. Son yıllarda, bu tehditlerin önlenmesine, bozkır ekosistemlerinin korunmasına ve sürdürülebilir yönetimine yönelik çalışmalar giderek önem kazanmıştır. Türkiye’nin bozkır biyolojik çeşitliliğinin korunmasının üretim peyzajlarına yaygınlaştırılması ve bozkır ekosistemlerinin korunmasının güçlendirilmesi amacıyla uygulanan Türkiye’nin Bozkır Ekosistemlerinin Korunması ve Sürdürülebilir Yönetimi Projesi bu çalışmaların başında gelmektedir. Projenin bileşenlerinden biri olan bozkır biyolojik çeşitliliğinin geniş peyzajlarda etkin korunması için uygun ortamın oluşturulması kapsamındaki önemli çalışmalardan biri ise ulusal ölçekte bozkırlara yönelik bir koruma stratejisi ve eylem planının katılımcı bir biçimde hazırlanmasıdır. Bozkır (step), daha çok kurakçıl nitelikte, yazın kuruyan, kışı dinlenme halinde geçiren, bir yıllık veya çok yıllık buğdaygiller ve diğer otsu türler ile yastık teşkil eden çok yıllık çalımsı türlerin hâkim olduğu formasyondur. Dilimizde “bozkır” karşılığı kullanılan “step” sözcüğü, Rusça’da Doğu Avrupa’nın güneyindeki otlaklar için kullanılır ve dilimize buradan girmiştir. Bozkırlar dünyadaki ana biyocoğrafya grupları arasında çayırların içinde yer almaktadır. Dünyanın, Antarktika ve Grönland hariç, %40’ını kaplayan çayır ve bozkırlar, yaşamın devamı için en önemli ekosistemler arasındadır. Strateji ve eylem planının Bozkır Vejetasyonu bölümü, dünyadaki bozkırların dağılımı ve sınıflandırmalarına dair genel bir bakış açısı sunmaktadır. Bu bölümde ayrıca Doğa Koruma Merkezi tarafından yapılan, bozkırların ülke çapındaki dağılımıyla ilgili ayrıntılı değerlendirmelere yer verilmektedir. Bu kapsamda Türkiye’de potansiyel olarak bozkır ve bozkır ormanı (bozkırların hâkim olduğu ekolojik bölgelerde yer alan seyrek veya kapalı orman oluşturan alanlar) ekosistemlerini içeren bölgenin yaklaşık 33,5 milyon hektarlık bir alanı kapsadığı belirlenmiştir. Yapılan analizlere göre potansiyel bozkır bölgesi içinde yaklaşık 17 milyon ha bozkır alanı ve 552.334 ha bozkır ormanı bulunmaktadır. Bozkır alanlarının bitki çeşitliliği, Anadolu’nun floristik zenginliğinin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Ayrıca, bozkıra özgü birçok kuş, böcek, memeli, çiftyaşar ve sürüngen türü için de son derece önemli yaşam alanlarıdır. Anadolu bozkırları tarih boyunca medeniyetlerin merkezi olmuştur. Yerleşik hayata geçmeden evvel Göbeklitepe gibi inanç merkezlerinin temeli yukarı Mezopotamya’da atılmıştır. Aynı şekilde Anadolu, tarımın ve yerleşik hayata geçişin de merkezidir. Buğday (Triticum spp.) ve arpa (Hordeum spp.) türleriyle birlikte mercimek (Lens spp.), nohut (Cicer spp.), bakla (Vicia spp.) gibi tarım ve yem bitkilerinin “Gen Merkezi” olmuştur. Bozkırlar, barındırdığı biyolojik çeşitlilikle genetik rezerv oluşturması ve kültür bitkilerinin sigortası olması gibi çok sayıda ekolojik işlevi üstlenmiştir. Ayrıca, hayvancılığın geliştirilmesi, toprak ve suyun muhafazası ve erozyon kontrolü açısından da son derece önemli ekosistemlerdir. Strateji ve eylem planının Türkiye Bozkırları bölümü, Türkiye bozkırlarının dağılımı, bozkırları sınıflandırmada kullanılan farklı yaklaşımlar, Türkiye bozkırlarının floristik özellikleri, bitki ve hayvan zenginliği, Anadolu tarihi boyunca insanın bozkır ile olan etkileşimi, Türkiye’de meraların kullanımı ve durumu ile ilgili bilgi, analiz ve değerlendirmeler sunmaktadır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030xviii Türkiye’de bozkırlar için, ormanlar ve sulak alanlarda olduğu gibi mevzuatta bir tanım bulunmamaktadır. Öte yandan, Türkiye’deki bozkır ekosistemleri doğal bozkırları, çayırları, meraları ve ağaçlı bozkırları içermekte olup birçok politika belgesinde ve mevzuatta bozkırların korunması ve sürdürülebilir yönetimi ile ilişkili destekleyici unsurlar yer almaktadır. Bozkırların korunması ve yönetiminden sorumlu tek bir kurumsal yapı bulunmamakla birlikte farklı kurumlar bünyesinde kapasite ve çeşitli mekanizmalar mevcuttur. Strateji ve eylem planının Bozkırlar ile İlişkili Yasal Çerçeve ve Kurumsal Yapılanma bölümü, bozkırların korunması ve sürdürülebilir yönetimi ile ilişkili politika, mevzuat ve mekanizmalar, bu konudaki ulusal düzeyde kurumsal yapı ve kapasite özelinde mevcut durumu ortaya koymaktadır. Türkiye bozkırlarının (yaklaşık 17,5 milyon ha) %42’si İç Anadolu Bölgesi, %36’sı Doğu Anadolu, %14’ü Güneydoğu Anadolu Bölgesi, %5’i Karadeniz Bölgesi, %2’si Akdeniz Bölgesi ve %1’i Ege Bölgesi’nde bulunmaktadır. Türkiye’de potansiyel olarak bozkır ve bozkır ormanı içeren bölgede 75 yasal statülü korunan alan bulunmaktadır ve 33,5 milyon hektarlık alanın yaklaşık %4’ü koruma altındadır. Potansiyel bozkır bölgesi içindeki bozkır ve bozkır ormanının ise (yaklaşık 17,5 milyon ha) %2,9’u resmi statülü bir biçimde korunmaktadır. Strateji ve eylem planının Türkiye Bozkırlarına Yönelik Mekânsal Değerlendirmeler bölümü, Türkiye bozkır ve bozkır ormanlarının coğrafi bölgelere ve illere göre dağılımını dikkate alarak korunan alanlar ve önemli biyolojik çeşitlilik alanları özelinde bozkırların korunması ile ilgili mevcut durumu ve Türkiye bozkırları üzerindeki tehditlere ve baskılara yönelik mekânsal değerlendirmeleri sunmaktadır. Türkiye bozkırlarının korunmasına ve sürdürülebilir yönetimine yönelik tüm taraflarca benimsenmiş bir koruma stratejisi ve eylem planı büyük önem taşımaktadır. Ulusal Bozkır Koruma Stratejisi’nin genel hedefi, Türkiye bozkırlarının sosyolojik, ekolojik ve ekonomik sürdürülebilirliğinin sağlanmasıdır. Bu genel hedef doğrultusunda, Türkiye bozkırlarının mevcut durumu ve bozkırlara yönelik mekânsal değerlendirmeler doğrultusunda bozkırlar ile ilişkili politika, mevzuat ve mekanizmalar da dikkate alınarak 4 stratejik amaç ve bu amaçlar altında 12 stratejik hedef tanımlanmıştır. Bu stratejik amaçlardan ilki, bozkırların etkin yönetimini sağlayacak iş birliği ortamının oluşturulması ve politikaların geliştirilmesidir. Stratejik amaçlardan ikincisi ve üçüncüsü, bozkır biyolojik çeşitliliğinin korunması ve bozkırlarda kaynak kullanımının sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde geliştirilmesine yöneliktir. Dördüncü stratejik amaç ise, bozkırlarından faydalanan yöre halkının geçim kaynaklarının iyileştirilmesidir. Ulusal Bozkır Koruma Stratejisi ve Ulusal Bozkır Koruma Eylem Planı bölümleri, bozkırların korunmasına yönelik stratejik amaç ve hedefleri; bu amaç ve hedeflere ulaşmak için bir eylem planını içermektedir. Eylem planı, stratejideki amaç ve hedeflere ulaşmak için 2021-2030 dönemi içinde tanımlanan kısa, orta ve uzun dönemli faaliyetleri kapsamaktadır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı’nın etkin olarak uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesi için bir yönetişim mekanizması ve izleme sisteminin tanımlanması en önemli ihtiyaçlardandır. Farklı kurumların bünyesinde gerçekleştirilen bozkır koruma ve yönetimi çalışmaları nedeniyle yönetişim ve iş birliği konusu daha fazla önem kazanmaktadır. Kamu kurumları ve ilgi sahipleri arasında koordinasyon ve iş birliğinin sağlanması amacıyla bir Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı’nın ana koordinasyonunun Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Koordinasyon Kurulu tarafından yapılması önerilmektedir. Ulusal Koordinasyon Kurulu’nun sekretarya hizmetleri Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir. Bu Kurul altında oluşturulan Ulusal Bazda Sözleşmenin Yürütülmesi Alt Kurulu’nun görevlerinden biri Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Strateji ve Eylem Planı’nın uygulanması olduğu için Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı’nın koordinasyonundan sorumlu ana kurul olacaktır. Strateji ve eylem planının Yönetişim Modeli ve İzleme Sistemi bölümleri, stratejinin iş birliği ve koordinasyon içinde uygulanması, denetlenmesi ve izlenmesine ilişkin konulardaki temel yaklaşım, gerekli yapı ve işleyiş ile ilgili çerçeveyi sunmaktadır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı, etkin yönetişim ve iş birliği içinde ulusal ölçekte bozkırların korunması ve sürdürülebilir yönetimine yön vermektedir. Bununla birlikte aynı zamanda taraf olunan Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi Aichi Hedefleri, Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları gibi uluslararası taahhütlerin de yerine getirilmesine katkı bulunmaktadır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 xix Executive Summary Steppes represent one of the most ecologically important and vulnerable ecosystems that are prevalent in the Eastern, Southeastern and Central Anatolia Regions of Turkey. Within the Irano-Turanian phytogeography, steppes of Turkey, of all-natural ecosystems, are considered the most threatened ecosystems because of human activities. Some of the threats are destruction and irreversible loss of steppe habitats. With the increase in mechanization in agricultural activities, destruction in all steppes, mainly the lowland steppes, has been intensified. Steppe areas are lost also because of mining activities, energy investments, afforestation practices in unsuitable areas and urbanization pressure. One of the critical factors contributing to the destruction of the natural vegetation of the steppes is overgrazing. Today, steppes remain in stony or rocky areas as islets that contain remains of natural vegetation between agricultural fields and grazing areas. Other factors that threaten the steppe ecosystems and the species that they host include illegal hunting, species trafficking, illegal collection of plants and intensive agricultural activities. The lack of awareness about the importance of steppe species, and effective conservation efforts for these species being limited to protected areas are two other factors that negatively affect the biodiversity of steppes. In recent years, works geared towards mitigation of these threats and conservation and sustainable management of the steppes have become more crucial. Conservation and Sustainable Management of Turkey’s Steppe Ecosystems Project is a leading project that is in progress with the aims of mainstreaming the conservation of Turkey’s steppe biodiversity into production landscapes and strengthening the conservation of steppe ecosystems. One of the important activities within the component of “Enabling environment established for the effective conservation of steppe biodiversity across large landscapes” is the participatory preparation of a national conservation strategy and action plan for steppes. Steppes represent a formation of mostly xerophytic species, which dry out in summer and go dormant in winter, dominated by annual or perennial Poaceae and other herbaceous species and perennial cushion-forming shrubs. The word “steppe”, “bozkır” in Turkish, is a Russian word for the pastures to the south of Eastern Europe, which later made its way to Turkish language. Steppes account for one of the main biogeographical groups in the world within the grasslands. Grasslands and steppes that cover 40% of the global surface area, excluding Antarctica and Greenland, are among the most important ecosystems for the continuity of life. The Steppe Vegetation section of the Strategy and Action Plan provides an overview of the distribution and classification of steppes in the world. This section also covers detailed evaluations of the distribution of steppes across the country by Doğa Koruma Merkezi. In this context, it is found that the potential zone of steppe and steppe forest ecosystems in Turkey (areas that form sparse or closed forests within the ecological regions dominated by steppes) spans an area of approximately 33.5 million hectares. According to the analyses, there are approximately 17 million ha of steppes and 552,334 ha of steppe forest within the potential steppe zone. The plant diversity of the steppes accounts for an important portion of the floristic richness of Anatolia. Steppes are also significant habitats for many birds, insects, and mammalian, amphibian, and reptile species. The Anatolian steppes have been the center of civilizations throughout history. Before the settled life, the foundations of places of worship such as Göbeklitepe were laid in upper Mesopotamia. Similarly, Anatolia represents the beginning of agriculture and transition to settled life. It has also become the “Gene Center” of agricultural and forage crops such as lentils (Lens spp.), chickpeas (Cicer spp.), and vetches (Vicia spp.), along with wheat (Triticum spp.) and barley (Hordeum spp.) species. Steppes undertake numerous ecological functions such as creating genetic reserves with the biodiversity they contain and serving as insurance for cultivated plants. In addition, they accommodate vitally important ecosystems in terms of development of animal husbandry, preservation of soil and water and erosion control. The Steppes of Turkey section of the Strategy and Action Plan provides information, analyses, and assessments regarding the distribution of the steppes of Turkey, different approaches used in the classification of steppes, floristic characteristics, plant and animal diversity of Turkey’s steppes, interactions between people and steppes throughout the history of Anatolia, and the use and state of the rangelands in Turkey. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030xx In Turkey, there exists no steppe definition in the legislation unlike forests and wetlands. On the other hand, many policy documents and pieces of legislation contain supporting elements related to the conservation and sustainable management of steppe ecosystems, including natural steppes, meadows, rangelands and steppes with trees. Although there is no single institutional structure responsible for the conservation and management of steppes, there are capacities and various mechanisms available within different institutions. The Legal Framework and Institutional Structure Related to Steppes section of the Strategy and Action Plan reveals the current situation with an assessment of existing policies, legislation and mechanisms as well as institutional structures and capacities at national level related to the conservation and sustainable management of steppes. Of all steppes of Turkey (about 17.5 million ha), 42% is situated in Central Anatolia, 36% in Eastern Anatolia, 14% in Southeastern Anatolia, 5% in the Black Sea Region, 2% in the Mediterranean Region and 1% in the Aegean Region. In the potential steppe and steppe forest zone of Turkey, there are 75 protected areas holding a legal status, and approximately 4% of 33.5 million hectares is under protection. However, of steppes and steppe forests (about 17.5 million ha) within the potential steppe zone, only 2.9% is legally protected. The Spatial Assessments Regarding the Steppes of Turkey section of the Strategy and Action Plan presents spatial assessments on the current situation with respect to the conservation of steppes specifically as protected areas and important biodiversity areas, with attention given to the distribution of steppes and steppe forests by geographical regions and provinces, and threats to and pressures on the steppes of Turkey. A conservation strategy and action plan adopted by all stakeholders for the conservation and sustainable management of steppes of Turkey is of great importance. The overall aim of the National Steppe Conservation Strategy is to ensure the sociological, ecological and economic sustainability of the steppes of Turkey. In accordance with this overall aim, 4 strategic goals and, under these, 12 strategic objectives were identified taking into account policies, legislation, and mechanisms related to the steppes in line with the current situation of the steppes of Turkey and spatial assessments of the steppes. The first of these strategic goals is to create an enabling environment and develop policies to ensure the effective management of the steppes. The second and third strategic goals are to protect the steppe biodiversity and improve the use of resources in the steppes within the framework of the sustainability principle. The fourth strategic goal is to improve the livelihoods of the local people who benefit from the steppes. National Steppe Conservation Strategy and National Steppe Conservation Action Plan sections present the strategic goals and objectives for the conservation of the steppes as well as an action plan to achieve these goals and objectives. The action plan includes short, medium, and long-term activities defined for the 2021-2030 period in order to achieve the goals and objectives of the Strategy. Defining a governance mechanism and monitoring system for the effective implementation, monitoring, and evaluation of the National Steppe Conservation Strategy and Action Plan is one of the most essential requirements. The issue of governance and cooperation gains more importance as steppe conservation and management related tasks are undertaken by different institutions. It is recommended that the main coordination of a National Steppe Conservation Strategy and Action Plan be made by the National Biodiversity Coordination Board in order to ensure coordination and cooperation between governmental organizations and stakeholders. This way, secretariat services of the National Coordination Board are undertaken by the General Directorate of Nature Conservation and National Parks. In addition, a Sub-Committee for the Execution of the Convention on the National Basis under the National Coordination Board, whose tasks include the implementation of the National Biodiversity Strategy and Action Plan, becomes the main body responsible for the coordinated implementation of the Steppe Conservation Strategy and Action Plan. The Governance Model and Monitoring System sections of the Strategy and Action Plan provide the framework for key approaches and necessary structuring and functioning for coordinated and collaborative implementation, supervision, and monitoring of the Strategy. The National Steppe Conservation Strategy and Action Plan is considered a leading document in the conservation and sustainable management of steppes at national level with effective governance and cooperation. In addition, it contributes to the fulfillment of international commitments such as those arising from the Aichi Biodiversity Targets of the Convention on Biological Diversity, the United Nations Convention to Combat Desertification and Sustainable Development Goals. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 xxi © N ih an Y en ilm ez A rp a Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030xxii Proje Hakkında Bozkırlar, ekolojik, ekonomik ve sosyal açıdan Türkiye’nin en önemli ekosistemlerinden biridir. Türkiye’deki bozkır ekosistemleri doğal bozkırları, çayırları ve meraları içermekte ve yaklaşık 33,5 milyon hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Bozkır ekosistemleri Doğu, Güneydoğu ve İç Anadolu Bölgelerinde yaygın olarak, Ege ve Akdeniz Bölgelerinde ise yüksek dağlarda görülmektedir. Türkiye’deki bozkır ekosistemleri, habitat kaybı ve bozulması, üretim alanlarının aşırı kullanımı ve iklim değişikliği tehditleri ile karşı karşıyadır. Bu kapsamda Türkiye’de hayata geçirilen önemli projelerden biri, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Tarım ve Orman Bakanlığı (TOB) Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMPGM), Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü (BÜGEM) ve Orman Genel Müdürlüğü (OGM), Türkiye’nin Bozkır Ekosistemlerinin Korunması ve Sürdürülebilir Yönetimi Projesi’ni (GCP/TUR/061/GFF) Küresel Çevre Fonu (GEF) finansal desteği ile yürütmektedir. Projenin amacı, korunan alanlarda etkin yönetim ve bozkır biyolojik çeşitliliğinin korunmasının üretim peyzajlarında yaygınlaştırılması ile Türkiye’nin bozkır ekosistemlerinin korunmasını güçlendirmektir. Şanlıurfa’da üç farklı alanda uygulanan proje üç ana bileşenden oluşmaktadır: 1) Bozkır biyolojik çeşitliliğini korumak için korunan alan sisteminin etkinliğinin artırılması, 2) Bozkır biyolojik çeşitliliğinin korunmasının üretim peyzajlarında yaygınlaştırılması, 3) Bozkır biyolojik çeşitliliğinin geniş peyzajlarda etkin korunması için uygun ortamın oluşturulması. Doğa Koruma Merkezi (DKM), 3. bileşen olan “Bozkır biyolojik çeşitliliğinin geniş peyzajlarda etkin korunması için uygun ortamın oluşturulması”nın yürütülmesinden sorumludur. © N ih an Y en ilm ez A rp a Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 xxiii Bozkır biyolojik çeşitliliğinin geniş peyzajlarda etkin korunması için uygun ortamın oluşturulması kapsamında hayata geçirilen çalışmalardan birisi, katılımcı bir yaklaşımla Ulusal ölçekte bozkırlara yönelik bir koruma stratejisi ve eylem planının hazırlanmasıdır. Strateji ve eylem planının geliştirilmesi amacıyla hazırlık çalışmalarına 2019 yılında başlanmıştır. Bu süreç boyunca katılımcılığı öne çıkaran bir yaklaşım benimsenmiş ve uygulanmıştır. Bu kapsamdaki ilk toplantılar yüz yüze gerçekleştirilmiş ancak ilerleyen süreçte Covid-19 salgını nedeniyle yüz yüze yapılması öngörülen çeşitli toplantı ve çalıştaylar dijital ortamda alternatif faaliyetler şeklinde hayata geçirilmiş ve bilgi akışı sağlıklı biçimde sürdürülmüştür. İlgili tüm kurum ve kuruluşların süreçte katılımcı ve etkin bir şekilde yer alması sağlanmıştır. Bu kapsamda, 2 yüz yüze çalıştay ve toplantı ve 2 çevrimiçi toplantı gerçekleştirilmiş, ilgili kamu kurumları, akademi, yereldeki okullar, özel sektör ve sivil toplum alanından uzmanlarla görüş alışverişi yapılmıştır. Projenin Ulusal Bozkır Koruma Çalışma Grubu ve Bilimsel Danışma Grubu üyeleri de bu sürece katkı vermiştir. Bu kapsamda, stratejiyi yazan uzmanlar da dahil olmak üzere toplam 225 uzman katkı vermiştir. Katkı veren uzmanların 156’sı kamu kurumlarından (%69), 32’si akademisyenlerden (%14), 26’sı STK’lardan (%12), 10’u uluslararası kuruluşlar (%4) ve 1’i özel sektörden (%1) olmuştur. Yine çalışmalara katkı veren kadın erkek oranına bakıldığında %72 erkek %28 kadın şeklinde olmuştur. Sürece katkı veren uzmanların büyük kısmı Ankara’dan (%40) ve Şanlıurfa’dan (%38), geri kalanı diğer 27 ilden olmuştur: Adana, Adıyaman, Afyon, Aksaray, Antalya, Burdur, Çankırı, Diyarbakır, Düzce, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, Karaman, Kars, Kayseri, Kilis, Kırşehir, Konya, Malatya, Mardin, Muş, Ordu, Osmaniye, Samsun, Sivas, Şırnak ve Van. Ayrıca, farklı kurum ve kuruluş uzmanlarının bilgisini ve katkılarını almak amacıyla yüz yüze toplantılara alternatif olarak daha geniş ve etkin bir katılım imkânı sağlayan çevrimiçi bilgi toplama anketi hazırlanmış ve anketin FAO ve Tarım ve Orman Bakanlığı aracılığı ile ilgili kurum ve kişilere dağıtımı sağlanmıştır. Bu ankete, ulusal ve yerel düzeyde kamu kurumları merkez ve taşra teşkilatları, akademi, STK ve uluslararası kuruluşlar bünyesinde yer alan 399 uzman katkı vermiştir. Bu anket ile strateji ve eylem planında yer alan (i) tehditler, (ii) koruma önerileri ve (iii) durum değerlendirmesi (SWOT Analizi) bölümleri ile ilgili uzmanların değerlendirmeleri ve önerileri toplanmıştır. Anket sonuçları doğrultusunda, ulusal ölçekte bozkırlara yönelik tehditler, koruma önerileri ve durum değerlendirmesi katılımcılar tarafından da onaylanarak son haline getirilmiştir. Aynı zamanda, bozkırlara yönelik tehditler ve koruma önerileri ile ilgili bölgesel ölçekte bir değerlendirme de yapılmıştır. Bu değerlendirme ve öneriler, Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı’na entegre edilmiştir. Son olarak stratejinin bir parçası olarak bozkırlara özgü bir terminoloji oluşturmak hedefiyle Bozkır Terminolojisi’nin çerçevesi Doğa Koruma Merkezi uzmanlarınca hazırlanmıştır. Çerçeve bozkır terminolojisi çalışması, çevimiçi araçlar kullanılarak Bağımsız Danışmanlar Grubu’nda yer alan gönüllü uzmanlar (30), FAO ve TOB Proje ekibi (20)’ne ulaştırılmış ve bu uzmanların katkı ve görüşleri alınmıştır. Süreçte 42 terimden oluşan bir Bozkır Terimleri Sözlüğü oluşturulmuş ve stratejinin önemli bir parçası olarak eklenmiştir. Bu doküman, yaklaşık bir yıllık yoğun bir emek ve katkı sonucunda pek çok farklı paydaş grubunun destek ve görüşleri doğrultusunda hazırlanmış Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı’dır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030xxiv © N ih an Y en ilm ez A rp a Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 1. Bozkır Vejetasyonu Bozkırları, kurakçıl otsu ve odunsu bitkilerin egemen olduğu doğal alanlar olarak tanımlayabiliriz. Bozkır (step), daha çok kurakçıl nitelikte, yazın kuruyan, kışı dinlenme halinde geçiren, bir yıllık veya çok yıllık buğdaygiller ve diğer otsu türler ile yastık teşkil eden çok yıllık çalımsı türlerin hâkim olduğu formasyondur. Dilimizde “bozkır” karşılığı kullanılan “step” sözcüğü, Rusça’da Doğu Avrupa’nın güneyindeki otlaklar için kullanılır ve dilimize buradan girmiştir. Bozkır vejetasyonunun Kuzey Amerika’daki karşılığı ise “pireri”dir. Ayrıca Güney Amerika’da bozkırlara “pampa” adı verilmektedir (Ketenoğlu ve ark., 2014). Bozkırlarda ağaçlar da gözlenebilir ancak bunlar ya kalıntı niteliğindeki çok yaşlı ağaçlar ya da kuraklığa dayanıklı ufak tefek ağaççıklardır. Bozkırlarda daha çok tek yıllık veya çok yıllık otsu bitkilerin olmasının ve ağaçların az olmasının temel nedeni yağışın düşük olmasıdır. Bir alanda yağış miktarı yılda 500-600 mm’nin altına düşerse etrafta pek ağaca rastlanmaz. Elbette bir yerde yoğunluk olarak ağaç yerine otsu bitki bulunmasının tek sebebi yağış miktarı değildir. Çeşitli iklim olayları, sürekli tekrar eden doğal yangınlar, çığlar ya da seller, bazen de oradaki toprak ve anakaya yapısı da buna neden olur. Yine de Avrupa’nın bir ucundan başlayıp Çin’in doğusuna kadar yayılan uçsuz bucaksız bozkırların temel özelliği yağış azlığıdır. 1.1. Dünyada Bozkırlar Bozkırlar dünyadaki ana biyocoğrafya grupları arasında çayırların içinde yer alır. Çayırlar da bulundukları bölgeye göre iki gruba ayrılır (Şekil 1; Olson ve ark., 2001): 1. Tropik çayırlar: Bütün yıl boyunca sıcaktır, bu bölgelerde kış soğuğu olmaz. Kurak ve yağışlı olmak üzere iki ayrı mevsimi bulunur. Afrika’daki savan ekosistemleri bu gruba örnek olarak verilebilir. Bu savanlarda fil, zürafa, gergedan, zebra, aslan, çita, sırtlan ve aslan gibi dünyanın en dikkat çekici türleri yaşar. 2. Ilıman çayırlar: Yılda yaklaşık 250-600 mm yağış alan bu bölgelerde daha kısa otlar hâkimdir. Örneğin Ankara 400 mm yağış miktarıyla bu grupta yer alır. Ilıman çayırlarda durağan ve büyüme olmak üzere iki ayrı dönem bulunur. Durağan dönemde soğuk yüzünden bitki büyümesi durur. Bozkırların da dahil olduğu bu grupta, savanlarda yaşayan dikkat çekici hayvanlardan çok az bulunur. Ceylan, yaban koyunu, kurt, çakal gibi hayvanlara rastlanabilir. 1 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-20302 Şekil 1. Dünyadaki tropik ve ılıman çayırlar. (Veri Kaynağı: WWF International Karasal ekolojik bölgeler mekânsal verisi; Olson ve ark., 2001). Bozkırlar tekdüze algılanan görünümleri nedeniyle genelde önemsiz sayılırlar. Oysa dünyanın, Antarktika ve Grönland hariç, %40’ını kaplayan çayır ve bozkırlar, yaşamın devamı için en önemli ekosistemler arasında yer alırlar: Dünyayı besleyen buğday, arpa, yulaf gibi temel besin kaynakları bozkırlarda yetişir. Hayvan yetiştiriciliği büyük ölçüde bozkırlara dayanır. Yoksulluk sınırı altında yaşayan yaklaşık 1 milyar insan geçimini küçükbaş ve büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinden sağlar. Süt üretiminin %27’si ve et üretiminin %23’ü sadece bozkırlardan karşılanır. Yeryüzündeki karbonun %33’ü bozkırlarda tutulur. Bozkırlar otçul memeliler, kelebekler ve bitkiler açısından en önemli ekosistem tipidir. Türkiye’de de bitki tür zenginliği en fazla olan, dünyada başka hiçbir yerde bulunmayan bitki türlerini yani endemikleri en çok barındıran ekosistem bozkırlardır. Yaygın kanı ormanların, makilik alanların, sulak alanların daha zengin olduğu yönünde olsa da Türkiye’deki endemik bitki türlerinin neredeyse %80’i bozkır alanlarında yayılış gösterir. Bozkırlar yine düşünülenin aksine çok farklı bitki türlerini barındırır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 3 © C en gi z T ap an Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-20304 © N ih an Y en ilm ez A rp a Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 5 Bozkırlar, büyük oranda otların hâkim olduğu, ağaç ve çalının çok az bulunduğu, yağışın az olduğu kurak ekosistemlerdir. Türkiye’de bozkırlar Güneydoğu, Doğu ve İç Anadolu bölgelerinde hâkim bitki örtüsüdür. Türkiye bozkırlarının tümü İran-Turan bitki coğrafyası içindedir. Dünyada 35 bitki coğrafyası bölgesi bulunmaktadır (Takhtajan, 1986). İran-Turan bitki coğrafyası bölgesi, doğuda Orta Asya bozkırlarından batıda İç Ege’ye kadar uzanır; Suriye’nin kuzeyi, İran’ın Hazar kıyıları haricindeki kısmı, Güney Rusya çölleri, Karakurum, Moğolistan ve Tibet Platosu bu bitki coğrafya bölgesi içindedir. Takhtajan (1986), Türkiye bozkırlarını İç Anadolu, Doğu Anadolu-İran ve Mezopotamya eyaletlerine ayırmıştır. Daha soğuk nitelikteki Kutupdolayı bitki coğrafyası bölgesinin bozkırları da Doğu Avrupa, Ukrayna ve Rusya’nın güneyinde bulunmaktadır. Türkiye bozkırları yaygın bir şekilde antropojen karakterli bozkırlar olarak tanımlanır; diğer bir deyişle, insan etkinlikleri sonucunda orman örtüsünün yok olması sonucunda ortaya çıktığı kabul edilir (Louis, 1939; Walter, 1956; Ketenoğlu ve ark., 2014). Antropojen karakterli olmayan bozkırlar olarak da Tuz Gölü Havzası ve Güneydoğu Anadolu ovasındaki bozkırlar kabul edilmektedir. Ancak Schiechtl ve ark. (1965), Mayer ve Aksoy (1986) ve Çolak ve Rotherman (2006)’ın çalışmalarına göre antropojen karakterli olmayan bozkırlara Trakya’nın iç kısımlarını, Tuz Gölü Havzası’nın etrafında daha geniş bir alanı, Malatya Ovası, Iğdır Ovası ve Bulanık Ovası’nı da eklemek gerekir. Bozkırların insan etkisi ile büyük bir değişim göstermeye başladığı dönem olarak M.Ö. 3000 yılları görülmektedir. Hitit, Yunan ve Roma uygarlıklarının Anadolu ormanlarının azalmasında önemli bir rolü olduğu varsayılmaktadır. Tarım, hayvancılık, barınak ve yerleşim oluşturma amaçlı tahribatların dışında Anadolu’daki büyük savaşların da bu tahribatta önemli rolü olduğunu varsayabiliriz. Hititlerin savaşları (M.Ö. 2000-1200), Persler ve Yunanlılar arasındaki savaşlar, Romalıların Anadolu’yu işgalinin İç Anadolu’nun bitki örtüsünün bozkıra dönüşmesinde önemli bir rolü olduğu Strabon (M.Ö. 63/64-M.S. 24) tarafından öne sürülmüştür. Strabon’a göre Romalı komutanlar Anadolu’yu işgal ederken epeyce bir orman yakmışlardır. Heredot’a göre II. Xerxes’in 1 milyon kişilik ordusu ile Yunanistan’ı işgal etmek için Anadolu topraklarından geçmesinin çok büyük etkisi olmuştur. Yine aynı şekilde Büyük İskender’in Hindistan seferi için yola çıkardığı koca ordusu Anadolu topraklarını ve bitkilerini çiğneyerek geçip gitmiştir. Bu süreçte de İç Anadolu’da daha çok karaçamın (Pinus nigra) baskın olduğu orman toplulukları kaybolmaya veya bozulmaya başlamıştır (Çetik ve Vural, 1979). Akman (1974)’e göre de bozulan karaçam (Pinus nigra) ormanları yerini tüylü meşe (Quercus pubescens), alıç (Crataegus spp.), ahlat (Pyrus elaeagnifolia) ve ardıç (Juniperus excelsa ve J. oxycedrus.) gibi ağaççıklardan oluşan daha seyrek bir orman örtüsüne ve onun da bozulması ile bozkıra bırakmaktadır (Şekil 2). İç Anadolu Bölgesi’ndeki meşe toplulukları 493.000 hektarın üzerinde alan kaplamaktadır. 2. Türkiye Bozkırları Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-20306 Şekil 2. Tüylü meşelerin İç Anadolu Bölgesi’ndeki dağılımı geçmişte ormanların yayılışı ve antropojen karakterli bozkır alanlarını tespit etmek için gösterge olarak kullanılmaktadır. (Harita, Orman Genel Müdürlüğü (OGM) meşcere verileri kullanılarak üretilmiştir. Kaynak: DKM, ODTÜ’nün Doğası, 2021). Ancak mevcut orman ve bozkır örtüsünün dağılımını açıklamak için uzun dönemli iklim değişikliğine de bakmak gerekir. İç Anadolu bozkırları başta olmak üzere Anadolu’nun kurak kesimlerini kaplayan geniş orman varlığında Würmiyen Buzul Dönemi’nin önemli rolü olduğu varsayılmaktadır. Günümüzden 115.000 ile 11.700 yıl önce yaşandığı varsayılan Würmiyen Buzul Dönemi sırasında ortalama sıcaklıkların yaklaşık 10°C düştüğü kabul edilmektedir. Bu buzul döneminin yaklaşık olarak 10.000 yıl önce sona ermesiyle yaşanan ısınma döneminde de İç Anadolu’daki soğuk yarı-çöl formasyonu (Ray ve Adams, 2001) yerini ormanlara bırakmaya başlamıştır (Bottema ve ark., 1993). Ormanların büyük oranda tahribatı ve yerini bozkıra bırakması ile ilgili sürecin hızlandığı dönem olarak yaklaşık 5.000 yıl öncesi gösterilmektedir (Louis, 1939). Ancak bu orman tahribatında Anadolu’da yaşanan kuraklaşma ile birlikte ormanların kendini yenileme kapasitesinin azalmasının rolünü de belirtmek gerekir. Mevcut iklim koşullarına baktığımızda bugünkü şartlar altında antropojen bozkır diyeceğimiz birçok alanda doğal olarak orman yetişmesinin mümkün olmayacağını varsayabiliriz (Şekil 3, Şekil 4). Halihazırda yapılan çalışmalar ve eldeki bulgular aslında doğal bozkırların düşünüldüğünden daha geniş bir alanda yayıldığını göstermektedir. Antropojen karakterli bozkırlar ve doğal bozkırları birbirinden ayırt etmek için İç Anadolu başta olmak üzere orman kalıntıları, birey halindeki meşe (Quercus spp.) ve karaçamların (Pinus nigra) dağılımlarına bakmak ve son 5.000-6.000 yılda yaşanan kuraklaşmanın ormanların kendini yenileme kapasitesine etkisini ortaya koymak gerekmektedir. Anadolu bozkırları ve insan etkileşimini inceleyen birçok bilimsel çalışma olmakla beraber, Hikmet Birand’ın ‘’Alıç Ağacı ile Sohbetler’’ adlı kitabı (1968), bu konuyu oldukça geniş bir çerçevede ele alması ve sohbet tarzında akıcı bir dille açıklaması ile ayrı bir yere sahiptir. K Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 7 Şekil 3. Yağışla ilişkili olarak günümüz ormanlarının dağılımı ve potansiyel bozkır bölgesi¹ . (Harita, Orman Genel Müdürlüğü (OGM) meşcere verileri ve Worldclim2 verileri kullanılarak üretilmiştir. Kaynak: DKM, ODTÜ’nün Doğası, 2021). Şekil 4. Emberger Kuraklık İndisi3 üzerinden günümüz kuraklaşma değerleri ile ormanların dağılımı ve potansiyel bozkır bölgesi4. (Harita,Orman Genel Müdürlüğü (OGM) meşcere verileri ve Worldclim verileri kullanılarak üretilmiştir. Kaynak: DKM, ODTÜ’nün Doğası, 2021). K K 1. Potansiyel bozkır bölgesi ile ilgili detaylar için Bölüm 2.2’ye bakınız. 2. https://www.worldclim.org/bioclim 3. Şekilde Kuraklaşma değeri Emberger Kuraklık İndisi üzerinden verilmektedir ve indisin düşük değerleri kuraklaşmanın yüksek olduğunu gösterirken, yüksek değerleri kuraklaşmanın düşük olduğunu göstermektedir. 4. Potansiyel bozkır bölgesi ile ilgili detaylar için Bölüm 2.2’ye bakınız. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-20308 2.1. Türkiye Bozkırlarının Sınıflandırılması Türkiye bozkırlarını sınıflandırmak ve isimlendirmek için farklı yaklaşımlar kullanılmaktadır. Yaygın bir şekilde kullanılan sınıflandırmalara ve isimlendirmelere bakacak olursak: 1. Topoğrafik Özelliklerine göre: Türkiye’deki bozkır vejetasyonu, yüksekliğe bağlı olarak değişim gösterir. Ova Bozkırı: Düz veya az eğimli arazilerde yer alan bozkırlar Alçak Dağ Bozkırı: Genellikle 800 - 1.600 metrenin arasında, eğimli yerlerdeki bozkırlar Yüksek Dağ Bozkırı: Genellikle 1.600 metrenin üzerindeki bozkırlar 2.Fizyonomik Özelliklerine göre: Malakofil Bozkırlar: Geniş ve yumuşak yapraklı otsu bitkilerin hâkim olduğu bozkırlardır. Buğdaysı (Poaceae-Gramineae) Bozkırlar: Buğdaygillerin baskın olduğu bozkırlardır. Dikensi (Tragakantik) Bozkırlar: Geven (Astragalus), kardikeni (Acantholimon) gibi yastık teşkil eden dikenli bitkilerin baskın olduğu bozkırlardır. 3. Coğrafi Dağılıma Göre: İç Anadolu Bozkırları Doğu Anadolu Bozkırları Güneydoğu Anadolu Bozkırları Kutu 1. Coğrafi Bölgelere Göre Türkiye Bozkırları Türkiye bozkırlarının floristik özellikleri ile ilgili bilgiyi coğrafi bölgelere göre vermenin en kolay takip edilebilecek yöntem olacağı düşünülmektedir. İç Anadolu Bozkırları: İç Anadolu Bozkırlarında bozkır bromu (Bromus tomentollus), meşe yumağı (Festuca valeiaca), gagaotu (Rostraria cristata), gevşek sorguçotu (Stipa lessingiana), dirgen kılaç (Stipa holosericea) gibi buğdaygiller, keçi geveni (Astragalus angustifolius), Anadolu kitresi (Astragalus microcepahlus), kuşkaçıran (Onobrychis cornuta) gibi yastıksı kamefitler baskın tür olarak karşımıza çıkmaktadır. Tuz Gölü Havzası başta olmak üzere, daha kurak güney bölgelerde ise horozibiğigiller (Amaranthaceae), kardikenigiller (Plumbaginaceae) ailelerinden bitkiler daha yoğun görülmeye başlanır. İç Anadolu’da hem Akdeniz hem de İran-Turan endemikleri yoğun bir şekilde bulunur. Özellikli Çankırı, Sivas, Ankara (Beypazarı-Sivrihisar arası)’daki jipsli ve marnlı topraklarda çok sayıda dar yayılışlı endemikler bulunmaktadır. 1.500 m’nin üstündeki Akdeniz dağ katındaki bozkırlar da Akdeniz bitki coğrafyası bölgesine özgü türler açısından zengindir. Bu bölgede sayılabilecek baskın türler, ulu yumak (Festuca cyllenica), kıllı yulaf (Helictotrichon pubescens), mor yayotu (Marrubium astracanicum), sarıderme (Marrubium lutescens), kaya papatyası (Tanacetum armenum), mantuvar (Helicrysum plicatum), sarı kuşçubuğu (Chaaecytisus ericarpus), keçi geveni (Astragalus angustifolius), Anadolu kitresi (Astragalus microcepahlus), kuşkaçıran (Onobrychis cornuta)’dır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 9 İç Anadolu Bölgesi’ndeki tuzcul bozkırları ilk araştıran bilim insanı Birand (1961)’dır. Tuzcul bozkırlarda yer alan önemli türler şunlardır: Ezgen (Champhorosma monspeliaca), çanak tuzçimi (Pucinellia convulata), çatalcı (Petrosimonia brachiata), sahil ayrığı (Aeluropus littoralis), betne (Halimione verrucifera) ve tülpembe (Frankenia hirsuta). İç Anadolu’daki bozkır toplulukları, bitki sosyolojisi açısından Astragalo microcephali - Brometea tomentelli (Quézel, 1973) (Kitreli-Brom) sınıfı, Onobrychido armenea - Thymetalia leucostomi (Akman ve ark., 1985) (Kır korungalı-ana kekik) takımına bağlıdır. Doğu Anadolu Bozkırları: Doğu Anadolu’da ortalama yükseklik 1.400 m’nin üzerindedir. İç Anadolu’ya göre yağışın biraz daha fazla olduğu bu bozkırlar hayvancılık açısından yoğun bir şekilde kullanılan alanlardır. Büyük sürüler halinde mevsimsel göçe dayalı olarak yapılan bu hayvancılık ülke için de önemli bir ekonomik aktivitedir. Doğu Anadolu yüksek dağ bozkırlarındaki belli başlı türler olarak ulu yumak (Festuca cyllenica), tavusotu (Agrostris stolonifera), kınalı tilkikuyruğu (Alopecurua aequalis), bodur kılcan (Bromus pumilio), domuzayrığı (Dactylis glomerata), som yulaf (Gaudiniopsis macra), çayır itkuyruğu (Phleum pratense), orman salkımı (Poa nemoralis), yumrulu salkım (Poa bulbosa) çayır salkımotu (Poa pratensis) lokman ayıpençesi (Acanthus dioscoridis), yaylapatı (Aster alpinus), mantuvar (Helichrysum plicatum), taş boncukotu (Myosotis lithospermifolia), fındıkotu (Sibbaldia parviflora), kaf şebnemlisi (Alchemilla caucasica), dağ paptyası (Anthemis cretica), kaya dolaması (Draba brunifolia), gentiyan (Gentiana verna), tıstısotu (Minuartia anatolica) sayılabilir. Taban suyunun daha yüksek ve alüvyal-hidromorf toprakların baskın olduğu az eğimli yamaçlar ve taban arazilerde de mezofik türlerin hâkim olduğu, örtüşü %100’e yaklaşan dağ çayırları bulunmaktadır. Bu yaşam ortamlarını belli başlı türleri olarak dağ papatyası (Anthemis cretica), iyeotu (Bromus japonicus), gökbaş (Centaurea depressa), güzel karanfil (Dianthus calocephalus), acem salkımı (Eromopoa persica), mavi şifaotu (Erigeron acris), keçeotu (Filago arvensis), çayırmelikesi (Filipendula vulgaris), kıraç süseni (Gladiolus atroviolaceus), gazalboynuzu (Lotus corniculatus), yaban yoncası (Medicago x varia), başak korunga (Onobrychis stenostachya), ala haşhaş (Papaver orientale), gelincik (Papaver rhoeas), dağ itkuyruğu (Phleum montanum), kişlek (Rumex acetosa), şortah (Rumex alpinus), çayırdüğmesi (Sanguisorba minor), dadırak (Salvia verticillata), ak üçgül (Trifolium repens), çayır üçgülü (Trifolium pratense) ve kuşfiği (Vicia cracca) sayılabilir. Doğu Anadolu’daki bozkır toplulukları, bitki sosyolojisi açısından Astragalo microcephali - Brometea tomentelli (Quézel, 1973) (Kitreli Brom) sınıfı, Festoca oreophilae-Veronicetella orientalis (Hamzaoğlu, 2006) (Parlak yumaklı-Mavişotu) takımına bağlıdır. Güneydoğu Anadolu Bozkırları: Ova bozkırı olarak da isimlendirilen Güneydoğu Anadolu bozkırları, Suriye-Ortadoğu Çölü’nün en kuzey ucunda yer almaktadır. Bölgenin Sümerlerden beri birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış olması, tarımın başladığı yer olarak kabul edilmesi, bitki örtüsünün de büyük oranda tahrip olmasına sebep olmuştur. Geniş alanları kaplaması beklenen yavşan (Artemisia spp.) bozkırları alanda büyük oranda tahrip olmuş durumdadır. Bölge bozkırlarının önemli bir kısmı tarım arazisine dönüştürülmüş, geri kalan kısmının da aşırı otlatma yüzünden tür kompozisyonu değişmiştir. Bu bozkırların önemli türleri olarak kenger (Gundelia tournefortii), kırsenet (Eryngium campestre), acı süpürge (Centaurea virgata), sarı kaside (Scutellaria orientalis), gubel (Phlomis kurdica), üçkılçık (Aegilops triuncialis), şifan (Avena sterilis), kâğıt çiçeği (Xeranthemum annuum), kara çalba (Phlomis bruguieri) göze çarpar. Güneydoğu Anadolu’daki bozkır toplulukları, bitki sosyolojisi açısından Astragalo microcephali - Brometea tomentelli (Quézel, 1973) (Kitreli-Brom) sınıfına bağlıdır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203010 Kutu 2. Bozkırların sınıflandırılması ve haritalanması Haritalama çalışmalarında esas alınan temel fizyonomik sınıflandırma sistemlerine göre (di Gregorio, 2005; UNESCO, 1973; Grossman, 1998), ‘Otsu Bitki Örtüsü’ sınıfı içinde değerlendirilen bozkırlarda, baskın örtüyü otsu bitkiler oluşturmalı ve bu örtü içinde ağaç veya çalıların oranı %20-25’ten az olmalıdır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Tuz Gölü Havzası haricinde Türkiye’de birçok bozkır alanı ağaç ve çalılarla iç içe geçmiş durumdadır. Bu tip alanlar da ağaçlı bozkır olarak adlandırılmaktadır. Ancak bozkırların hâkim olduğu ekolojik bölgelerde yer alan seyrek veya kapalı orman oluşturan alanlar da bozkır ormanı olarak anılmaktadır. Bu alanlarda ağaç örtüsü %20-25’ten fazladır. Şekil 5. Bozkırların, fizyonomik ve diğer özelliklerine göre sınıflandırılmasını basit bir şekilde gösteren örnek bir diyagram (Kaynak: DKM, ODTÜ’nün Doğası, 2021). Kutu 3. Bozkır, çayır ve mera arasındaki fark nedir? Bozkır Çayır Mera Arazi örtüsü tipidir. Kurakçıl, bodur otsu bitkiler hâkimdir. Ilıman kuşakta yayılış gösterir. Yıllık ortalama 300-500 mm yağış alır. Taban suyu düşüktür. Odunsu bitkiler azdır. Arazi örtüsü tipidir. Nemli, uzun boylu otsu bitkiler hâkimdir. Ilıman kuşakta yayılış gösterir. Yağış miktarı bozkıra göre daha yüksektir. Taban suyu yüksektir. Odunsu bitkiler azdır. Arazi kullanım tipidir. Hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 11 2.2. Türkiye’de Bozkır Bölgesi’nin Sınırlarının Çizilmesi Yakın zamanda Türkiye’de bozkır sınırının (bozkır ekosisteminin olabileceği alanları kapsayacak bölgenin) belirlenmesiyle ile ilgili iki ayrı çalışma gerçekleştirilmiştir: 1. Doğa Koruma Merkezi tarafından koordine edilen çalışma (Şekil 6; Ambarlı ve ark., 2016), 2. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü tarafından 2017-2019 yılları arasında gerçekleştirilen Bozkır Ekosistemlerinde İklim Değişikliğine Ekosistem Tabanlı Uyum İçin Tarımsal Uygulamalar Projesi kapsamında yapılan çalışma (Şekil 7). Bu iki çalışmanın esas aldığı potansiyel bozkır bölgeleri (bozkır ekosisteminin olabileceği alanları kapsayacak bölge) birbirinden farklılık göstermektedir. İlk çalışmada bölge belirlemede Avrupa Çevre Ajansı (European Environment Agency, 2015) tarafından üretilen biyocoğrafya bölgelerinden Anadolu Biyocoğrafya sınırları temel alınmıştır. Bunun üzerine kuraklık sınıfları (Dufour-Dror ve Ertaş, 2004) eklenmiştir. Ayrıca kızılçam (Pinus brutia), sarıçam (Pinus sylvestris), kayın (Fagus orientalis), ladin (Picea orientalis), sedir (Cedrus libani), göknar (Abies spp.) gibi dağılımları bozkır ile örtüşmemesi gereken ağaç türleri de gösterge olarak kullanılmıştır. Bu türlerin dağılım gösterdiği alanların bölge dışında kalmasına dikkat edilmiştir. Bu aşama için Orman Genel Müdürlüğü’nün meşcere verileri kullanılmıştır. Son olarak bozkır ekosisteminin göstergesi olan otsu bitki türlerinin dağılımları yine göz önüne alınarak bozkır ve bozkır ormanlarını içeren bölge belirlenmiştir. Bu çalışmaya göre potansiyel bozkır bölgesi yaklaşık 33,5 milyon ha alan kaplamaktadır. İkinci çalışma ise Tarım ve Orman Bakanlığı ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü tarafından 2017-2019 yılları arasında gerçekleştirilen Bozkır Ekosistemlerinde İklim Değişikliğine Ekosistem Tabanlı Uyum (EBA) Projesi kapsamında üretilmiştir (Avcıoğlu-Çokçalışkan ve ark., 2018). Bu projede potansiyel bozkır bölgesi belirlenirken meşcere verileri, yüzey sıcaklığı, kuraklık indisi, toprak yapısı, yükseklik, jeolojik formasyonlar, NDVI (Normalized Difference Vegetation Index) ve EVI (Enhanced Vegetation Index) gibi bitki örtüsü indisleri kullanılmıştır. Çalışmalar sonucunda Türkiye’de potansiyel bitki örtüsü yaklaşımı (iklim, toprak, topoğrafya gibi değişkenlerin yardımıyla) kullanılarak, bozkır ekosisteminin olabileceği alanları kapsayacak bölge belirlenmiştir. Bu çalışmaya göre potansiyel bozkır bölgesinin alanı yaklaşık 32 milyon ha olarak belirlenmiştir. © La tif K ur t Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203012 Şe ki l 6 . D oğ a Ko ru m a M er ke zi ko or di na sy on un da ki ç al ışm ay a gö re ü re til en (A m ba rlı v e ar k. , 2 01 6) T ür ki ye p ot an siy el b oz kı r b öl ge si. K Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 13 Şe ki l 7 . E BA P ro je si’ ne g ör e Tü rk iy e po ta ns iy el b oz kı r b öl ge si (V er i K ay na ğı : T ar ım v e O rm an B ak an lığ ı-B irl eş m iş M ill et le r G ıd a ve T ar ım Ö rg üt ü (F AO ) Bo zk ır Ek os ist em le rin de İk lim D eğ işi kl iğ in e Ek os ist em T ab an lı U yu m (E BA ) i çi n Ta rım sa l U yg ul am al ar P ro je si ve ril er i). K Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203014 2.3. Türkiye Bozkırlarının Haritalanması Çalışması Türkiye’deki mevcut bozkır alanlarının ve bozkır ormanlarının dağılımı Doğa Koruma Merkezi tarafından strateji çalışmaları kapsamında 2020 yılında tekrar ele alınmıştır. Bu çalışmada DKM koordinasyonunda yapılan bozkır haritası temel alınarak (Ambarlı ve ark., 2016) gerekli bilgiler üretilmiştir. Bu çalışmaya göre Türkiye’de potansiyel olarak bozkır ve bozkır ormanı (bozkırların hâkim olduğu ekolojik bölgelerde yer alan seyrek veya kapalı orman oluşturan alanlar) ekosistemlerini içeren bölge yaklaşık 33,5 milyon hektarlık bir alanı kapsamaktadır. Bu bölge, potansiyel bitki örtüsü yaklaşımı (iklim, toprak, topoğrafya gibi değişkenlerin yardımıyla) kullanılarak, Türkiye’de bozkır ekosisteminin olabileceği alanları kapsayan bölgedir. Bu bölge içinde doğal bozkır alanları ve bozkır ormanları dışında birçok farklı alan kullanım tipleri bulunmaktadır (örn. tarım arazileri, yerleşimler, madenler, vd.). Doğa Koruma Merkezi tarafından, bu bölge içindeki mevcut bozkır alanlarının ve bozkır ormanlarının dağılımının belirlenmesi çalışmasında; bozkır alanları otsu bitki örtüsünün hâkim olduğu, ağaç ve çalı örtüsünün kapalılığının düşük olduğu alanlar; bozkır ormanı ise ormanların hâkim olduğu alanlardan bozkır alanlarına geçiş bölgesindeki alanlar olarak ele alınmıştır. Bozkır ve bozkır ormanı ekosistemlerinin mevcut dağılımını belirlerken orman amenajman planları meşcere verileri, tescilli mera verileri (Mayıs 2020 verileri) ve CORINE Alan Kullanımı ve Arazi Örtüsü verileri (2018 yılı) altlık olarak kullanılmıştır. Mera tanımı bir arazi kullanımına karşılık gelmektedir, ancak bitki örtüsü sınıflandırması açısından meralar da (özellikle Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu Bölgelerindeki) bozkır alanlarıdır. Bu yüzden potansiyel bozkır bölgesi içindeki bozkır bitki örtüsü alanları değerlendirilirken mera verileri de kullanılmıştır. Orman amenajman plan verilerinin bazı Orman İşletme Müdürlükleri için güncel olmadığı (Amenajman planlarının 10 yılda bir yapılmasından dolayı) ve CORINE 2018 verilerindeki bazı kompozit arazi sınıflarından bozkır alanlarını doğrudan belirlemenin mümkün olmadığı durumlarda ise, Sentinel-2 uydu görüntülerinden (2016-2019 yılları arası görüntüler) faydalanılmıştır. Uydu görüntülerinden, sağlıklı bitki örtüsü yapısının ve etkin fotosentez işlevinin bir göstergesi olan NDVI5 (Normalized Difference Vegetation Index, Rouse ve ark., 1974) hesaplanmıştır. Tablo 1’de altlık verilerdeki hangi sınıfların bozkır ve bozkır ormanı ekosistemlerine dahil edildiği ile ilgili detaylar verilmektedir. Yapılan bu analizlere göre potansiyel bozkır bölgesi içinde yaklaşık 17 milyon ha bozkır alanı ve 552.334 ha bozkır ormanı bulunmaktadır. Bozkır alanları ve bozkır ormanlarının mekânsal gösterimi Şekil 8’de verilmiştir. 5. Sentinel-2 uydu görüntüleri 2016-2017-2018 ve 2019 yılları 1 Mayıs-15 Haziran tarihleri arasındaki görüntüleri süzülmüş ve bulut filtresinden geçirilmiştir. Her görüntü için NDVI İndisi hesaplanmış ve indis ortalaması hesaplanmıştır: B4: Kırmızı bant B8: Yakın-kızıl ötesi bant NDVI=((B8-B4))⁄((B8+B4)) Tablo 1. Bozkır ve bozkır ormanı ekosistemlerini belirlemede kullanılan veriler ve detayları Bozkırlar Tescilli Meralar CORINE (2018) Alan Kullanımı ve Arazi Örtüsü verilerindeki Meralar (231), Doğal Çayırlıklar (321), Çıplak Kayalıklar (332), Seyrek Bitki Alanları (333) CORINE (2018) Alan Kullanımı ve Arazi Örtüsü verilerindeki Doğal Bitki Örtüsü ile Karışık Bulunan Tarım Arazileri (243) arasında NDVI değeri <0.3 alanlar CORINE (2018) Alan Kullanımı ve Arazi Örtüsü verilerindeki Bitki Değişim Alanları (324) arasında NDVI değeri <0.5 alanlar Orman amenajman planlarına göre kapalılığı %40’tan düşük ormanlar arasında NDVI değeri <0.5 alanlar Bozkır ormanları Orman amenajman planlarına göre kapalılığı %40’tan yüksek (2 ve 3 kapalı) orman poligonları Orman amenajman planlarına göre kapalılığı %40’tan düşük ormanlar arasında NDVI değeri >0.5 alanlar CORINE (2018) Alan Kullanımı ve Arazi Örtüsü verilerindeki Bitki Değişim Alanları (324) ve Sklerofil Bitki Örtüsü (323) alanları arasında NDVI değeri >0.5 alanlar Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 15 Şe ki l 8 . P ot an siy el b oz kı r bö lg es i i çi nd ek i b oz kı r al an la rı (y ak la şık 1 7 m ily on h a) v e bo zk ır or m an la rın ın (5 52 .3 34 h a) d ağ ılı m ı. (H ar ita , D oğ a Ko ru m a M er ke zi ta ra fın da n ür et ile n po ta ns iy el b oz kı r b öl ge si sın ırı , t es ci lli m er a, o rm an m eş ce re v e CO RI N E (2 01 8) v er ile ri ile u yd u gö rü nt ül er i k ul la nı la ra k ür et ilm işt ir) . K Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203016 2.4. Türkiye Bozkırlarının Bitki Zenginliği Bozkır alanlarının bitki çeşitliliği, Anadolu’nun floristik zenginliğinin önemli bir bölümünü oluşturur. Ormanlık ve sulak alanlarda yetişen bitki türlerinin çoğu, genellikle dünya ılıman iklim kuşağının geniş bir kesiminde yaygın olan bitkilerden meydana gelir. Dolayısıyla, ormanlık alanların yanı sıra sulak alanlarda da endemizm oranı hayli düşüktür. Aksine, genel olarak “bozkır” veya “step” denen çayır ve meralar hem içerdikleri bitki türlerinin sayısı hem de endemizm oranı açısından son derece zengindir. Bu durumun en önemli nedeni, bozkır alanlarının, bitkilerin yetişmesi için sıra dışı, mevsimsel, gece-gündüz değişim sergileyen ekolojik şartların (kışın soğuk ve yağışlı, yazın kurak ve sıcak, gündüz-gece sıcaklık farklılığı gibi iklim şartları ve bol ışık) yanında jeolojik yapı zenginliğine de sahip olmasıdır. Bu tip ekstrem özellikteki yerlerde, ancak bu şartlara uyum gösterebilen bitkiler yetişebilir. Günümüzde Anadolu’nun yaklaşık 1.000-1.200 m yükseklikteki yerlerinin büyük bir bölümü̈ çoğunlukla tarım arazisi haline getirilmiş olup, bozkır olarak nitelendirilebilecek çayır ve meralar daha çok 1.500 m’nin üzerine çekilmiştir. Anadolu’nun bozkır alanları geniş çapta otlatmaya açık çayır ve meralardır. Bu alanların tarım arazileri arasında bulunan bölümleri de yine bozkır bitkilerince zengin olup, bir yerde onların korunakları olarak düşünülebilir. Diğer yandan taban suyunun yüksek olduğu yerlerde oluşan halofit (tuz seven bitki) vejetasyon da genel bir ifadeyle çayır-mera olarak kabul edildiğinden, bozkır bitki formasyonu içinde değerlendirilir. Bu alanlar, ıslah edilmeden tarım arazisi olarak kullanılamayacağı için özellikle halofitlerle kaplıdır. İngiliz botanikçi P. H. Davis’in editörlüğünü yaptığı Türkiye Florası adlı 9 ciltlik eser ile bu dev eserin 1988 yılında Davis ve asistanları tarafından gerçekleştirilen ilk, Türk botanikçileri Güner ve arkadaşları tarafından 2000 yılında hazırlanan ikinci ek cildinden sonra yayınlanan diğer liste ve makalelerin taranması ile değerlendirmeye alınan 7.000’den fazla taksonun (aralık bitkileri yanında hem bozkır hem de ormanlarda yetişen taksonlar bu değerlendirme dışında bırakılmıştır) değerlendirilmesinden elde edilen sonuç şu şekilde özetlenebilir: Sık veya seyrek ormanlık alanlar ile orman içindeki açıklıklarda ve maki vb. odunsu bitkilerin yetiştiği formasyonlarda yetişen bitkiler, yukarıda belirtilen özelliğe uygun bitki taksonu sayısının yaklaşık % 40’ını oluştururken, ova ve yüksek dağ bozkırları ile tuzcul çayırlarda yetişen bitkiler ise% 60’ını oluşturmaktadır (Tablo 2). Daha ince ve ayrıntılı bir çalışma yapılması durumunda, bozkırlarda yetişen bitki sayısının daha da artacağı anlaşılmakta, bozkır alanlarımızın floristik zenginliği iyice belirginleşmektedir. Bozkırların bitkisel zenginliğini anlamak için profesyonel bir botanikçi olmaya gerek yoktur. Koyu bir herdemyeşil (örneğin çam) ormanında dolaşan bir kişi, 100 m2’lik bir alanda en çok 10 adet tohumlu bitki görebilir. Yaprak döken ormanlarda, yapraklar dökülünce alan daha çok güneş aldığından bitki türü sayısı bozkırlar kadar olmasa da ona yakın olabilir. Tablo 2. Türkiye bitkilerinin bozkır-orman karşılaştırılması Bozkır Orman 1. Cilt 435 225 2. Cilt 460 306 3. Cilt 410 337 4. Cilt 268 338 5. Cilt 436 326 6. Cilt 433 305 7. Cilt 450 315 8. Cilt 270 200 9. Cilt 360 125 10. Cilt 260 85 11. Cilt 235 110 Çeklist’ler 430 200 TOPLAM 4.447 2.872 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 17 Çok tahribat görmüş, aşırı otlatmayla karşı karşıya kalmış yavşan bozkırları ile tuzcul alanlarda tuz yoğunluğunun en fazla olduğu orta kısımlarında tuzcul bitkilerin hâkim olduğu bozkırlar hariç tutulursa, aynı genişlikteki bir bozkır alanında ise en az 20-30 bitki türü sayılabilir. İncelenen alan biraz daha geniş olursa karşılaşılacak bitki türü sayısı daha da artar. Türkiye’nin en zengin türe sahip cinslerinden olan geven (Astragalus), sığırkuyruğu (Verbascum), peygamberçiçeği (Centaurea), soğan (Allium) ve nakıl (Silene) türlerinin en zengin çeşitliliği bozkır alanlarında görülür. Gevenin özellikle yastık formunu almış dikenli türleri, dağ bozkırlarının karakteristik bitkisidir. Bu cinsin türlerinin büyük çoğunluğu bozkır alanlarında yetişir. Benzer şekilde, sığırkuyruğu türlerinin yaklaşık %90’ı bozkır alanlarında yayılış gösterir. Peygamberçiçeği türlerinde de durum aşağı yukarı aynıdır. Bu üç önemli cins dışında çoğu türleri bozkır alanlarda geniş yayılış gösteren cinsler, tür sayısı zenginliğine göre şu şekilde sıralanır: Çançiçeği (Campanula), yapışkanotu (Galium), kuduzotu (Alyssum), üçgül (Trifolium), emzikotu (Onosma), sütleğen (Euphorbia), adaçayı (Salvia), mavişot (Veronica), kantaron (Hypericum), deliçay (Stachys), karanfil (Dianthus), sıracaotu (Scrophularia), mürdümük (Lathyrus), fiğ (Vicia), beşparmakotu (Potentilla), köygöçüren (Cirsium), korunga (Onobrychis), çöven (Gypsophila), çemenotu (Trigonella), kumotu (Arenaria), şeytanayağı (Bupleurum), tıstısotu (Minuartia), pireotu (Tanacetum), yumak (Festuca), belumotu (Asperula), tekesakalı (Scorzonera), dağçayı (Sideritis), civanperçemi (Achillea), damkoruğu (Sedum), kanaryaotu (Senecio), kekik (Thymus), kızandikeni (Cousinia), zarifeotu (Erysimum), keten (Linum), süsen (lris), ibubukekini (Bromus), kayagülü (Aethionema), çalba (Phlomis), gelincik (Papaver), çobandağarcığı (Thlaspi), kedinanesi (Nepeta), tarlasarmaşığı (Convolvulus), çiğdem (Crocus), çiğitotu (Isatis), terslale (Fritillaria), havacivaotu (Alkanna), akşamyıldızı (Hesperis), yonca (Medicago), şeytanteresi (Ferulago), etyaran (Paronychia), çarşakotu (Paracaryum), akyıldız (Ornithogalum), kardikeni (Acantholimon), salkımotu (Poa), unutmabeni (Myosotis), mercanköşk (Origanum), anason (Pimpinella), yavşan (Artemisia), batalak (Hedysarum), müşkürüm (Muscari), acıçiğdem (Colchicum), boğadikeni (Eryngium), bozotu (Marrubium), kuduzotu (Limonium), nevruzotu (Linaria), kayışkıran (Ononis), kaside (Scutellaria), buğdayanası (Aegilops), sığırdili (Anchusa), deliçiriş (Asphodeline), morgeven (Ebenus), borcak (Genista), mayasılotu (Ajuga), tere (Lepidium), gentiyan (Gentiana), nemnemotu (Ballota), karahindiba (Taraxacum), yemlik (Tragopogon), sarıyıldız (Gagea). © N ih an Y en ilm ez A rp a © N ih an Y en ilm ez A rp a © N ih an Y en ilm ez A rp a Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203018 2.4.1. Bozkırlarda Endemizm Türkiye’de yetişen 10.000 civarında tohumlu bitki türünün yaklaşık 3.500’ü endemik olduğundan endemizm oranı %35 civarındadır. Bu sayı ve oran, Anadolu’nun ılıman iklime sahip dünya ülkeleri arasında floristik zenginlik ve ilginçlik açısından özel bir yere sahip olmasını sağlamıştır. Anadolu’nun endemik bitkileri, çeşitli bitki formasyonlarına yayılmış olmakla birlikte, en yoğun olarak yer aldıkları formasyonlar, ovaların yanı sıra özellikle yüksek dağ çayırlarıdır (bozkırlar). Kaba bir tahminle Anadolu endemiklerinin en çok %10’u maki ve ormanlık alanlarda, belki bir o kadarı da sarp kayalıklarda yetişirse (ki bunlar da bozkır bitkisi sayılabilir) geri kalanı, kabaca %80’i bozkır alanlarında yayılış gösterir. Yukarıda bozkırlarda yaygın olarak yetiştikleri belirtilen cinslere ait endemik türlerin çoğu, bozkır alanlarında yetişir. Endemik tür sayısı bunlara göre daha az olan cinslerin çoğunda da durum aynıdır. Diğer taraftan Anadolu’daki endemik monotipik (yalnız bir türü olan) cinslerin pek çoğu yine bozkırlarda yayılış gösterir. Yukarıda çok özetle verilen bilgilerden anlaşılacağı gibi çayır ve meralar, özellikle yüksek dağ çayırları, bu formasyonlar içindeki kayalıklarda yaşayan bitki birlikleri, endemik türler açısından Türkiye’nin en önemli bitki formasyonlarıdır. 2.4.2. Korunma Açısından Bozkırlar Endemik bitki,dünyada yalnız belirli bir bölgede yetişen bitki demektir. Türkiye florası ayrıntılı olarak incelenirse endemiklerden çoğunun bozkır alanlarında yetiştiği görülür. Bu endemiklerden çoğu göreceli olarak geniş alanlarda yetişirler. Hatta lokal olarak yetişen endemiklerden bazıları bile daha geniş alanları kapsayabilir. Ancak bazı nadir-lokal endemikler çok dar alanlarda, hatta kolaylıkla sayılabilecek çok az sayıda fertle temsil edilirler. Bu tip lokal endemiklere iki örnek verilebilir. Bunlardan biri yanardöner (Cyanus tchihatchefii) bitkisidir. Dünyada yalnız Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde su kenarlarındaki tarlalarda yetişir. Son yıllarda Kulu’nun batısında bir su birikintisi kenarındaki tarlalarda yetiştiği tespit edilmiş olsa da bütün dünya göz önüne alınırsa çok sınırlı, ufak bir alanda yetiştiği anlaşılır. Bir diğer örnek ise ekim çanı (Campanula ekimiana) türüdür. Ankara’nın Kızılcahamam ilçesi, Güvem-Fındıklı köyü yakınlarındaki bazalt kayalıklar üzerinde yetişen ve dünyada yalnız o civardan ufak bir topluluğu olan nadir-lokal bir endemik türdür. Bitkisel çeşitlilik açısından Anadolu’nun en zengin ve ilginç arazi parçası olan bozkırlar, bu zenginlik ve ilginçliklerine rağmen en az koruma alanına sahiptir. Anadolu’da tesis edilmiş milli park ve doğa koruma alanları, daha çok ormanlık kesimlerde yer almaktadır. Bununla birlikte, son yıllarda bozkır alanlarında da yeni doğa koruma alanları kurulma çalışmalarının hız kazanması iyi bir gelişmedir. Gelecekte bu alanların sayıca artması, biyolojik çeşitliliğin korunması açısından alınacak en ciddi önlem olacaktır. Korunan alanlarda, ilk bakışta sadece bitki türleri güvence altına alınıyormuş gibi görünürse de aslında, beslenme ve barınak açısından bunlara bağımlı (omurgalı ve özelikle omurgasız) hayvan türleri de bitkilerle birlikte korunmuş olacaktır. Bu alanlarla birlikte, özelikle çok tehdit altında olan bitkilerin yetiştirileceği ve tohumlarının saklanacağı, diğer deyişle ex-situ (doğal olarak yetiştikleri alan dışında) korunmalarının sağlanacağı milli botanik bahçesinin de bir an evvel kurulması, bu alanda etkili çalışmalar yapılması da üzerinde önemle durulması gereken bir konudur. Değişik bitkicoğrafyası bölgelerine ait bitkilerin yetiştiği Türkiye’de en azından bu coğrafya bölgelerinin her birinde milli botanik bahçesinin şubelerinin de bulunması bir gerekliliktir. Türkiye bozkırlarının bitki zenginliğinin tanıtıldığı bu metin şu kaynaktan alınmıştır: Ekim, T., Kart Gür, M. (editörler) 2019. Alıç Ağacının Gölgesinde Anadolu Bozkırları. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 19 2.5. Türkiye Bozkırlarının Hayvan Zenginliği Türkiye bozkırları Son Buzul Çağı’ndan, hatta daha öncelerinden bu yana binlerce canlı türü için ev sahipliği yapmıştır. Değişen iklim ve insan etkinlikleri Türkiye’deki bozkır sınırlarını genişletip daraltsa da tipik bitki ve hayvan türlerinin pek çoğu varlıklarını o dönemlerden günümüze kadar sürdürmüştür. Türkiye bozkırlarının zoocoğrafyasına ilişkin ilk ve en kapsamlı değerlendirmeyi Curt Kosswig (1955) yapmıştır. Türkiye’de zoolojinin babası olarak anılan Kosswig’e göre 10-14 bin yıl önce buzul çağının sona ermesiyle birlikte güneyden ve doğudan Eremiyal (çölle ilişkili) fauna unsurları sızmış ve daha önceki dönemlerde yaşamış soğuk bozkırlara özgü türlerle zaman zaman örtüşen yaşam birlikleri oluşturmuştur. Bitkiler için olduğu kadar keskin ayrımlar bulunmasa da İç Anadolu ve Doğu/Güneydoğu Anadolu bozkırları arasında farklar vardır. Güneydoğu Anadolu, hemen güneyindeki büyük çöl ve yarıçöl coğrafyasına bitişik olması nedeniyle bozkırlara özgü daha fazla türe ev sahipliği yapar. Bu durum özellikle sürüngen türleri için geçerlidir. İç Anadolu bozkırları Karadeniz/ Hazar kuzeyi bozkırlarına özgü bazı türlerin varlığıyla Güneydoğu Anadolu’dan ayrılır. Anadolu Çaprazı bu iki bölgeyi birbirinden ayıran bir biyocoğrafi sınır oluşturur. Trakya’daki (ağaçlı) bozkırlarda ise daha çok Orta ve Doğu Avrupa’nın benzer habitatlarında görülen türlere rastlanır. Hayvan türlerinin çoğu bozkırda görülen kuvvetli mevsimsellik ve saklanacak yer azlığı gibi yaşamsal önemdeki çevre koşullarının baskısı altında adaptasyonlar (uyum stratejileri) geliştirmiştir. Bu adaptasyonlar arasında mevsimsel değişkenlikle başa çıkmak için kış uykusu, yaz uykusu, göç davranışları; baskın otsu bitkilerin biyokütle olarak görece bol ancak zor sindirilen içeriklerine cevap olarak otçul beslenmeye olanak veren gelişmiş sindirim fizyolojisi ve mikrobiyal simbiyoz; düşmanlardan korunma için süratle kaçma, kamuflaj sayesinde görünmezlik, gececil veya toprakaltı yaşam gibi çözümler sayılabilir. İç ve Güneydoğu Anadolu bozkırlarında hazirandan başlayarak eylüle kadar şiddeti artarak devam eden kurak bir dönem söz konusudur. Derin kökleriyle suya erişebilen bitkiler dışındakiler bu dönemin başında ya tohum verdikten sonra ölür ya da büyümelerini durdurarak kurumuş bir şekilde yazı geçirir. Bu dönem gerek otçul hayvanlar için, gerek bitkilere bağımlı omurgasızlar ve bunlarla beslenen avcı türler için zor bir dönemdir. Bu nedenle birçok bozkır türü üreme döngüsünü sıcak yaz ayları gelmeden tamamlamaya çalışır. Üremeye olabildiğince erken başlayanlar bu süreci erken sonlandırdıkları için diğerlerine göre avantajlıdır. Sıcaktan ve kuraklıktan kaçınmaya başka bir çözüm salyangozlar ve bazı böceklerin yaptıkları gibi kurak dönemde su kaybını en aza indirecek bir yerde metabolizmalarını düşürerek yaz uykusuna yatmaktır. Bu türler yaz sonunda tekrar hareketlenerek olağan yaşamlarını sürdürür. Kış dönemi özellikle yüksek kesimlerde yaşayan hayvanlar için bir başka sorunlu dönemdir. Omurgasız canlıların pek çoğu kışı yumurta veya pupa formunda geçirir. Ancak fizyoloji ve davranış bilim açısından en ilginç adaptasyon kuşkusuz kış uykusudur (hibernasyon). Birçok yerleşik memeli, sürüngen ve çiftyaşar türü soğuklar öncesinde gövdelerinde yağ formunda enerji depolayarak kışa hazırlanır. Toprak altında uygun bir kovukta kış uykusuna geçmeleriyle vücut sıcaklıkları, enerji tüketimleri ve metabolizma hızları düşer. Gelengiler (yer sincapları) üzerinde yapılan ayrıntılı çalışmalar sayesinde tipik bir bozkır canlısının kış uykusu döngüsü oldukça iyi bilinmektedir (Kart Gür ve Gür, 2018). Gelengiler genellikle ağustos ayında bir kovukta uykuya © M ur at D oğ anSpermophilus citellus (Gelengi) geçer, şubat sonu-mart başına kadar burada kalır. Kış boyunca vücut sıcaklıkları 5-15°C civarında seyreder. Kış uykusu sırasında birkaç haftada bir canlanma ile vücut sıcaklığı kısa süreli 35°C’ye yükselir ve vücutta biriken metabolizma ürünleri işlenerek zararlı olmaları engellenir. Kış uykusuna yatmayan türlerden kuşlar, yarasalar ve kelebekler gibi hareket yetenekleri yüksek hayvan türleri ise bu olumsuz koşullar karşısında göç eder. Örneğin böcekçil kuşların nerdeyse tamamı eylül-ekim aylarında Afrika’da Sahra Çölü’nün güneyindeki subtropikal ve tropikal bölgelere uçar. Öte yandan bozkırda nisan-haziran arasında görülen yüksek üretkenlik ve buna eşlik eden besin bolluğu göçmenlerin yavrularını yetiştirmeleri için ideal koşullar sunar. Göçmenlerin üremek için geri dönüşleri mart-mayıs aylarına denk gelir. Kat edilen zorlu ve uzun mesafelerde bazıları hayatlarını kaybetse de bu uzun göçler türün kışı elverişli şartlarda geçirmesini ve popülasyonun sürekliliğini olanaklı kılar. Bozkırda bir başka yaygın adaptasyon, kamuflaj (arka planla görüntü benzerliği) yoluyla saklanmadır. Bitki örtüsünün seyrek ve bodur olduğu bir yaşam ortamında avcı türlerden saklanmak çok zordur. Ancak dış görünümlerini yakın çevrelerindeki toprağa veya bitki örtüsüne benzeten türler bu özellikleri sayesinde başarılı olabilir. Kuşlardan toygarlar (Alaudidae), böceklerden düzkanatlılar (Orthoptera) ve sürüngenlerden kertenkeleler kamuflaj konusunda öne çıkar. Bir grup memeli ve çiftyaşar ise hem su kaybını en aza indirmek, hem gündüz etkin avcı türlerden korunmak için gececil yaşamı seçmiştir. Gündüzü genellikle toprak altında bir delikte geçiren bu hayvanlar için yaşam günbatımında başlar. Tüm gece boyunca aktif olan bu türlerin işitme ve görme duyuları iyi gelişmiştir. Toprakaltında yaşam sadece gececil türler için değil, birçok gündüzcül memeli, sürüngen, kurbağa ve hatta kuş türleri için de ekolojilerinin önemli bir boyutunu oluşturur. Toprağın birkaç santimetre altı bile hem yazın daha serin, kışın daha ılıktır, hem de birçok avcı için zor erişebilir bir sığınaktır. Dolayısıyla toprak altında bir kovuğun avantajları bozkır gibi açık biyotoplarda belirginleşir. Bazen farklı türlerin bu gibi kovuklarda birlikte yaşadıkları kaydedilmiştir. Kış uykusuna yatan türler için de toprakaltı en güvenilir ortamı oluşturur. Burada, toprakaltı ortamının avantajları nedeniyle yaşamının neredeyse tümünü yeraltında geçiren, birçok yönüyle bu ortama başarıyla uyum sağlamış körfarelerden söz etmek gerekir. Körfareler, daha nemli ortamlarda yaşayan, böcekçil köstebeklerle sık sık karıştırılsa da onlardan, toprağı kazmak için ön ayakları yerinde dişlerini kullanan kemiriciler olmalarıyla ayrılırlar. Bitkilerin yeraltı organlarıyla beslenen körfareler kazdıkları tüneller aracılığıyla toprak üstündeki tehlikelerden uzak kalabilir. Kazılardan çıkan toprağı belli aralıklarla öbekler halinde yüzeye taşırlar. Bazı ekologlar gerek yıl boyu aktif olmaları ve bitkilerle beslenmeleri, gerek oluşturdukları Ammomanes deserti (Çöl toygarı) © M ah ir Ka ra ta ş Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203020 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 21 toprak öbeklerinin bir yandan gelişmiş bitkilerin üzerini örtmesi, bir yandan başka bitki türleri için uygun tohum yatağı oluşturması sayesinde yaşadıkları ortamı başka canlıları etkileyecek ölçüde değiştiren “ekolojik mühendis” nitelikleri nedeniyle körfareleri kilit tür olarak tanımlamaktan çekinmezler. Bozkır hayvanlarında görülen adaptasyonlardan bir diğeri de hayvanların düşmanlarından süratle kaçmayı sağlayan uzun güçlü bacakları ve güçlü aerobik metabolizmalarıdır. Dünyada açık alanlarda yaşayan otçul memeli türlerinin çoğu bu özellikleriyle tanınır. Türkiye’deki toynaklı türlerden ceylanları ve yaban koyunlarını pek az yırtıcı koşarak yakalayabilir. Kemirici türlerinden araptavşanları ise uzun arka bacakları üzerinde hoplayarak ve hızla yön değiştirerek düşmanlarından kaçar. Dünyanın her yerinde görülen bitkiler ve böcekler arasındaki özel ekolojik ilişkiye bozkırlarda da rastlanır. Birçok bozkır bitkisinin tozlaştırıcısı yabani arılar ve sineklerdir. Kelebek türleri yumurtalarını çoğu zaman sadece belli bitki familyası (ailesi) veya cinsine ait bitkilere bırakır. Bu yumurtalardan çıkacak tırtıllar bazen diğer otçul böceklere zehirli gelen kimyasallardan etkilenmeden beslenir. Yalancı Apollo kelebeği (Archon appolinus) ile Aristolochia cinsi bitkilerin, nadir güzel nazuğum kelebeği (Euphydryas orientalis) ile uyuzotlarının (Scabiosa spp.) ve mavilerle (Polyommatus spp.) Graminae familyasına ait otların arasında bu özel ilişki gözlenebilir (Baytaş, 2019). Gazella marica (Ceylan) Ovis gmelini anatolica (Anadolu yaban koyunu) © İd ris Ö lm ez © İd ris Ö lm ez © Ha sa n Se vg ili © Ha sa n Se vg ili © Ha sa n Se vg ili Archon apollinusArchon apollinus (Yalancı apollo)(Yalancı apollo) Archon apollinus (Yalancı apollo) Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203022 Türkiye’de kaydedilmiş sürüngen ve çiftyaşar türlerinin üçte ikisi bozkırlarda yaşar. Sıcak ve susuzluktan diğer canlı gruplarına göre daha az etkilenen kertenkele ve yılan türlerinin birçoğu ova ve dağ bozkırlarında yayılış gösterir. Türkiye’deki Eremiyal faunasının en belirgin örneklerine de bu grup arasında rastlanır. Bozkır kuşları tipik olarak zamanlarının çoğunu yerde geçiren, hatta bazısı koşmayı uçmaya tercih eden, iyi kamufle olmuş türlerdir. Yuvalarını yerde yaparlar. Keklikler, bağırtlaklar, toygarlar (tarla kuşları), kuyrukkakanlar, incirkuşları bozkırlarda kolayca gözlemlenen türlerdir. Türkiye’nin belki en yaygın kuşlarından kızıl şahin ve kerkenez gibi yırtıcılar, küçük memelileri, kuşları ve sürüngenleri yakalayabilmek için gökyüzünde süzülerek ya da bir direğin üzerinde saatlerce vakit geçirir. Bozkırlar, aynı zamanda ispinozgiller ve toygarların binlercesine kışlak oluşturur. Türkiye’deki küçük memeli türlerinin de çoğu bozkır ortamına uyum sağlamışlardır. Çoğunlukla koloni halinde yaşayan tarlafaresi (Microtus spp.) popülasyonları bazı yıllarda yüksek sayılara ulaşır. Karmaşık taksonomik durumları henüz tam oturmamışsa da Türkiye’de Microtus anatolicus ve Microtus dogramacii gibi endemik formlarının varlığı muhtemeldir. Yine gevşek koloniler oluşturan gelengilerin (Spermophilus spp.) Trakya’da ve Anadolu’da ekolojik açıdan benzer iki farklı türü vardır. Gelengiler gündüzcül yaşam biçimleriyle diğer küçük memelilerden ayrılır. Öte yandan gececil çölfaresi (Meriones), araptavşanı (Allactaga) ve avurtlak (Cricetidae) türleri bozkırın faunistik zenginliğine önemli katkıda bulunur. Türkiye bozkırlarında yaşayan memeli türlerinin bir kısmı ekolojik ve kültürel açılardan önem taşıyan türlerdir. Ceylan (ya da kursaklı ceylan, Gazella marica) günümüzde doğal olarak sadece Şanlıurfa’da görülmekle beraber çok uzak olmayan geçmişte Fırat boylarından Cizre’ye kadar uzanan düzlüklerde yayıldığı bilinmektedir. Bu tür 1960’larda Ceylanpınar Devlet Üretme Çiftliği (DÜÇ) bünyesinde korumaya alınması sayesinde varlığını sürdürmüştür (Turan, 1984). Etkin koruma çabalarıyla soyu tükenmesinin önüne geçilen bir başka bozkır türü Anadolu yaban koyunudur (Ovis gmelinii anatolica). Ceran olarak da bilinen ve evcil koyunun atası olan bu tür 25 yıl önce sadece Ammoperdix griseogularis (Kum kekliği) Motacilla flava (Sarı kuyrukkakan) © © M ah ir Ka ra ta ş M ah ir Ka ra ta ş © M ah ir Ka ra ta ş © © M ah ir Ka ra ta ş M ah ir Ka ra ta ş © M ah ir Ka ra ta ş Allactaga euphraticaAllactaga euphratica (Fırat Araptavşanı)(Fırat Araptavşanı) Microtus guentheri Microtus guentheri (Akdeniz tarla faresi)(Akdeniz tarla faresi) Allactaga euphratica (Fırat Araptavşanı) Microtus guentheri (Akdeniz tarla faresi) © © S er da r G öz üt ok Se rd ar G öz üt ok © S er da r G öz üt ok © © S er da r G öz üt ok Se rd ar G öz üt ok © S er da r G öz üt ok Pterocles alchata (Kılkuyruk bağırtlak) © İd ris Ö lm ez Otis tarda (Toy) © M us ta fa A kç a Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 23 Konya Bozdağ’da kalmıştır. Başarılı yerleştirme çalışmalarıyla bugün Karaman, Ankara ve Afyon’da da küçük popülasyonları vardır. Yaban koyunları geçen yüzyıllarda sadece İç Anadolu’nun birçok yöresinde değil Doğu Anadolu’da Aras boyu ve Van bozkırlarında da yayılış gösteren bir türdür. Bozkırla ilişkili başka büyük memeli türlerinin soyları ise maalesef Türkiye’de tükenmiştir. Evcil sığırın atası yaban sığırı (Bos primigenius) birkaç bin yıl önce yeryüzünden yok olan bir türdür. En kurak ve tuzlu bozkır kesimlerinde yaşayabilen kulanın (bir cins yaban eşeği, Equus hemionus) soyu ikibin yıl kadar önce İç Anadolu’da, bin yıl kadar önce de Güneydoğu Anadolu’da tükenmiştir, ancak yakın akrabalarına günümüz İran ve Orta Asya bozkırlarında rastlamak mümkündür. Ceylanlar 19. yüzyılın ikinci yarısında Fırat’ın batısındaki düzlüklerde, Çukurova’da bile görülebilmekteydi. Yine geçen yüzyılın başlarında Iğdır düzlüklerinde ceylan veya yakın akrabası başka bir tür ceylan yaşamaktaydı. Ancak günümüzde, bu yaban türlerinin yaşam ortamlarında bu türler yerine koyun sürülerini ve traktörleri görmek daha olasıdır. Türkiye’de bilinen 10.930 damarlı bitki, kuş, kelebek, memeli ve sürüngen/çiftyaşar türünden, ağırlıklı olarak bozkır ortamında yaşayan 1.130’u - en azından ulusal düzeyde - tehdit altında, tehdite yakın (NT) veya yetersiz verili (DD) olarak saptanmıştır (Ambarlı ve ark., 2016). Bu türlerin arasında her canlı grubundan türler vardır. Örneğin sürüngen türlerinden beşinin (Phrynocephalus horvathi, Acanthodactylus harranensis, Eremias pleskei, Montivipera wagneri, Vipera darevskii) durumları Kritik (CR) statüsündedir. Benzer biçimde bozkırda yaşayan kuş türlerinden bozkır kartalı (Aquila nipalensis), bozkır delicesi (Circus macrourus), uludoğan (Falco cherrug), mezgeldek (Tetrax tetrax), sürmeli kızkuşu (Vanellus gregarious), kılkuyruk bağırtlak (Pterocles alchata) ve çöl toygarı (Ammomanes deserti) tehlike altındadır. Ancak Türkiye’deki bozkır kuşları arasında en tehlikedeki türlerin başında, sayıları birkaç yüzü geçmeyen ve Türkiye’nin en ağır kuşları arasında olan ikonik, bayrak tür toy (Otis tarda) gelmektedir. Geçmişten bugüne yok oluşların, yayılış daralmalarının ve popülasyon azalmalarının başlıca nedenleri kuşkusuz tarımın genişlemesi ve yoğunlaşması, av silahlarının ve ulaşımın gelişmesi ve evcil hayvanlardan kaynaklanan yoğun otlatma baskısıdır. Yukarıda belirtilen büyük memeli türlerinin korunması ve sayılarının artması için dikkate değer çaba harcanıp kaynak ayrılsa da bozkır ekosisteminin tüm işlevleri ve bütünlüğünün korunarak varlığını sürdürmesi için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. Mevcut korunan alanlar arasında bozkır alanlarının yüzdesi oldukça düşüktür. Öte yandan koruma alanı oluşturma dışında daha radikal çözümlere ihtiyaç duyulduğu da açıktır. Bu olası çözümlerin koruma-kullanma dengesini doğa lehine çevirecek yönde, ancak insanların geçim kaynaklarını yok etmeden geliştirilmesi, özellikle tarımın ve hayvancılığın yeni bir anlayışla ele alınması, gerektiğinde rehabilitasyon ve restorasyon tekniklerine başvurulması gerekmektedir. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203024 2.6. Türkiye Bozkırlarında İnsan-Bozkır Etkileşimi Anadolu bozkırları tarih boyunca medeniyetlerin merkezi olmuştur. Yerleşik hayata geçmeden evvel Göbeklitepe gibi inanç merkezlerinin temeli yukarı Mezopotamya’da atılmıştır. Aynı şekilde Anadolu tarımın ve yerleşik hayata geçişin de merkezidir. Ancak bütün bunların sonucu olarak bitki örtüsünde dramatik bir değişim yaşanmıştır. M.Ö. 8000-7000 yıllarında Anadolu’da insanların mağaralardan çıkıp açıkta kulübelerde, köyleri andıran obalarda yaşadığı bilinmektedir (Kılınç, 1976). Bu dönemlerde tabiatla karşı karşıya gelen insanlar bazı bitkilerin tohum ve meyvelerinden faydalanmayı, özellikle tahılları toplamayı, hatta onları kış için ya da başka kıt kötü zamanlar için ambarlayıp saklamayı öğrenmişlerdir. Milattan 7000-6500 yıl önce, saklanan bitkilerin yerden bittikleri fikrinden yola çıkarak, ekip dikmeyi ve tarımı öğrenmişlerdir. Bu yönüyle özellikle Yukarı Mezopotamya tarımın keşfedildiği yerdir (Kılınç, 1976). Anadolu’da köyler, kentler kurulduktan ve ilk yerleşmelerden sonra M.Ö. 6500-5500 yıllarında Mezopotamya’da çanak-çömlek keşfedilmiş ve 500 yıl içinde bütün yakın doğuya ve Anadolu’ya yayılmıştır. M.Ö. 5000-4000 yılları arasında maden işletmeciliği ve M.Ö. 4000-3000 yıllarında mimarlık ve güzel sanatlarda büyük ilerlemeler olmuştur. Bu şehirleşmeler olurken ve ayrı kültürler gelişirken yakın ormanlar tahrip edilmiştir. Çünkü bu şehirlerde yapılar için yalnız kereste ihtiyacı artmamış, seramik araçları ve sanat eserlerini pişirmek, bakır, tunç, demir ve kıymetli madenlerin işlenmesi, dökülmesi için fırınlarda odun ihtiyacı da artmıştır. İlk çağlarda insanlar mağaralardan çıkıp devamlı yerleşmeler kurarken, bir taraftan da çevrelerinde bulunan hayvanları evcilleştirmişlerdir. İnsanlar yaklaşık M.Ö. 10000 yıl önce ev arkadaşı olarak köpeği ve et ile sütünden faydalanmak üzere de yaklaşık M.Ö. 7000 yılında keçiyi evcilleştirmişlerdir. Daha sonra koyun da yün ve sütünden faydalanmak üzere M.Ö. 6000 yılında keçinin yanında yer almıştır. Sığır da yaklaşık M.Ö. 500 yıllarında insanlar tarafından evcilleştirilmiştir (Kılınç, 1976). Tarla açma, artan nüfus ve büyüyen yerleşimler, ısınmak ve madencilikte enerji kaynağı olarak yakın çevredeki odunun kullanılması ve hayvancılığın gelişimi ile otlaklara duyulan ihtiyaç Güneydoğu, Doğu ve İç Anadolu bölgelerinde orman vejetasyonunu zayıflatmış ve yer yer İran-Turan karakterli bozkır vejetasyonuna dönüşmesine neden olmuştur (Akman, 1974). Karahan Tepe © B ah atti n Çe lik Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 25 2.6.1. Bozkırlara Uyumlu İnsan Faaliyetleri – Bozkır Kültürü İnsanın yaşamını devam ettirebilmek için yaşadığı bölgelerin olanaklarını ihtiyaçlarına göre çeşitlendirerek kullanması ve geliştirmesi sonucu bozkır kültürü ortaya çıkmıştır. Bozkır kültürü, sosyal ve ekonomik yapıyı oluştururken, at ve demir bu kültürün en önemli unsurlarını oluşturmuştur. Göçebe kültürüne paralel olarak gelişen töre de bu kültürün diğer bir önemli unsurudur. Bozkır göçebeleri orman, çöl ve balıkçı göçebe topluluklarından farklı olarak üretken (tarım ve hayvan besiciliği) bir yapıyı temsil eder. 2.6.2. Bozkırların Genetik Rezerv Olarak Önemi Bozkırlar biyogenetik rezerv alanlarıdır. Bozkırların en önemli özelliklerinden birisi buğday (Triticum spp.) ve arpa (Hordeum spp.) türleriyle birlikte mercimek (Lens spp.), nohut (Cicer spp.), bakla (Vicia spp.) gibi baklagil besin bitkileri ile tarım ve yem bitkisinin “Gen Merkezi” olmasıdır (Harlan, 1971). Genetik çeşitlilik açısından Türkiye, bozkırlar nedeniyle dünyada özel bir yer alır (Kurt ve ark., 2014). Bu kapsamda yapılan bir sınıflandırmaya göre Anadolu iki önemli gen merkezinin (Akdeniz ve Yakın Doğu) kesiştiği yerde bulunduğu için genetik kaynaklar açısından son derece zengindir (Ladizinsky, 1998; Şekil 9). Şekil 9. Kültür bitkilerinin ana merkezleri (1 Güney Meksika ve Orta Amerika, 2 Güney Amerika’nın kuzeyi – Peru, Ekvador, Bolivya, 2A Chiloe adası – Şili yakınlarındaki adalar, 2B Brezilya-Paraguay, 3 Akdeniz, 4 Yakın Doğu- Küçük Asya- Transkafkasya, İran ve Türkiye, 5 Etiyopya ve Somali, 6 Orta Asya- Kuzeybatı Hindistan, Afganistan, 7 Kuzeydoğu Hindistan ve Myanmar, 7A Endonezya-Malezya, 8 Çin) Türkiye’de 100’den fazla türün geniş çeşitlilik gösterdiği 5 mikrogen merkezi bulunmaktadır (Harlan, 1995). Ayrıca Türkiye, çok sayıda kültüre alınmış tarım bitkisi ve diğer bitki türlerinin orijin ya da çeşitlilik merkezidir. Türkiye’deki mikrogen merkezleri ve yaygın türler Tablo 3’te gösterilmektedir. Tablo 3. Harlan’a göre Türkiye’deki mikrogen merkezleri ve yaygın türler Mikrogen Merkez Türler Trakya-Ege Ekmeklik buğday, makarnalık buğday, turnagagası buğday, topbaş buğdayı, kaplıca buğdayı, kavuzlu buğday, kaba tahıl, kavun, mercimek, nohut, adi fiğ, üçgüller. Güneydoğu Anadolu Kaplıca, gernik, kızılbuğday, sakız kabağı, karpuz, kavun, salatalık, asma, fasulye, mercimek, nohut, bakla, yem bitkileri. Samsun-Tokat-Amasya Meyve cins ve türleri, fasulye, mercimek, bakla, baklagil yem bitkileri. Kayseri ve civarı Elma, badem, armut, meyve türleri, asma, mercimek, nohut, yonca, korunga. Ağrı ve civarı Elma, kayısı, vişne, kiraz, kavun, baklagil yem bitkileri. Karahan Tepe Astragalus plumosusAstragalus plumosus Verbascum lasianthum Verbascum lasianthum © La tif K ur t © La tif K ur t Astragalus plumosus Verbascum lasianthum Anadolu bozkırları birçok kültür bitkisinin gen merkezi olduğu gibi diğer bazı taksonomik grupların oluşma merkezi olarak da kabul edilir. Bu yönüyle bozkır bitkileri kültür bitkilerinin atasal formlarını barındırdığından kültür bitkilerinin sigortasıdır. Anadolu’nun bozkırlarından köken almış üç önemli cins sığırkuyruğu (Verbascum), peygamberçiçeği (Centaurea) ve gevendir (Astragalus). Gevenler %50’si endemik 450 türle, sığırkuyrukları %79’u endemik 244 türle, peygamber çiçekleri %64’ü endemik 162 türle temsil edilmektedir. Otsu bitkilere örnek olarak; çivit otu (Isatis spp.), kayadolaması (Draba spp.), kuduzotu (Alyssum spp.), geven (Astragalus spp.), hatmi (Alcea spp.), çalba (Phlomis spp.), adaçayı (Salvia spp.), sığırkuyruğu (Verbascum spp.), sıracaotu (Scrophularia spp.), mavişot (Veronica spp.), çan çiçeği (Campanula spp.), papatya (Anthemis spp.), peygamber çiçeği (Centaurea spp.), civanperçemi (Achillea spp.), soğan/sarımsak (Allium spp.), süsen (Iris spp.) cinslerinin türleri verilebileceği gibi odunlu bitkiler için tipik örnek ise meşedir (Quercus spp.). Bozkır toprağı tutan son örtüdür. Türkiye’deki en geniş otlakları oluşturan bozkır alanları, keçi ve koyunun evcilleştirilmesinden günümüze kadar kapasitesinin üzerinde bir otlatma baskısına maruz kalmıştır. Aşırı otlatma, hayvanların yiyemediği dikenli ve acı türlerden kirpidikeni (Acantholimon), geven (Astragalus spp.), kızandikeni (Cousinia spp.), yandak (Alhagi pseudalhagi), üzerlik (Peganum harmala), sütleğen (Euphorbia tinctoria) gibi türlerin zootik klimaksa ulaşmasına, bununla birlikte, bu doğal alanlarda yer yer karakteristik bozkır türlerinin azalmasına, hatta kaybolmasına yol açmıştır. Aşırı otlatma ile bozkırların bitki örtüsü önemli ölçüde bozulmuş, tür kompozisyonu değişmiş, besin değeri düşük türler baskın hale gelmiştir. Bunun sonucu olarak da yer yer erozyon şiddetlenmiştir. Buna en tipik örnek, Karapınar’daki rüzgâr erozyonunun oluşturduğu hareketli kumullardır. Bozkırların mera olarak kullanımını düzenleyen ilk yazılı bilgiler Hititlerin M.Ö. 1390-1350 yılları arasında düzenledikleri ünlü Hitit Kanunlarında görülmektedir. Geçmişten günümüze bozkır ekosistemleri üzerindeki baskılar (tarla açma, otlatma vb.) giderek artmıştır. Büyük ve küçükbaş hayvan sayılarında önemli bir değişim olmamakla birlikte özellikle 1940’larda 44 milyon hektar olan bozkır ekosistemleri, makinalı tarıma geçilmesiyle yaklaşık 14 milyon hektarlara gerilemiştir. Bozkırlar, özellikle büyük ovalar başta olmak üzere, birçok bölgede tarım arazileri arasında özellikle ekilemeyen eğimli alanlarda mozaik halde tutunabilmektedir. Bozkırlar biyolojik çeşitliliği ile genetik rezerv oluşturması, kültür bitkilerinin sigortası olması ve değişik kullanımlara hizmet etmesi gibi çok sayıda ekolojik işlevi üstlenmiş doğal ekosistemlerdir. Ayrıca Türkiye’de olduğu gibi hayvansal ürün maliyetlerinin yüksek olduğu ülkelerde de en ucuz kaba yem kaynağı olmaları bozkırlara ayrı bir önem kazandırır. Ayrıca son yıllarda önemi giderek artan arıcılıkta en kaliteli balların üretildiği alanlar bozkırlardır. Bozkırlar, hayvancılığın geliştirilmesi, toprak ve suyun muhafazası, erozyon kontrolü ve sürdürülebilir gen kaynaklarının korunması açısından son derece önemli ekosistemlerdir. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203026 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 27 2.7. Türkiye’de Meraların Kullanımı Meralar hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya bu amaçla kullanılan yerler olmalarının yanında gen kaynağı, biyolojik çeşitlilik, yaban hayatına yaşam ortamı oluşturma, erozyon önleme, tıbbi materyal ve arıcılığa kadar geniş bir yelpazede ekolojik ve ekonomik değerler sunan doğal alanlardır. Erozyon, bitki örtüsü yangınları, sel gibi felaketleri önlemede eşsiz yararları olan meralar, ormanlarla birlikte ülkenin var oluşunu adeta sigortalayan doğal kaynaklardır. Birçok ülkede meralar, hem hayvancılığın kaba yem ihtiyacını karşılamada hem de çevre korumada çok önemli kaynaklar olarak görülmektedir. Yine bu alanlar, ekolojik koşulların, özellikle yağışın elverişli olduğu bölgelerde, yüksek girdi kullanımıyla çok verimli ve kârlı alanlar olarak değerlendirilmektedir (Kendir, 2017). Türkiye’de evcil hayvanların beslenmesinde kullanılan kaba yemin önemli bir kısmı mera alanlarından karşılanmaktadır. Bu yem alanları, çevre ve insan sağlığına olan yararlarının yanında yüksek yem potansiyeli nedeni ile hayvancılık için önemini hala korumaktadır. Meralar bilhassa yeşil oldukları dönemde nitelikli yem üretir. Tür çeşitliliğinin fazlalığı sayesinde hayvanların dengeli beslenmelerine yardımcı olur. Türkiye’de olduğu gibi hayvansal ürün maliyetlerinin yüksek olduğu ülkelerde de en ucuz kaba yem kaynağı olmaları meralara ayrı bir önem kazandırır. Enerji tüketimleri yüksek olduğu için iyi ve kaliteli yemle beslenmesi gereken damızlık hayvanların yetiştiriciliğinde de meralar vazgeçilmez öneme sahiptir; meraların kullanılmaması, yem temininin dışardan yapılmasına ve maliyetin çok artmasına neden olmaktadır. Ayrıca son yıllarda önemi giderek artan arıcılıkta en kaliteli balların üretildiği alanlar meralardır. Buğday samanı %3,6 ham protein içerirken, meralar, tür bileşimine ve çevre şartlarına göre değişmekle birlikte ortalama %12-18,5 arasında ham proteine sahiptir. Bunun yanında mera otları bilhassa A, E ve B vitaminleri ve mineraller bakımından da zengindir. Merada otlayan hayvanlar daha sağlıklı ve huzurlu olmaktadır. Ayrıca meradaki hayvanların ürünleri daha kaliteli ve lezzetlidir (Gökkuş, 2018). Türkiye’de meralar yasal olarak yapılaşmaya karşı koruma altında oldukları için özellikle yerleşim yerlerinin etrafındaki bozkır ve çayır ekosistemlerinin mera olarak tahsis edilmesi bu alanların korunmasında önemli bir rol üstlenmektedir. Öte yandan mera olarak tahsis edilen bozkır ve çayır ekosistemlerinin taşıma kapasitesinin üstünde kullanılması, biyolojik çeşitliliğin azalmasına neden olabilmektedir. Doğru bir şekilde yönetilen meralarda bulunan bitki ve hayvan türleri bu alanların biyolojik değerini arttırmakta, üzerinde ve içinde yaşadıkları toprağın oluşmasına, gelişmesine, olgunlaşmasına katkıda bulunmakta ve bozkır ekosistemlerinin sürdürülebilirliğinde anahtar rol oynamaktadır. Bu şekilde topraklar mera kültürü sayesinde korunmakta, birçok canlı türü için daha elverişli bir yaşama ortamı haline gelebilmektedir. Meralar bir yandan bitki besin maddelerinin kaynağını teşkil ederek, diğer yandan da erozyon kontrolü ve toprak ıslahında, hatta ekim nöbetinde rol oynayarak toprak verimliliğinin artmasına katkı sağlamaktadır. Mera bitki örtüsünü oluşturan bitki türleri çok sayıda olmalarının yanında, farklı kök sistemlerine sahip oldukları için (derinlere inebilen kazık kökleri ve üst toprak tabakasında yoğun bir kök sistemi oluşturabilen saçak kök gibi) toprak ıslahında oldukça önemlidir (Koç ve ark., 1994). Türkiye’nin büyük bir kısmı yarı-kurak olarak kabul edilen iklim kuşağında yer almaktadır. Bu bölgelerde doğal yağışların miktarı az ve yıl içindeki dağılımı düzenli değildir. Yağış yetersizliği bitki gelişmesini kısıtlayan en büyük etkendir. Bu bölgelerde doğal yağışların toprağa sızıp değişik katmanlarda depo edilmesi ile yeraltı su rezervleri artmakta ve kısıtlı olan suyun yüzey akışı halinde yok olup gitmesi önlenmektedir. Çayırlar ve meralar önemli bir su toplama havzası olduğundan doğal yağışların toprağa işleyerek yıl boyu taban sularını, kaynakları, akarsuları besleyerek, doğadaki su döngüsünde önemli bir yer almaktadır. 4342 Sayılı Mera Kanununa göre mera “hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yer’’dir. Bozkır ekosistemi altında bir arazi kullanım tipi olan meraların da farklı tipleri mevcuttur. Bunun altında yatan temel neden farklı ekolojilerde farklı bitki örtüsü tiplerinin ortaya çıkmasıdır. Bedevi coğrafyasında çöller mera olarak kullanılırken, Orta ve Batı Avrupa’da yapay otlatma alanları, Kuzey Avrupa’da sık bitki örtüsü barındıran alanlar, Türkiye coğrafyasında ise bozkır ekosistemleri mera olarak kullanılmaktadır (Altın ve ark., 2011). Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203028 2.7.1. Dünyada Meralar Küresel ölçekte mera alanları toplam 52,5 milyon km2 kadardır. Bu alan dünyanın donmuş alanları hariç, karasal yüzey alanının yaklaşık %40’ına karşılık gelmektedir, en genişi Sahra Altı Afrika’da (14,5 milyon km2) ve Asya’da (8,9 milyon km2) olmak üzere her bölgede bulunabilmektedir. Farklı bitki örtüsü türlerini kapsayan otlaklar yarı kurak bölgelerde (dünyanın otlaklarının %28’i), nemli bölgelerde (%23), soğuk bölgelerde (%20) ve kurak bölgelerde (%19) bulunmaktadır. Bazı kaynaklarda ise toplam dünya alanının yarısından fazlası otlatma amacıyla, diğer bir deyişle mera olarak kullanılan alanlar olarak nitelendirilmektedir. Meralar çoğunlukla topoğrafik ve iklimsel nedenlerle tarım uygulamalarına elverişli olmayan toprak yapıları üzerinde oluşmuştur. Bu alanların çoğunluğu düşük girdi uygulaması ile ekstansif olarak hayvan otlatma amacıyla kullanılmaktadır. Avrupa ülkelerinde ve Yeni Zelanda’da ise meralar intensif olarak otlatılan alanlardır. Meralar, ister ekstansif, isterse intensif olarak kullanılsın, bulundukları ülkelerde hayvanların en önemli kaba yem kaynağıdır. ABD’de hayvanların tükettiği yemin %40’ı meralardan, %20’si yem bitkilerinden, %40’ı ise kesif yemlerden sağlanmaktadır. İrlanda’da ruminant (geviş getiren) hayvanların tükettiği yemin %97’si, İngiltere’de %83’ü, Fransa’da ise %71’i meralardan sağlanmaktadır (Altın, 2006). Küresel ölçekte ise sığır eti üretiminin yaklaşık %7’sine, koyun ve keçi eti üretiminin %12’sine ve küresel süt tedarikinin %5’ine meralar katkıda bulunmaktadır. Bu nedenle, bu arazi kullanımı türü hayvancılık ürünlerinin tedarikine, çobanların gıda güvenliği durumuna ve ulusal ekonomik kalkınmaya önemli katkı sağlamaktadır (Dettenmaier ve ark., 2017). Meraların mülkiyeti kamuya aittir veya özel mülk arazileridir. Sanayileşmiş birçok ülkede kamu malı meralar belirli bir kira karşılığı bireysel hayvancılık işletmeleri tarafından kullanılmaktadır. ABD’de kamu malı olan meralar kamu tarafından özel hayvancılık işletmelerine kiralanmaktadır. Ancak, bu alanların kullanım ve bakım prensipleri kamu tarafından planlanmakta ve özel hayvancılık işletmeleri bu planları uygulamaktadır. Planların uygulanması kamu tarafından denetlenmektedir (Altın, 2006). Sanayileşmiş ve ekonomisi büyük ölçüde hayvancılığa dayalı olan ülkelerde bu tip alanlardan ihtisaslaşmış hayvancılık işletmeleri yararlanmaktadır. Az gelişmiş veya gelişmekte olan çoğunluğu Afrika ve Asya’nın kurak bölgelerinde bulunan ülkelerde ise meraların kullanımı ve bakım işlemleri düzensizdir ve ekolojik koşulların da uygun olmaması nedeniyle büyük ölçüde tahrip olmuş durumdadır (Altın, 2006). 2.7.2. Türkiye’de Durum Türkiye’de hayvan otlatmak amacıyla kullanılan doğal bitki örtüsüne sahip alanlar, mülkiyet bakımından üç ayrı statüye sahiptir. Bunlar; i) Mera Kanunu kapsamında değerlendirilen mera alanları ii) Orman Kanunu kapsamında otlatılan alanlar iii) Hazinenin özel mülkiyetinde olan (otlatılarak kullanılan) alanlar Türkiye’de TÜİK verilerine göre yaklaşık 14,6 milyon hektar mera alanı bulunmaktadır. Bunun dışında orman envanterine kayıtlı 12 milyon hektar alan otlatılarak değerlendirilmektedir. Bu alanlarda yapılan otlatmalarda; orman arazilerinde 6831 sayılı Orman Kanunu, mera arazilerinde ise 4342 sayılı Mera Kanununu esas alınırken, hazine arazileri için herhangi bir mevzuat söz konusu değildir. Türkiye’de temel arazi varlıkları içinde en büyük değişim mera alanlarında yaşanmış ve bu değişim sürekli bu alanların aleyhine olmuştur. Örneğin, 1945 yılında “Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu” ile 9 milyon ha mera alanı sürülerek tarım arazisine dönüştürülmüştür. 1969 yılında mülga Orman Bakanlığı’nın kurulması ile 7,5 milyon ha çalılık alan orman-fundalık kapsamına alınmıştır. Dönemin Toprak-Su Genel Müdürlüğü tarafından yapılan arazi sınıflandırmasında yaklaşık 21,7 milyon ha olarak bildirilen mera alanı, genel tarım sayımı sonucunda 14,6 milyon ha olarak kaydedilmiştir. 1970 yılında 21.698.400 ha, 2001 yılında ise 14.616.687 ha olan toplam mera alanının 11.696.494 hektarında tespit çalışmaları tamamlanmıştır ve tespit çalışmaları sürdürülmektedir. 1970 yılından 2001 yılına kadar ise ulusal ölçekte mera alanlarında ciddi azalmalar söz konusu olmuştur (yaklaşık %33 oranında). En fazla azalma Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde yaşanmıştır (Tablo 4). Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 29 Şekil 10. Mera Alanı ve Hayvan Varlığındaki Yıllara Göre Değişim (1970-2018) Ha yv an V ar lığ ı ( M il HB ) M er a Al an ı ( M ily on h a) Mera 1970 1980 1990 2001 2016 2018 Hayvan Birimi 40 20 30 15 20 10 10 5 0 0 Tablo 4. Mera alanlarındaki değişim Bölgeler 1970 Köy Hizmetleri (ha) 1991 Tarım Sayımı (ha) 2001 TÜİK Sayımı (ha) 2019 Tespit Edilen Mera Alanı (ha) 1970-2001 Değişim Oranı (%) Ege 1.027.900 615.900 802.879 276.924 -22 Marmara 463.600 564.100 552.662 283.743 19 Akdeniz 1.002.400 434.300 659.334 580.406 -34 İç Anadolu 5.884.200 3.890.300 4.570.182 4.166.634 -22 Karadeniz 1.993.100 1.556.000 1.533.605 1.263.469 -23 Doğu Anadolu 9.162.100 4.573.400 5.485.449 4.337.580 -40 Güneydoğu Anadolu 2.165.100 743.600 1.012.576 787.739 -53 TOPLAM 21.698.400 12.377.600 14.616.687 11.696.494 -33 2.7.3. Mera Alanı ve Hayvan Sayısı Dengesi Türkiye’de hayvan sayısı 1970’ten bu yana farklı yönlerde değişimler göstermiştir; 1970 yılından 1980 yılına kadar artmış, 1980 yılından 2001 yılına kadar azalmış ve daha sonra düzenli bir şekilde yeniden artmıştır (Şekil 10). Hayvanların kullandığı mera alanları düşünüldüğünde ise 1990 yılına kadar ciddi bir azalma yaşanmış, bunu takip eden dönemdeyse çok büyük bir azalma/değişim yaşanmamıştır. Bu bilgilerle yapılacak kaba bir değerlendirmeyle, Türkiye’de hayvan birimi başına düşen mera alanında sürekli olarak bir azalma söz konusu olduğu görülecektir. Bu rakamlar 1990-2001 yılları dışında meralarda giderek artan bir otlatma yoğunluğunun varlığını ortaya koymaktadır. Artan otlatma, meraların bitki örtüsünün zayıflamasına sebep olmaktadır. Nitekim Türkiye meralarının büyük kısmını kapsayacak şekilde yapılan bir çalışmada, Türkiye’de meraların yalnızca %12,4’ünün hayvanlar için yeterli ve nitelikli yem üretebildiği, kalan %87,6’lık kısmının ise orta ve zayıf durumda olduğu sonucuna ulaşılmıştır (Ayan ve ark., 2020). Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203030 2.7.4. Mera Islah Projeleri 4342 sayılı Mera Kanunu’nun amacına uygun olarak, kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren, belirli bir köy ya da belediyeye tahsis edilen çayır mera alanlarının bakım ve ıslahlarının yapılarak, köylerde kurulacak Mera Yönetim Birliklerine teslim etmek üzere mera ıslahı ve amenajmanı projeleri yürütülmektedir. Bu projeler için gerekli olan finansman, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından devlet bütçesinde ayrı bir ödenekten sağlanmaktadır. Bu projelerdeki temel amaç, mera tahsisi yapılan köy veya belediyelerde, 3-5 yıllık bir süre içinde yem kaynakları hayvan varlığı arasında bir denge kurarak sürdürülebilir bir yaklaşımla meraların kullanılmasıdır. Bu dengeyi sağlamak üzere, köy ya da beldedeki tüm yem kaynaklarını dikkate alarak, mevcut hayvan varlığı için gereken kaliteli kaba yem üretiminin karşılanması projenin temel amacıdır. Bu amaçla mera alanlarında, gübreleme, sulama, üstten tohumlama, suni mera tesisi, sıvat, gölgelik yapımı, çit yapımı gibi mera ıslahı teknikleriyle meranın yem üretimi ve bu yemi yiyecek hayvanların yemden yaralanma oranları yükseltilmeye çalışılır. Diğer taraftan yem açığını kapatmak ve meralara olan baskıyı azaltarak meralara dinlenme imkanı vermek için yem bitkisi ekilişleri desteklenmektedir. Bu amaçla, tohum, makine, gübre desteği sağlanmaktadır. Otlatma amenajmanı prensiplerine uygun bir şekilde otlatılan çayır ve meralarda yem verimleri 2-6 kat artabilmektedir. Proje bitiminde ıslah edilen meraların yönetimi ve sorumluluğu köyde oluşturulan Mera Yönetim Birliklerine devredilmektedir (Kendir, 2017). Türkiye’de meraların ortak mal statüsünde olması, gerekli bakımın ve ıslahın yapılmadan kullanılmalarına neden olabilmektedir. Bu durum mera hayvancılığının en büyük açmazlarından biridir. Meralardan faydalanan üreticiler çoban masrafı dışında genelde başka giderleri olmadan sınırsız ve kontrolsüz bir şekilde bu alanlardan faydalanmaktadır. Yasal olarak ödenmesi gereken “otlatma bedeli” bile üreticilerden her zaman alınamamaktadır. Meralarda aşırı otlatma ve karşılığında gerekli bakımın ve iyileştirmelerin yapılamaması ve mera kullanımına dair düzenlemelerin yetersiz kalması, bu alanların üretim güçlerini ve ekolojik işlevlerini önemli ölçüde yitirmelerine sebep olmaktadır. Mera kanunu ve buna bağlı çıkartılan yönetmelik, meraların kullanımına ilişkin sınırlandırmalar getirmesine karşın, uygulamada sorunlar yaşanmaktadır. Bu kullanım şekli meralarda büyük oranda alan bozulmasına neden olmuştur. Özellikle İç Anadolu Bölgesi’nde bu kapsamda meralar (bu alanlarda bulunan meralarda eğim genellikle %30’un çok üzerindedir), üzerlerindeki toprağı tutamaz hale gelmiştir. Otlatmaya bağlı olarak mera bozulmasının diğer önemli bir etkeni “ağır otlatma”dır. Ağır otlatma sonucunda bitkilerde kendilerini yenileyebilecek yeterli fotosentez dokusu ve sürgün gözü kalmamaktadır. Yedek besin maddelerini daha çok tüketmek zorundan kalan bitkiler, fizyolojik olarak zayıflayarak elverişsiz kullanmaya ve çevre faktörlerine karşı duyarlı olur ve zamanla bitki örtüsünden çekilir. Türkiye’deki meralarda ağır otlatma baskısı çok ileri boyutlarda değildir (Gökkuş, 2018). Ancak özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde risk oldukça yüksektir. Bu nedenle, otlatma mevsiminde meralara otlatma kapasitesinin üzerinde hayvan sokulmaması büyük önem taşımaktadır. Gerek otlatmanın başlama ve bitiş tarihine, gerekse beyan edilen hayvan sayısına uyulması da meraların sürdürülebilirliği açısından çok önemlidir. Otlatmanın planlanması ve planlara uygun olarak otlatma yapılması ise elzemdir. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 31 2.8. Bozkırlar ile İlişkili Yasal Çerçeve ve Kurumsal Yapılanma 2.8.1. Bozkırların Korunması ve Sürdürülebilir Yönetimi ile İlişkili Politika, Mevzuat ve Mekanizmalar Türkiye’de bozkırlar için, ormanlar ve sulak alanlarda olduğu gibi mevzuatta bir tanım bulunmamaktadır. Öte yandan, Türkiye’deki bozkır ekosistemleri doğal bozkırları, çayırları, meraları ve ağaçlı bozkırları içermekte olup birçok politika belgesinde bozkırların korunması ve sürdürülebilir yönetimi ile ilişkili destekleyici unsurlar yer almaktadır. Bu kapsamda, bu strateji ve eylem planı hazırlanırken yukarıda belirtilen kapsam dahilinde bozkır ekosistemleri ile ilişkili olabilecek tüm uluslararası sözleşme ve programlar, mevzuat, politika ve mekanizmalar dikkate alınmıştır. Uluslararası Sözleşmeler ve Programlar Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler kanun hükmündedir ve ulusal mevzuatın bir parçasıdır. Türkiye’nin çevrenin ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik olarak taraf olduğu bozkır ile ilişkili başlıca uluslararası sözleşmeler şunlardır: Avrupa Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarının Korunması Sözleşmesi (Convention on the Conservation of European Wildlife and Natural Habitats; BERN) (Sözleşmeye taraf olma yılı: 1984) Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşme (Convention on Wetlands of International Importance especially as Waterfowl Habitat; RAMSAR) (Sözleşmeye taraf olma yılı: 1994) Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (Convention on Biological Diversity; CBD) (Sözleşmeye taraf olma yılı: 1997) Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi (United Nations Convention to Combat Desertification; UNCCD) (Sözleşmeye taraf olma yılı: 1998) Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (United Nations Framework Convention on Climate Change; UNFCCC) (Sözleşmeye taraf olma yılı: 2004) Gıda ve Tarım için Bitki Genetik Kaynakları Uluslararası Sözleşmesi (The International Treaty on Plant Genetic Resources for Food and Agriculture; IT PGRFA) (Sözleşmeye taraf olma yılı: 2006) Bu uluslararası sözleşmelerin çoğu doğrudan veya dolaylı olarak bozkır ekosistemleri ve barındırdığı biyolojik çeşitliliğin korunmasını hedef almaktadır. Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (CBD); biyolojik çeşitliliğin korunması, sürdürülebilir kullanımı ile genetik kaynakların kullanımından doğacak faydanın adil şekilde paylaşımı ile bozkır biyolojik çeşitliliğinin korunması ve sürdürülebilir kullanımının nasıl ele alınabileceğinin ana çerçevesini ortaya koymaktadır (CBD, 2019). Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203032 Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi İş Programları altındaki “Kurak ve yarı-kurak alanlar iş programı” ve “Tarımsal biyolojik çeşitlilik iş programı” bozkır biyolojik çeşitliliğinin korunması ve sürdürülebilir kullanımı ile ilgili destekleyici hedefler içermektedir. Özellikle, biyolojik çeşitliliğin durumu ve eğilimlerinin değerlendirilmesi, yerel toplulukların bilgi ve pratiklerinin belirlenmesi ve yaygınlaştırılması, ekosistem tabanlı kaynak yönetiminin teşvik edilmesi ve sürdürülebilir geçim kaynaklarının desteklenmesi öne çıkmaktadır. Ayrıca, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) bozkır kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve iklim değişikliğine uyum kapasitesinin geliştirilmesi açısından önem taşımaktadır. Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) ise bozkır ekosistemleri dahil olmak üzere tahrip olmuş ekosistemlerin koşullarını iyileştirmek, çölleşme/arazi tahribatıyla mücadele etmek, sürdürülebilir arazi yönetimini teşvik etmek ve arazi tahribatının dengelenmesine katkıda bulunmak, kırılgan ekosistemlerin kuraklığa dayanıklılığını artırmak ve biyolojik çeşitlilik ve iklim değişikliği konularına katkı sağlamak stratejik amaçları doğrultusunda bozkır ekosistemlerinin korunmasına katkı sağlamaktadır (UNCCD, 2019). Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 2015 yılında Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesini toplayarak “2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarını (SKA)” kabul etmiştir. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, diğer bir deyişle 17 Küresel Amaç, yoksulluğu ortadan kaldırmak, gezegenimizi korumak ve tüm insanların barış ve refah içinde yaşamasını sağlamak için evrensel eylem çağrısıdır. Küresel Amaç 15 altında, karasal ekosistemlerin korunması, sürdürülebilir kullanımı ve restorasyonu, habitatların ve türlerin korunması, genetik kaynakların kullanımından kazanılan yararların adil ve eşitlikçi biçimde paylaşımının desteklenmesi ve bu tür kaynaklara erişimin teşvik edilmesi, yasa dışı avcılık ve kaçakçılığın önlenmesi, finansmanın sağlanması ve yöre halkının sürdürülebilir geçim kaynaklarının sağlanması vurgulanmaktadır. Bu amaç sürdürülebilir kalkınmaya giden yolda bozkır ekosistemlerinin ve barındırdığı biyolojik çeşitliliğin korunmasının öneminin altını çizmektedir (UNDP, 2019). Ayrıca, Mart 2019’da BM Genel Kurulu 2021-2030 tarihlerini “BM Ekosistem Restorasyon On Yılı” ilan ederek ekosistemlerin korunması ile birlikte ekosistemlerin restorasyonuna her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunu ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşmak için gerekli olduğunu vurgulamaktadır. Ekosistemlerin restorasyonu, biyolojik çeşitliliğin korunması, yoksullukla mücadele, gıda güvenliği ve iklim değişikliği gibi birçok konuda ekolojik, sosyal ve ekonomik faydalar sağlayacaktır. Aynı zamanda, BM biyolojik çeşitlilik, iklim değişikliği ve çölleşme ile mücadele ile ilişkili sözleşmelere katkı veren bu küresel girişim, ekosistemlerin tahrip olmasının önlenmesi, tahribatın durdurulması ve geri çevrilmesini amaçlamaktadır. Bu çerçevede, ekolojik olarak önemli ve hassas bozkır ekosistemlerinin de restorasyonu giderek önem kazanmaktadır. Türkiye, Birleşmiş Milletler (BM) üyesi bir ülke olarak başta BM’ye bağlı örgütler ve diğer küresel oluşumlar olmak üzere platform ve ortaklıklara üyedir. Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik ve Ekosistem Hizmetleri Hükümetlerarası Platformu (IPBES), dünyanın biyolojik çeşitliliğinin, ekosistemlerinin ve insanlığa sunulan hizmetlerin korunması yönünde politikaların oluşturulmasına destek sağlamak amacıyla 2012 yılında kurulmuş bağımsız hükümetlerarası bir kuruluştur. Ek olarak, küresel ölçekte gıda güvenliğinin sağlanması için toprakların korunması ve sürdürülebilir kullanımına katkı sağlamak amacıyla Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Küresel Toprak Paydaşlığı (Global Soil Partnership, GSP) taraf ülkelerin üyelikleri ile 2012 yılında kurulmuştur. Girişimin amacı, temel ekosistem hizmetlerini desteklemek, gıda güvenliği için sağlıklı ve verimli toprakları korumak ve dünyanın sınırlı toprak kaynaklarını geliştirmektir. Bu platformların her ikisi de bozkır alanlarıyla ilgili önemli fırsatlar sunmaktadır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 33 Ulusal Kanunlar ve Yönetmelikler Biyolojik çeşitliliğin korunması, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı, tarım ve hayvancılık uygulamalarına yönelik düzenlemeleri içeren ve bozkırların korunması ve sürdürülebilir yönetimine katkı sağlayabilecek nitelikteki tüm kanun ve yönetmelikler detaylı olarak değerlendirilmiştir (Ek 1). Bu kapsamda göz önüne alınan başlıca kanun ve yönetmelikler şunlardır: Mera Kanunu (4342 sayı ve 25.02.1998 tarihli) ve Mera Yönetmeliği (31.07.1998 tarihli ve 23419 sayılı RG) Orman Kanunu (6831 sayı ve 31.08.1956 tarihli) ve Orman Amenajman Yönetmeliği (05.02.2008 tarihli ve 26778 sayılı RG) Milli Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Seferberlik Kanunu (4122 sayı ve 23.07.1995 tarihli), Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Hizmetlerine İlişkin Yönetmelik (11.01.2017 tarihli ve 29945 sayılı RG) ve Ağaçlandırma Yönetmeliği (23.09.2019 tarihli ve 30927 sayılı RG) Çevre Kanunu (2872 sayı ve 09.08.1983 tarihli) Milli Parklar Kanunu (2873 sayı ve 09.08.1983 tarihli) Kara Avcılığı Kanunu (4915 sayı ve 01.07.2003 tarihli) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu (2863 sayı ve 21.07.1983 tarihli) Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği (04.04.2014 tarihli ve 28962 sayılı RG) Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik (19.07.2012 tarihli ve 28358 sayılı RG) Tarım Kanunu (5488 sayı ve 18.04.2006 tarihli), Tarım Havzaları Yönetmeliği (07.09.2010 tarihli ve 27695 sayılı RG), İyi Tarım Uygulamaları Hakkında Yönetmelik (07.12.2010 tarihli ve 27778 sayılı RG) Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403 sayı ve 03.07.2005 tarihli) ve Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (6537 sayı ve 30.04.2014 tarihli), Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmelik (09.12.2017 tarihli ve 30265 sayılı RG), Çevre Amaçlı Tarımsal Arazilerin Korunması Programını Tercih Eden Üreticilerin Desteklenmesine ve Bu Üreticilere Teknik Yardım Sağlanmasına Dair Yönetmelik (15.11.2005 tarihli ve 25994 sayılı RG) Organik Tarım Kanunu (5262 sayı ve 01.12.2004 tarihli) ve Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik (18.08.2010 tarihli ve 27676 sayılı RG) Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu (3083 sayı ve 22.11.1984 tarihli), Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği (07.02.2019 tarihli ve 30679 sayılı RG), Havza Yönetim Planlarının Hazırlanması, Uygulanması ve Takibi Yönetmeliği (17.10.2012 tarihli ve 28444 sayılı RG) Biyogüvenlik Kanunu (5977 sayı ve 18.03.2010 tarihli) Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu (5996 sayı ve 11.06.2010 tarihli) Tohumculuk Kanunu (5553 sayı ve 31.10.2006 tarihli) Doğal Çiçek Soğanlarının Doğadan Toplanması, Üretimi ve İhracatına İlişkin Yönetmelik (21.03.2017 tarihli ve 30014 sayılı RG) Bozkır ekosistemlerinin önemli bir kısmı kamu mülkiyetinde mera/otlak olarak kullanılmaktadır. Meralar mülkiyet bakımından üç statüye sahiptir: (i) Mera Kanunu kapsamında değerlendirilen mera alanları, (ii) Orman Kanunu kapsamında otlatılan alanlar ve (iii) Hazinenin özel mülkiyetinde olan (otlatılarak kullanılan) alanlar. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203034 Otlatmanın düzenlenmesinde orman arazilerinde 6831 sayılı Orman Kanunu, mera arazilerinde ise 4342 sayılı Mera Kanunu esas alınırken, hazine arazileri için böyle bir mevzuat söz konusu değildir. Mera Kanunu; mera, yaylak, kışlak ve kamuya ait otlak ve çayırların tespiti, tahdidi ile köy veya belediye tüzel kişilikleri adına tahsislerinin yapılmasını, belirlenecek kurallara uygun bir şekilde kullandırılmasını, bakım ve ıslahının yapılarak verimliliklerinin artırılmasını ve sürdürülmesini, kullanımlarının sürekli olarak denetlenmesini, korunmasını ve gerektiğinde kullanım amacının değiştirilmesini amaçlamaktadır. Mera Kanunu’nun uygulanmasını düzenleyen usul ve esasları içeren Mera Yönetmeliği ise, mera, otlak ve yaylakların tahdit ve tahsisi, otlatma planları ile ilgili idari ve yönetsel hükümleri içermektedir. Türkiye’de meraların tespit, tahdit ve tahsis çalışmaları halen devam etmektedir, bu çalışmaların tamamlanması, gerekli koruma ve sürdürülebilir kaynak kullanımı uygulamalarının hayata geçirilebilmesi açısından önemlidir. Bozkırlara özel bir korunan alan statüsü bulunmamaktadır. Doğal bozkır alanlarımızın bir kısmı Milli Parklar Kanunu, Kara Avcılığı Kanunu, Ramsar Sözleşmesi ve Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve Çevre Kanunu’na dayanarak kurulan Milli Park, Tabiat Parkı, Tabiat Anıtı, Tabiatı Koruma Alanı, Yaban Hayatı Geliştirme Sahası, Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan, Mahalli Öneme Haiz Sulak Alan, Özel Çevre Koruma Bölgesi ve Doğal SİT gibi farklı korunan alan statüleri içinde yer almaktadır. Bu kanunlar, alanların sunduğu yaban hayatı ve ekosistem değerlerinin korunmasına dair hükümleri içererek bozkır alanlarının ve türlerinin korunması için de önemli bir altlık oluşturmaktadır. Bu koruma statülerinden farklı olarak, Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu ve ilgili yönetmelikler ile yüksek tarımsal potansiyele sahip alanların erozyon, çoraklaşma, kirlenme ve yanlış kullanımlara karşı bozunumlarını önlemek amacıyla Tarımsal SİT (Büyük Ova) olarak ilan edilmesi bozkır alanları için önemli bir fırsat sunmaktadır. Türkiye’de bozkır alanlarını doğrudan etkileyen bir diğer önemli kanun da Tarım Kanunu’dur. Tarım Kanunu, tarım sektörünün ve kırsal alanın geliştirilmesi ve desteklenmesini amaçlamakta ve kanun kapsamında doğal ve biyolojik kaynakların korunması ve geliştirilmesine dair hükümler de yer almaktadır. Bozkır alanların büyük bir kısmı tarım ve mera alanı olarak sınıflandırılmakta ve yönetilmektedir. Kanunda tarımsal üretimin kendi ekolojisine uygun alanlarda yoğunlaşması, desteklenmesi, örgütlenmesi, ihtisaslaşması ve entegre bir şekilde yürütülmesi için tarım havzaları konusu açık bir hüküm olarak yer almaktadır. Bu amaçla, Tarım Havzaları Yönetmeliği ile birlikte kırsal kalkınma, hayvancılık ve ÇATAK (Çevre Amaçlı Tarım Arazilerini Koruma Programı) destekleri ile ilgili yönetmelikler toprak ve su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı, biyolojik çeşitliliği destekleyen tarım ve hayvancılık uygulamaları ile bozkırların korunmasına ve bu alanlar üzerindeki yoğun tarım baskısının azaltılması için imkanlar sunmaktadır. Konuyla ilgili bir diğer önemli kanun olan Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ise, toprağın kaybını ve niteliklerini yitirmesini engelleyerek korunması, geliştirilmesi ve çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak, plânlı arazi kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemektedir. Bu kanun, bozkır ekosistemleri olan tarım toprakları da dahil olmak üzere tarım topraklarını koruma amaçlıdır. Özelikle de doğal bozkırların tarıma açılmasına yönelik her türlü müdahale bu kanun kapsamındadır. Kanun kapsamında yapılan arazi büyüklüğü ve yönetim etkinliği ile ilgili çalışmalar verimliliğin artmasını sağlayarak marjinal arazilerin tarıma açılması ve kullanılmasını azaltacaktır. Ayrıca, ilgili Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmelik kapsamında her ilde oluşturulan Toprak Koruma Kurullarının yerel ölçekte tarım arazilerinin korunması, geliştirilmesi ve verimli kullanılması, arazi kullanımı, arazi özelliklerinin iyileştirilmesi, muhafaza ve geri kazanımı, toprak koruma önlemlerinin yerine getirilmesi önemli görevleri bulunmaktadır. Son olarak, Organik Tarım Kanunu ve ilgili Yönetmelik ve İyi Tarım Uygulamaları Yönetmeliği, çevre dostu tarımsal uygulamaları teşvik eden düzenlemelerdir. Bu tip uygulamalar, tarım arazilerinin çevresindeki doğal alanlarda tarım uygulamalarına bağlı bozulmanın azalmasını sağlamaktadır. Ayrıca, doğadan toplamaya, bitki ve genetik kaynakların korunmasına yönelik düzenlemeler bozkır biyolojik çeşitliliğinin korunmasına katkı sağlamaktadır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 35 Ulusal Politika Belgeleri Ulusal Kalkınma Plan ve Programları, Ulusal Stratejiler ve Eylem Planları, Kurumsal Plan ve Programlar, Bölgesel Plan ve Programlar (GAP Bölgesi) olmak üzere 4 farklı başlık altında politika belgelerinin bozkırların korunması ve sürdürülebilir yönetimi ile ilgisi detaylı olarak değerlendirilmiştir (Ek 1). Bu belgelerde “bozkır” veya “step” ifadesi taranmış ve birçok belgede “bozkır” veya “step” ifadesinin geçmediği görülmüştür. “Bozkır” veya “step” ifadesi geçmeyen belgelerde özellikle bozkırların korunması ve yönetimine katkı sağlayabilecek amaç, hedef ve eylemler detaylı olarak incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Ulusal Kalkınma Planları 9., 10., ve 11. Kalkınma Planları’nda “bozkır” ifadesi yer almamaktadır ancak, doğa koruma ve biyolojik çeşitlilik politikaları beş yıllık kalkınma planlarının bir parçası olarak ulusal programlara dahil edilmiştir. 9. Kalkınma Planı’nda biyolojik çeşitliliğin korunması, geliştirilmesi ve ekonomik değer kazandırılması bir öncelik olarak belirlenmiştir (Madde 459; Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı, 2007). 10. Kalkınma Planı’nda amaç ve hedefler arasında doğal kaynakların ve ekosistem hizmetlerinin değerinin ölçülerek politika oluşturma ve uygulama süreçlerinde dikkate alınması ve tarım, ormancılık, gıda ve ilaç sanayii açısından önem taşıyan biyolojik çeşitliliğin tespiti, korunması, sürdürülebilir kullanımı, geliştirilmesi ve izlenmesi yer almaktadır (Madde 1037 ve 1039; Kalkınma Bakanlığı, 2012). 11. Kalkınma Planı (2019-2023) içinde ise, “Çevrenin Korunması” başlığı altında “Biyolojik çeşitliliğin ve genetik kaynakların tespiti, tescili, korunması, sürdürülebilir kullanımı, geliştirilmesi, izlenmesi ve kaçakçılığının önlenmesi, genetik kaynaklardan ve bağlantılı geleneksel bilgilerden elde edilen faydaların ülkemize kazandırılması (Madde 716)” ve “Ekosistemler ve ekosistem hizmetlerinin korunması, onarımı ve sürdürülebilir kullanımının sağlanmasına yönelik kara ve denizde korunan alan miktarı artırılarak doğa koruma alanlarının etkin yönetimi gerçekleştirilmesi (Madde 717)” politika ve tedbirleri bozkırlar için önemli bir dayanak oluşturmaktadır. “Tarım”, “Kentsel Altyapı” ve “Kırsal Kalkınma” başlıkları altında doğal kaynakların ve biyolojik çeşitliliğin korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilir kullanımı ile ilişkili politika ve tedbirler bulunmaktadır (Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, 2019). Ulusal Strateji ve Eylem Planları Bozkırların korunması ve sürdürülebilir yönetimi ile ilgili doğrudan hedefler içeren Strateji ve Eylem Planları şunlardır; Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Strateji ve Eylem Planı-UBSEP (2007) ve Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Eylem Planı UBEP (2018-2028) Taslak - Anadolu Bozkır Ekosistemleri için Ekosistem Tabanlı Uyum Stratejisi (2018) Çölleşme ile Mücadele Ulusal Stratejisi ve Eylem Planı – ÇMUSEP (2015-2023) Türkiye İklim Değişikliği Stratejisi (2010-2023), Türkiye İklim Değişikliği Eylem Planı – İDEP (2011-2023) ve Türkiye’nin İklim Değişikliği Uyum Stratejisi ve Eylem Planı – İDUSEP (2011-2023) Taslak - Ulusal Kapasite Eylem Planı (2011) Taslak - Türkiye Ulusal Korunan Alanlar ve İklim Değişikliği Stratejisi (2011) UBSEP, mevcut korunan alanların step (bozkır) ve deniz ekosistemleri başta olmak üzere Türkiye’nin sahip olduğu biyolojik çeşitlilik bileşenlerini yeterli düzeyde temsil etmediğini vurgulamaktadır. Stratejik Amaç 5 “Step biyolojik çeşitliliğinin korunması, bileşenlerinin sürdürülebilir kullanımı, genetik kaynakların kullanımından kaynaklanan faydaların eşit ve adil olarak paylaşımı ve step biyolojik çeşitliliğinin kaybı ve bunun sosyo ekonomik sonuçları ile mücadele edilmesi”, bozkır ekosistemleri ile ilgili hedefleri ve eylemleri içermektedir (Çevre ve Orman Bakanlığı, 2007). UBSEP Amaç ve Hedeflerinin 2018-2028 süresince de geçerli olması ve UBEP ile ilişkilendirilmesi nedeniyle UBEP’te belirtilen ulusal hedefler bozkır ekosistemlerini de desteklemektedir (Tarım ve Orman Bakanlığı, 2019a). Taslak Anadolu Bozkır Ekosistemleri için Ekosistem Tabanlı Uyum Stratejisi, iklim değişikliğine uyum için bozkır ekosistemlerinde ekosistem tabanlı uyum strateji ve pratiklerini kolaylaştırmayı ve teşvik etmeyi amaçlayarak birçok farklı başlık altında bozkırların korunması ve yönetimi ile ilişkili hedefler içermektedir (Avcıoğlu-Çokçalışkan ve ark., 2018; Doğa Koruma Merkezi, 2018). İklim Değişikliği ve İklim Değişikliği Uyum Strateji ve Eylem Planları içinde step alanlarının karbon tutma potansiyellerinin Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203036 belirlenmesi ve step ekosistemlerinde iklim değişikliği etkilerinin belirlenmesi, izlenmesi ve uyum önlemlerinin geliştirilmesi ile ilgili hedefler yer almaktadır (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 2011a, 2011b, 2011c). Ayrıca, tarım ve gıda güvencesi, arazi kullanımı, ormancılık, su kaynakları yönetimi, ekosistem hizmetleri ve biyolojik çeşitlilik ile ilişkili hedef ve eylemler de bozkır ekosistemlerinin korunması ve sürdürülebilir yönetimine katkı sağlamaktadır. ÇMUSEP ise bozkır ekosistemlerinin iyileştirilmesi, yönetim etkinliğinin artırılması ve koruma ağı içinde temsiliyetinin sağlanması ile doğrudan ilişkili çıktı ve eylemler içermektedir (Orman ve Su İşleri Bakanlığı, 2015). Ek 1’de belirtilen diğer Strateji ve Eylem Planları’nda ise “bozkır” veya “step” ifadesi geçmemektedir ve bozkır ekosistemleri ile doğrudan ilişkili bir politika ve tedbir yer almamaktadır. Öte yandan tüm Strateji ve Eylem Planları tarım ve gıda güvenliği, ormancılık, arazi kullanımı, iklim değişikliği ve uyum, mera ve hayvancılık yönetimi, kırsal kalkınma, çevre koruma, doğal kaynak yönetimi, su yönetimi, kuraklık, biyolojik çeşitlilik ve ekosistem hizmetleri altında bozkır ekosistemlerinin korunması ve sürdürülebilir yönetimine katkı sağlayacak dolaylı hedef ve eylemleri içermektedir. Kurumsal Plan ve Programlar Tarım ve Orman Bakanlığı Stratejik Plan (2019-2023) içinde yine “bozkır” veya “step” ifadesi geçmemektedir ancak “çayır” ve “mera” ifadeleri yer almaktadır. Stratejik plan, kırsal alanda refahın yükseltilmesi, tarımsal üretimde verim ve kalitenin artırılması; toprak ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi; iklim değişikliği, çölleşme ve erozyonla mücadele edilmesi; biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir yönetimi amaçları altında bozkır ekosistemlerinin korunması ve yönetimine katkı sağlayacak hedef ve stratejiler içermektedir (Tarım ve Orman Bakanlığı, 2018a). Orman Genel Müdürlüğü Stratejik Plan (2019-2023), mera olarak kullanılan ancak orman alanına dönüştürülmesi mümkün olmayan orman içi, orman kenarı ve orman üst sınırı meralarda ıslah çalışmaları yapılarak toprak erozyonunun önlenmesi ve otlatma baskısının azaltılmasını hedeflemektedir (Tarım ve Orman Bakanlığı, 2018b). III. Tarım ve Orman Şurası (2019) kararları içinde doğal kaynakların ve biyolojik çeşitliliğin tespiti, korunması, geliştirilmesi ve izlenmesi özellikle de tarım arazileri ve mera alanlarının sürdürülebilir yönetimi ve uygulamalarına yönelik kararlar yer almaktadır (Tarım ve Orman Bakanlığı, 2019b). Bölgesel Plan ve Programlar Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Doğu Anadolu Projesi (DAP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ve Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan 2021-2023 Bölge Kalkınma Programları ile bölgelerin sosyal ve ekonomik yönden kalkınma ve gelişmesine öncülük edilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından koordine edilen Kalkınma Ajansları tarafından hazırlanan bölge planları da bölgeler arası eşitsizliklerin azaltılması ve bölgesel kalkınmanın sağlanmasına katkı sağlamaktadır. Bölge Kalkınma İdareleri tarafından hazırlanan Bölge Kalkınma Programları ve bozkır alanlarını içeren Düzey-2 Bölgelerindeki Kalkınma Ajansları tarafından hazırlanan bölge planları aşağıda yer almaktadır: Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) Bölge Kalkınma Programı (2021-2023) Doğu Anadolu Projesi (DAP) Bölge Kalkınma Programı (2021-2023) Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma Programı (2021-2023) Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) Bölge Kalkınma Programı (2021-2023) Ahiler Kalkınma Ajansı, Ankara Kalkınma Ajansı, Dicle Kalkınma Ajansı, Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı, Fırat Kalkınma Ajansı, İpekyolu Kalkınma Ajansı, Karacadağ Kalkınma Ajansı, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı, Mevlana Kalkınma Ajansı, Orta Anadolu Kalkınma Ajansı, Serhat Kalkınma Ajansı “Bölge Planları” (2014-2023) Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 37 Bölge Kalkınma İdareleri’nin programlarında “bozkır” veya “step” ifadesi geçmemektedir ve bozkır ekosistemleri ile doğrudan ilişkili bir politika ve tedbir bulunmamaktadır. Ancak söz konusu Bölge Kalkınma Programları içerisinde bulunan aşağıda belirtilen Sektörel Operasyonel Programlar, konuları itibarıyla Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı ile ilgili bulunmaktadır: GAP Bölge Kalkınma Programında yer alan Tarımda Yenilikçi ve Rekabetçi Uygulamaların Yaygınlaştırılması, Tarım ve Tarıma Dayalı Sanayide Verimlilik, Hassas Tarım ve Sürdürülebilir Uygulamaların Yaygınlaştırılması, Tarımsal Eğitim ve Yayım, Entegre Kırsal Kalkınma, Hayvancılık Altyapısının Geliştirilmesi, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Kullanılması ve Enerji Verimliliğinin Artırılması ve Turizm Altyapısının Güçlendirilmesi Programları. DAP Bölge Kalkınma Programında yer alan Sulama, Yem Bitkileri Üretiminin Artırılması, Mera Destekleme, Arıcılığın Geliştirilmesi, Kırsal Kalkınma, Tarımsal Örgütlenme ve Yöresel Ürünlerin Üretim-Satış ve Pazarlamasının Desteklenmesi ve Tarımsal Eğitim ve Yayım Programları. KOP Bölge Kalkınma Programında yer alan Su Yönetimi, Tarımsal Su Potansiyelinin Artırılması, Tarımsal Eğitim ve Yayım, Kırsal Kalkınma, Tarımsal Örgütlenme ve Yöresel Ürünlerin Üretim-Satış ve Pazarlamasının Desteklenmesi, Tarımsal Araştırmalar, Modern Hayvancılığın Desteklenmesi, Hayvansal Atıkların Tarıma Kazandırılması, Turizm Altyapısının Güçlendirilmesi ve Yenilenebilir Enerji ve Enerji Verimliliği Programları. DOKAP Bölge Kalkınma Programında yer alan Küçük Ölçekli Sulama İşleri, Katma Değeri Yüksek Bitkisel Ürünlerde Üretimin Desteklenmesi, Arıcılığın Geliştirilmesi, Kırsal Kalkınma, Tarımsal Örgütlenme ve Yöresel Ürünlerin Üretim-Satış ve Pazarlamasının Desteklenmesi, Tarımsal Eğitim ve Yayım ve Turizmin Geliştirilmesi Programları. Kalkınma Ajansları tarafından hazırlanan bölge planlarında “bozkır” veya “step” ifadeleri bulunmamakla birlikte daha çok biyolojik çeşitliliğin ve hassas ekosistemlerin korunması ile ilişkili öncelik ve tedbirler yer almaktadır. Bölge planlarında çayır ve mera alanları ön plana çıkmaktadır ve neredeyse tüm planlarda çayır-mera alanlarının ıslahı, meraların sürdürülebilir kullanımı ve yönetimine dair öncelik ve tedbirler yer almaktadır. 2.8.2. Bozkırların Korunması ve Yönetiminde Kurumsal Yapı ve Kapasite Türkiye’de bozkır ekosistemlerinin yönetiminden yetkili ve sorumlu tek bir kurumsal yapı bulunmamaktadır. Bozkır ekosistemleri, doğal bozkırlar, çayırlar ve meralar ile ağaçlı bozkırları içermekte olup farklı kanun ve yönetmelikler kapsamında farklı kurumların yetki ve sorumlulukları dahilinde yönetilmektedir. Bozkırların korunması ve yönetimi konusundaki çalışmalar, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Çevre Şehircilik Bakanlığı olmak üzere temelde iki bakanlık bünyesinde gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmalar, bu kurumların bünyesinde yer alan çeşitli genel müdürlükler ve bağlı taşra teşkilatları tarafından yürütülmektedir. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMPGM) ve Bölge Müdürlükleri DKMP Şube Müdürlükleri, biyolojik çeşitlilik ve korunan alanlar ile ilgili envanter, araştırma, koruma, planlama ve yönetim, rehabilitasyon, restorasyon ve izleme çalışmalarının yanı sıra kara avcılığının düzenlenmesi, av kaynaklarının işletilmesi ve kontrolü konularından sorumludur. Bozkır biyolojik çeşitliliğinin korunması ve sürdürülebilir yönetimi, bozkırları temsil eden korunan alanların oluşturulması ve yönetimi açısından kilit bir kurumdur. Türkiye’nin sahip olduğu biyolojik çeşitliliğin envanterinin çıkarılması ve ekosistem dinamiklerindeki değişimi belirleyen tür ve yaşam ortamlarının izlenmesi amacıyla 81 ilde yapılan envanter ve izleme çalışmaları bozkır biyolojik çeşitliliğinin belirlenmesi ve kayıt altına alınması açısından ulusal ölçekte önemli bir altlık sunmaktadır. Bozkırlara özel bir korunan alan statüsü bulunmamakla birlikte bozkır ekosistemleri Milli Park, Tabiat Parkı, Tabiat Anıtı, Tabiatı Koruma Alanı, Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan, Mahalli Öneme Haiz Sulak Alan, Yaban Hayatı Geliştirme Sahası gibi mevcut korunan alanlar içinde yer almaktadır. Potansiyel bozkır alanlarının korunan alanlara dahil edilmesi ve mevcut korunan alanlar içinde ise bozkır türlerinin ve yaşam ortamlarının korunması, bozkır türlerine yönelik tür eylem planlarının hazırlanması, uygulanması ve izlenmesi büyük önem taşımaktadır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203038 Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Orman Genel Müdürlüğü ve Bölge Müdürlükleri, orman içi, orman kenarı, orman üst sınırı açıklıklarda ve ağaçlandırma, toprak muhafaza, havza ıslah çalışmalarının yürütüleceği sahalarda yer alan mera, yaylak, kışlak ve otlak alanlarda ıslah tedbirlerini yürütmektedir. Mera olarak kullanılan ancak orman alanına dönüştürülmesi mümkün olmayan orman içi, orman kenarı ve orman üst sınırı mera, yaylak ve kışlak ve otlakların koruma, bakım ve ıslahından sorumludur. Bu alanlarda, otlatmanın düzenlenmesi ve planlanmasının yanında aynı zamanda kültürel ve teknik tedbirler ile (gübreleme, suni tohumlama, erozyon kontrolü vb.) mera ıslahı çalışmaları yapmaktadır. Bu çalışmalar orman içi meraların yani bozkır alanlarının sorumluluğunu OGM’ye vermektedir. Tarım arazileri ve mera alanları olarak kullanılan bozkır ekosistemlerinin sunduğu doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi konusunda Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü (BÜGEM), Hayvancılık Genel Müdürlüğü (HAYGEM), Tarım Reformu Genel Müdürlüğü (TRGM), Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK), Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) ve Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) yetkili kuruluşlardır. BÜGEM’in görevleri arasında bitkisel üretimin, verimin ve çeşitliliğinin artırılması, organik tarım ve iyi tarım uygulamalarının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması, toprak analizlerine dayalı bilinçli gübre kullanımının yaygınlaştırılması, tarım havzalarının belirlenmesi ve geliştirilmesi, havza bazlı üretim politikalarının oluşturulması, su, toprak, çevre, iklim değişikliği, yetiştirme teknikleri, hasat ve depolama araştırmaların yapılması, çayır, mera ve yaylaların ıslahı ve muhafazasının sağlanması bulunmaktadır. Bu kapsamda BÜGEM Çayır, Mera ve Yem Bitkileri ve İyi Tarım Uygulamaları ve Organik Tarım Daire Başkanlığı doğrudan bozkır ekosistemlerine katkı sağlayan çalışmalar yapmaktadır. Çayır, Mera ve Yem Bitkileri Daire Başkanlığı, mera, yaylak ve kışlaklar ile genele ait otlak ve çayırların tespit, tahdit ve tahsisi, çok yıllık yem bitkileri üretiminin artırılması ve yapay mera kurulması ile ilgili çalışmaktadır. Mera çalışmaları ile ilgili faaliyetlerin yürütülmesi yetkisi merkezde Tarım ve Orman Bakanlığı’na, illerde ise İl Mera Komisyon’larına verilmiştir. Mera Islah ve Amenajman Projeleri Tarım ve Orman Bakanlığı, Üniversiteler ve Araştırma Enstitüleri ile birlikte gerçekleştirilmektedir. Ayrıca, köy halkı ve çobanlara yönelik eğitim ve yayım faaliyetleri yapılmaktadır. Mera Bilgi Sistemi (MERBİS), mera alanlarının kayıt altına alındığı, uydu görüntüleri üzerinden görüntülenebildiği ve takip edilebildiği önemli bir sistem sunmaktadır. Yine BÜGEM tarafından yönetilen Çevre Amaçlı Tarım Arazilerini Koruma Programı (ÇATAK) kapsamında verilen destekler çevre dostu tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması için bir model oluşturmaktadır. Bu tip uygulamalar tarım arazilerini kullanan bozkır canlılarını desteklemekte ve çevredeki doğal bozkır alanlarının üzerindeki yoğun tarım uygulamalarının baskısını azaltmaya katkı sağlamaktadır. HAYGEM’in görevleri arasında hayvancılığın ve hayvansal üretimin geliştirilmesi, yüksek vasıflı hayvan ırklarının yaygınlaştırılması, hayvansal üretimin insan sağlığı ve ekolojik dengeyi koruyucu yöntemlerle yapılması, hayvan ıslah programlarının uygulanması ve hayvansal ürünlerin pazarlanması bulunmaktadır. Meralardaki otlatma baskısının azaltılması için meranın niteliğine uygun hayvan yetiştiriciliğinin desteklenmesi, otlatma kapasitesinin belirlenerek münavebeli otlatmanın yapılması ve meraların sürdürülebilir yönetimine yönelik destekleme modellerinin oluşturulması mera alanı olarak kullanılan bozkırların korunması ve sürdürülebilir yönetimi için önemlidir. TRGM, tarım arazilerinin korunması ve amacına uygun kullanımını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, arazi ve toprak etüdü, sınıflama ve haritalama işlemlerini yapmak, tarımsal amaçlı arazi kullanım planlarını hazırlamak, hazırlatmak, tarımsal ürün planlaması ve desteklerini yönetmek, tarımsal sulamada verimliliği artırmak, uygun sulama tekniklerinin kullanılmasını sağlamak, küresel iklim değişikliği, kuraklık, çölleşme ile ilgili çalışmalar yapmak ve yaptırmak ile sorumludur. TRGM tarafından sekretarya ve koordinasyonu yürütülen Tarımsal Kuraklık Yönetimi Koordinasyon Kurulu koordinasyonunda Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı (2018-2022) kapsamında hayata geçirilen sürdürülebilir arazi yönetimi ve iklim dostu tarım uygulamaları, tarımsal biyolojik çeşitliliğin korunması ve tarımsal uygulamalarda iklim değişikliğine uyum kapasitesinin artırılması önemli çalışmalardır (Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 2018). TRGM Tarımsal Desteklemeler Daire Başkanlığı tarafından sekretarya ve Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 39 koordinasyonu yürütülen Tarımsal Destekleme ve Yönlendirme Kurulu bünyesinde tarımsal destek çerçevesinin, öncelikli konuların ve destek kalemlerinin ve miktarının belirlenmesi, tarımsal desteklerin yönlendirilmesi bozkır biyolojik çeşitliliğinin korunması açısından fırsatlar sunmaktadır. TKDK tarafından üreticinin çevrenin ve doğal kaynakların korunması yönünde vereceği taahhütlerden doğan gelir kayıplarının telafisi amacıyla Avrupa Birliği Katılım Öncesi Yardım Aracı Kırsal Kalkınma Programı (IPARD) uygulanmaktadır. Program kapsamındaki Tarım-Çevre Tedbirleri ile çiftçilerin toprağın, yer altı ve yüzey sularının, biyolojik çeşitliliğin ve yüksek doğal değere sahip tarım arazilerinin korunmasına destek olacak daha çevre dostu ve sürdürülebilir uygulamaları benimsemesi hedeflenmektedir. Bozkır alanlarında yaşayan kırsal nüfusun ekonomik yönden desteklenmesi ve bu alanlara uygun ekonomik faaliyetlerin ve üretim biçimlerinin teşvik edilmesi açısından önemli bir fırsat sunmaktadır. Bu kapsamda Ankara Polatlı’da seçilen tarım arazilerinde nesli tehlike altındaki bir bozkır kuşu olan toy (Otis tarda) dostu tarım uygulamalarının desteklenmesine yönelik bir tedbir programı geliştirilmektedir. TAGEM ve bağlı Araştırma Enstitüleri, tarla, bağ-bahçe, çayır-mera ve yem bitkileri üretim kaynakları, biyolojik çeşitlilik ve genetik kaynaklar, toprak ve su kaynaklarının etkin kullanımı, toprak neminin muhafazası, biyolojik gübre, biyolojik mücadele, arazi tahribatı, erozyon, kuraklık ve iklim değişikliği konularında araştırma projeleri hazırlamak ve yönetmekten sorumludur. Konya Toprak, Su ve Çölleşme ile Mücadele Araştırma Enstitüsü, doğal kaynakların korunması, biyolojik çeşitlilik, yarı kurak alanlara dayanıklı bitki türlerinin belirlenmesi üzerinde çalışmaktadır. Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü ve Kuraklık Test Merkezi, tahıllar, endüstri bitkileri, yemeklik tane baklagiller, tıbbi aromatik bitkiler, çayır-mera ve yem bitkileri, meyvecilik, sebzecilik, biyolojik çeşitlilik, genetik kaynaklar ve hayvancılık araştırmaları yapmaktadır. Bitkisel genetik çeşitliliğin korunması (genellikle ex-situ olarak) ve yönetiminden sorumlu enstitülerin başında, Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü (ETAE) ve Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü gelmektedir. Ulusal Gen Bankası, Türkiye Tohum Gen Bankası ve herbaryum bu enstitüler bünyesinde kurulmuştur. Bu çalışmalar, bozkır biyolojik çeşitliliğinin ve gen kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımına katkı vermektedir. TİGEM, bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak, çeşitlendirmek ve ürün kalitesini iyileştirmek amacıyla yetiştirdiği tohumluk, fidan, fide ve benzeri mallar ile ürettiği damızlık hayvan ve spermaların yetiştiricilere intikal ettirilmesinden sorumludur. Bozkır ekosistemlerinin ve buna bağlı türlerin yaşadığı işletmelerde yapılacak tarımsal uygulamalarda yerel bitki ve hayvan türlerinin yetiştiriciliğinin öne çıkarılması, kuru tarım uygulamalarının desteklenmesi, çevre dostu uygulamaların yapılması ve doğal ve yarı-doğal bozkır ekosistemlerinin korunması önemlidir. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü (ÇEM), Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ), Su Yönetim Genel Müdürlüğü (SYGM), Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) de bozkır ekosistemlerinin korunmasına yönelik doğrudan ve dolaylı plan ve programları olan diğer ilgili kurumlardır. Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı hizmet içi ve kamu dışı tarımsal eğitim ve yayım faaliyetlerine bozkırların biyolojik çeşitlilik değerlerinin ve sürdürülebilir kaynak kullanımının gözetilmesi ve eğitim programlarına dahil edilmesi ile önemli katkı sağlayacaktır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve İl Çevre ve Şehircilik Müdürlükleri, birçok diğer görevinin yanı sıra üst düzey planlamadan sorumlu temel kurumdur. Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü bu açıdan önemli bir konumdadır. Bu kapsamda kurum hâlihazırda çevre düzeni planlarını ve bütünleşik kıyı alanları planlarını hazırlamakta ve yakın gelecekte daha üst bir planlama bakışını hayata geçirecek Türkiye Mekânsal Strateji Planı hazırlama çalışmaları devam etmektedir. Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü, çevre kirliliğinin önlenmesi ve iklim değişikliğine uyum; Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü korunan alanların tescil, onay ve ilanı ve özellikle yetkisi altındaki Özel Çevre Koruma Bölgeleri ve doğal SİT alanlarının tespit, tescil ve onayı ve bu alanlarda yapılan biyolojik çeşitlilik, habitat, yönetim planlaması yetki ve sorumlulukları ile bozkır ekosistemleri için önem taşımaktadır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203040 Milli Eğitim Bakanlığı yaygın ve örgün eğitim; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bölgesel plan ve programlar içinde bozkırlar ile ilgili önceliklerinin yer alması; Akademik Kuruluşlar insan kaynağı, araştırma ve teknoloji geliştirme; Ziraat Odaları, Üretici Örgütleri ve Yetiştirici Birlikleri, doğa koruma konusunda çalışanlar başta olmak üzere Sivil Toplum Kuruluşları doğa koruma ve sürdürülebilir kaynak kullanımının benimsenmesi, uygulamaların yapılması ve yaygınlaştırılması; Özel Sektör uygulama ve finansman desteği ile bozkırların korunması ve sürdürülebilir yönetimi açısından önemli paydaşlardır. Yerel Yönetimler, yereldeki planlama ve yönetim yetkisi ve sürdürülebilir kaynak kullanımını gözeten tarımsal ve kırsal hizmetlerin desteklenmesi açısından önemli paydaşlardır. 06/12/2012 tarihinde kabul edilen ve 14/03/2013 tarihli ve 6447 sayılı Kanun ile adı ve bazı maddeleri değiştirilen “6360 sayılı Ondört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmiyedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile il toplam nüfusu 750.000’in üzerindeki Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa, Van ve Ordu illerinde sınırları il sınırlarıyla örtüşen büyükşehir belediyeleri kurulmuştur. Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Erzurum, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya, Mersin, Sakarya ve Samsun büyükşehir belediyelerinin sınırları ise il mülki sınırlarına kadar genişletilmiştir. Yukarıda isimleri sayılan 28 il ile İstanbul ve Kocaeli illerinde il özel idarelerinin tüzel kişiliği kaldırılmıştır. Ayrıca, bu illerde köy ve belde belediyelerinin de tüzel kişilikleri kaldırılarak mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine bağlanmıştır. Bu durumda büyükşehir belediye yönetimi, şehir yönetiminden alan yönetimine doğru bir genişleme göstermektedir. Bu durum ile birlikte, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile birlikte Yerel Yönetimler tarım alanları, meralar ve ormanlar üzerinde yapılaşmanın yarattığı baskının azaltılması ve bu alanların amaç dışı kullanımının önlenmesi konusunda önemli bir yetkiye sahiptir. Özellikle büyükşehir belediye sınırlarının il sınırlarına genişletilmesi sonrasında mera, yaylak, kışlak ve kamuya ait otlak ve çayırların yapılaşma baskısından korunması amacıyla yeni tedbirler alınması gerekmektedir. Bozkırların korunması ve yönetiminden sorumlu kurumsal tek bir yapı bulunmamakla birlikte farklı kurumlar bünyesinde kapasite ve çeşitli mekanizmalar bulunmaktadır. Bu durumda, bozkırların korunması ve yönetimi için kurumsal iş birliği konusu çok daha önem kazanmaktadır. Ayrıca, bu kurumların çalışmalarındaki örtüşmelerin önlenmesi ve eş güdümün sağlanması için bilgi paylaşımı ve koordinasyon ile bu kapasitenin artırılmasına ve çalışmaların daha etkin hale getirilmesine ihtiyaç vardır. Bu doğrultuda, farklı stratejik amaçlar altında kurumsal yapılanma, kapasite artırımı ve eş güdüm konularına öncelik verilmektedir. Ayrıca, yönetişim bölümünde daha etkin çalışmayı sağlayacak bir yönetişim yapısının oluşturulmasına dair öneriler sunulmaktadır. 2.8.3. Bozkırların Korunması ve Yönetimi Konularında Mevzuat ve Kurumsal Sorumlulukların Değerlendirilmesi Strateji ve eylem planının bu bölümünde, hem bozkırların korunması ve yönetimi ile ilişkili kanun ve yönetmelikler hem de bu konudaki kilit kurumların görev ve sorumlulukları verilmektedir. DKM uzmanları tarafından bu kapsamda farklı değerlendirmeler gerçekleştirilmiştir. İlk olarak merkezi ve yerel düzeyde kurumsal yapılanmaya dair bir şema hazırlanmıştır (Şekil 11). İkinci olarak da mevzuat ve kurumların görev ve sorumlulukları bir arada incelenerek, bozkırların korunması ve yönetimi ile ilişkili kilit konulardaki örtüşmeler ve boşluklar ortaya konmuştur. Bu amaçla hazırlanan Tablo 5’te, bozkırların korunması ve yönetimi ile ilişkili kilit konu başlıkları altında mevzuat ve kurumsal sorumluluklar iki farklı eksende değerlendirilmiştir. Kanun ve yönetmelikler açısından yapılan değerlendirme tablonun ana ekseninde gösterilmiştir. Farklı konu başlıkları, hangi mevzuat tarafından kapsanmakta ise, ilgili hücreler yeşil ile boyalı olarak verilmiştir. Ayrıca, farklı konu başlıklarındaki kurumsal sorumluluklar tablonun en sonundaki sütunda belirtilmiştir. Kurumların görev ve sorumlulukları ile ilgili değerlendirme, Türkiye’nin Bozkır Ekosistemlerinin Korunması ve Sürdürülebilir Yönetimi Projesi kapsamında 2-3 Aralık 2019 tarihlerinde Şanlıurfa’da gerçekleştirilen Birinci Ulusal Bozkır Koruma Çalıştayı’nda katılımcı kurumlar ile birlikte yapılan anket çalışması değerlendirme sonuçlarına dayanmaktadır. Söz konusu çalışmada, farklı kurumların görevleri ve sorumluluklarının ne kadar örtüştüğü ve bozkırların sürdürülebilir yönetimi için iş birliğinin önemi ortaya çıkmıştır. Birinci Ulusal Bozkır Koruma Çalıştayı katılımcılarından 90 uzmanın katıldığı bu değerlendirmenin sonuçları Ek 2’de sunulmaktadır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 41 Şe ki l 1 1. K ur um sa l y ap ıla nm a şe m as ı Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203042 Tablo 5. Bozkırların korunması ve yönetimi ile ilişkili konularda mevzuat ve kurumsal sorumlulukların değerlendirilmesi BOZKIRLARIN KORUNMASI VE YÖNETİMİ İLE İLGİLİ MEVZUAT KURUMLAR * Ana sorumlu kurum ** İlgili Kurumlar M er a Ka nu nu M er a Yö ne tm el iğ i O rm an K an un u O rm an A m en aj m an Y ön et m el iğ i M ill i A ğa çl an dı rm a ve E ro zy on K on tr ol ü Se fe rb er lik K an un u Ağ aç la nd ırm a Yö ne tm el iğ i Ağ aç la nd ırm a ve E ro zy on K on tr ol ü Hi zm et le rin e İli şk in Y ön . Çe vr e Ka nu nu M ill i P ar kl ar K an un u Ka ra A vc ılı ğı K an un u Kü ltü r v e Ta bi at V ar lık la rın ı K or um a K. Su la k Al an la rın K or un m as ı Y ön et m el iğ i Ko ru na n Al an la rın Te sp it, Te sc il ve O na yı na İl işk in U . E . Y . Ta rım K an un u Ta rım H av za la rı Yö ne tm el iğ i İy i T ar ım U yg ul am al ar ı H ak kı nd a Y. To pr ak K or um a ve A ra zi Ku lla nı m ı K an un u ve D eğ işi kl ik K n. Ta rım A ra zil er in in K or un , Ku lla nı l ve P la nl an (m as ı) Da ir Y. ÇA TA K Pr og ra m ın ı T er ci h Ed en Ü re tic ile rin D es te kl en m es in e ve Bu il er e Te kn ik Y ar dı m S ağ la nm as ın a Da ir. Y n. O rg an ik T ar ım K an un u ve O rg an ik T ar ım ın E s. v e Dü z. il ş. Y. Su la m a Al an la rın da A ra zi Dü ze nl en m es in e Da ir Ta r. Re f. Kn . Ar az i T op lu la şt ırm as ı v e Ta rla İç i G el işt irm e Hi z. U y. Y ön . Ha vz a Yö ne tim P la nl ar ın ın H az ırl an m as ı, U yg ul an m as ı v e Ta ki bi Y ön . Bi yo gü ve nl ik K an un u Ve te rin er H izm et le ri, B itk i S ağ lığ ı, Gı da v e Ye m K an un u To hu m cu lu k Ka nu nu Do ğa l Ç iç ek S oğ an la rın ın S ök üm ü, Ü re tim i v e Ti ca re tin e ilş . Y . KONU BAŞLIKLARI Önemli türlerin korunması* *DKMPGM **OGM-TAGEM BÜGEM HAYGEM Bitki gen kaynaklarının korunması* *TAGEM BÜGEM **DKMPGM OGM-HAYGEM Hayvansal gen kaynaklarının korunması *TAGEM DKMPGM HAYGEM (besi hayvanları) **BÜGEM-OGM Bitki örtüsünün korunması *DKMPGM BÜGEM-OGM **TAGEM HAYGEM Orman içi-kenarı meraların/ bozkırların korunması *OGM **BÜGEM DKMPGM TAGEM HAYGEM Bitki türü kompozisyonun korunması – Yem bitkileri çeşitliliği* *BÜGEM **TAGEM DKMPGM OGM-HAYGEM Bitki türü kompozisyonun korunması – Tür çeşitliliği* *BÜGEM DKMPGM **TAGEM-OGM HAYGEM Toprağın korunması (orman, tarım alanlarında erozyon dahil) *OGM-BÜGEM TAGEM-TRGM ÇEM **DKMPGM HAYGEM Otlatmanın planlanması *BÜGEM HAYGEM **OGM-TAGEM DKMPGM Meraların taşıma kapasitesinin belirlenmesi *BÜGEM HAYGEM **TAGEM OGM- DKMPGM Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 43 BOZKIRLARIN KORUNMASI VE YÖNETİMİ İLE İLGİLİ MEVZUAT KURUMLAR * Ana sorumlu kurum ** İlgili Kurumlar M er a Ka nu nu M er a Yö ne tm el iğ i O rm an K an un u O rm an A m en aj m an Y ön et m el iğ i M ill i A ğa çl an dı rm a ve E ro zy on K on tr ol ü Se fe rb er lik K an un u Ağ aç la nd ırm a Yö ne tm el iğ i Ağ aç la nd ırm a ve E ro zy on K on tr ol ü Hi zm et le rin e İli şk in Y ön . Çe vr e Ka nu nu M ill i P ar kl ar K an un u Ka ra A vc ılı ğı K an un u Kü ltü r v e Ta bi at V ar lık la rın ı K or um a K. Su la k Al an la rın K or un m as ı Y ön et m el iğ i Ko ru na n Al an la rın Te sp it, Te sc il ve O na yı na İl işk in U . E . Y . Ta rım K an un u Ta rım H av za la rı Yö ne tm el iğ i İy i T ar ım U yg ul am al ar ı H ak kı nd a Y. To pr ak K or um a ve A ra zi Ku lla nı m ı K an un u ve D eğ işi kl ik K n. Ta rım A ra zil er in in K or un , Ku lla nı l ve P la nl an (m as ı) Da ir Y. ÇA TA K Pr og ra m ın ı T er ci h Ed en Ü re tic ile rin D es te kl en m es in e ve Bu il er e Te kn ik Y ar dı m S ağ la nm as ın a Da ir. Y n. O rg an ik T ar ım K an un u ve O rg an ik T ar ım ın E s. v e Dü z. il ş. Y. Su la m a Al an la rın da A ra zi Dü ze nl en m es in e Da ir Ta r. Re f. Kn . Ar az i T op lu la şt ırm as ı v e Ta rla İç i G el işt irm e Hi z. U y. Y ön . Ha vz a Yö ne tim P la nl ar ın ın H az ırl an m as ı, U yg ul an m as ı v e Ta ki bi Y ön . Bi yo gü ve nl ik K an un u Ve te rin er H izm et le ri, B itk i S ağ lığ ı, Gı da v e Ye m K an un u To hu m cu lu k Ka nu nu Do ğa l Ç iç ek S oğ an la rın ın S ök üm ü, Ü re tim i v e Ti ca re tin e ilş . Y . KONU BAŞLIKLARI Otlayacak hayvan sayısı ve tipinin belirlenmesi *HAYGEM BÜGEM **TAGEM OGM- DKMPGM Meraların tahsisi (genel ve orman rejimindeki, önemli türlerin bulunduğu alanlar) *BÜGEM-OGM **HAYGEM TAGEM DKMPGM Amaç dışı kullanımın engellenmesi (taş ocağı, güneş santrali, ağaçlandırma vb.) *BÜGEM-OGM DKMPGM **TAGEM HAYGEM Bozkır veya meraların iyileştirilmesi ve ıslah edilmesine yönelik araştırma yapılması *TAGEM BÜGEM **OGM DKMPGM HAYGEM Bozkır veya meraların iyileştirilmesi ve ıslah edilmesine yönelik uygulamaların yapılması *BÜGEM DKMPGM-ÇEM ** TAGEM OGM-HAYGEM Biyolojik çeşitliliği destekleyen tarımsal uygulamalar * BÜGEM TRGM-TKDK ** TAGEM DKMPGM (korunan alanlar) * Önemli türlerin korunması ve bitki genetik kaynaklarının korunması konularında korumanın in-situ (yerinde) ve ex-situ (dışarıda) olarak ayrılması ve kurumsal sorumlulukların bu çerçevede tanımlanması önemlidir. Bu konularda iş birliklerine daha fazla ihtiyaç bulunmaktadır. **Bitki türü kompozisyonun korunması – Yem bitkileri çeşitliliği ve tür çeşitliliği altında görev ve sorumlulukların ayrı olarak değerlendirilmesi için iki farklı başlık olarak verilmektedir. Ancak hem yem bitkisi çeşitliliği hem de biyolojik çeşitlilik açısından önemli alanlarda, kurumsal yetkiler anlamındaki örtüşme nedeniyle iş birliklerine ihtiyaç bulunmaktadır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203044 © Ce ng iz Ta pa n Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 45 3. Türkiye Bozkırlarına Yönelik Mekânsal Değerlendirmeler 3.1. Mevcut Durum: Bozkırların Korunması ve Yönetimi Stratejinin 2.3. Bölümü’nde detaylandırıldığı üzere, Türkiye’de potansiyel olarak bozkır ve bozkır ormanı (bozkırların hâkim olduğu ekolojik bölgelerde yer alan seyrek veya kapalı orman oluşturan alanlar) ekosistemlerini içeren bölge yaklaşık 33,5 milyon hektarlık bir alanı kapsamaktadır. Doğa Koruma Merkezi tarafından yapılan güncel analizlere göre potansiyel bozkır bölgesi içinde yaklaşık 17 milyon ha bozkır alanı ve 552.334 ha bozkır ormanı bulunmaktadır. Bozkır alanlarının Türkiye coğrafi bölgelerine göre dağılımına bakıldığında, 17,5 milyon hektarlık bozkır alanı ve bozkır ormanları toplamının %42’si İç Anadolu Bölgesi, %36’sı Doğu Anadolu, %14’ü Güneydoğu Anadolu Bölgesi, %5’i Karadeniz Bölgesi, %2’si Akdeniz Bölgesi ve %1’i Ege Bölgesi’nde bulunmaktadır (Tablo 6). Tablo 6. Bozkır alanlarının ve bozkır ormanlarının coğrafi bölgelere göre dağılımı Coğrafi Bölge Adı Bozkır alanı (ha) Bozkır ormanı (ha) Oran (%)* İç Anadolu 7.100.719 286.857 42 Doğu Anadolu 6.240.417 87.486 36 Güneydoğu Anadolu 2.401.139 10.283 14 Karadeniz 760.401 165.339 5 Akdeniz 320.070 1.028 2 Ege 208.136 1.341 1 * Oran, bozkır alanlarının ve bozkır ormanlarının coğrafi bölgelere göre dağılımını göstermektedir. İkinci olarak potansiyel bozkır bölgesi sınırları içindeki bozkır alanlarının iller bazında kapladıkları alan büyüklüğü ve bunların il yüzölçümlerine oranı değerlendirilmiştir. İl bazında en geniş alan kaplayan bozkırlar incelendiğinde, özellikle Sivas, Konya, Van ve Erzurum’un büyük alanlarda bozkır bitki örtüsünü barındırdığı belirlenmiştir (bozkır alanları toplamı sırasıyla 1.539.635 ha, 1.355.367 ha, 1.282.438 ha, 1.041.766 ha; Tablo 7, Şekil 12). Bozkır bitki örtüsü barındıran alanların il yüzölçümüne oranının en yüksek olduğu iller ise Iğdır (%70), Bayburt (%63) ve Ağrı’dır (%61). Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203046 Şekil 12. Potansiyel bozkır bölgesi içindeki bozkır alanları ve bozkır ormanlarının dağılımı. (Harita, Doğa Koruma Merkezi tarafından üretilen potansiyel bozkır bölgesi sınırı, tescilli mera, orman meşcere ve CORINE (2018) verileri ile uydu görüntüleri kullanılarak üretilmiştir). © Ba ha tti n Çe lik K Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 47 İl ad ı+ Co ğr afi Bö lg e Ad ı Al an ı ( ha ) Po ta ns iy el bo zk ır bö lg e si nd ek i a la nı (h a) Po ta ns iy el bo zk ır bö lg es iy le ke si şi m i (% )* Bo zk ır al an ı (h a) Bo zk ır or m an ı (h a) İld ek i bo zk ır al an ı or an ı (% )* * İld ek i bo zk ır or m an ı or an ı (% )* * Te sc ill i m er a al an ı (h a) ** * Ta rım a ra zi le ri al an ı (h a) ** ** Bü yü kb aş ha yv an sa yı sı Kü çü kb aş ha yv an sa yı sı N üf us Si va s İç A na do lu 2. 85 4. 65 1 2. 35 1. 21 2 82 1. 53 9. 63 5 36 .2 17 54 1 67 0. 03 9 72 8. 62 4 35 7. 86 6 57 8. 43 6 64 6. 60 8 Ko ny a İç A na do lu 4. 07 8. 65 7 3. 51 5. 03 3 86 1. 35 5. 36 7 49 .7 32 33 1 56 3. 92 6 1. 87 3. 50 3 92 1. 57 2 2. 25 2. 46 1 2. 20 5. 60 9 Va n Do ğu A na do lu 2. 11 3. 10 1 1. 83 5. 38 1 87 1. 28 2. 43 8 31 4 61 0, 01 1. 02 4. 79 1 31 0. 94 0 17 7. 34 6 2. 65 0. 53 1 1. 12 3. 78 4 Er zu ru m Do ğu A na do lu 2. 52 3. 96 0 1. 61 4. 39 7 64 1. 04 1. 76 6 30 .7 46 41 1 50 3. 64 2 51 2. 57 2 76 8. 99 7 74 6. 73 3 76 7. 84 8 Ka ys er i İç A na do lu 1. 69 3. 64 2 1. 51 8. 41 8 90 79 9. 55 4 6. 99 9 47 0, 41 34 1. 37 0 64 7. 25 4 34 9. 69 6 64 7. 09 3 1. 38 9. 68 0 An ka ra İç A na do lu 2. 54 6. 88 3 2. 18 5. 54 6 86 77 5. 04 0 64 .3 42 30 3 10 3. 53 3 1. 15 8. 22 5 53 8. 75 5 1. 58 1. 79 5 5. 50 3. 98 5 Şa nl ıu rf a Gü ne yd oğ u An ad ol u 1. 94 1. 34 3 1. 93 9. 57 7 10 0 76 1. 68 8 1. 71 4 39 0, 09 27 3. 65 4 1. 10 0. 57 5 35 2. 08 4 2. 14 8. 66 4 2. 03 5. 80 9 M al at ya Do ğu A na do lu 1. 24 0. 08 0 1. 09 0. 46 5 88 74 5. 08 9 16 .1 61 60 1 13 5. 48 6 29 5. 55 1 17 4. 32 1 33 8. 43 3 79 7. 03 6 Ağ rı Do ğu A na do lu 1. 15 6. 20 8 1. 14 8. 91 8 99 71 0. 89 2 2. 68 7 61 0, 23 16 .0 23 39 3. 01 9 38 8. 45 2 1. 32 2. 80 5 53 9. 65 7 Di ya rb ak ır Gü ne yd oğ u An ad ol u 1. 53 9. 83 1 1. 39 5. 03 1 91 68 0. 73 3 7. 55 8 44 0, 49 12 1. 44 8 65 8. 31 4 58 9. 46 2 1. 83 4. 63 9 1. 73 2. 39 6 Er zin ca n Do ğu A na do lu 1. 17 2. 60 6 77 0. 24 1 66 58 1. 87 6 21 .1 79 50 2 21 5. 99 9 14 9. 07 1 11 4. 91 5 43 4. 45 7 23 6. 03 4 M ar di n Gü ne yd oğ u An ad ol u 87 4. 26 3 87 3. 86 8 10 0 53 5. 60 2 9 61 0, 00 36 .5 58 32 2. 13 7 11 6. 82 5 97 5. 48 2 82 9. 19 5 Ka rs Do ğu A na do lu 1. 02 9. 91 3 95 3. 79 0 93 49 8. 96 4 4. 72 9 48 0, 46 54 .0 91 42 0. 36 2 45 0. 10 1 45 6. 50 0 28 8. 87 8 El az ığ Do ğu A na do lu 93 2. 03 6 74 1. 12 9 80 48 3. 14 1 3. 66 6 52 0, 39 67 .1 17 18 4. 50 3 18 7. 41 8 69 8. 74 5 59 5. 63 8 N iğ de İç A na do lu 70 3. 91 6 64 5. 63 7 92 39 9. 87 1 1. 70 7 57 0, 24 12 0. 23 6 23 0. 14 9 17 2. 47 7 57 2. 96 9 36 4. 70 7 Ka ra m an İç A na do lu 88 3. 83 8 60 6. 05 4 69 38 9. 13 4 62 7 44 0, 07 14 5. 01 0 21 0. 92 0 68 .2 66 66 2. 85 3 25 1. 91 3 Ta bl o 7. P ot an siy el b oz kı r b öl ge si iç in de b ul un an il le rd ek i b oz kı r a la nı , b oz kı r o rm an ı a la nı , t es ci lli m er a al an ı, ta rım a ra zil er i a la nı , h ay va n sa yı la rı ve n üf us v er ile rin in d ağ ılı m ı Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203048 İl ad ı+ Co ğr afi Bö lg e Ad ı Al an ı ( ha ) Po ta ns iy el bo zk ır bö lg e si nd ek i a la nı (h a) Po ta ns iy el bo zk ır bö lg es iy le ke si şi m i (% )* Bo zk ır al an ı (h a) Bo zk ır or m an ı (h a) İld ek i bo zk ır al an ı or an ı (% )* * İld ek i bo zk ır or m an ı or an ı (% )* * Te sc ill i m er a al an ı (h a) ** * Ta rım a ra zi le ri al an ı (h a) ** ** Bü yü kb aş ha yv an sa yı sı Kü çü kb aş ha yv an sa yı sı N üf us Yo zg at İç A na do lu 1. 34 3. 22 8 1. 20 2. 10 0 89 35 7. 00 9 73 .9 61 27 6 72 .9 93 74 7. 41 9 24 7. 80 9 37 8. 79 8 42 4. 98 1 Es ki şe hi r İç A na do lu 1. 41 1. 62 8 83 5. 24 8 59 32 7. 54 3 3. 33 7 23 0, 24 13 5. 00 4 47 0. 61 9 15 5. 27 3 80 0. 73 2 87 1. 18 7 Ak sa ra y İç A na do lu 77 8. 83 5 77 8. 83 5 10 0 26 7. 92 2 1. 21 4 34 0, 16 14 0. 28 5 40 4. 88 9 26 6. 48 3 67 8. 63 5 41 2. 17 2 Ka hr am an m ar aş Ak de ni z 1. 43 1. 75 9 42 2. 33 9 29 26 7. 31 2 54 3 19 0, 04 13 1. 05 8 14 3. 37 2 21 5. 22 3 83 7. 58 9 1. 14 4. 85 1 Ça nk ırı İç A na do lu 74 9. 58 0 47 4. 40 4 63 26 0. 14 3 32 .7 25 35 4 93 .0 15 17 5. 34 8 15 1. 09 9 12 9. 20 3 21 6. 36 2 Iğ dı r Do ğu A na do lu 36 5. 99 4 36 4. 31 2 10 0 25 7. 16 8 84 70 0, 02 81 .4 69 95 .8 63 15 0. 63 3 1. 02 8. 32 2 19 7. 45 6 Ço ru m Ka ra de ni z 1. 26 0. 58 9 77 1. 93 7 61 24 6. 26 4 89 .5 16 20 7 36 .2 92 41 5. 71 3 24 1. 48 5 23 4. 41 2 53 6. 48 3 Ba yb ur t Ka ra de ni z 38 1. 83 1 37 2. 52 6 98 23 9. 20 4 13 .0 08 63 3 76 .6 06 11 2. 21 3 98 .0 60 48 .7 87 82 .2 74 Ar da ha n Do ğu A na do lu 50 2. 53 8 38 4. 62 6 77 23 7. 27 3 6. 80 6 47 1 15 0. 94 9 12 1. 38 3 30 6. 92 5 74 .2 38 98 .9 07 Kı rş eh ir İç A na do lu 66 5. 49 5 66 5. 49 5 10 0 23 5. 12 0 6. 54 9 35 1 70 .4 04 38 1. 71 8 22 3. 14 5 27 7. 17 0 24 1. 86 8 Ba tm an Gü ne yd oğ u An ad ol u 45 2. 97 5 35 5. 65 6 79 22 0. 46 6 0 49 0 19 .8 20 11 8. 15 0 10 7. 78 4 82 0. 15 5 59 9. 10 3 Af yo nk ar ah isa r Eg e 1. 39 7. 48 4 49 0. 55 5 35 20 8. 13 6 1. 34 1 15 0, 10 18 .3 52 24 4. 02 7 39 1. 50 7 94 9. 97 3 72 5. 56 8 Kı rık ka le İç A na do lu 48 7. 68 3 48 7. 68 3 10 0 19 9. 76 2 8. 89 2 41 2 43 .0 53 26 0. 50 1 73 .2 16 13 5. 10 2 28 6. 60 2 N ev şe hi r İç A na do lu 55 7. 88 4 55 7. 88 4 10 0 19 4. 62 0 55 6 35 0, 10 71 .6 75 34 6. 07 3 90 .6 83 14 5. 97 0 29 8. 33 9 Ha kk ar i Do ğu A na do lu 73 0. 84 5 18 6. 91 6 26 15 3. 50 7 0 21 0 62 .8 13 26 .4 32 44 .4 43 66 8. 04 1 28 6. 47 0 Gü m üş ha ne Ka ra de ni z 66 6. 19 1 28 9. 11 0 43 15 3. 20 5 42 .8 96 23 6 23 .2 91 82 .4 49 82 .2 02 37 .3 39 16 2. 74 8 Şı rn ak Do ğu A na do lu 72 4. 03 4 17 6. 98 3 24 12 0. 46 1 0 17 0 10 .9 72 52 .8 19 71 .1 20 1. 13 8. 62 9 52 4. 19 0 Si irt Gü ne yd oğ u An ad ol u 57 4. 49 0 14 3. 03 4 25 92 .4 39 23 16 0, 00 15 .8 34 49 .7 39 34 .9 18 1. 25 0. 45 3 33 1. 67 0 Ad ıy am an Gü ne yd oğ u An ad ol u 73 2. 36 7 28 4. 87 2 39 69 .4 45 97 8 9 0, 13 18 .8 56 16 2. 03 0 12 9. 19 4 34 3. 57 7 62 4. 51 3 M uş Do ğu A na do lu 88 0. 17 8 21 0. 33 8 24 62 .4 47 9 7 0, 00 3. 04 1 13 9. 31 7 30 6. 54 2 1. 04 1. 10 2 40 7. 99 2 To ka t Ka ra de ni z 98 9. 63 9 14 2. 44 6 14 50 .3 33 10 .6 38 5 1 8. 60 0 76 .8 20 31 0. 43 1 39 0. 19 0 61 2. 64 6 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 49 + Ta bl o sır al am as ı b oz kı r al an b üy ük lü ğü ne g ör e ya pı lm ışt ır. T ab lo da ki te sc ill i m er a al an b üy ük lü kl er i N isa n 20 20 , n üf us v e ha yv an is ta tis tik le ri ve ril er i i se 2 01 8 iti ba riy le gü nc el di r. * İli n yü zö lç üm ün ün p ot an siy el b oz kı r b öl ge si ile k es işi m in in < % 50 o ld uğ u ill er g ri ile g ös te ril m işt ir. K es işi m in % 1’ de n da ha d üş ük o ld uğ u ill er g ös te ril m em işt ir. ** B u or an da il in y üz öl çü m ün ün ta m am ı d ik ka te a lın m ışt ır. ** * İld ek i p ot an siy el b oz kı r b öl ge si iç in de k al an te sc ill i m er al ar ın a la n bü yü kl üğ ü ve ril m işt ir. ** ** İl de ki p ot an siy el b oz kı r bö lg es i i çi nd e ka la n ta rım a ra zil er in in b üy ük lü ğü v er ilm işt ir. T ar ım a ra zil er i b ilg isi C O RI N E 20 18 A ra zi Ku lla nı m ı v e Ar az i Ö rt üs ü ve ril er in de n al ın m ışt ır (2 11 ,2 12 ,2 13 ,2 21 ,2 22 ,2 23 ,2 31 ,2 41 ,2 42 ,2 43 ,2 44 ko dl u ar az i s ın ıfl ar ı). B oz kı rla r i le ka rış ık ta rım a ra zil er in i a yı rt e de bi lm ek iç in u yg ul an an y ön te m le r 2 .3 b öl üm ün de de ta yl an dı rıl m ışt ır. B u sın ıfl ar da b oz kı r o la ra k sın ıfl an dı rıl m ay an a ra zil er ta rım a ra zil er i o la ra k de ğe rle nd iri lm işt ir. ** ** * Ta bl od a po ta ns iy el b oz kı r b öl ge siy le k es işi m i % 1’ de n bü yü k ol an il le r g ös te ril m işt ir ve b u ill er in b ilg ile ri to pl am a da hi l e di lm işt ir. İl ad ı+ Co ğr afi Bö lg e Ad ı Al an ı ( ha ) Po ta ns iy el bo zk ır bö lg e si nd ek i a la nı (h a) Po ta ns iy el bo zk ır bö lg es iy le ke si şi m i (% )* Bo zk ır al an ı (h a) Bo zk ır or m an ı (h a) İld ek i bo zk ır al an ı or an ı (% )* * İld ek i bo zk ır or m an ı or an ı (% )* * Te sc ill i m er a al an ı (h a) ** * Ta rım a ra zi le ri al an ı (h a) ** ** Bü yü kb aş ha yv an sa yı sı Kü çü kb aş ha yv an sa yı sı N üf us Tu nc el i Do ğu A na do lu 77 0. 33 4 86 .3 20 11 44 .1 07 0 6 0 3. 74 0 19 .3 16 33 .9 39 36 8. 08 9 88 .1 98 Gi re su n Ka ra de ni z 70 4. 64 1 60 .9 87 9 35 .5 12 7. 81 7 5 1 4. 97 7 15 .6 08 11 2. 48 1 10 6. 10 1 45 3. 91 2 Ga zia nt ep Gü ne yd oğ u An ad ol u 68 1. 46 9 19 7. 56 4 29 33 .5 41 0 5 0 9. 71 4 15 5. 29 0 27 1. 87 9 62 5. 94 9 2. 02 8. 56 3 Ar tv in Ka ra de ni z 75 6. 61 2 28 .8 90 4 27 .3 92 55 7 4 0, 07 14 .4 67 77 7 61 .1 74 12 9. 79 4 17 4. 01 0 M er sin Ak de ni z 1. 59 3. 00 8 26 .8 07 2 26 .7 70 0 2 0 4. 89 2 27 3 11 5. 47 3 1. 37 0. 42 0 1. 81 4. 46 8 Ad an a Ak de ni z 1. 41 4. 06 0 33 .6 03 2 24 .2 20 43 5 2 0, 03 5. 85 2 7. 96 2 26 5. 43 0 80 7. 90 0 2. 22 0. 12 5 Bi tli s Do ğu A na do lu 83 4. 61 3 23 4. 01 2 28 16 .7 27 1. 07 7 2 0, 13 10 .2 16 40 .0 09 94 .8 80 64 5. 29 1 34 9. 39 6 Ri ze Ka ra de ni z 39 7. 29 1 8. 04 6 2 8. 03 8 0 2 0 6. 36 7 0 25 .4 80 27 .6 60 34 8. 60 8 Ki lis Gü ne yd oğ u An ad ol u 14 1. 22 3 55 .6 41 39 7. 22 6 0 5 0 2. 18 8 45 .7 21 12 .9 99 21 0. 00 9 14 2. 54 1 Bi ng öl Do ğu A na do lu 81 7. 26 2 5. 21 6 1 4. 56 1 27 1 0, 00 0 42 4 13 2. 77 2 51 0. 78 1 28 1. 20 5 To pl am ** ** * 52 .4 80 .6 87 33 .5 19 .0 82 17 .0 28 .6 62 55 1. 37 8 5. 73 9. 71 7 14 .1 07 .9 96 10 .5 53 .2 35 34 .1 13 .0 07 36 .2 96 .1 85 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203050 Değerlendirmede göz önüne alınan bir diğer unsur da bozkır bitki örtüsünün baskın olduğu illerdeki nüfus yoğunluğu olmuştur. Büyük oranda bozkır alanı barındıran (≥%50) illerin toplam nüfusu genel olarak yüksektir ve Türkiye nüfusunun yaklaşık %29’una denk gelmektedir (23,6 milyon). Bu iller arasında Ankara, Konya ve Şanlıurfa nüfusun en yoğun olduğu illerken, Bayburt, Ardahan ve Iğdır nüfus yoğunluğunun en düşük olduğu illerdir (Tablo 7). Nüfusun yoğun olduğu ve yerleşim alanlarının daha geniş alanlar kapladığı illerde bozkırlar üzerinde baskının daha yoğun olması beklenmektedir. CORINE 2018 Arazi Kullanımı ve Arazi Örtüsü verilerine göre potansiyel bozkır bölgesi içinde yerleşim alanları 411.947 ha alan kaplamaktadır ve potansiyel bozkır bölgesinin toplam alanının %1,4’üne denk gelmektedir (Şekil 13). Bu kapsamda hem nüfusun yoğun olduğu hem de geniş bozkır alanlarına sahip olan Ankara, Konya, Şanlıurfa, Diyarbakır, Kayseri ve Van illerinde bozkırlar üzerinde insan-kaynaklı baskının yüksek olduğu söylenebilir. Şekil 13. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içindeki bozkır alanları (17 milyon ha) üzerindeki yerleşim baskısı. (Haritada CORINE 2018 Arazi Kullanımı ve Arazi Örtüsü verilerinden yerleşim alanları (411.947 ha) gösterilmektedir). Bozkırlar, sahip oldukları biyolojik çeşitliliğin yanı sıra yöre halkı için hayvancılık faaliyetlerinde mera olarak kullanılmasıyla da ekonomik olarak önemli bir gelir kaynağıdır. Türkiye genelinde hayvancılığın en yoğun yapıldığı iller, potansiyel bozkır bölgesi sınırları içinde bulunmaktadır. Potansiyel bozkır bölgesi içinde hayvan sayısının en çok olduğu iller Konya, Van ve Şanlıurfa iken (Şekil 14, Tablo 7), tescilli mera alanlarının en geniş alan kapladığı iller Van, Sivas ve Konya’dır (Şekil 15, Tablo 7). Tüm iller içinde geniş mera alanlarına sahip olan Van ve Konya, yüksek hayvan sayıları ile de öne çıkmaktadır. Potansiyel bozkır bölgesi içindeki tescilli mera alanları 5.739.717 ha alan kaplamaktadır. K Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 51 Şekil 14. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içinde il bazında bozkır alanı oranı ve hayvan sayısı (Veri Kaynağı: TÜİK hayvancılık istatistikleri). Şekil 15. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içindeki tescilli meraların dağılımı (5.739.717 ha) (Veri Kaynağı: Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü, 2020). K K Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203052 3.1.1. Korunan Alanlar Potansiyel bozkır bölgesi içinde 9 Milli Park (MP), 6 Tarihi Milli Park (TMP) olmak üzere 15 Milli Park, 39 Statülü Sulak Alan, 2 Tabiatı Koruma Alanı (TKA), 19 Yaban Hayatı Geliştirme Sahası (YHGS), 10 Tabiat Anıtı (TA), 32 Tabiat Parkı (TP) ve 3 Özel Çevre ve Koruma Bölgesi (ÖÇKB) olmak üzere toplam 119 yasal statülü korunan alan bulunmaktadır (Tablo 8, Şekil 16). Bölgedeki korunan alanlar toplam 1.634.418 ha alan kaplamaktadır ve bu alan toplamı Türkiye’deki korunan alanların yüzölçümünün %29’una, korunan alan sayısının da %20 ’sine karşılık gelmektedir. Korunan alanların toplam yüzölçümleri ise potansiyel bozkır bölgesinin %5’ini kapsamaktadır. Bir diğer deyişle potansiyel bozkır bölgesinin %5’i yasal statülü korunan alanlarla koruma altındadır. Bozkır alanlarındaki korunan alan temsiliyetine bakıldığında ise yaklaşık 17,5 milyon hektarlık bozkır ve bozkır ormanları alanlarının %4’ü (694.200 ha) resmi statülü bir biçimde korunmaktadır. Tablo 8. Korunan alanların sayıları ve kapladıkları alan Potansiyel bozkır bölgesi Türkiye Oran (%) Korunan alan tipi Korunan alan sayısı Alan (ha) Korunan alan sayısı Alan (ha) Korunan alan sayısı Alan Milli Park 15 285.857 45 913.110 33 31 Sulak alanlar 39 536.263 72 1.064.637 54 48 Tabiatı Koruma Alanı 2 19.213 30 46.767 7 41 Yaban Hayatı Geliştirme Sahası 19 338.702 84 1.162.788 23 29 Tabiat Anıtı 10 -* 115 - 9 Tabiat Parkı 32 9.255 249 107.360 13 9 Özel Çevre Koruma Bölgesi 3 773.167 18 2.601.597 17 30 Toplam** 120 1.634.418 613 5.720.304 20 29 * Tabiat Anıtlarının tamamının alan büyüklüğü verisi bulunmadığı için boş bırakılmıştır. ** Toplam alan hesaplanırken birden fazla korunan alan statüsüne sahip alanlarda örtüşen değer toplama dahil edilmemiştir. Şekil 16. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içindeki yasal statülü korunan alanlar. (Veri Kaynağı: TOB Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile ÇŞB Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü verileri). K Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 53 Türkiye potansiyel bozkır bölgesindeki korunan alanlar, sulak alanlar, göller, ormanlar, bozkırlar gibi farklı tipte ekosistemleri barındırmaktadır. Bu korunan alanlarda bozkır ekosisteminin temsiliyetini değerlendirebilmek için ayrı bir çalışma yapılmıştır. Bu kapsamda, potansiyel bozkır bölgesi içindeki korunan alanlardaki bozkır bitki örtüsünün yoğunluğuna bakılmıştır. Coğrafi bölgeler üzerinden değerlendirildiğinde, İç Anadolu Bölgesi’ndeki korunan alanlar 295.936 ha’lık bozkır alanlarıyla öne çıkmaktadır (Tablo 9). İç Anadolu’yu Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu takip etmektedir. Korunan alanlar özelinde bozkır bitki örtüsünün dağılımına bakıldığında ise Doğu Anadolu Bölgesi’nde Ağrı Dağı MP ve Kars Sarıkamış Kağızman YHGS ön plana çıkmaktadır. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ise Tek Tek Dağları MP ve ceylanların (Gazella marica) yaşam alanı olan Kızılkuyu YHGS, Karkamış Taşkın Ovası ve Birecik YHGS bozkırlar açısından öne çıkan korunan alanlardır. İç Anadolu Bölgesi’nde ise Tuz Gölü ÖÇKB, Anadolu yaban koyunları (Ovis gmelinii anatolica) için önemli bir alan olan Konya-Bozdağ YHGS, Akşehir-Eber Gölü Statülü Sulak Alanı, Niğde Çamardı YHGS ve Aladağlar MP bozkır alanıyla dikkat çekmektedir (Tablo 9). Tablo 9. Korunan alanlarda bozkır bitki örtüsünün kapladığı alan No Korunan Alan Adı Korunan Alan Tipi Coğrafi Bölge Adı* Alan (ha)** 1 Tuz Gölü ÖÇKB İç Anadolu 200.188 2 Ağrı Dağı MP Doğu Anadolu 87.523 3 Konya Bozdağ YHGS İç Anadolu 52.290 4 Akşehir, Eber Gölü Statülü sulak alan İç Anadolu 22.129 5 Kars Sarıkamış Kağızman YHGS Doğu Anadolu 19.185 6 Tek Tek Dağları MP Güneydoğu Anadolu 18.738 7 Güney Keban Statülü sulak alan Doğu Anadolu 18.060 8 Bendimahi Deltası Statülü sulak alan Doğu Anadolu 17.504 9 Niğde Çamardı Demirkazık YHGS İç Anadolu 16.840 10 Doğubeyazıt Sazlıkları*** Statülü sulak alan Doğu Anadolu 15.610 11 Seyfe Gölü*** Statülü sulak alan, RAMSAR İç Anadolu 15.038 12 Hazar Gölü Statülü sulak alan Doğu Anadolu 14.682 13 Kızılkuyu YHGS Güneydoğu Anadolu 14.328 14 Aladağlar MP İç Anadolu 13.555 15 Sarıkamış Allahüekber Dağları MP Doğu Anadolu 13.071 16 Emresultan YHGS İç Anadolu 11.658 17 Sakarya Meydan Muharebesi TMP İç Anadolu 10.840 18 Yüksekova Sazlığı Statülü sulak alan Doğu Anadolu 10.414 19 Sultan Sazlığı MP, Ramsar ve Ulusal Öneme Haiz Sulak Alan İç Anadolu 9.769 20 Hürmetçi Sazlığı Statülü sulak alan İç Anadolu 8.646 21 Balıkdamı*** Statülü sulak alan İç Anadolu 7.533 22 Aras Karasu Taşkın Ovası Statülü sulak alan Doğu Anadolu 6.662 23 Erçek Gölü Statülü sulak alan Doğu Anadolu 5.899 24 Çıldır Gölü Statülü sulak alan Doğu Anadolu 5.734 25 Gölbaşı ÖÇKB İç Anadolu 5.395 26 Kop Dağı Müdafaası TMP Karadeniz 5.044 27 Erzurum Oltu YHGS Doğu Anadolu 4.909 28 Sultan Sazlığı*** Statülü sulak alan, RAMSAR İç Anadolu 4.684 29 Bitlis - Adilcevaz Süphandağı YHGS Doğu Anadolu 4.360 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203054 No Korunan Alan Adı Korunan Alan Tipi Coğrafi Bölge Adı* Alan (ha)** 30 Gümüşhane Şiran Kuluca YHGS Karadeniz 4.182 31 Karkamış Taşkın Ovası*** Statülü sulak alan Güneydoğu Anadolu 4.180 32 Ekşisu Sazlığı Statülü sulak alan Doğu Anadolu 3.990 33 Hakkari Cilo ve Sat Dağları MP Doğu Anadolu 3.794 34 Kuyucuk Gölü Statülü sulak alan Doğu Anadolu 3.171 35 Putka Gölü Statülü sulak alan Doğu Anadolu 2.921 36 Seyfe Gölü TKA İç Anadolu 2.863 37 Adana Pozantı Karanfildağ YHGS Akdeniz 2.813 38 Akgöl (Ereğli Sazlığı) TKA İç Anadolu 2.768 39 Aktaş Gölü Statülü sulak alan Doğu Anadolu 2.439 40 Ulaş Gölü Statülü sulak alan İç Anadolu 2.434 41 Turna Gölü Statülü sulak alan Doğu Anadolu 2.380 42 Tödürge Gölü Statülü sulak alan İç Anadolu 1.818 43 Ardahan Posof YHGS Doğu Anadolu 1.469 44 Artvin Yusufeli Çoruh Vadisi YHGS Karadeniz 1.445 45 Ihlara ÖÇKB İç Anadolu 1.422 46 Botan Vadisi MP Güneydoğu Anadolu 1.106 47 Dönemeç Deltası Statülü sulak alan Doğu Anadolu 1.019 48 Arin Gölü Statülü sulak alan Doğu Anadolu 900 49 Tol Gölü Statülü sulak alan İç Anadolu 665 50 Boğazköy Alacahöyük MP Karadeniz 600 51 Sarısu Ovası Statülü sulak alan Doğu Anadolu 563 52 Ankara Beypazarı Kapaklı YHGS İç Anadolu 512 53 Birecik YHGS Güneydoğu Anadolu 501 54 Çelebibağ Sazlıkları Statülü sulak alan Doğu Anadolu 480 55 Meke Maarı Statülü sulak alan İç Anadolu 444 56 Torum Gölü Statülü sulak alan Karadeniz Bölgesi 429 57 Bulanık Ovası Statülü sulak alan Doğu Anadolu 375 58 Çalı Gölü Statülü sulak alan Doğu Anadolu 330 59 Akgöl Statülü sulak alan Doğu Anadolu 314 60 Nenehatun TMP Doğu Anadolu 305 61 Aygır Gölü Statülü sulak alan Doğu Anadolu 286 62 Mersin Çamlıyayla Cehennem Deresi YHGS Akdeniz 247 63 Malazgirt Meydan Muharebesi TMP Doğu Anadolu 184 64 Eskişehir Sivrihisar Balıkdamı YHGS İç Anadolu 157 65 Kızören Obruğu Statülü sulak alan İç Anadolu 110 66 Başkomutan TMP Ege 89 67 Karasu Deltası Statülü sulak alan Doğu Anadolu 74 68 İstiklal Yolu TMP İç Anadolu 56 69 Kayseri Yahyalı Aladağlar YHGS İç Anadolu 36 70 Ankara Nallıhan Davutoğlan YHGS İç Anadolu 19 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 55 No Korunan Alan Adı Korunan Alan Tipi Coğrafi Bölge Adı* Alan (ha)** 71 Yozgat Çamlığı MP İç Anadolu 12 72 Şanlıurfa Birecik Fırat YHGS Güneydoğu Anadolu 10 * Korunan alanın birden fazla coğrafi bölgeyle kesiştiği durumlarda, daha fazla bozkır alanı içeren coğrafi bölge esas alınmıştır. ** Bozkır alanı 1 hektarın altında olan korunan alanlar tabloda verilmemiştir. *** Belirtilen statülü sulak alanların bir kısmı veya tamamı başka koruma statüleriyle de korunmaktadır. Balıkdamı: Eskişehir Sivrihisar Balıkdamı YHGS; Doğu Beyazıt Sazlıkları: Ağrı Dağı Milli Parkı; Karkamış Taşkın Ovası: Şanlıurfa Birecik Fırat YHGS; Kuyucuk Gölü: Kars-Kuyucuk YHGS; Seyfe Gölü: Seyfe Gölü TKA; Sultan Sazlığı: Sultan Sazlığı MP. Bu veriler ışığında Türkiye’de bozkır alanlarının çoğunlukla YHGS ve MP statüleriyle korunduğu görülmektedir. TKA olarak ise sulak alanların kenarlarında bir miktar temsiliyetleri bulunmaktadır (Tablo 9). Ek olarak statülü sulak alanlarda ve TMP’lerde de bozkır ekosistemlerinin temsil edildiği görülmektedir. YHGS statüsündeki alanlar, bozkır ekosistemi barındırsa dahi, koruma statüleri genellikle alanların barındırdığı fauna unsurları nedeniyle verilmektedir. Bu nedenle özellikle bozkır alanları açısından önemli olan Konya Bozdağ YHGS ve Niğde-Çamardı Demirkazık YHGS gibi geniş bozkır alanları barındıran korunan alanlarda bozkır türlerinin ve yaşam ortamlarının da planlama süreçlerinde öncelikli olarak değerlendirilmesi ve türlere yönelik izleme çalışmalarının yapılması önem taşımaktadır. Bozkır ekosistemlerini içeren Milli Parklarda ise bozkır alanlarının etkin koruması için bozkır habitatları ve öncelikli bozkır türlerinin envanteri, planlaması ve izlenmesi önemlidir. Bununla birlikte geniş bozkır alanlarına sahip olmalarına rağmen bazı illerde bozkırların yasal statülü korunan alanlarda temsiliyeti kısıtlıdır. Özellikle geniş bozkır alanına sahip olan Sivas, Van ve Kayseri’de bozkırlara yönelik yeni korunan alanların ilan edilmesi önemlidir. 3.1.2. Önemli Biyolojik Çeşitlilik Alanları Türkiye genelinde biyolojik çeşitlilik açısından önemli alanları gösteren, yasal statülü korunan alanlar dışında farklı kurumların çalışmaları da bulunmaktadır. Bunlardan biri, Sistematik Koruma Planlaması (SKP) çalışmalarıdır. Bu çalışmalar Doğa Koruma Merkezi tarafından Karadeniz (Turak ve ark., 2011), Anadolu Çaprazı (Ambarlı ve ark., yayınlanmamış rapor) ve Aşağı Kafkaslar Bölgelerinde (Zeydanlı ve ark., yayınlanmamış rapor), Doğal Hayatı Koruma Derneği (DHKD) tarafından ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi ölçeğinde (Welch, 2004) gerçekleştirilmiştir. Ek olarak Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından İç Anadolu Bölgesi’nde gerçekleştirilen “Natura 2000 Gerekliliklerinin Uygulanması İçin Ulusal Doğa Koruma Sisteminin Güçlendirilmesi için Teknik Yardım Projesi” kapsamında yine Sistematik Koruma Planlaması (SKP) yaklaşımı kullanılarak aday Natura 2000 alanları belirlenmiştir (Tarım ve Orman Bakanlığı, 2018c). Biyolojik çeşitlilik unsurları ile bölgedeki tehditlerin birlikte değerlendirildiği Sistematik Koruma Planlaması yaklaşımının kullanıldığı çalışmalara göre tamamı ya da bir kısmı (eşik olarak yüzölçümünün en az %10’u kullanılmıştır) potansiyel bozkır bölgesine giren 62 “Koruma Öncelikli Alan” bulunmaktadır ve bu alanların neredeyse tamamında bozkır ekosistemleri temsil edilmektedir. Potansiyel bozkır bölgesinde bulunan Koruma Öncelikli Alanlar 1.990.326 ha alan kaplamaktadır. Ek olarak potansiyel bozkır bölgesi sınırları içinde 29 aday Natura 2000 alanı tanımlanmıştır. Bu alanlar 1.526.839 ha alan kaplamaktadır. Şekil 17’de bu çalışmalar sonucunda tanımlanmış koruma öncelikli alanlar ve aday Natura 2000 alanları verilmektedir. Tablo 10’da da bu alanlardaki bozkır alanlarının büyüklükleri verilmektedir. Bozkır alanları açısından öne çıkan alanlar ise Mardin Dağları, Karapınar – Ereğli Ovaları, Batı Karacadağ ve Batı Ceylanpınar Koruma Öncelikli Alanları’dır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203056 Şekil 17. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içindeki Sistematik Koruma Planlaması çalışmaları sonucunda belirlenmiş Koruma Öncelikli Alanlar (1.990.326 ha) ve aday Natura 2000 alanları (1.526.839 ha). (Veri Kaynağı: Doğa Koruma Merkezi’nin SKP Öncelikli Alanlar verileri ve TOB Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün Aday NATURA 2000 verileri). Tablo 10. Koruma Öncelikli Alanlar ve aday Natura 2000 alanlarında bozkır alanlarının büyüklüğü No Adı* İl Bozkır alanı (ha) 1 Mardin Dağları Mardin 167.984 2 Karapınar-Ereğli Ovaları Konya, Ereğli 97.914 3 Batı Karacadağ Diyarbakır - Şanlıurfa 80.814 4 Batı Ceylanpınar Şanlıurfa 72.467 5 Hasankeyf Batman – Mardin - Siirt 68.974 6 Doğu Karacadağ Diyarbakır - Şanlıurfa 58.042 7 Bozdağlar Konya 56.618 8 Hasan Dağı - Melendiz Dağları Niğde, Aksaray 53.082 9 Ayrancı Bozkırları Karaman 50.908 10 Urfa Bozkırı Şanlıurfa 41.711 11 Hafik-Zara Jipsli Tepeleri Sivas 35.851 12 Aladağlar Niğde - Adana 34.187 13 Güçlükonak / Taşkonak Şırnak – Mardin - Siirt 33.203 14 Sivas Jipsli Karstları Sivas 32.012 15 Yukarı Sakarya Nehri Eskişehir, Ankara, Konya 29.049 16 Ilgaz Dağı Çankırı, Çorum, Kastamonu 27.387 17 Kop Dağı Erzurum - Bayburt 26.689 18 Hazro Diyarbakır 25.739 K Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 57 No Adı* İl Bozkır alanı (ha) 19 Divrigi-İmranli Ormanlar Sivas 25.015 20 Sultan Sazlığı Kayseri 23.991 21 Eldivan Tepeleri Çankırı 23.534 22 Hekimhan Malatya 23.157 23 Aladağlar Niğde, Adana, Kayseri 22.025 24 Dedekaya Tepeleri Ankara 20.886 25 Kösedağ Sivas 19.365 26 Tatlısu Havzası Sivas 18.464 27 Kumalar Dağı Afyonkarahisar 16.814 28 Çöl Gölü Ankara, Konya 15.853 29 Gürlevik Dağı’nın Güneyi Sivas 15.726 30 İmranlı’nin Güneyi Sivas 15.705 31 Akören-Çumra Bozkırları Konya 15.417 32 Pınarbaşı Kayseri 14.713 33 Kuzey İspir Erzurum 11.164 34 Palas Gölü Kayseri 9.983 35 Aslantaş Kayseri - Adana 9.326 36 Hezanlı Dağı Sivas - Kahramanmaraş 8.870 37 Sakar Dağı Meşelikleri Sivas 8.052 38 Bayburt Bayburt 7.848 39 Karaseki Düzü Sivas 7.750 40 Tohma Çayı Vadisi Sivas 7.322 41 Digor Kars 6.400 42 İspir Devedağı Erzurum 6.341 43 Karababa Dağı Sivas 6.041 44 Elbaşı Kayseri 5.112 45 Vavuk Dağı Geçidi Bayburt - Gümüşhane 4.937 46 Kolçekmez Dağı Gümüşhane 3.802 47 Sakaltutan Geçidi’nin Doğusu Gümüşhane - Erzincan 1.394 *Tabloda yüzölçümünün %50’sinden fazlası bozkır alanı olan Koruma Öncelikli Alanlar ve aday Natura 2000 alanları gösterilmiştir. Aday Natura 2000 alanları gri ile gösterilmiştir. Bozkır ekosistemi ve bozkır türleriyle ilgili gerçekleştirilen önemli bir çalışma, Doğal Hayatı Koruma Derneği tarafından gerçekleştirilmiş olan Önemli Bitki Alanları (ÖBA) çalışmasıdır (Özhatay ve ark., 2003, Özhatay, 2006). Nadir ve tehlike altındaki bitki türlerinin dağılımları göz önüne alınarak belirlenen ÖBA’ların 53’ünün, tamamı ya da bir kısmı (yüzölçümünün en az %10’u) potansiyel bozkır bölgesi sınırları içinde bulunmaktadır (Şekil 18). Tablo 11’de bu alanlardaki bozkır alanlarının büyüklükleri verilmektedir. Iğdır Ovası, Tendürek Dağı ve Karacadağ bozkır alanları açısından öne çıkmaktadır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203058 Şekil 18. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içindeki Önemli Bitki Alanları (>2.800.000 ha). Belirli ÖBAlar (haritada * ile belirtilen) sınırları çizilmemiş olduğu için haritada gösterilememiştir. (Veri Kaynağı: Özhatay ve ark., 2003 ve Özhatay, N. 2006’da verilen ÖBA verileri). Tablo 11. Önemli Bitki Alanları’ndaki bozkır alanlarının büyüklüğü no Adı* İl Bozkır alanı (ha) 1 Iğdır Ovası Iğdır 85.466 2 Tendürek Dağı Ağrı, Van 81.132 3 Karacadağ Diyarbakır, Şanlıurfa 68.921 4 Erciyes Dağı Kayseri 67.210 5 Binboğa Dağları Kahramanmaraş, Kayseri 57.207 6 Erek Dağı Van 48.385 7 Tohma Vadisi (Gürün-Darende) Malatya, Sivas 46.687 8 Kop Dağı Bayburt, Erzurum 31.255 9 Pirreşit Dağı Van 27.832 10 Karapınar Ovası Konya 14.298 11 Akyay Gölü Konya 10.237 12 Poske Erzincan, Gümüşhane 1.912 13 Nallıhan Kuş Cenneti Ankara 895 14 Topçuyeniköy Sivas 425 *Yüzölçümünün %50’sinden fazlası bozkır alanı olan ÖBA’lar gösterilmiştir. K Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 59 Önemli biyolojik çeşitlilik alanları üzerine yapılan bir diğer çalışma, Doğa Derneği tarafından tanımlanmış Önemli Doğa Alanlarıdır (ÖDA; Eken ve ark., 2006). Birçok farklı canlı grubuna ait nadir ve tehlike altında türlerin değerlendirilerek tanımlandığı 122’sinin tamamı ya da bir kısmı (yüzölçümünün en az %10’u) potansiyel bozkır bölgesiyle kesişmektedir (Şekil 19). Bu alanlardan 81’i aynı zamanda Önemli Kuş Alanı (ÖKA)’dır. Potansiyel bozkır bölgesi içindeki ÖDA’lar toplam 7.001.922 ha alan kaplamaktadır. Bu alanlar içinde barındırdıkları özel bozkır ekosistemleriyle öne çıkan alanlar Şanlıurfa Akçakale Bozkırları ÖDA, Bozova ÖDA, Şanlıurfa-Adıyaman Gaziantep bölgesini kapsayan Güney Fırat Vadisi ve Birecik Bozkırları ÖDA, Erzurum’da bulunan Olur-Oltu Bozkırları ÖDA ve Eskişehir’deki Acıkır Bozkırları ÖDA’dır. Ayrıca yüzölçümünün %50’sinden fazlası bozkır alanı olan Mardin Dağları ÖDA, Ceylanpınar ÖDA ve Van Doğusu Dağları ÖDA bozkır ekosistemleri açısından öne çıkmaktadır (Tablo 12). Şekil 19. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içindeki Önemli Doğa Alanları (7.001.922 ha). (Veri Kaynağı: Eken ve ark., 2006 tarafından üretilen ÖDA verileri). Karacadağ BozkırlarıKaracadağ Bozkırları © N ih an Y en ilm ez A rp a © N ih an Y en ilm ez A rp a Karacadağ Bozkırları © N ih an Y en ilm ez A rp a K Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203060 Tablo 12. Önemli Doğa Alanları’ndaki bozkır alanlarının büyüklüğü no Adı* İli Bozkır alanı (ha) 1 Mardin Dağları Mardin - Şırnak 239.287 2 Ceylanpınar Şanlıurfa 201.284 3 Van Doğusu Dağları Van 163.332 4 Hasan Dağı Aksaray - Niğde 141.610 5 Karacadağ Diyarbakır - Şanlıurfa - Mardin 125.107 6 Tecer Dağları Sivas 123.071 7 Dicle Vadisi Batman - Mardin - Siirt - Şırnak - Diyarbakır 117.865 8 Güneydoğu Toros Eşiği Diyarbakır - Elazığ - Bingöl 115.428 9 Ağrı Dağı Ağrı - Iğdır 106.748 10 Tortum Havzası Erzurum - Artvin 102.486 11 Ereğli ovası Konya - Niğde - Karaman 98.347 12 Mordağlar Hakkari - Van 94.187 13 Tendürek Dağı Van - Ağrı 77.272 14 Kubbe Dağı Malatya - Adıyaman 71.169 15 Hodulbaba Dağı Konya 70.422 16 Akçakale Bozkırları Şanlıurfa 70.061 17 Çankırı Jipsli Tepeleri Çankırı - Ankara 66.270 18 Erciyes Dağı Kayseri 64.346 19 Tohma Vadisi Malatya - Sivas 61.963 20 Acıkır Bozkırları Eskişehir 60.091 21 İspiriz Dağı Van 58.897 22 Van ovası Van 57.104 23 Binboğa Dağları Kahramanmaraş - Kayseri 47.332 24 Erek Dağı ve Turna Gölü Van 44.551 25 Kop Dağı Bayburt - Erzurum 30.525 26 Pirreşit Dağı Van 30.264 27 Çaldıran ovası Van 25.963 28 Karapınar ovası Konya 24.359 29 Sultansazlığı Kayseri 23.193 30 Karasu ovası Erzurum 19.792 31 Sarıyar Barajı Eskişehir - Ankara 19.447 32 Kirmir Vadisi Ankara 19.168 33 Obruk Yaylası Konya 18.130 34 Ardahan Ormanı Ardahan 17.698 35 Kars ovası Kars 15.076 36 Akyay ovası Konya 9.278 37 Hotamış Sazlığı Konya - Karaman 9.189 38 Hürmetçi Sazlığı Kayseri 4.811 39 Göreme Tepeleri Nevşehir 3.557 40 Beynam Ormanları Ankara 2.938 41 Çiçekli Gölleri Van 1.771 42 Ekşisu Sazlığı Erzincan 1.613 43 Akkaya Göleti Niğde 406 *Yüzölçümünün %50’sinden fazlası bozkır alanı olan ÖDA’lar gösterilmiştir. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 61 Bu kapsamda ulusal ölçekte gerçekleştirilen çalışmalardan bir diğeri de Doğa Koruma Merkezi tarafından tanımlanan Öncelikli Kelebek Alanlarıdır (ÖKeA). ÖKeA’lar nadir, endemik ve tehlike altındaki türler başta olmak üzere, kelebek çeşitliliği açısından zengin alanlar dikkate alınarak belirlenmiş alanlardır (Karaçetin ve ark., 2011). Ulusal ölçekte tanımlanmış 65 ÖKeA’nın 37’sinin tamamı ya da bir kısmı (yüzölçümünün en az %10’u) potansiyel bozkır bölgesi içinde bulunmaktadır ve bozkır alanlarıyla örtüşmektedir (Şekil 20). ÖKeA’lardaki bozkır alanlarının büyüklüğü Tablo 13’de verilmiştir. Şekil 20. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içindeki Öncelikli Kelebek Alanları. (Veri Kaynağı: Doğa Koruma Merkezi koordinasyonunda gerçekleştirilen Öncelikli Kelebek Alanları çalışması verileri, Karaçetin ve ark., 2011). Tablo 13. Öncelikli Kelebek Alanları’ndaki bozkır alanlarının büyüklüğü no ÖKeA Adı* İli Bozkır alanı (ha) 1 Erek Dağı Van 17.833 2 Aladağlar Niğde 16.770 3 Çatak Vadisi Van 11.964 4 Güzeldere Geçidi Van 9.864 5 Bolkar Dağları Konya - Mersin 9.472 6 Duranlar Kars - Iğdır 9.139 7 Gökpınar Sivas - Kahramanmaraş 8.870 8 Taşlıyurt Erzurum 8.513 9 Yüksekova Hakkari 8.473 10 Güzelsu Van 8.178 11 Yeşilyurt Malatya 8.061 12 Artos Dağı Van 7.771 13 Çaykavak Geçidi Niğde 6.971 14 Dumlu Erzurum 6.899 15 Karaman’ın güneyi Karaman 6.899 16 Kop Dağı Bayburt - Erzurum 6.296 17 İspir Erzurum 5.737 18 Ağrı’nın kuzeyi Ağrı 5.548 19 Aşkale’nin güneyi Erzurum 5.140 20 Sertavul Geçidi Karaman - Mersin 4.980 *Yüzölçümünün %50’sinden fazlası bozkır alanı olan ÖKeA’lar gösterilmiştir. K Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203062 3.1.3. Büyük Ovalar Yukarıdaki koruma statülerinden farklı olsa da Türkiye sınırları içinde kullanımları açısından bir diğer statü de Tarımsal SİT (Büyük Ova) statüsüdür. Büyük Ova Koruma Alanları, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun 14. maddesi gereğince Cumhurbaşkanlığının onayı ile Resmi Gazete’de yayımlanarak ilan edilmektedir. Temmuz 2021 itibariyle, toplam 315 Büyük Ova Koruma Alanı yayımlanmış ve 61 Büyük Ova Koruma Alanı ise Cumhurbaşkanlığına gönderilmiştir. Toplam da 376 Büyük Ova Koruma alanı, 8.987.263,51 hektar alan da ilan edilmiş olacaktır. Büyük ova içi envanter çalışmaları ise devam etmektedir. Bu proje kapsamında Nisan 2020 tarihli mekânsal olarak elde edilen veriler kullanılmıştır. Bu Nisan 2020 tarihinde elde edilen mekânsal verilere göre bu ovalar yaklaşık 7.299.162 ha alan kaplamaktadır ve potansiyel bozkır bölgesinin %22’sini kapsamaktadır. Bu bölge içindeki büyük ovaların toplam yüzölçümünün %11’i (801.085 ha) bozkır alanlarıyla örtüşmektedir. Özellikle Konya ve Şanlıurfa Büyük Ova Koruma Alanları’nın geniş alanlar kapladığı illerdir (Şekil 21). Şekil 21. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içindeki Büyük Ovalar (7.299.162 ha). (Veri Kaynağı: TOB Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü tarafından sağlanan Büyük Ova mekânsal verileri). Büyük Ova ilan edilen alanlarla, yasal statülü korunan alanlar arasında da örtüşmeler söz konusudur (Şekil 22). Sultansazlığı MP ve Konya Bozdağ YHGS ise Büyük Ovaların arasında kalmaktadır. Kızılkuyu YHGS alan sınırları ile de Büyük Ova ilan edilen alanlar arasında örtüşmeler bulunmaktadır. Buna ek olarak Kızören Obruğu ve Kuyucuk Gölü Statülü Sulak Alanlarıyla Büyük Ova ilan edilen alanlar yüksek oranda örtüşmektedir. Karkamış Taşkın Ovası, Güney Keman, Tol Gölü, Akşehir-Eber Gölleri ve Ekşisu Sazlığı Statülü Sulak Alanlarının da Büyük Ova ilan edilen alanlarla kesişen kısımları bulunmaktadır. Bu ovalarda sulamanın başlaması ile artan bitkisel üretimin işlenmesi, depolanması ve pazarlanması aşamalarında yeni yapılaşmalara ihtiyaç duyulduğundan bozkır alanları tehdit altına girebilmektedir. Ayrıca, bu alanlarda yoğun girdili tarımsal üretim faaliyetleri arttıkça doğal habitatlar ve biyolojik çeşitliliğin diğer unsurlarının da azalması beklenmektedir. Bu nedenle Büyük Ovalar içindeki ve yakınındaki bozkır alanlarıyla ilgili önlemler alınması önem taşımaktadır. K Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 63 Şekil 22. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içindeki Büyük Ovalar ve korunan alanlar. (Veri Kaynağı: TOB Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü verileri). 3.1.4. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) Arazileri Yasal statülü bir koruma alanı olmasa da Türkiye’deki Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) Arazileri, işletme biçimleri, yapılan uygulamalar kapsamında bozkır alanlarına ve barındırdıkları canlı türlerine bir seviyede koruma sağlayan alanlar olmuştur. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içinde de bu şekilde işlev sağlayabilecek 16 TİGEM arazisi bulunmaktadır (Tablo 14, Şekil 23). Bu alanlar özellikle İç Anadolu Bölgesi’nde yoğunlaşmıştır. Bu alanlarda kuru tarım uygulamalarının sürdürülmesi ve tarım kimyasallarının kontrollü ve dozunda kullanılması, bozkır canlılarının varlığını sürdürmesi için önem taşımaktadır. K Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203064 Şekil 23. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içindeki TİGEM arazileri (319.641 ha). (Veri Kaynağı: TOB Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından sağlanan TİGEM alanları mekânsal verileri). Tablo 14. Potansiyel bozkır bölgesi içinde bulunan TİGEM arazilerinin yönetim biçimleri, büyüklükleri ve bulundukları iller TİGEM adı Yönetim Toplam Arazi (ha) İli Altındere Tarım İşletmesi Özel-Kiraya verilen 1.987 Van Altınova Tarım İşletmesi Müdürlüğü TİGEM 31.137 Konya Anadolu Tarım İşletmesi Müdürlüğü yalnızca %12,4’ünün TİGEM 4.482 Eskişehir Bala Tarım İşletmesi Müdürlüğü Özel-Kiraya verilen 8.384 Ankara Ceylanpınar Tarım İşletmesi Müdürlüğü TİGEM 163.325 Şanlıurfa Çiçekdağı Tarım İşletmesi Müdürlüğü Özel-Kiraya verilen 1.638 Kırşehir Göle Tarım İşletmesi Müdürlüğü Özel-Kiraya verilen 1.437 Ardahan Gözlü Tarım İşletmesi Müdürlüğü TİGEM 28.830 Konya Hafik Tarım İşletmesi Müdürlüğü Özel-Kiraya verilen 252 Sivas Kazımkarabekir Tarım İşletmesi Müdürlüğü TİGEM 18.787 Iğdır Koçaş Tarım İşletmesi Müdürlüğü TİGEM 2.549 Aksaray Konuklar Tarım İşletmesi Müdürlüğü TİGEM 4.457 Konya Malya Tarım İşletmesi Müdürlüğü TİGEM 20.919 Kırşehir Polatlı Tarım İşletmesi Müdürlüğü TİGEM 21.587 Ankara Sultansuyu Tarım İşletmesi Müdürlüğü TİGEM 2.706 Malatya Ulaş Tarım İşletmesi Müdürlüğü TİGEM 7.146 Sivas K Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 65 3.2. Bozkırlara Yönelik Tehditler Türkiye’deki bozkır ekosistemlerinin doğal bitki örtüsü ve biyolojik çeşitlilik açısından önem taşıyan bozkırlar farklı unsurlar tarafından tehdit altındadır. Tarım faaliyetlerinde makineleşmenin artmasıyla bozkırların tarım arazilerine dönüştürülmesi, yoğun tarım ve hayvancılık faaliyetleri (aşırı otlatma) ve iklim değişikliği sonucunda yaşanan kuraklaşma bozkırlar üzerindeki ana tehditlerdir. Artan yapılaşma baskısı, sulama projeleri, enerji yatırımları, madencilik faaliyetleri de bozkır alanlarının geri dönüşü olmayacak şekilde kaybına neden olmaktadır. Bozkır ekosistemlerini ve barındırdığı canlı türlerini tehdit eden diğer unsurlar arasında yasadışı avcılık ve tür kaçakçılığı, aşırı bitki toplama ve bölgedeki yoğun tarımsal faaliyetler gelmektedir. Bugün bozkırlar, tarım arazileri ve otlatma alanları arasında doğal bitki örtüsüne ait kalıntıları barındıran adacıklar olarak taşlık veya kayalık alanlarda varlıklarını sürdürmektedir. Bozkır türlerinin öneminin bölgede yeterince bilinmemesi, bu türlere yönelik koruma çalışmalarının büyük oranda korunan alanlarla sınırlı olması, bozkır biyolojik çeşitliliğini olumsuz etkileyen diğer unsurlardır. Aynı zamanda iklim değişikliğiyle beraber artması beklenen kuraklaşma ve erozyon riski ile halihazırda tehdit altında olan bu ekosistemlerin gelecekte daha da hassaslaşması beklenmektedir. 3.2.1. Otlatma Baskısı Hayvancılık, Doğu Anadolu Bölgesi başta olmak üzere bozkır bitki örtüsünün baskın olduğu bölgelerde ana geçim kaynaklarından biri olarak ön plana çıkmaktadır. Ekonomik açıdan önemli olan bu faaliyetin uzun vadede sürdürülebilir olması, alanın doğal bitki örtüsüne zarar vermemesi için otlatmanın planlı bir şekilde yapılması ve bazı geleneksel uygulamalara devam edilmesi çok önemlidir. Halihazırda yapılan otlatma faaliyetlerinin bozkırlar üzerindeki baskısını değerlendirmek için TÜİK’ten ilçe bazında küçükbaş ve büyükbaş hayvan sayıları alınarak mekânsal veriye dönüştürülmüştür ve bozkırlarla olan ilişkisi mekânsal olarak değerlendirilmiştir. Hayvancılıkta kullanılan baskın türler mekânsal olarak farklılık göstermektedir. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içinde, Kuzeydoğu Anadolu’da büyükbaş hayvancılık yaygınken (sığır), diğer bölgelerde çoğunlukla yaygın olarak küçükbaş hayvancılığı (çoğunlukla koyun) yapılmaktadır. Kahramanmaraş, Mardin ve Adıyaman’da ise keçi hayvancılığı yaygındır (Şekil 24, Şekil 25, Şekil 26, Tablo 7). İlçe bazlı hayvan sayılarının mekânsal dağılımı Şekil 27’de ve tablosu da Ek 3’te verilmiştir. TÜİK verileri kullanılarak yapılan değerlendirmeye göre bozkır alanlarını barındıran iller arasında hayvan sayısının en yoğun olduğu iller Konya, Ankara, Van, Ağrı, Şanlıurfa ve Diyarbakır olarak ön plana çıkmaktadır (Şekil 24, Şekil 25, Şekil 26, Tablo 7). Yoğun hayvancılığın olduğu bu alanlarda sürdürülebilir ve onarıcı mera yönetimi için bütüncül otlatma yönetimine yönelik örnek uygulamaların yapılması ve desteklenmesi, bozkırların korunması açısından çok önemlidir. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203066 Şekil 25. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içinde illere göre büyükbaş hayvan sayısı. (Veri Kaynağı: TÜİK Hayvan İstatistikleri verileri). Şekil 24. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içinde illere göre hayvan sayısı ve türlere göre dağılımı. (Veri Kaynağı: TÜİK Hayvan İstatistikleri verileri). K K Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 67 Şekil 26. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içinde illere göre küçükbaş hayvan sayısı. (Veri Kaynağı: TÜİK Hayvan İstatistikleri verileri). Şekil 27. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içinde ilçelere göre hayvan sayısı. (Veri Kaynağı: TÜİK Hayvan İstatistikleri verileri). K K Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203068 Otlatma baskısı ile ilgili bir başka değerlendirme de potansiyel bozkır bölgesi içindeki illerdeki mera alanlarının büyüklüğü ve hayvan sayıları üzerinden yapılmıştır (Tablo 7). Her hayvan türünün/yaş grubunun mera üzerinde yapacağı otlatma baskısı farklı olacağı için, 31.07.1998, 23419 sayılı Resmi Gazete Mera Yönetmeliği, İkinci Bölüm, Madde 6’da verilen hayvan birimleri kullanılmıştır6. TÜİK 2019 hayvan verileri için her bir hayvan grubu Tablo 15’te verilen ilgili hayvan birimleri karşılıklarıyla çarpılmış ve hayvan türlerinin hepsi büyükbaş hayvan birimi olarak hesaplamalara dahil edilmiştir. Sonrasında her bir il için hayvan sayısına düşen birim mera alanı (ha) hesaplanarak, il genelindeki otlatma baskısı değerlendirilmiştir (Şekil 28). Bu değerlendirmede büyükbaş ve küçükbaş hayvanların ne kadarının meralarda, ne kadarınınsa kapalı sistemlerde, ağılda otladığı verisi bulunmadığı için değerlendirmede ildeki bütün hayvanların meraları kullandığı varsayımında bulunulmuştur. Tablo 15. Mera yönetmeliğinde geçen hayvan türlerinin büyükbaş hayvan birimi açısından değerleri6 Hayvan türü Büyükbaş hayvan birimi Kültür ırkı süt ineği 1 Kültür melezi 0,75 Yerli inek 0,50 Dana-düve (kültür ırkı) 0,60 Dana-düve (kültür melezi) 0,45 Dana-düve (yerli) 0,30 Koyun 0,10 Keçi 0,08 Şekil 28. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içindeki otlatma baskısı. (Veri Kaynağı: TÜİK Hayvan İstatistikleri ve TOB Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü mera verileri). Hayvan türü Büyükbaş hayvan birimi Manda (erkek) 0,90 Manda (dişi) 0,75 Öküz 0,60 Kuzu-oğlak 0,04 Boğa 1,50 At 0,50 Katır 0,40 Eşek 0,30 6. https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5057&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5 K Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 69 Bu değerlendirmelere potansiyel bozkır bölgesiyle kesişimi %50’nin üzerinde olan iller arasında, birim hayvan başına düşen mera alanının Ağrı, Kars ve Batman illerinde (sırasıyla 0,04 ha, 0,12 ha, 0,14 ha) en düşük olduğu görülmektedir (Tablo 16). Bu durum, bu illerdeki mera kullanım yoğunluğunun diğerlerine kıyasla daha yüksek olduğu şeklinde yorumlanabilir. Van, Erzincan ve Sivas illeri ise toplam hayvan sayısına düşen mera miktarının en yüksek olduğu (sırasıyla 3,36 ha, 2,93 ha, 2,19 ha) ve meraların kullanımının daha düşük olduğu iller olarak öne çıkmaktadır. Projenin pilot ili olan Şanlıurfa’daki birim hayvan sayısı başına düşen mera miktarı diğer illerle karşılaştırıldığında, meralar üzerindeki otlatma baskının orta seviyelerde olduğu görülmektedir (0,65 ha). Bu sonuçlar değerlendirdiğinde, özellikle kısıtlı mera alanlarına sahip illerde otlatma baskısının daha yoğun olduğu görülmektedir. Özellikle bu illerde otlatma planlarının hazırlanması ve bütüncül otlatma yönetimine yönelik uygulamaların hayata geçirilmesi önem taşımaktadır. Tablo 16. İl bazında birim hayvan sayısı başına düşen birim mera miktarı İl adı* Coğrafi Bölge Adı Potansiyel bozkır bölgesiyle kesişimi (%) Birim mera/toplam hayvan sayısı** Ağrı Doğu Anadolu 99 0,04 Kars Doğu Anadolu 93 0,12 Batman Güneydoğu Anadolu 79 0,14 Ankara Orta Anadolu 86 0,19 Diyarbakır Güneydoğu Anadolu 91 0,20 Mardin Güneydoğu Anadolu 100 0,22 Çorum Karadeniz 61 0,27 Yozgat Orta Anadolu 89 0,35 Kırşehir Orta Anadolu 100 0,35 Iğdır Doğu Anadolu 100 0,36 Elâzığ Doğu Anadolu 80 0,38 Aksaray Orta Anadolu 100 0,43 Konya Orta Anadolu 86 0,61 Kırıkkale Orta Anadolu 100 0,64 Şanlıurfa Güneydoğu Anadolu 100 0,65 Niğde Orta Anadolu 92 0,65 Nevşehir Orta Anadolu 100 0,73 Eskişehir Orta Anadolu 59 0,77 Ardahan Doğu Anadolu 77 0,80 Çankırı Orta Anadolu 63 0,98 Malatya Doğu Anadolu 88 1,02 Bayburt Karadeniz 98 1,08 Kayseri Orta Anadolu 90 1,22 Erzurum Doğu Anadolu 64 1,25 Karaman Orta Anadolu 69 1,39 Sivas Orta Anadolu 82 2,19 Erzincan Doğu Anadolu 66 2,93 Van Doğu Anadolu 87 3,36 Muş Doğu Anadolu 24 0,08 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203070 İl adı* Coğrafi Bölge Adı Potansiyel bozkır bölgesiyle kesişimi (%) Birim mera/toplam hayvan sayısı** Afyonkarahisar Ege 35 0,09 Şırnak Doğu Anadolu 24 0,10 Adana Akdeniz 2 0,16 Tokat Karadeniz 14 0,19 Gaziantep Güneydoğu Anadolu 29 0,20 Mersin Akdeniz 2 0,22 Siirt Güneydoğu Anadolu 25 0,26 Adıyaman Güneydoğu Anadolu 39 0,28 Kilis Güneydoğu Anadolu 39 0,30 Bitlis Doğu Anadolu 28 0,42 Kahramanmaraş Akdeniz 29 0,68 Bingöl Doğu Anadolu 1 1,09 Giresun Karadeniz 9 1,24 Hakkâri Doğu Anadolu 26 1,27 Tunceli Doğu Anadolu 11 1,40 Artvin Karadeniz 4 1,89 Gümüşhane Karadeniz 43 2,00 Rize Karadeniz 2 4,93 *İlin yüzölçümünün potansiyel bozkır bölgesi ile kesişiminin <%50 olduğu iller gri ile gösterilmiştir. Kesişimin %1’den daha düşük olduğu iller gösterilmemiştir. **Otlatma baskısı: Büyükbaş hayvan birimi kullanılarak hazırlanan birim hayvan sayısı başına düşen mera miktarı. Hayvan türleri için katsayılar Tablo 15’te verilmiştir. Hayvan istatistikleri il toplamını yansıttığı için, değerlendirmenin kıyaslanabilir olması açısından, mera değeri olarak potansiyel bozkır bölgesinden bağımsız olarak ildeki toplam mera miktarı kullanılmıştır. 3.2.2. Nüfus Yoğunluğu Bozkır üzerindeki en büyük tehditlerden biri insan faaliyetlerinin yoğunluğudur. Yerleşimlerin doğal alanlara doğru genişlemesi, yeni yol ve yapı faaliyetleri gibi etkinlikler bozkırları doğrudan tehdit etmektedir. İnsan faaliyetlerinin nerede, ne kadar etki yaptığına dair doğrudan bilgi veren mekânsal bir veri seti bulunmamaktadır; bu nedenle insan faaliyetlerinin yoğunluğuyla ilgili bilgi verebilecek bir gösterge olarak nüfus verisi kullanılmıştır. Nüfusun yoğun olduğu yerler ve çevresinde, doğal alanlara olan baskının daha yüksek olacağı kabul edilmiştir. CORINE 2018 Arazi Kullanımı ve Arazi Örtüsü verilerine göre Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içindeki yerleşimlerin mekânsal olarak dağılımı Şekil 13 ’te verilmiştir. Bozkırlar üzerinde nüfus yoğunluğunun etkilerini değerlendirebilmek için ise TÜİK’ten alınmış 2019 yılı ilçe ve il verisi mekânsal bir hale getirilmiştir (Şekil 29, Şekil 30). Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 71 Şekil 29. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içinde illere göre nüfus haritası. (Veri Kaynağı: TÜİK Nüfus İstatistikleri verileri). Şekil 30. Türkiye potansiyel bozkır bölgesi içinde ilçelere göre nüfus haritası. (Veri Kaynağı: TÜİK Nüfus İstatistikleri verileri). Buna ek olarak alandaki insan faaliyetlerini mekânsal olarak daha iyi irdeleyebilmek için insan faaliyetlerinin yoğunluğunun bir göstergesi olarak NOAA’nın (Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi) meteorolojik uydusundan derlenen görünür tayf ve yakın kızıl ötesi bantlarla hesaplanan gece ışıkları katmanı (Versiyon 4, DMSP OLS) kullanılarak ek bir analiz gerçekleştirilmiştir. Bu analizlere göre Ankara, Konya, Şanlıurfa, Diyarbakır ve Kayseri; bozkır alanı oranının ve nüfusun yoğun olduğu ve insan etkinliği ile ilgili önlemlerin alınması gereken alanlar olarak ön plana çıkmaktadır (Şekil 31, Tablo 7). Bu iki analiz mevcut nüfus yoğunluğu ve kentleşme hakkında bilgi sunmaktadır. Gelecekte kentin hangi alanlara doğru genişleyeceği konusu da yine koruma eylemlerini planlarken göz önüne alınması gereken önemli bir konudur. Böylelikle hem günümüz hem de gelecek koşullarına K K Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203072 göre etkin planlama yapmak mümkün olacaktır. Şehirleşme baskısı sonucunda yeni yerleşim alanlarıyla bozkır ekosistemleri geri dönüşü olmayacak şekilde tahrip olmaktadır. Çevre Düzeni Planları hazırlanırken bozkır ekosistemlerinin değeri ve önemi vurgulanarak bu yaşam alanlarının korunması ve sürdürülebilir yönetimi için planlama yaklaşımı uygulanmalıdır. Son yıllarda belirli alanlarda artan bir biçimde tersine göç söz konusudur. Ancak bozkır alanlarının bitki örtüsünün bozulmasına neden olabilecek bu tehditle ilgili mekânsal veri olmadığı için haritalanamamıştır. Şekil 31. Türkiye şehir ışıklarının bozkır alanlarıyla birlikte mekânsal gösterimi. (Veri Kaynağı: NOAA gece ışıkları verileri). 7. Emberger Kuraklık İndisi yıllık toplam yağış, en sıcak aydaki maksimum sıcaklık, en soğuk aydaki minimum sıcaklık değişkenleri kullanılarak aşağıdaki formüle göre hesaplanmıştır: 2000 * BIO12/((BIO5 - BIO6) * (BIO5 + BIO6 + 546.24)) Bio12: Yıllık toplam yağış (mm) Bio5: En sıcak ayın maksimum sıcaklık ortalaması Bio6: En soğuk ayın minimum sıcaklık ortalaması Emberger Kuraklık İndisini hesaplamada WorldClim (https://www.worldclim.org/bioclim) veritabanındaki iklim yüzeyleri kullanılmıştır. 3.2.3. Kuraklaşma Riski İklim değişikliği bütün doğal ekosistemler gibi bozkır ekosistemlerini en çok tehdit eden etmenlerden biridir. Halihazırda kurak olan bozkır alanlarının gelecekte sıcaklıkta artış ve yağışta azalmaya bağlı olarak daha da çok kuraklaşma tehdidi (yarı çölleşme) altında kalacağı beklenmektedir. Kuraklaşma riski, günümüz sıcaklık (en düşük ve en yüksek) ve yıllık yağışlarının, 2070 yılında, günümüze kıyasla en çok nerelerde değişeceğini belirlemede kullanılmıştır. IPCC 5. Değerlendirme Raporu (2013) senaryolarından RCP 8.5 kullanılarak gelecek öngörüsü hesaplanmıştır. Bu kapsamda Emberger Kuraklık İndisi (Emberger, 1955) kullanılmıştır7. Emberger Kuraklık İndisi’ne göre günümüzde en kurak alanlar Konya, Şanlıurfa ve Iğdır olarak ön plana çıkmaktadır (Şekil 32). Emberger Kuraklık İndisi’ne göre belirlenen iklim sınıflarına göre potansiyel bozkır sınırındaki alanların çoğunluğu yarı-kurak (22.136.089 ha) iklim sınıfındadır. Kurak alanlar 218.933 ha alan kaplarken, yarı ılıman alanlar ise 11.178.386 ha alan kaplamaktadır. En kurak bölge Iğdır olarak göze çarpmaktadır (Şekil 33). K Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 73 Şekil 32. Emberger Kuraklık İndisi’ne göre günümüz kuraklık değerleri. (Harita, Worldclim verileri kullanılarak üretilmiştir). 2070 yılı senaryolarına göre ise gelecekte potansiyel bozkır bölgesi içindeki bütün illerde kuraklıkta %3-24 arasında bir artış beklenmektedir (Şekil 34). Kuraklık artışının en şiddetli olacağı alanlar ise Afyonkarahisar, Konya, Karaman, Niğde hattıdır. Şanlıurfa ilinin güneyindeki ilçelerin de kuraklık artışının yüksek olduğu görülmektedir. Gelecekteki iklim sınıflarına göre bir değerlendirme yapıldığında, Konya’nın güneydoğusu, Karaman, Aksaray Niğde ve Şanlıurfa’nın bir kısmının yarı-kurak iklimden kurak iklime geçiş yapması öngörülmektedir. Gelecek öngörülerinde kurak alanların genişleyerek 2.506.675 ha alana artması, yarı-kurak alanların ise 26.132.972 ha Şekil 33. Emberger Kuraklık İndisi’ne göre hesaplanan potansiyel bozkır sınırı içindeki günümüz iklim tipleri. (Harita, Worldclim verileri kullanılarak üretilmiştir). K K Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203074 Şekil 34. Emberger Kuraklık İndisi’ne göre 2070 yılındaki kuraklaşma riskinde değişim. (Harita, Worldclim verileri kullanılarak üretilmiştir). Şekil 35. Emberger Kuraklık İndisi’ne göre hesaplanan potansiyel bozkır sınırı içindeki gelecekteki (2070) iklim sınıfları. (Harita, Worldclim verileri kullanılarak üretilmiştir). alan kaplaması beklenmektedir. Yarı-ılıman alanların kapsadığı alanlarda da düşüş öngörülmektedir. Günümüz sınıflanmasında 11.178.386 ha alan kaplayan bu alanların, gelecek senaryolarında 4.893.761 ha alana düşmesi beklenmektedir. Afyon’un potansiyel bozkır sınırları içinde kalan kısmı, Konya’nın güneybatısındaki alanların yarı-ılıman iklimden yarı-kurak iklime geçmesi öngörülmektedir (Şekil 35). Konya ve Şanlıurfa özellikle bozkırların geniş alan kapladığı ve bozkırların korunan alan olarak temsil edildiği illerimizdendir. Hem korunan alanlar sınırları içindeki bozkırların hem de herhangi bir yasal statüye sahip olmayan bozkır alanlarının yönetiminde, gelecekte yaşanması öngörülen kuraklaşma ile ilgili önlemlerin bugünden alınmaya başlanması önem taşımaktadır. K K Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 75 3.2.4. Erozyon Riski Erozyon riski de hem bozkır ekosistemlerini hem de diğer doğal ekosistemleri etkileyen önemli tehditlerden biridir. Türkiye’de erozyon riski modelleri mevcuttur (ÇEM, 2017) ancak bu değerlendirme kapsamında mekânsal veriler elde edilemediği için kullanılamamıştır. Bu kapsamda bozkır ekosistemleri üzerindeki erozyon riskini irdeleyebilmek için daha kaba çözünürlüklü, Rusle-temelli Küresel Erozyon Modeli çıktıları kullanılmıştır (Borrelli ve ark., 2017). 25 km çözünürlüklü bu modele göre Diyarbakır, Mardin, Batman, Erzincan, Ardahan, Kars ve Van erozyon riskinin yoğun olduğu yerlerdir (Şekil 36). Bunlardan Van, Erzincan ve Ardahan özellikle bozkırların mera olarak kullanımının yoğun olduğu ve yoğun olarak hayvancılık yapılan illerdir. Bu kapsamda bu illerde erozyonu azaltacak şekilde mera ıslahı çalışmalarının yapılması çok önemlidir. Bu değerlendirmeler kaba ölçekli küresel erozyon modeli çıktılarıyla yapılmıştır. Daha yüksek çözünürlüklü erozyon riski verilerinin kullanılması bozkırlar üzerindeki erozyon tehdidinin ele alınması açından önem taşımaktadır. Şekil 36. Rusle-temelli Küresel Erozyon Modeli çıktıları doğrultusundaki ulusal erozyon riski. (Harita, Borrelli ve ark., 2017 verileri kullanılarak üretilmiştir). Stratejinin bu bölümünde Türkiye bozkırlarına yönelik mekânsal değerlendirmeler yapılmış ve bozkırların güncel durumu ve bozkırlar üzerindeki tehditler mekânsal olarak analiz edilmiştir. Bozkır alanları üzerindeki tehditler birlikte değerlendirildiğinde, tehditlerin en çok Konya, Diyarbakır, Şanlıurfa, Van ve Ankara illerindeki bozkırlar üzerinde yoğunlaştığı görülmektedir. Ağrı ili de mera alanlarının kısıtlı olduğu ama birim mera başına hayvan sayısının yüksek olduğu bir il olduğu için otlatma baskısının yüksek olduğu bir il olarak öne çıkmaktadır. Hem bu iller hem de bozkır örtüsünün yoğun olduğu diğer alanlar için bozkırlarının korunmasına ve sürdürülebilir yönetimine yönelik çalışmalar giderek önem kazanmaktadır. Bu kapsamda bozkırlar üzerindeki tehditleri azaltmak, koruma ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini tanımlamak için bu strateji ve eylem planı hazırlanmıştır. K Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203076 © Ce ng iz Ta pa n Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 77 4. Ulusal Bozkır Koruma Stratejisi Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı, bozkırlar için tüm taraflarca benimsenmiş bir koruma stratejisi ve bu stratejideki amaç ve hedeflere ulaşmak için de eylemleri içermektedir. Bu strateji ve eylem planı, hedeflere ulaşıldıkça ve koşullar değiştikçe yenilenebilecek ve güncellenebilecek bir çerçeve sunmaktadır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı hazırlanırken bozkır ekosistemleri ile ilişkili uluslararası sözleşmeler ve programlar, kanun ve yönetmelikler, politika belgeleri, strateji, eylem planları ve ilgili mevzuat incelenmiş ve bu çalışmaya entegre edilmiştir. Ulusal Bozkır Koruma Stratejisi’nin genel hedefi bozkırların sosyolojik, ekolojik ve ekonomik sürdürülebilirliğinin sağlanmasıdır. Strateji, bu ana hedef doğrultusunda bozkırların korunmasına yönelik amaç ve hedefleri tanımlamaktadır. 4.1. Bozkırların Korunması için Stratejik Amaç ve Hedefler Stratejinin genel çerçevesini; bozkırların mevcut durumunu, bozkırlara yönelik mekânsal değerlendirmeleri, bozkırlar ile ilişkili politika, mevzuat ve uygulamaları da dikkate alan 4 stratejik amaç ve bu amaçlar altında 12 stratejik hedef oluşturmaktadır. Strateji; bozkırların yönetişiminden izlemeye doğru devam eden ve birbirini tamamlayan süreçleri içeren bir yaklaşımı benimsemektedir. Bu yaklaşımla, stratejik amaçlardan ilki, bozkırların etkin yönetimi için en önemli ihtiyaçlardan biri olan iş birliği ortamının oluşturulması ve politikaların geliştirilmesidir. Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi ve Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Strateji ve Eylem Planı (2007 ve 2018-2028) amaçları ile ilişkili olarak bu stratejik amaçlardan ikincisi bozkır biyolojik çeşitliliğinin korunması, üçüncüsü ise bozkırlarda kaynak kullanımının sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde geliştirilmesine yöneliktir. Dördüncü stratejik amaç ise, bozkırlarından faydalanan yöre halkının geçim kaynaklarının iyileştirilmesidir. Diğer stratejik amaçlar ile birlikte bozkırlardan faydalanan yöre halkının refah seviyesinin artması uzun vadede ulaşılmak istenen sonuçlardan biridir. Stratejik amaçlar ve hedefler aşağıda verilmektedir. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203078 STRATEJİK AMAÇ 1. Bozkırların etkin yönetimini sağlayacak iş birliği ortamının oluşturulması ve politikaların geliştirilmesi Hedef 1.1. Bozkırlar için yönetişim modelinin geliştirilmesi ve uygulanması Hedef 1.2. Bozkırların korunması ve etkin yönetimi için yasal ve idari yapının güçlendirilmesi Hedef 1.3. Bozkırların korunması ve etkin yönetimi için araştırma, izleme ve teknoloji kapasitesinin geliştirilmesi STRATEJİK AMAÇ 2. Bozkır biyolojik çeşitliliğinin (ekosistem, tür, genetik ve ekolojik süreç çeşitliliği düzeylerinde) korunması Hedef 2.1. Bozkır ekosistemlerinin korunması Hedef 2.2. Bozkır türlerinin ve yaşam ortamlarının korunması Hedef 2.3. Bozkırların genetik kaynaklarının korunması Hedef 2.4. Bozkırların iklim değişikliğine uyum kapasitesinin artırılması Hedef 2.5. Bozkırların sahip olduğu biyolojik çeşitlilik değerinin tanıtılması ve görünürlüğünün artırılması STRATEJİK AMAÇ 3. Bozkırlarda kaynak kullanımının sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde geliştirilmesi Hedef 3.1. Bozkır biyolojik çeşitliliğini destekleyen tarımsal uygulamaların yaygınlaştırılması Hedef 3.2. Sürdürülebilir ve ekosistem tabanlı mera yönetiminin sağlanması STRATEJİK AMAÇ 4. Bozkırlardan faydalanan yöre halkının geçim kaynaklarının iyileştirilmesi Hedef 4.1. Bozkır ve ilgili alanlarda yapılan bitkisel ve hayvancılık uygulamalarının katma değerini ve yöre halkına faydasını artıracak gerekli ortamın oluşturulması Hedef 4.2. Bozkırlardan sürdürülebilir faydalanmayı esas alan yöre halkına yönelik gelir getirici faaliyetlerin çeşitlendirilmesi ve desteklenmesi Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 79 4.2. Stratejik Amaç ve Hedefler için Durum Değerlendirmesi (SWOT) Bozkırların korunması ve yönetimi ile ilgili mevcut durumu görebilmek için SWOT Analizi yöntemi kullanılmıştır. SWOT (Strength-Weakness-Opportunities-Threats) Analizi; bir kurumun, sistemin, bireyin veya hizmetin güçlü ve gelişmeye açık alanları ile dış çevrede karşı karşıya bulunduğu fırsatların ve tehditlerin belirlenmesine yönelik bir yöntemdir. “Güçlü Yanlar” ve “Fırsatlar” olumlu konular olarak, “Zayıf Yanlar” ve “Tehditler” ise dikkat edilmesi gereken konular olarak sınıflandırılmaktadır. Ulusal ölçekte bozkırların korunması ve yönetimi ile ilgili mevcut durum güçlü ve zayıf yanlar, fırsat ve tehditler olarak aşağıda değerlendirilmektedir. Bu değerlendirme, strateji ve eylem planında hedef ve eylemler bazında yansıtılmaktadır (Tablo 17). Tablo 17. Bozkırlara yönelik SWOT Analizi (Güçlü ve Zayıf Yanlar, Fırsatlar ve Tehditler) GÜÇLÜ YANLAR ZAYIF YANLAR · Doğal bozkırların varlığı · Ulusal ve uluslararası korunan alan statülerinin ve korunan alanların varlığı · Bozkırların sahip olduğu biyolojik çeşitlilik değerleri, zengin kültürel miras ve özgünlüğü · Meralar, toprak koruma ve arazi kullanımı ile ilgili mevzuatın varlığı · Ulusal politika belgelerinde biyolojik çeşitliliğin korunması ve yönetimi ile ilgili öncelik ve tedbirlerin yer alması · Doğa koruma, meralar ve tarım arazileri ile ilgili tüm yetki ve sorumlulukların tek bakanlık çatısı altında toplanmış ve güçlü bir teşkilat yapısı olması · İlgili kurumlar arasında iş birliği kültürünün olması · Araştırma, izleme ve teknoloji geliştirme altyapısının olması · Çevreye duyarlı tarım uygulamalarının ve destek programlarının varlığı · Bozkırlara yönelik sorunlar ve tehditler konusunda farkındalık oluşmuş olması ve strateji sürecinin başlatılmış olması · Ulusal ve yerel düzeyde halihazırda bozkır biyolojik çeşitliliğini gözeten birçok çalışma ve projenin yürütülmesi (Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi, Türkiye’nin Bozkır Ekosistemlerinin Korunması ve Sürdürülebilir Yönetimi Projesi gibi) · Bozkırların biyolojik çeşitliliğinin önemi konusunda yeterli farkındalığın olmaması · Bozkırların sahipsiz olarak görülmesi · Doğrudan bozkır ekosistemleri ile ilgili sorumlu bir kanun ve kuruluşun olmaması · Güncel bozkır alanlarının tespitinin tamamlanmamış olması · Korunan alanlar sisteminde bozkırların yeterince temsil edilmemesi · Bozkırların korunması ve yönetimi için farklı kurumlar arasında iş birliği (veri, bilgi yönetimi ve paylaşımı) konusunda uygulama ve izlemenin yetersiz olması · Bozkır tür ve habitatlarını izleme çalışmalarının yetersiz olması · Tapuda tescil harici alanların bozkır olarak tescil edilmemesi · Bozkırların korunması konusunda ilgili kurumlar arasında yetki ve sorumluluk çatışmasının bulunması · Mera Kanununda cezai müeyyidelerin olmayışı ve tahsis işlemleri tamamlanamadığından mevzuatın fiili olarak uygulanamayışı ve ilgili kanunlar arasında otlatmayı düzenleyici eşgüdümlü yönetmeliklerin olmayışı · Tahsisin özel ya da tüzel kişilik yerine yerleşim yerine yapılması ve her ikamet edenin otlatma hakkının olması ve kontrolsüz göçer hayvancılık · Mera yönetim birliklerinin etkin çalışamaması · Mera Tüzel Kişiliği oluşturularak Mera Kanunu uygulamalarına ve meraların korunmasına etkinlik kazandırılması ile ilgili mevzuatın olmayışı · Meraların korunması için yetki, güç ve sorumluluk paylaşımının yerelde yetersiz kalması, idari sınırlar ve yetkilerde belirsizliklerin olması · Meralardaki ıslah çalışmalarında biyolojik çeşitlilik unsurlarının gözetilmemesi · Bozkırlar konusunda farklı ilgi gruplarına yönelik eğitim ve farkındalık artırma programlarının eksikliği · Bozkır alanlarının ve biyolojik çeşitliliğinin korunması konusunda tarımsal politika, teşvik ve desteklerin yetersizliği · Bozkır biyolojik çeşitliliğini destekleyen iklim dostu ve korumalı tarım uygulamalarının örnek uygulama olarak kalması Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203080 FIRSATLAR TEHDİTLER · Biyolojik çeşitlilik odaklı uluslararası taahhütler ve 2030 hedefleri · Çevre ve doğa korumaya ilişkin güçlü sivil toplum örgütlerinin varlığı · Bozkır alanları ve biyolojik çeşitliliği ile ilgili araştırmalar yapan üniversite ve enstitülerin varlığı · Ulusal ve uluslararası projelerin varlığı · Kötüye gidiş konusunda farkındalığın artması (kuraklaşma-tür yok oluşları) · Geleneksel, sürdürülebilir mera kullanım prensiplerinin varlığı · Kırsal fakirlik, yoğun tarım ve hayvancılık faaliyetleri nedeniyle doğal kaynakların aşırı kullanımı · Korumadan ziyade kullanımı destekleyen politikalar · Amaç dışı kullanım talepleri ve alan kullanımları üzerindeki siyasi baskılar · Biyokaçakçılık ve genetik kaynaklar üzerindeki tehditlerin artması · Göç ve nüfus artışına bağlı olarak yerleşimlerin artması · Bölgesel farklılıkların olması ve yerelde sosyo-kültürel yapının sürdürülebilir kaynak yönetimi için gerekli değişimlere karşı dirençli olması · Değişen sosyo-kültürel yapı ile geleneksel, sürdürülebilir uygulamaların terk edilmesi · İklim değişikliği ve kuraklığın olumsuz etkileri · Sanayi tesisleri nedeniyle artan kirlilik kaynakları · Bozkır ekosistemlerine yönelik artan yatırım talepleri (taş ocakları, madencilik, ulaşım ağları vd.) Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 81 Boşluk Analizine İlişkin Kilit Sonuçlar: · Politikalar, mevzuat ve mekanizmalar: Türkiye’de bozkırlar için, ormanlar ve sulak alanlarda olduğu gibi mevzuatta bir tanım bulunmamaktadır. Türkiye’nin bozkır ekosistemleri, farklı kanun ve yönetmeliklere göre farklı kurumlar tarafından yönetilen doğal bozkırlar, çayırlar, meralar ve ağaçlı bozkır oluşmaktadır. Bozkırların korunması ve yönetiminden sorumlu tek bir kurumsal yapı bulunmamakla birlikte farklı kurumlar bünyesinde kapasite ve çeşitli mekanizmalar mevcuttur. Bu bulgulara dayanarak, bozkırların korunması ve yönetimi ile ilgili olarak ulusal ve yerel düzeyde kurumsal yapılanmaya dair bir şema oluşturmak için ayrıca bir değerlendirme yapılmıştır. Mevzuat ve kurumların görev ve sorumlulukları bir arada incelenerek, bozkırların korunması ve yönetimi ile ilişkili kilit konulardaki örtüşmeler ve boşluklar ortaya konmuştur. Bu sonuçların tümü, Stratejik Amaç 1 kapsamında ele alınan bozkırların sürdürülebilir yönetimi için yönetişim ve iş birliği mekanizmasının önemini ortaya koymaktadır. · Dağılımın Haritalanması ve Mekansal Değerlendirme: Bu kapsamda yapılan değerlendirmelerin sonuçları, Türkiye’de potansiyel olarak bozkır ve bozkır ormanı (bozkırların hâkim olduğu ekolojik bölgelerde yer alan seyrek veya kapalı orman oluşturan alanlar) ekosistemlerini içeren bölgenin yaklaşık 33,5 milyon hektarlık bir alanı kapsadığını ortaya koymaktadır. Yapılan analizlere göre potansiyel bozkır bölgesi içinde yaklaşık 17 milyon ha bozkır alanı ve 552.334 ha bozkır ormanı bulunmaktadır. 17,5 milyon hektarlık alanın, %42’si İç Anadolu Bölgesi, %36’sı Doğu Anadolu, %14’ü Güneydoğu Anadolu Bölgesi, %5’i Karadeniz Bölgesi, %2’si Akdeniz Bölgesi ve %1’i Ege Bölgesi’nde yer almaktadır. Türkiye’de potansiyel olarak bozkır ve bozkır ormanı içeren bölgede 75 yasal statülü korunan alan bulunmaktadır ve 33,5 milyon hektarlık alanın yaklaşık %4’ü koruma altındadır. Potansiyel bozkır bölgesi içindeki bozkır ve bozkır ormanının ise (yaklaşık 17,5 milyon ha) %2,9’u resmi statülü bir biçimde korunmaktadır. · SWOT Analizi Doğal bozkırların varlığı ve biyolojik çeşitliliği, temel yasa ve idari mekanizmaların varlığı ve mevcut çalışmalar öne çıkan güçlü yönler iken, bozkırların öneminin algılanmaması, yönetişim, koordinasyon ve iş birliği konularındaki eksiklikler, mera kanunu ile ilgili zorluklar en başta gelen zayıf yönlerdir. Uluslararası taahhütler, STK’ların varlığı, üniversiteler ve mevcut çalışmalar öne çıkan fırsatları oluştururken, doğal kaynakların aşırı kullanımı ve korumadan çok kullanımı destekleyen politikalar, yerleşim ve yatırımların artması, iklim değişikliği ve kuraklığın etkileri öne çıkan dış tehditlerdir. Analizin sonuçları, stratejinin şekillenmesi için temel oluşturmaktadır. Kutu 4. Boşluk analizi Boşluk analizi, ulusal bozkır koruma stratejisi ve eylem planının hazırlanması için bir temel oluşturmaktadır. Analizde çok yönlü yöntemler ve yaklaşımlar kullanılarak elde edilen kilit sonuçlar strateji ve eylem planı belgesinin farklı bölümlerinde sunulmaktadır. Boşluk analizi, şu çalışmaları içermektedir: i) Bozkırların korunması ve sürdürülebilir yönetimi ile ilişkili ulusal düzeydeki politikalar, mevzuat ve mekanizmalar ile kurumsal yapı ve kapasiteye ilişkin mevcut durum hakkında değerlendirme, Bölüm 2.8 Bozkırlar ile İlişkili Yasal Çerçeve ve Kurumsal Yapılanma altında sunulmaktadır. ii) Türkiye bozkır ve bozkır ormanlarının coğrafi bölgelere ve illere göre dağılımını dikkate alarak korunan alanlar ve önemli biyolojik çeşitlilik alanları özelinde bozkırların korunması ile ilgili mevcut durumu ve Türkiye bozkırları üzerindeki tehditlere ve baskılara yönelik mekânsal değerlendirme, Bölüm 2. Türkiye Bozkırları ve Bölüm 3. Türkiye Bozkırlarına Yönelik Mekânsal Değerlendirmeler altında sunulmaktadır. Bu çalışma, masabaşı çalışmasının yanı sıra çalıştay ve toplantıların sonuçlarına dayanmaktadır. iii) Ulusal düzeyde bozkırların korunması ve yönetimini etkileyen iç (güçlü ve zayıf yönler) ve dış faktörlerin (fırsatlar ve tehditler) analizi için bir araç olarak kullanılan SWOT Analizi, Bölüm 4.2 Stratejik Amaç ve Hedefler için Durum Değerlendirmesi (SWOT) altında sunulmaktadır. Bu çalışma, çalıştay ve toplantıların sonuçlarına dayanmaktadır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203082 © N ih an Y en ilm ez A rp a Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 83 5. Ulusal Bozkır Koruma Eylem Planı Ulusal Bozkır Koruma Eylem Planı, belirlenen stratejik amaç ve hedeflere ulaşmak için eylemleri içermektedir. Eylem Planı kapsamındaki eylemlerin gerçekleştirileceği zaman takvimi 2021-2023 (kısa vade), 2021-2026 (orta vade) ve 2021-2030 (uzun vade) olarak tanımlanmaktadır. Her eylemle ilgili o eylemin gerçekleştirilmesi için sorumlu kurumlar ve ilgili kurumlar belirtilmektedir. Hem sorumlu hem de ilgili kurumların verilmesinin amacı, ilgili faaliyetlerin başarılı bir şekilde hayata geçirilmesi için kurumlar arasında iş birliğine önem verilmesi gerektiğini vurgulamak ve bu konuda yol gösterici olmaktır. Ayrıca eylem planının izleme ve değerlendirme ve gerektiğinde revizyonu için hem hedefler özelinde üst bir gösterge seti hem de eylemler özelinde göstergeler ve bu göstergelerin başlangıç ve bitiş değerleri verilmektedir. 5.1. Stratejik Amaç ve Hedeflere Ulaşmak için Eylemler Stratejik amaç ve hedeflere ulaşmak için belirlenen eylemler doğrultusunda öncelikli ve stratejik öneme sahip konular aşağıda verilmektedir. 5.1.1. Stratejik Amaç 1 Bozkırların etkin yönetimini sağlayacak iş birliği ortamının oluşturulması ve politikaların geliştirilmesi Farklı kanun ve yönetmelikler kapsamında farklı kurumların yetki ve sorumlulukları dahilinde yönetilen bozkırların korunmasını destekleyecek yönetişim modelinin geliştirilmesi ve uygulanması ile birlikte yasal ve idari yapının güçlendirilmesi en temel ihtiyaçlardan biridir. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı’nın ana koordinasyonu Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Koordinasyon Kurulu altında oluşturulan “Ulusal Bazda Sözleşmenin Yürütülmesi Alt Kurulu” tarafından yapılacaktır. Bu Alt Kurul tarafından gerekli durumlarda bozkırlarla ilgili karar alma süreçlerine etkin katılımı sağlayacak ve kurumların yetki ve sorumlulukları konusunda danışma kurulu vazifesi görecek nitelikte bir Komisyon kurulabilir. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203084 Bu komisyonun, strateji ve eylem planının uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesi kapsamında etkin olarak görev alması beklenmektedir. Yönetişim mekanizmasının uygulanması için ilgili kurumlar ve paydaşlar arasında iş birliğinin geliştirilmesi ve etkin bir iletişimin sağlanması önemlidir. Hem mevcut yasal ve idari yapıdaki boşluklara yönelik gerekli düzenlemelerin yapılması hem de yeni yasal yapı ve düzenlemelerin oluşturulması öncelikli konulardır. Bu konularda, bazı eylem önerileri verilmek ile birlikte aynı zamanda biyolojik çeşitlilik ve korunan alanlar ile ilgili mevzuat ve kurumsal yapıya ilişkin analiz yapılması bozkır biyolojik çeşitliliğinin korunmasını destekleyecek önemli bir araç sunacaktır. Ayrıca, bozkırların korunması ve yönetimine katkı sağlayacak araştırma, izleme ve teknoloji konularında kapasite ihtiyaçlarını gidermeye yönelik eylemler tanımlanmaktadır. Hedefler düzeyinde belirlenen göstergeler aşağıda verilmektedir: i) Etkin çalışan bir yönetişim mekanizması ii) Bozkırların etkin yönetimini esas alan yasal ve idari düzenleme sayısı (adet) iii) Bozkır ile ilişkili veri ve bilgi üretimi, paylaşımı ve kullanımı sayısındaki değişim (yüzde) 5.1.2. Stratejik Amaç 2 Bozkır biyolojik çeşitliliğinin (ekosistem, tür, genetik ve ekolojik süreç çeşitliliği düzeylerinde) korunması Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi ve ulusal politika belgelerinde biyolojik çeşitliliğin korunması, sürdürülebilir kullanımı ile genetik kaynakların kullanımından doğacak faydanın adil şekilde paylaşımı en temel ilkelerdir. Bu strateji ve eylem planında, bozkır ekosistemlerinin, tür ve yaşam alanlarının ve genetik kaynaklarının korunması stratejik öneme sahip öncelikli hedeflerdir. Bu kapsamda, biyolojik çeşitlilik ile ilgili koruma önerileri ilk iki hedef altında ayrı olarak ele alınmaktadır. İlkinde öncelikli bozkır alanlarını içeren korunan alanların yüzölçümünün artırılması ve farklı çalışma sonuçlarının (örn. Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi sonucunda tanımlanan Özellikli Alanlar, Sistematik Koruma Planlaması (SKP) Koruma Öncelikli Alanlar, Önelikli Kelebek Alanları (ÖKeA), aday Natura 2000 alanları, Önemli Doğa Alanları (ÖDA), Önemli Bitki Alanları (ÖBA), Önemli Kuş Alanları (ÖKA), vd.) değerlendirilerek koruma önerilerinin geliştirilmesi, bozkır alanlarını içeren Özellikli Alanlarda izleme yapılması, ekolojik koridorların belirlenmesidir. İkincisinde ise öncelikli bozkır türleri ve yaşam ortamlarının belirlenmesi, bozkıra özgü/özelleşmiş türler öncelikli olmak üzere tür eylem planlarının hazırlanması, uygulanması ve izlenmesi, mevcut korunan alanlar içinde bozkır türlerinin ve yaşam ortamlarının yöre halkı ile iş birliği içinde korunması ana eylemlerdir. Bozkırlarda genetik kaynak niteliği açısından önem taşıyabilecek bitki ve hayvan türlerinin kayıt altına alınması ve ex-situ olarak korunması ile birlikte aynı zamanda geleneksel bilgilerin kayıt altına alınarak bu konudaki yenilik ve uygulamaların paylaşılması önerilmektedir. Bu eylemlerin, ilgili kurumlar ve paydaşlar arasında bir iş birliğini ve yöre halkının etkin katılımını sağlayacak katılımcı süreçler ile gerçekleştirilmesine önem gösterilmektedir. Ayrıca, bozkır biyolojik çeşitliliğinin korunmasını destekleyecek ulusal düzeydeki yasal ve idari düzenlemeler bu hedeflere ulaşmak için elverişli ortamın oluşmasına katkı sağlayacaktır. En hassas ekosistemlerden biri olan bozkır ekosistemlerinin iklim değişikliğine uyum kapasitesinin artırılmasının önemi uluslararası sözleşme ve ulusal politika belgelerinde ortaya konmaktadır. Bozkır ekosistemleri üzerindeki İklim değişikliğinin olası etkilerinin belirlenmesi ve izlenmesi, bu doğrultuda uyum önerilerinin geliştirilmesi, uyum planlarının hazırlanması, uygulamaların hayata geçirilmesi, izleme programlarının oluşturulması ve uygulanması ana eylemlerdir. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 85 Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi ve ulusal politika belgelerine dayanarak biyolojik çeşitlilik değerleri ve biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir kullanımı konusunda farkındalığın oluşması, öncelikli hedeflerden biri olarak tanımlanmaktadır. Bozkır ilgi gruplarının bozkırlar ve bozkırların biyolojik çeşitlilik değerleri konusunda bilgiye ve farkındalığa sahip olması sürece katılımlarını sağlamak için temel prensiplerden biridir. Bu doğrultuda, bozkırların biyolojik çeşitlilik değeri konusunda farkındalığı artırmaya yönelik tanıtım, bilgilendirme, iletişim ve eğitim konusunda katkı sağlayacak fiziksel altyapının oluşturulması, ilgili uygulamalarla sinerji sağlanması ve iyi örneklerin yaygınlaştırılması ile ilgili eylemler tanımlanmaktadır. Ayrıca bozkırlar ve biyolojik çeşitliliğinin sürdürülebilir kullanımına yönelik doğa turizmi ve ekoturizm uygulamaları için ulusal ve bölgesel turizm plan ve programları önemli bir fırsat olarak değerlendirilmektedir. Tüm bu eylemlerin ilgili paydaşlar ile birlikte iş birliği içinde planlanması ve uygulanması ayrıca öne çıkarılmaktadır. Hedefler düzeyinde belirlenen göstergeler aşağıda verilmektedir: i) Bozkır alanlarının yüzölçümündeki değişim (yüzde) ii) Korunan bozkır alanlarının yüzölçümündeki değişim (yüzde) iii) Korunan bozkır alanlarının etkin yönetimi (yüzde) iv) Etkin koruma yapılan bozkır tür sayısı (adet) v) Genetik kaynaklara yönelik etkin koruma yapılan bozkır tür sayısı (adet) vi) İklim değişikline uyum konusundaki uygulamaların sayısı (adet) vii) Bozkırların tanıtımı ve görünürlüğü konusunda erişilen kişi sayısı (kişi sayısı) 5.1.3. Stratejik Amaç 3 Bozkırlarda kaynak kullanımının sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde geliştirilmesi Uluslararası sözleşmelerde sürdürülebilir kaynak yönetiminin teşvik edilmesi öne çıkmaktadır. Bozkır alanlarında sürdürülebilir kaynak kullanımı için bozkır biyolojik çeşitliliğini destekleyen tarımsal üretim ve destekleme modellerinin oluşturulması ve yaygınlaştırılması, sürdürülebilir ve ekosistem tabanlı mera yönetiminin sağlanması temel hedeflerdir. Bu stratejileri gerçekleştirirken en önemli araçlar ilgili kurumlar ve paydaşlar arasında iş birliklerinin ön plana çıkartılması ve yöre halkının kaynakların sürdürülebilir kullanımı ve yönetiminde etkin olarak yer almasıdır. Bu kapsamda, iş birlikleri içinde doğa dostu tarım uygulamalarına yönelik örnek destek programlarının oluşturulması ve yaygınlaştırılması, bozkır biyolojik çeşitliliğini destekleyen tarım uygulamalarının desteklenmesi ve yaygınlaştırılması öncelikli olarak ele alınmaktadır. Bu konudaki ÇATAK ve IPARD gibi örnek program ve uygulamaların varlığı önemli bir araç sunmaktadır. Ayrıca, biyolojik çeşitlilik dostu tarım uygulamalarının özellikle öncelikli bozkır alanları ve çevresinde hayata geçirilmesini ve devamlılığını sağlayacak destek ve teşvik mekanizmaları tanımlanmaktadır. Büyük bir kısmı mera olarak kullanılan bozkırların korunması, sürdürülebilir ve ekosistem tabanlı mera yönetimi için öncelikli eylemler şunlardır: Mera ıslah çalışmalarının biyolojik çeşitlilik unsurlarını gözetecek şekilde planlanması, mera ıslahının mera yönetim projeleriyle bütüncül olarak ele alınması, mera ıslah çalışmalarının daha etkin olarak izlenmesi, sürdürülebilir ve onarıcı mera yönetimi için örnek uygulamaların geliştirilmesi, desteklenmesi ve yaygınlaştırılması. Özellikle, iş birliği yaklaşımı ile planlanan örnek uygulama, pilot ve demonstrasyon projeleri sürdürülebilir ve ekosistem tabanlı mera yönetiminin hayata geçirilmesi için önemli Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203086 araçlardır. Ayrıca, meraların korunması ve sürdürülebilir yönetimini destekleyen ulusal düzeydeki yasal ve idari düzenlemeler bu hedefe ulaşmak için elverişli ortamın oluşmasına katkı sağlayacaktır. Bozkır alanlarında yaşayan kırılgan gruplardan göçer ailelerinin iskân ve eğitim sorunlarının çözülmesi ve göçerlere yönelik gelir getirici uygulamaların özendirilmesi ve desteklenmesi dikkate alınmalıdır. Hedefler düzeyinde belirlenen göstergeler aşağıda verilmektedir: i) Biyolojik çeşitliliği destekleyen tarım uygulamalarındaki değişim (çiftçi sayısı veya alan yüzölçümü) ii) Sürdürülebilir ve ekosistem tabanlı mera yönetimi yapılan alan yüzölçümündeki değişim (yüzde) 5.1.4. Stratejik Amaç 4 Bozkırlardan faydalanan yöre halkının geçim kaynaklarının iyileştirilmesi Bozkır biyolojik çeşitliliğinin korunması için yöre halkının bozkır biyolojik çeşitliliği konusunda farkındalığının artırılması ve bozkır kaynaklarının sürdürülebilir kullanımında etkin olarak yer alması temel ilkelerdir. Geçimi bozkır ekosistemine dayalı yöre halkının geleneksel, sürdürülebilir doğal kaynak kullanımının desteklenmesi öncelikli olarak ele alınmaktadır. Bu kapsamda, en önemli adımlardan biri bozkır ve ilgili alanlarda yapılan bitkisel üretim ve hayvancılık uygulamalarının katma değerini artırmaktır. Bunun için öncelikli bozkır alanlarında temel sosyo-ekonomik araştırmaların yapılarak kırılgan gruplara dair bilgi elde edilmesi geçim kaynakları ile ilgili bütün çalışmalar için önemli bir altlık sağlayacaktır. Bu çalışmaların başarıya ulaşmasındaki en önemli araçlardan biri olarak kırsal üretimde bozkır ve ilgili alanlarda örgütlenmenin ve kooperatifleşmenin desteklenmesi önemlidir. Birinci hedef altında, verimliliği ve katma değeri artırmaya yönelik sosyo-ekonomik araştırma, değer zinciri analizi ve coğrafi işaretleme çalışmalarının yapılması öncelikli eylemlerdir. Bu kapsamda, mevcut kaynakların yönlendirilmesi ve yeni kaynakların ve desteklerin oluşturulması için hem ulusal hem de bölgesel yapıların harekete geçirilmesi önemlidir. Bir diğer önemli hedef ise bozkırlar üzerindeki kullanım baskısını azaltmak ve bozkırlardan sürdürülebilir faydalanmayı sağlamak için yöre halkının geçim kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve desteklenmesidir. Bu doğrultuda, öncelikli bozkır alanları ve çevresinde başlayarak bozkır ekosistemlerinde kırsal kalkınmaya yönelik alternatif sürdürülebilir geçim kaynaklarının belirlenmesi ve desteklenmesi gerekmektedir. Bu konuda önemli bir araç sunan mevcut kurumsal yapılar ve mekanizmalar ile eş güdüm ve iş birliğini sağlayacak eylemler tanımlanmaktadır. Ayrıca, bu çalışmalarda kadınların aile içindeki rolleri dikkate alınarak özel ihtiyaçları doğrultusunda eğitim ve hizmetlerden eşit olarak faydalanması dikkate alınmalıdır. Hedefler düzeyinde belirlenen göstergeler aşağıda verilmektedir: i) Bitkisel üretim ve hayvancılık uygulamalarının katma değerini ve yöre halkına faydasını artırmaya yönelik çalışmaların sayısı (adet) ii) Desteklenen faaliyet ve örnek uygulamalardan faydalanan ailelerin hane başı gelirindeki değişim (yüzde) Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 87 Kutu 5. Bozkırların korunmasının üretim peyzajlarında anaakımlaştırılması Strateji ve eylem planı, hem korunan alanlarda hem de üretim peyzajlarında bozkırların korunmasını desteklemektedir. Bozkırların korunmasının üretim peyzajlarında anaakımlaştırılmasına ilişkin stratejik amaçlar altında yer alan öneriler aşağıda listelenmiştir: i) Hem korunan alanlarda hem de üretim peyzajlarında bozkırların korunmasını ve yönetimini destekleyen yönetişim modeli, yasal ve idari düzenlemeler (Stratejik Amaç 1) ii) Peyzaj düzeyinde bozkırların korunmasına yönelik bilgiye dayalı karar vermenin yönetişim, koordinasyon ve izleme mekanizmalarıyla desteklenmesi (Stratejik Amaç 1) iii) Bozkır koruma ilkelerinin sektörel politikalar ve programlar, strateji ve planlama belgelerine entegre edilmesi (Stratejik Amaç 1) iv) Bozkır koruma ilkelerinin hem korunan alanlarda hem de üretim peyzajlarında entegre edilmesine yönelik bilgi, kapasite ve araçların geliştirilmesi (Stratejik Amaç 1) v) Bozkır koruma ilkelerinin ağaçlandırma çalışmalarına entegre edilmesi (Stratejik Amaç 2) vi) Hem korunan alanlarda hem de üretim peyzajlarında bozkır koruma önerilerinin belirlenmesi, uygulanması ve izlenmesi (Stratejik Amaç 2) vii) Bozkır koruma verilerinin çevre düzeni ve mekânsal planlara entegre edilmesine yönelik ön çalışmalar (Stratejik Amaç 2) viii) Üretim peyzajlarında bozkır ekosistemlerinin sahip olduğu doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı konusunda farkındalık ve etkin katılımın teşvik edilmesi (Stratejik Amaç 2) ix) Ulusal ve bölgesel turizm plan ve programlarına bozkır ekosistemlerinin korunması ve sürdürülebilir kullanımının entegre edilmesi (Stratejik Amaç 2) x) Kamu kurumları ile iş birliği içinde uygulanacak pilot destek programları, iklim dostu tarım ve ekosistem tabanlı uyum uygulamalarının uygulanmasına ve yaygınlaştırılmasına yönelik teşvikler dahil olmak üzere hem üretim peyzajlarında hem de korunan alanlarda bozkır biyolojik çeşitliliğini destekleyen tarımsal üretim modelleri ve destek mekanizmaları (Stratejik Amaç 3) xi) Bozkırların korunmasının kırsal kalkınma stratejileri, programları ve uygulamalarına entegre edilmesi; tarım ve hayvancılık uygulamaları için geliştirilen destek ve teşvik mekanizmaları ile birlikte bozkır ekosistemlerine bağlı olan yöre halkının geçim koşullarını iyileştirmek için belirlenen ve desteklenen yeni gelir getirici faaliyetler (Stratejik Amaç 4) xii) Üretim peyzajları ve korunan alanlardaki kilit paydaşlar arasında iş birliği ve koordinasyonun geliştirilmesi (Tüm stratejik amaçlar) Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203088 AM AÇ 1 . B O ZK IR LA RI N E TK İN Y Ö N ET İM İN İ S AĞ LA YA CA K İŞ B İR Lİ Ğ İ O RT AM IN IN O LU ŞT U RU LM AS I V E PO Lİ Tİ KA LA RI N G EL İŞ Tİ Rİ LM ES İ N o Ey le m le r Za m an Ta kv im i So ru m lu Ku ru m la r İlg ili K ur um la r G ös te rg el er M ev cu t De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de fle ne n De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de f 1 .1 . B oz kı rla r i çi n yö ne tiş im m od el in in g el iş tir ilm es i v e uy gu la nm as ı He de f G ös te rg es i: Et ki n ça lış an b ir yö ne tiş im m ek an iz m as ı 1. 1. 1 Bo zk ırl ar la il gi li ka ra r a lm a sü re çl er in e et ki n ka tıl ım ı sa ğl ay ac ak v e ku ru m la rın y et ki ve so ru m lu lu kl ar ı k on us un da da nı şm a ku ru lu v az ife si gö re ce k bi r y ap ın ın o lu şt ur ul m as ı (U lu sa l B iy ol oj ik Ç eş itl ili k Ko or di na sy on K ur ul u al tın da ol uş tu ru la n “U lu sa l B az da Sö zle şm en in Y ür üt ül m es i A lt Ku ru lu ” ve ya o nu n ta ra fın da n ge re kl i g ör ül ür se b ir Ko m isy on ol uş tu ru lm as ı) 20 21 20 23 U lu sa l B az da Bi yo lo jik Ç eş itl ili k Sö zle şm es i’n in Yü rü tü lm es i Al t K ur ul u/ Ko m isy on u TO B (D KM PG M , B Ü GE M , O GM , T AG EM , T RG M , i lg ili hi zm et b iri m le ri) , Ç ŞB (T VK GM , M PG M , Ç YG M ), Kü ltü r ve T ur izm B ak an lığ ı, Sa na yi v e Te kn ol oj i B ak an lığ ı (K AG M ), İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r, Ö ze l s ek tö r U lu sa l Bi yo lo jik Çe şit lil ik Ko or di na sy on Ku ru lu nu n gö re vl en di rm e ol ur u 0 Ad et 1 Ad et 1. 1. 2 U lu sa l B oz kı r K or um a St ra te ji ve Ey le m P la nı ’n ın u yg ul an m as ı i çi n ih tiy aç d uy ul an m al i k ay na kl ar ın ay rıl m as ın ın sa ğl an m as ı 20 21 20 26 U lu sa l B az da Sö zle şm en in Yü rü tü lm es i Al t K ur ul u / Ko m isy on u TO B (D KM PG M , B Ü GE M , O GM , T AG EM , T RG M , i lg ili hi zm et b iri m le ri) , Ç ŞB (T VK GM , M PG M , Ç YG M ), Kü ltü r ve T ur izm B ak an lığ ı, Sa na yi v e Te kn ol oj i B ak an lığ ı (K AG M ), İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r, Ö ze l s ek tö r Bü tç e ha rc am al ar ın a yö ne lik a lın an ka ra r s ay ısı 0 Ad et 1 Ad et 1. 1. 3 U lu sa l B oz kı r K or um a St ra te ji ve Ey le m P la nı ’n ın ö nc el ik le rin in ul us al v e bö lg es el k al kı nm a pl an la rı, k ur um sa l v e se kt ör el pl an v e pr og ra m la r i çi nd e ye r al m as ın ın sa ğl an m as ı 20 21 20 26 U lu sa l B az da Sö zle şm en in Yü rü tü lm es i Al t K ur ul u / Ko m isy on u TO B (S tr at ej i G el işti rm e Ba şk an lığ ı, DK M PG M , BÜ GE M , O GM , T AG EM , T RG M ), Ha zin e ve M al iy e Ba ka nl ığ ı, Bö lg e Ka lk ın m a İd ar el er i, Ka lk ın m a Aj an sla rı, İl gi li Ye re l Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili ST K’ la r, Ö ze l S ek tö r En te gr e ed ile n pl an v e pr og ra m la rın sa yı sı 3 A de t 5 Ad et Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 89 AM AÇ 1 . B O ZK IR LA RI N E TK İN Y Ö N ET İM İN İ S AĞ LA YA CA K İŞ B İR Lİ Ğ İ O RT AM IN IN O LU ŞT U RU LM AS I V E PO Lİ Tİ KA LA RI N G EL İŞ Tİ Rİ LM ES İ N o Ey le m le r Za m an Ta kv im i So ru m lu Ku ru m la r İlg ili K ur um la r G ös te rg el er M ev cu t De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de fle ne n De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) 1. 1. 4 Şa nl ıu rf a Bo zk ır Ko ru m a St ra te ji ve E yl em P la nı ’n ın a ltl ık o la ra k ku lla nı la ra k il ba zlı b oz kı r k or um a st ra te ji ve e yl em p la nl ar ın ın ha zır la nm as ı 20 21 20 30 U lu sa l B az da Sö zle şm en in Yü rü tü lm es i Al t K ur ul u / Ko m isy on u TO B İl ba zlı b oz kı r ko ru m a st ra te ji ve ey le m p la nı sa yı sı 1 Ad et 6 Ad et 1. 1. 5 U lu sa l B oz kı r K or um a St ra te ji ve E yl em P la nı ’n ın iz le m e ve de ğe rle nd iri lm es i v e yı llı k ol ar ak ra po rla nm as ı v e pa yl aş ılm as ı, izl em e so nu çl ar ın a gö re st ra te jin in re vi zy on u iç in ö ne ril er ge tir ilm es i, ön er ile rin il gi li ku ru m la rla ta rtı şıl ar ak k ar ar a ba ğl an m as ı 20 21 20 30 U lu sa l B az da Sö zle şm en in Yü rü tü lm es i Al t K ur ul u / Ko m isy on u TO B ilg ili h izm et b iri m le ri, İl gi li Ye re l Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Ra po r s ay ısı 0 Ad et 5 Ad et He de f 1 .2 . B oz kı rla rın e tk in y ön eti m i i çi n ya sa l v e id ar i y ap ın ın g üç le nd iri lm es i He de f G ös te rg es i: Bo zk ırl ar ın e tk in y ön eti m in i e sa s a la n ya sa l v e id ar i d üz en le m e sa yı sı (a de t) 1. 2. 1 Bi yo lo jik ç eş itl ili k ve k or un an al an la r i le il gi li m ev zu at ve k ur um sa l y ap ıy a ili şk in an al iz ya pı la ra k bo zk ır bi yo lo jik ç eş itl ili ği ni n ko ru nm as ın ı d es te kl ey ec ek ge re kl i d üz en le m el er in ge rç ek le şti ril m es i 20 21 20 30 TO B (D KM PG M , O GM , B Ü GE M , TA GE M ) Cu m hu rb aş ka nl ığ ı S tr at ej i v e Bü tç e Ba şk an lığ ı, ÇŞ B (T VK GM , M GM , Ç YG M ), Kü ltü r v e Tu riz m B ak an lığ ı, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r İlg ili y as al dü ze nl em e sa yı sı (y ön et m el ik , ge ne lg e, ta m im , v b. ) 0 A de t 1 Ad et Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203090 AM AÇ 1 . B O ZK IR LA RI N E TK İN Y Ö N ET İM İN İ S AĞ LA YA CA K İŞ B İR Lİ Ğ İ O RT AM IN IN O LU ŞT U RU LM AS I V E PO Lİ Tİ KA LA RI N G EL İŞ Tİ Rİ LM ES İ N o Ey le m le r Za m an Ta kv im i So ru m lu Ku ru m la r İlg ili K ur um la r G ös te rg el er M ev cu t De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de fle ne n De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) 1. 2. 2 Bü yü k O va la rd a bo zk ır al an la rın ın a ra zi dö nü şü m ün e ka rş ı k or un m as ı i çi n ön ce lik li bo zk ır al an la rı sın ırl ar ı v e ko ru m a ön er ile rin in To pr ak K or um a Ku ru lla rı ka ra rla rın da b el irl ey ic i ol m as ın ı s ağ la ya ca k ka ra rla rın al ın m as ı 20 21 20 26 TO B (T RG M ) Cu m hu rb aş ka nl ığ ı S tr at ej i v e Bü tç e Ba şk an lığ ı, TO B Hu ku k Hi zm et le ri Ge ne l M üd ür lü ğü Bo zk ır al an la rın ın ko ru nm as ın a yö ne lik a lın an ka ra r s ay ısı 0 Ad et 5 Ad et 1. 2. 3 M er a m ev zu atı nd ak i a ks ay an yö nl er il e ilg ili g er ek li dü ze nl em el er in y ap ılm as ı, ya sa l dü ze nl em e ve u yg ul am al ar ar as ın da ki u yu m su zlu kl ar ın gi de ril m es i ( öz el lik le M er a Ko m isy on la rı ve Y ön eti m B irl ik le ri ya pı la rı, c ez ai y ap tır ım la rın ta nı m la nm as ı v e uy gu la nm as ı, ot la tm a yö ne tim p la nl an m as ı) 20 21 20 26 TO B (B Ü GE M , HA YG EM ) Cu m hu rb aş ka nl ığ ı S tr at ej i v e Bü tç e Ba şk an lığ ı, TO B Hu ku k Hi zm et le ri Ge ne l M üd ür lü ğü , T O B Tü m H izm et Bi rim le ri, İl gi li ST K’ la r İlg ili dü ze nl em e sa yı sı 0 Ad et 1 Ad et He de f 1 .3 . B oz kı rla rın k or un m as ı v e et ki n yö ne tim i i çi n ar aş tır m a, iz le m e ve te kn ol oj i k ap as ite si ni n ge liş tir ilm es i He de f G ös te rg es i: B oz kı r i le il iş ki li ve ri ve b ilg i ü re tim i, pa yl aş ım ı v e ku lla nı m ı s ay ıs ın da ki d eğ iş im (y üz de ) 1. 3. 1 Tü rk iy e’ ni n ve je ta sy on ça lış m al ar ın ın ta m am la nm as ı v e U lu sa l H ab ita t S ın ıfl an dı rıl m as ı ile k od la m as ın ın y ap ıla ra k uy gu la m al ar da d ik ka te a lın m as ı (E U N IS sı nı fla nd ırm a sis te m i ka rş ılı kl ar ın ın d a ya zıl m as ı) 20 21 20 26 TO B (D KM PG M ) ÇŞ B (T VK GM ), TO B (O GM , T RG M , B Ü GE M ) U lu sa l h ab ita t sın ıfl an dı rm a sis te m i 0 Ad et 1 Ad et 1. 3. 2 Bo zk ır bi yo lo jik ç eş itl ili ği ni n izl en m es in e yö ne lik v ar o la n ul us al v er i t ab an la rın da (N uh ’u n Ge m isi ) i lg ili iz le m e ar ay üz ün ün iy ile şti ril m es i v e et ki n ku lla nı m ın ın sa ğl an m as ı 20 21 20 26 TO B (D KM PG M ) TO B (B Ü GE M , T RG M , T AG EM ), ÇŞ B, İl gi li Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Ve ri gi riş i sa yı sın da ki ar tış 0 % 10 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 91 AM AÇ 1 . B O ZK IR LA RI N E TK İN Y Ö N ET İM İN İ S AĞ LA YA CA K İŞ B İR Lİ Ğ İ O RT AM IN IN O LU ŞT U RU LM AS I V E PO Lİ Tİ KA LA RI N G EL İŞ Tİ Rİ LM ES İ N o Ey le m le r Za m an Ta kv im i So ru m lu Ku ru m la r İlg ili K ur um la r G ös te rg el er M ev cu t De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de fle ne n De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) 1. 3. 3 Bo zk ır ha bi ta tla rı ve tü rle ri ile ilg ili v er ile rin k ur um la rın m ev cu t ve ri ve iz le m e sis te m le rin e (T AR BI S, M ER BI S vb ) e nt eg re ed ilm es in in sa ğl an m as ı 20 21 20 26 TO B (D KM PG M , BÜ GE M , T RG M , TA GE M ) TO B St ra te ji Ge liş tir m e Ba şk an lığ ı, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r En te gr e ed ild iğ i v er i ve iz le m e sis te m le rin in sa yı sı 1 Ad et 3 Ad et 1. 3. 4 Ey le m p la nl ar ın ın u yg ul an m as ı, de ne tle nm es i v e ka ra r v er ic ile re hı zlı , d oğ ru v e gü nc el v er ile rle ha re ke t k ab ili ye ti sa ğl an m as ı i çi n GI S ta ba nl ı b ir “D ec isi on S up po rt To ol (D SD K ar ar D es te k Si st em i” ya pı sın ın o lu şt ur ul m as ı 20 21 20 26 TO B, T Ü Bİ TA K M AM TO B (D KM PG M , B Ü GE M , T RG M , T AG EM , O GM ), ÇŞ B, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Ka ra r D es te k Si st em i 0 Ad et 1 Ad et Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203092 AM AÇ 1 . B O ZK IR LA RI N E TK İN Y Ö N ET İM İN İ S AĞ LA YA CA K İŞ B İR Lİ Ğ İ O RT AM IN IN O LU ŞT U RU LM AS I V E PO Lİ Tİ KA LA RI N G EL İŞ Tİ Rİ LM ES İ N o Ey le m le r Za m an Ta kv im i So ru m lu Ku ru m la r İlg ili K ur um la r G ös te rg el er M ev cu t De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de fle ne n De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) 1. 3. 5 Bo zk ır bi yo lo jik ç eş itl ili ği ni n ko ru nm as ın ı v e ka yn ak la rın ın sü rd ür ül eb ili r k ul la nı m ın ı de st ek le ye n ge le ne ks el v e ye ni yö nt em , t ek ni k ve u yg ul am al ar ın ar aş tır ılm as ı, so nu çl ar ın ın pa yl aş ılm as ı 20 21 20 26 TO B (T AG EM , TR GM , DK M PG M ) İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Ar aş tır m al ar ın ve y ay ın la rın sa yı sı 20 A de t 10 0 Ad et 1. 3. 6 Bo zk ır ek os ist em le ri ve in sa n et ki le şim in in v e so sy o ek ol oj ik sü re çl er in a ra ştı rıl m as ı v e so nu çl ar ın ın p ay la şıl m as ı 20 21 20 26 TO B (D KM PG M , TA GE M ) İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Ar aş tır m al ar ın ve y ay ın la rın sa yı sı 5 Ad et 15 A de t AM AÇ 2 . B O ZK IR B İY O LO JİK Ç EŞ İT Lİ Lİ Ğ İN İN (e ko si st em , t ür , g en eti k ve e ko lo jik sü re ç çe şi tli liğ i d üz ey le rin de ) K O RU N M AS I N o Ey le m le r Za m an Ta kv im i So ru m lu Ku ru m la r İlg ili K ur um la r G ös te rg el er M ev cu t De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de fle ne n De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de f 2 .1 . B oz kı r e ko si st em le rin in k or un m as ı He de f G ös te rg es i: i) Bo zk ır al an la rın ın y üz öl çü m ün de ki d eğ iş im (y üz de ); ii) K or un an b oz kı r a la nl ar ın ın y üz öl çü m ün de ki d eğ iş im (y üz de ); iii ) K or un an b oz kı r a la nl ar ın ın e tk in y ön eti m i ( yü zd e) 2. 1. 1 U lu sa l B iy ol oj ik Ç eş itl ili k En va nt er ve İz le m e Pr oj es i s on uç la rı do ğr ul tu su nd a be lir le ne n ön ce lik li bo zk ır al an la rın ı i çe re n ko ru na n al an la rın y üz öl çü m ün ün a rtı rıl m as ı 20 21 20 30 TO B (D KM PG M ) TO B (B Ü GE M ), ÇŞ B (T VK GM ), Kü ltü r v e Tu riz m B ak an lığ ı, İlg ili Y er el Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Bo zk ır ko ru na n al an la rın ın to pl am ko ru na n al an la r iç in de ki o ra nı % 4 % 5 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 93 AM AÇ 2 . B O ZK IR B İY O LO JİK Ç EŞ İT Lİ Lİ Ğ İN İN (e ko si st em , t ür , g en eti k ve e ko lo jik sü re ç çe şi tli liğ i d üz ey le rin de ) K O RU N M AS I N o Ey le m le r Za m an Ta kv im i So ru m lu Ku ru m la r İlg ili K ur um la r G ös te rg el er M ev cu t De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de fle ne n De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) 2. 1. 2 U lu sa l ö lç ek te k or um ad a ön ce lik li bo zk ır al an la rın ın b el irl en m es i, bu nu n iç in fa rk lı ça lış m a so nu çl ar ın ın b ir ar ay a ge tir ilm es i, de ğe rle nd iri lm es i v e ko ru m a ön er ile rin in g el işti ril m es i ( ör n. U lu sa l B iy ol oj ik Ç eş itl ili k En va nt er v e İz le m e Pr oj es i s on uç la rı, S KP , Ö Ke A, N 20 00 , Ö DA , Ö BA , Ö KA , v d. ), 20 21 20 30 TO B (D KM PG M ) TO B (B Ü GE M , T AG EM ), ÇŞ B (T VK GM ), Kü ltü r ve T ur izm B ak an lığ ı, İlg ili Y er el Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Ko ru m ad a ön ce lik li ön er ile n al an sa yı sı 0 Ad et 62 A de t 2. 1. 3 M ev cu t k or un an a la nl ar si st em i iç in de ki b oz kı r e ko sis te m le rin in ta nı m la nm as ı, bi yo lo jik ç eş itl ili k de ğe rle rin in ö ne ç ık ar ılm as ı, ya pı la n pl an la ra a kt ar ılm as ı v e et ki n yö ne tim in in sa ğl an m as ı 20 21 20 30 TO B (D KM PG M ) ÇŞ B (T VK GM ), Kü ltü r v e Tu riz m B ak an lığ ı, İlg ili Y er el Y ön et im le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili ST K’ la r Bo zk ır ek os ist em le ri ko ru m a ön er ile rin in y er al dı ğı p la n sa yı sı 12 0 Ad et 13 5 Ad et 2. 1. 4 Ö nc el ik li bo zk ır al an la rı ar as ın da ek ol oj ik k or id or la rın b el irl en m es i, bu a la nl ar da e tk in k or um a ve sü rd ür ül eb ili r k ul la nı m ö ne ril er in in be lir le nm es i, uy gu la nm as ı v e bö lg e pl an la rın a ak ta rıl m as ı ( ill er a ra sın da ki ge n ak ışı d ik ka te a lın ar ak ) 20 21 20 30 TO B (D KM PG M ) TO B (O GM , B Ü GE M ), ÇŞ B (T VK GM ), İlg ili Ye re l Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili ST K’ la r Ek ol oj ik k or id or sa yı sı 2 Ad et 5 Ad et 2. 1. 5 U lu sa l B iy ol oj ik Ç eş itl ili k En va nt er v e İz le m e Pr oj es i s on uc un da b el irl en m iş ve b oz kı r a la nl ar ın ı i çe re n öz el lik li al an la rd a izl em en in sü rd ür ül m es i v e izl em e so nu çl ar ın a gö re e yl em le rin ge rç ek le şti ril m es i 20 21 20 26 TO B (D KM PG M ) TO B (O GM , B Ü GE M ), ÇŞ B (T VK GM ), İlg ili Ye re l Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili ST K’ la r İz le m e ya pı la n al an sa yı sı 19 A de t 52 A de t Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203094 AM AÇ 2 . B O ZK IR B İY O LO JİK Ç EŞ İT Lİ Lİ Ğ İN İN (e ko si st em , t ür , g en eti k ve e ko lo jik sü re ç çe şi tli liğ i d üz ey le rin de ) K O RU N M AS I N o Ey le m le r Za m an Ta kv im i So ru m lu Ku ru m la r İlg ili K ur um la r G ös te rg el er M ev cu t De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de fle ne n De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) 2. 1. 6 Ül ke de ki b oz kı r a la nl ar ın ı t em sil ed ec ek şe ki ld e fa rk lı y er de U zu n Dö ne m li B oz kı r İ zle m e İst as yo nl ar ın ın ol uş tu ru lm as ı ( ul us la ra ra sı no rm la rd a izl em e pa ra m et re le ri ve se rt ifi ka sy on u ve m od ül er b ir ve ri ba nk as ı) ve e ko lo jik ve m et eo ro lo jik iz le m e ça lış m al ar ın ın ya pı lm as ı 20 21 20 30 TO B (D KM PG M , TA GE M , B Ü GE M ) TO B (O GM , M GM ), ÇŞ B (T VK GM , Ç YG M ), TÜ Bİ TA K, İl gi li Ye re l Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, Ar aş tır m a En sti tü le ri, İl gi li ST K’ la r İz le m e ist as yo nu sa yı sı 0 Ad et 2 Ad et 2. 1. 7 Bo zk ır ek os ist em le rin in iş le vl er i v e sa ğl ad ığ ı f ay da la rın a ra ştı rıl m as ı v e ilg ili p la nl ar a ak ta rıl m as ı 20 21 20 30 TO B (B Ü GE M , TA GE M ) TO B (D KM PG M , O GM , T RG M ), TÜ Bİ TA K İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Bo zk ır ek os ist em hi zm et le rin i di kk at e al an p la n sa yı sı 1 Ad et 4 Ad et 2. 1. 8 Bo zk ır ek os ist em le rin i b ar ın dı ra n ko ru na n al an la rd a gö re vl i p er so ne lin bo zk ır tü rle rin in k or un m as ı ve iz le nm es in e yö ne lik te kn ik ka pa sit es in in a rtı rıl m as ı 20 21 20 26 TO B (D KM PG M ) TO B (O GM , B Ü GE M , T RG M ), İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Eğ iti m sa yı sı/ Yı l 2 Ad et /Y ıl 7 Ad et /Y ıl 2. 1. 9 Ö nc el ik li bo zk ır ya şa m o rt am la rın da bi tk i ö rt üs ün ü ka ra kt er ize e de n tü re za ra r v er ec ek fa al iy et le rin il gi li ku ru m la r v e di ğe r p ay da şla rla iş b irl iğ i iç in de e tk in o la ra k de ne tle nm es i 20 21 20 30 TO B (D KM PG M , BÜ GE M , T AG EM , O GM ) Kü ltü r v e Tu riz m B ak an lığ ı, Çe vr e ve Ş eh irc ili k Ba ka nl ığ ı, İlg ili Y er el Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Ko nt ro l e di le n fa al iy et sa yı sı 0 Ad et 10 A de t 2. 1. 10 Ta hr ip o lm uş b oz kı r e ko sis te m le rin in ek ol oj ik re st or as yo nu iç in ö rn ek uy gu la m al ar ın y ap ılm as ı v e izl en m es i 20 21 20 30 TO B (D KM PG M , BÜ GE M , O GM ) Kü ltü r v e Tu riz m B ak an lığ ı, Çe vr e ve Ş eh irc ili k Ba ka nl ığ ı, İlg ili Y er el Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Ö rn ek u yg ul am a sa yı sı 1 Ad et 3 Ad et 2. 1. 11 Bo zk ır ek os ist em le rin de y ap ıla ca k ağ aç la nd ırm a uy gu la m al ar ın a bo zk ır bi yo lo jik ç eş itl ili ği ni n en te gr e ed ilm es i ve d oğ al h ab ita tla rın a uy gu n ol ar ak ağ aç la nd ırı lm a ya pı lm as ı 20 21 20 26 TO B (O GM ) TO B (D KM PG M , Ç EM ), İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili ST K’ la r Bo zk ır bi yo lo jik çe şit lil iğ i en te gr e ed ile n ça lış m al ar da ki ar tış % 1 % 2 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 95 AM AÇ 2 . B O ZK IR B İY O LO JİK Ç EŞ İT Lİ Lİ Ğ İN İN (e ko si st em , t ür , g en eti k ve e ko lo jik sü re ç çe şi tli liğ i d üz ey le rin de ) K O RU N M AS I N o Ey le m le r Za m an Ta kv im i So ru m lu Ku ru m la r İlg ili K ur um la r G ös te rg el er M ev cu t De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de fle ne n De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de f 2 .2 . B oz kı r t ür le rin in v e ya şa m o rt am la rın ın k or un m as ı He de f G ös te rg es i: Et ki n ko ru m a ya pı la n bo zk ır tü r s ay ıs ı ( ad et ) 2. 2. 1 Ö nc el ik li bo zk ır al an la rı ve iz le m ed e ön ce lik li bo zk ır tü rle rin e yö ne lik be lir le nm iş ko ru m a te db irl er in in d iğ er pa yd aş la rla iş b irl iğ i i çi nd e ha ya ta ge çi ril m es i v e bu a la nl ar da e tk in ko ru m a ya pı lm as ı 20 21 20 26 TO B (D KM PG M , BÜ GE M , T AG EM ) TO B (T RG M ), Kü ltü r v e Tu riz m B ak an lığ ı, Çe vr e ve Ş eh irc ili k Ba ka nl ığ ı, İlg ili Y er el Yö ne tim le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Te hd it al tın da ki tü rü n po pü la sy on bü yü kl üğ ün de ki de ği şim 0 % 10 2. 2. 2 Bo zk ır ek os ist em le rin e yö ne lik u lu sa l bi yo lo jik ç eş itl ili k en va nt er p ro je si ve ril er in in ç ev re d üz en i v e m ek ân sa l pl an la ra u yg un ö lç ek te e nt eg re ed ilm es in e yö ne lik g er ek li al tlı kl ar ın ol uş tu ru lm as ı v e pa yl aş ılm as ı 20 21 20 26 TO B (D KM PG M ) Çe vr e ve Ş eh irc ili k Ba ka nl ığ ı ( ÇY GM , M PG M ), İlg ili Y er el Y ön et im le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili ST K’ la r O lu şt ur ul an v er i pa yl aş ım ı a ltl ık sa yı sı 2 Ad et 5 Ad et 2. 2. 3 Bo zk ıra ö zg ü/ öz el le şm iş tü rle r ön ce lik li ol m ak ü ze re tü r e yl em pl an la rın ın il gi li ku ru m la r v e di ğe r p ay da şla rla iş b irl iğ i i çi nd e ha zır la nm as ı, uy gu la nm as ı v e izl en m es i 20 21 20 26 TO B (D KM PG M , TA GE M , B Ü GE M ) TO B (T RG M ), Kü ltü r v e Tu riz m B ak an lığ ı, Çe vr e ve Ş eh irc ili k Ba ka nl ığ ı, İlg ili Y er el Yö ne tim le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Tü r e yl em pl an la rın ın sa yı sı 5 Ad et 15 A de t 2. 2. 4 Bo zk ır bi yo lo jik ç eş itl ili ği ni n et ki n ko ru nm as ı i çi n ön ce lik li tü r gr up la rın da u lu sa l k ırm ızı li st el er in ha zır la nm as ı v e bu k on ud a bi lg i ek sik liğ i o la n (IU CN “ Ye te rs iz Ve ril i” ; DD ) t ür le rin g öz de n ge çi ril m es i 20 21 20 26 TO B DK M PG M (IU CN U lu sa l Ko m ite si) IU CN U lu sa l K om ite ü ye si ku ru m la r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r U lu sa l K ırm ızı lis te si ya pı la n ca nl ı g ru bu sa yı sı 0 Ad et 1 Ad et 2. 2. 5 Ö nc el ik li bo zk ır tü rle rin in g eç m iş da ğı lım a la nl ar ın a ye ni de n ye rle şti ril m es i, ye ni tü rle ri ka ps ay ac ak ça lış m al ar ın y ap ılm as ı v e izl en m es i 20 21 20 26 TO B (D KM PG M , TA GE M ) TO B (T İG EM ), İlg ili Y er el Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Ye ni de n aş ıla na n tü r s ay ısı 1 Ad et 3 Ad et Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203096 AM AÇ 2 . B O ZK IR B İY O LO JİK Ç EŞ İT Lİ Lİ Ğ İN İN (e ko si st em , t ür , g en eti k ve e ko lo jik sü re ç çe şi tli liğ i d üz ey le rin de ) K O RU N M AS I N o Ey le m le r Za m an Ta kv im i So ru m lu Ku ru m la r İlg ili K ur um la r G ös te rg el er M ev cu t De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de fle ne n De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) 2. 2. 6 Bo zk ır ek os ist em le ri üz er in de de ta y ek ol oj ik a ra ştı rm al ar ın (ö rn . po pü la sy on d in am ik le ri, o tç ul tü rle r ve je ta sy on d in am ik le ri üz er in e, tü rle r a ra sın da ki e tk ile şim v d. ) A r-G e de st eğ in in sa ğl an m as ı v e ko nu b az lı pr oj el er g el işti ril m es i 20 21 20 26 TO B (D KM PG M , BÜ GE M ) TO B (T AG EM ), ÇŞ B (T VK GM ), TÜ Bİ TA K, İl gi li Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Ü ni ve rs ite le r, ST K, A ra şt ırm a En st itü le ri vb . i le ya pı la n iş bi rli ği ya zış m a sa yı sı 0 Ad et 3 Ad et 2. 2. 7 İs til ac ı y ab an cı tü rle rin b oz kı r ek os ist em i v e bo zk ır tü rle ri üz er in de ki et ki le rin i b el irl em ey e ve o lu m su z et ki le ri ön le m ey e yö ne lik A r Ge de st eğ in in sa ğl an m as ı 20 21 20 30 TO B (T AG EM ), TO B (D KM PG M ), Sa na yi v e Te kn ol oj i Ba ka nl ığ ı, TÜ Bİ TA K, İl gi li Ü ni ve rs ite le r, Ar aş tır m a En sti tü le ri, İl gi li ST K’ la r De st ek le ne n pr oj e sa yı sı 0 Ad et 1 Ad et 2. 2. 8 Bo zk ır al an la rın da y ab an h ay va nl ar ın ın yo ğu n ge çi ş y ap tığ ı y ol la rın , s u ka na lla rın ın b el irl en m es i v e ge çi şle re uy ar ıc ı l ev ha la rın k on ul m as ı v e ek ol oj ik k öp rü le rin y ap ılm as ı 20 21 20 30 TO B (D KM PG M ) TO B (D Sİ ), KY GM , T CD D, İl gi li Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r, Ka ym ak am lık la r Ek ol oj ik k öp rü sa yı sı 0 Ad et 2 A de t 2. 2. 9 Ka ça k av cı lık la e tk in m üc ad el e ed ilm es i i çi n de ne tim le rin v e te kn ik ka pa sit en in a rtı rıl m as ı, bu k ap sa m da yö re h al kı il e iş bi rli ği iç in de ç al ışı lm as ı 20 21 20 26 TO B (D KM PG M ) TO B (E YD B) , D iy an et İş le ri Ba şk an lığ ı, İlg ili Ye re l Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili ST K’ la r Tu tu la n za bı t sa yı sı/ Yı l 0 Ad et /Y ıl 50 A de t/ Yı l 2. 2. 10 Bi yo ka ça kç ılı k ile m üc ad el en in et ki nl eş tir ilm es i i çi n de ne tim le rin ar tır ılm as ı, bu tü rle rin b ul un du ğu al an la rd a yö re h al kı il e iş bi rli ği iç in de ça lış ılm as ı 20 21 20 30 TO B (D KM PG M , TA GE M ) TO B (E YD B, T AG EM ), İl Ta rım v e O rm an M üd ür lü kl er i, M ill i E ği tim B ak an lığ ı, Di ya ne t İş le ri Ba şk an lığ ı, İlg ili Y er el Y ön eti m le r K ol lu k Ku vv et le ri, İl gi li Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Bi yo ka ça kç ılı k va ka sa yı sı 0 A de t 5 Ad et Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 97 AM AÇ 2 . B O ZK IR B İY O LO JİK Ç EŞ İT Lİ Lİ Ğ İN İN (e ko si st em , t ür , g en eti k ve e ko lo jik sü re ç çe şi tli liğ i d üz ey le rin de ) K O RU N M AS I N o Ey le m le r Za m an Ta kv im i So ru m lu Ku ru m la r İlg ili K ur um la r G ös te rg el er M ev cu t De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de fle ne n De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de f 2 .3 . B oz kı rla rın g en eti k ka yn ak la rın ın k or un m as ı He de f G ös te rg es i: G en eti k ka yn ak la ra y ön el ik e tk in k or um a ya pı la n bo zk ır tü r s ay ıs ı ( ad et ) 2. 3. 1 Bo zk ırl ar da g en eti k ka yn ak n ite liğ i aç ısı nd an ö ne m ta şıy ab ile ce k bi tk i ve h ay va n tü rle rin in b el irl en m es i, ge ne tik k ay na kl ar ın ın b el irl en m es i ve k ay ıt al tın a al ın m as ı 20 21 20 30 TO B (T AG EM , DK M PG M ) TO B (B Ü GE M ), TÜ Bİ TA K, İl gi li Ü ni ve rs ite le r, Ar aş tır m a En sti tü le ri, İl gi li ST K’ la r Ya pı la n ar aş tır m a ve p ro je sa yı sı 3 Ad et 13 A de t 2. 3. 2 At as al tü rle rin g en eti k ka yn ak la rın ın k or un m as ı i çi n bi lim se l v e AR G E ça lış m al ar ın a yö ne lik u lu sa l d es te k pr og ra m ın ın ar tır ılm as ı⁸ 20 21 20 26 TO B (T AG EM ), TÜ Bİ TA K Sa na yi v e Te kn ol oj i B ak an lığ ı, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, Ar aş tır m a En sti tü le ri, İl gi li ST K’ la r, Ö ze l S ek tö r Bi lim se l ç al ışm a sa yı sın da ki a rtı ş 0 % 5 2. 3. 3 N ad ir, d ar y ay ılı şlı ö nc el ik li bo zk ır bi tk i t ür le rin in p op ül as yo n ve ya şa m o rt am ı ü ze rin de ki te hd it du ru m la rın a gö re b u tü rle rin e x sit u (d ışa rıd a) ç oğ al tıl ıp d oğ ay a ak ta rıl m as ı, ge n ba nk al ar ın da ve b ot an ik b ah çe le rin de e x sit u ko ru nm as ın ın sa ğl an m as ı 20 21 20 30 TO B (T AG EM , BÜ GE M , DK M PG M ) TO B (D KM PG M ), İlg ili Y er el Y ön eti m le r, TÜ Bİ TA K, İl gi li Ü ni ve rs ite le r, Ar aş tır m a En sti tü le ri Ex s itu k or un an tü r s ay ısı 70 A de t 17 0 Ad et 2. 3. 4 Ge ne tik k ay na kl ar il e ba ğl an tıl ı ge le ne ks el b ilg ile rin d er le nm es i, ka yı t a ltı na a lın m as ı v e ko ru nm as ı 20 21 20 30 TO B (T AG EM , DK M PG M ) TO B (B Ü GE M , O GM ), İlg ili Y er el Y ön eti m le r, TÜ Bİ TA K, İl gi li Ü ni ve rs ite le r, Ar aş tır m a En sti tü le ri İlg ili S TK ’la r Ar aş tır m a/ ça lış m a sa yı sı 9 Ad et 33 A de t 8. B ili m se l ç al ışm a sa yı sın da ki a rt ış (% 5) h ed ef in e ul aş ab ilm ek iç in T Ü Bİ TA K ile T AG EM a ra sın da y ap ıla n bi lim se l i ş bi rli ği p ro to ko lü k at kı s ağ la ya ca kt ır. A yr ıc a, g en et ik a çı da n ön em li bi tk i v e ha yv an tü rle rin in ıs la hı ko nu su nd a öz el se kt ör ta ra fın da n su nu la n Ar G e pr oj el er i T Ü Bİ TA K TE YD EB ta ra fın da n de st ek le ne bi lm ek te di r. Ko nu h ak kı nd a ça lış an ö ze l s ek tö r k ur ul uş la rı TE YD EB d es te k p ro gr am la rın a ba şv ur u ya pa bi lir . Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-203098 AM AÇ 2 . B O ZK IR B İY O LO JİK Ç EŞ İT Lİ Lİ Ğ İN İN (e ko si st em , t ür , g en eti k ve e ko lo jik sü re ç çe şi tli liğ i d üz ey le rin de ) K O RU N M AS I N o Ey le m le r Za m an Ta kv im i So ru m lu Ku ru m la r İlg ili K ur um la r G ös te rg el er M ev cu t De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de fle ne n De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) 2. 3. 5 Ge le ne ks el b ilg ile re y ön el ik y en ili k ve u yg ul am al ar ın ra po rla nm as ı v e ya yı nl an m as ı 20 21 20 30 TO B (T AG EM , DK M PG M ) TO B (B Ü GE M , O GM ), İlg ili Y er el Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, Ar aş tır m a En sti tü le ri İlg ili ST K’ la r Pa yl aş ıla n ya yı n sa yı sı 19 A de t 69 A de t 2. 3. 6 Kü re se l Ö ne m e Sa hi p Ta rım sa l M ira s S ist em le ri (G IA HS ) o la ra k bo zk ır bi yo lo jik ç eş itl ili ği il e ili şk ili b iy ol oj ik ç eş itl ili k, y er el bi lg i, kü ltü re l m ira s b ak ım ın da n ön em li yö ne tim v e ür eti m sis te m le rin in b el irl en m es i v e ge re kl i b aş vu ru nu n, e tik et le m e ve se rti fik as yo n işl em le rin in y ap ılm as ı 20 21 20 30 TO B (T AG EM ) FA O , Ü ni ve rs ite le r, Ar aş tır m a En sti tü le ri, İl gi li ST K’ la r Se rti fik al an dı rıl an al an sa yı sı 0 Ad et 1 Ad et He de f 2 .4 . B oz kı rla rın ik lim d eğ iş ik liğ in e uy um k ap as ite si ni n ar tır ılm as ı He de f G ös te rg es i: İk lim d eğ iş ik lin e uy um k on us un da ki u yg ul am al ar ın sa yı sı (a de t) 2. 4. 1 Bo zk ır ek os ist em le ri ve sa ğl ad ık la rı ek os ist em h izm et le rin de ik lim de ği şik liğ i e tk ile rin in b el irl en m es in e yö ne lik m od el le m e ve d eğ er le nd irm e ça lış m al ar ın ın y ap ılm as ı v e izl em e ey le m p la nı nı n ha zır la nm as ı v e uy gu la nm as ın ın d es te kl en m es i 20 21 20 30 TO B (T AG EM , DK M PG M ) TO B (T RG M , B Ü GE M , Ç EM , M GM ), ÇŞ B (Ç YG M ), TÜ Bİ TA K, İl gi li Ü ni ve rs ite le r, Ar aş tır m a En sti tü le ri, İl gi li ST K’ la r M od el le m e ve de ğe rle nd irm e ça lış m al ar ın ın sa yı sı 0 Ad et 1 Ad et 2. 4. 2 İk lim d eğ işi kl iğ in de n en fa zla et ki le ne ce k tü r, al an la r v e ek os ist em hi zm et le ri iç in m ev cu t ç al ışm al ar il e eş g üd üm iç in de u yu m ö ne ril er in in ge liş tir ilm es i v e iş bi rli ği iç in de ö rn ek uy gu la m al ar ın y ap ılm as ı 20 21 20 30 TO B (D KM PG M , TA GE M , B Ü GE M , TR GM ) TO B (Ç EM ), ÇŞ B (Ç YG M ), İlg ili Ü ni ve rs ite le r, Ar aş tır m a En sti tü le ri, İl gi li ST K’ la r Ö rn ek u yg ul am a sa yı sı 0 Ad et 3 Ad et 2. 4. 3 M ev cu t k or un an a la nl ar da m ev cu t ça lış m al ar il e eş g üd üm iç in de ik lim d eğ işi kl iğ in e uy um p la nl ar ın ın ha zır la nm as ı v e uy gu la nm as ı ( ör ne ği n de st ek li gö ç, k or id or o lu şt ur ul m as ı, po pü la sy on la r a ra sı ge n tr an sf er i) 20 21 20 30 TO B (D KM PG M ) ÇŞ B (Ç YG M ), İlg ili Ü ni ve rs ite le r, Ar aş tır m a En st itü le ri, İl gi li ST K’ la r İk lim d eğ işi kl iğ in e uy um p la nı sa yı sı 0 Ad et 3 Ad et Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 99 AM AÇ 2 . B O ZK IR B İY O LO JİK Ç EŞ İT Lİ Lİ Ğ İN İN (e ko si st em , t ür , g en eti k ve e ko lo jik sü re ç çe şi tli liğ i d üz ey le rin de ) K O RU N M AS I N o Ey le m le r Za m an Ta kv im i So ru m lu Ku ru m la r İlg ili K ur um la r G ös te rg el er M ev cu t De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de fle ne n De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) 2. 4. 4 Bo zk ır ek os ist em le rin de ik lim de ği şik liğ in e uy um k ap as ite sin in ar tır ılm as ı i çi n eğ iti m ih tiy aç la rın ın be lir le nm es i v e ilg ili k ur um la r i le iş bi rli ği iç in de e ği tim p ro gr am la rın ın ge liş tir ili p uy gu la nm as ı 20 21 20 26 TO B TO B (D KM PG M , B Ü GE M , E YD B, T RG M , TA GE M , Ç EM , M GM ), ÇŞ B (Ç YG M ), İlg ili Ü ni ve rs ite le r, Ar aş tır m a En sti tü le ri, İl gi li ST K’ la r Eğ iti m sa yı sı 0 A de t 1 A de t 2. 4. 5 Bo zk ır ek os ist em le rin de ik lim de ği şik liğ in e uy um il e ilg ili u lu sa l v e ul us la ra ra sı iy i u yg ul am a ör ne kl er in in be lir le nm es i v e ya yg ın la ştı rıl m as ı 20 21 20 30 TO B (Ç EM ) TO B (D KM PG M , B Ü GE M , E YD B, T RG M , TA GE M ), İlg ili Ü ni ve rs ite le r, Ar aş tır m a En sti tü le ri, İl gi li ST K’ la r İy i u yg ul am a ör ne k sa yı sı 2 Ad et 4 Ad et He de f 2 .5 . B oz kı rla rın sa hi p ol du ğu b iy ol oj ik ç eş itl ili k de ğe rin in ta nı tıl m as ı v e gö rü nü rlü ğü nü n ar tır ılm as ı He de f G ös te rg es i: Bo zk ırl ar ın ta nı tım ı v e gö rü nü rlü ğü k on us un da e riş ile n ki şi sa yı sı (k iş i s ay ıs ı) 2. 5. 1 Bo zk ır bi yo lo jik ç eş itl ili ği il e ilg ili ar aş tır m a so nu çl ar ın ın p ay la şıl m as ı 20 21 20 26 TO B (D KM PG M , TA GE M , B Ü GE M ) TO B (E YD B) , İ lg ili Ü ni ve rs ite le r, Ar aş tır m a En sti tü le ri, İl gi li ST K’ la r Pa yl aş ıla n ya yı n sa yı sı 33 A de t 83 A de t 2. 5. 2 Bo zk ır ek os ist em le ri ve tü rle rin in ta nı tıl m as ı v e bo zk ırl ar ın b iy ol oj ik çe şit lil ik d eğ er i k on us un da fa rk ın da lığ ın a rtı rıl m as ın ı s ağ la ya ca k ön ce lik li al an la rd a ta nı tım v e do ğa eğ iti m m er ke zle rin in y ap ılm as ı 20 21 20 30 TO B (D KM PG M , BÜ GE M , T AG EM ) M ill i E ği tim B ak an lığ ı, Kü ltü r T ur izm B ak an lığ ı, İlg ili Y er el Y ön eti m le r, İlg ili S TK ’la r, Tu ris t Re hb er le ri Bi rli ği (T U RE B) Ta nı tım v e do ğa e ği tim i m er ke zin in sa yı sı 7 Ad et 10 A de t 2. 5. 3 Bo zk ırl ar ın v e bi yo lo jik ç eş itl ili ği ni n ta nı tım ın a yö ne lik d oğ a tu riz m i ve e ko tu riz m u yg ul am al ar ın ın çe şit le nd iri lm es i ( bi tk i, ku ş, k el eb ek , kü çü k m em el i b üy ük m em el i tü rle rin in g öz le nm es i v e bu tü rle re yö ne lik tu r r ot al ar ın a ye r v er ilm es i) 20 21 20 26 TO B (D KM PG M , TA GE M ) Kü ltü r T ur izm B ak an lığ ı, İlg ili Y er el Y ön eti m le r, Bö lg e Ka lk ın m a İd ar el er i, Ka lk ın m a Aj an sla rı, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r, TÜ RS AB Bo zk ır öz el in de ro ta sa yı sı 1 Ad et 2 Ad et Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030100 AM AÇ 2 . B O ZK IR B İY O LO JİK Ç EŞ İT Lİ Lİ Ğ İN İN (e ko si st em , t ür , g en eti k ve e ko lo jik sü re ç çe şi tli liğ i d üz ey le rin de ) K O RU N M AS I N o Ey le m le r Za m an Ta kv im i So ru m lu Ku ru m la r İlg ili K ur um la r G ös te rg el er M ev cu t De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de fle ne n De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) 2. 5. 4 Bo zk ırl ar ın d eğ er i v e bi yo lo jik ç eş itl ili ği ko nu su nd a ilg ili k ur um la r v e di ğe r pa yd aş la rla iş b irl iğ i i çi nd e fa rk lı ilg i gr up la rın a yö ne lik (ç oc uk la r, ge nç le r, ka dı nl ar , k an aa t ö nd er le ri, ç ift çi le r, ço ba nl ar , i m am la r, en ge lli b ire yl er vb .) fa rk ın da lık v e eğ iti m ç al ışm al ar ın dü ze nl i o la ra k ya pı lm as ı 20 21 20 30 TO B (E YD B, DK M PG M , BÜ GE M ) TO B (T RG M , O GM , H AY GE M , T AG EM ), M ill i E ği tim B ak an lığ ı, Di ya ne t İ şle ri Ba şk an lığ ı, İlg ili Y er el Y ön eti m le r, Bö lg e Ka lk ın m a İd ar el er i, Ka lk ın m a Aj an sla rı, İl gi li Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Eğ iti m sa yı sı 10 A de t 25 A de t 2. 5. 5 Bo zk ır ek os ist em le ri ve b iy ol oj ik çe şit lil ik d eğ er le rin in k or un m as ı ile il gi li ko nu la rın ö rg ün v e ya yg ın eğ iti m p ro gr am la rın a hi zm et e de ce k şe ki ld e m at er ya lle rin h az ırl an m as ı ve il kö ğr eti m d üz ey in de ki b oz kı r eğ iti m se tle rin in u lu sa l d üz ey de ya yg ın la ştı rıl m as ı 20 21 20 30 TO B (E YD B, DK M PG M , BÜ GE M , T AG EM ) M ill i E ği tim B ak an lığ ı, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili ST K’ la r Bo zk ır ile il gi li ha zır la na n eğ iti m m at er ya li sa yı sı Ya yg ın la ştı rıl an al an sa yı sı 0 Ad et 0 Ad et 10 A de t 33 A de t 2. 5. 6 Yö re h al kı ta ra fın da n yo ğu n ol ar ak to pl an an v e ku lla nı la n bo zk ır bi tk ile ri ile il gi li kı la vu zla rın ha zır la nm as ı v e eğ iti m ç al ışm al ar ın ın ge rç ek le şti ril m es i 20 21 20 26 TO B (D KM PG M , TA GE M ) M ill i E ği tim B ak an lığ ı, Di ya ne t İ şle ri Ba şk an lığ ı, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Ya yg ın la ştı rıl an al an sa yı sı 10 A de t 11 A de t 2. 5. 7 Ko ru m a ön ce lik li bo zk ır tü rle rin in fa rk lı pl atf or m la rd a et ki li ol ar ak ta nı tıl m as ı i çi n iç er ik le rin h az ırl an m as ı ve k am u sp ot la rın da , b el ge se lle rd e, so sy al m ed ya da e tk in k ul la nı lm as ı 20 21 20 26 TO B (E YD B, DK M PG M , BÜ GE M , T AG EM ) M ill i E ği tim B ak an lığ ı, Di ya ne t İ şle ri Ba şk an lığ ı, İlg ili Y er el Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r 5 Ad et 12 A de t Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 101 AM AÇ 3 . B O ZK IR LA RD A KA YN AK K U LL AN IM IN IN S Ü RD Ü RÜ LE Bİ Lİ RL İK İL KE Sİ Ç ER ÇE VE Sİ N DE G EL İŞ Tİ Rİ LM ES İ N o Ey le m le r Za m an T ak vi m i So ru m lu Ku ru m la r İlg ili K ur um la r G ös te rg el er M ev cu t De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de fle ne n De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de f 3 .1 . B oz kı r b iy ol oj ik ç eş itl ili ği ni d es te kl ey en ta rım sa l u yg ul am al ar ın y ay gı nl aş tır ılm as ı He de f G ös te rg es i: Bi yo lo jik çe şi tli liğ i d es te kl ey en ta rım u yg ul am al ar ın da ki d eğ iş im (ç ift çi sa yı sı v ey a al an y üz öl çü m ü) 3. 1. 1 Bo zk ır al an la rın da d oğ a do st u ta rım uy gu la m al ar ın a yö ne lik ö rn ek b ir de st ek pr og ra m ın ın o lu şt ur ul m as ı ( ÇA TA K Pr og ra m ı g ib i) 20 21 2 02 6 TO B TO B (B Ü GE M , T AG EM , T RG M , DK M PG M ), İlg ili Y er el Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r De st ek ka ps am ın da d oğ a do st u uy gu la m a sa yı sı 1 Ad et 4 Ad et 3. 1. 2 Ha lih az ırd a bi r m od el o la ra k ge liş tir ilm iş ta rım v e çe vr e te db ir pr og ra m ın ın uy gu la m ay a ko nm as ı v e ul us al d üz ey e ya yg ın la ştı rıl m as ı i çi n ge re kl i ç al ışm al ar ın ya pı lm as ı ( ör n. IP AR D Ta rım Ç ev re Te db iri Bi yo lo jik Ç eş itl ili k Al t T ed bi ri Po la tlı To y ku şu ö rn eğ i) 20 21 2 02 6 (T İG EM iç in de ) 20 21 2 03 0 (T İG EM dı şın da ki a la nl ar iç in TO B (T RG M , DK M PG M , Tİ GE M ) TO B (B Ü GE M ), İlg ili Y er el Yö ne tim le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili ST K’ la r U yg ul am a sa yı sı 0 Ad et 2 Ad et 3. 1. 3 Bo zk ır al an la rın ı b ar ın dı ra n ko ru na n al an la rd a bo zk ır bi yo lo jik ç eş itl ili ği ni de st ek le ye n ta rım sa l u yg ul am a te şv ik le rin in o lu şt ur ul m as ı v e uy gu la nm as ı 20 21 2 02 6 TO B (D KM PG M , BÜ GE M , T RG M ) Bö lg e Ka lk ın m a İd ar el er i, Ka lk ın m a Aj an sla rı, İl gi li Ye re l Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r, ZM O , Z ira at O da la rı Te şv ik le re y ön el ik iş bi rli ği p ro to ko lü sa yı sı 0 Ad et 1 Ad et 3. 1. 4 Yö re h al kı m ül ki ye tin de ki a la nl ar da işl em es iz ta rım v e an ıza d oğ ru da n ek im uy gu la m al ar ın ın d es te kl en m es i v e ya yg ın la ştı rıl m as ı i çi n te kn ik a lty ap ın ın ol uş tu ru lm as ı 20 21 2 02 6 TO B (B Ü GE M , TR GM ) TO B (D KM PG M ), Bö lg e Ka lk ın m a İd ar el er i, Ka lk ın m a Aj an sla rı, İlg ili Y er el Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r İlg ili u yg ul am al ar ın ya pı lm as ın ı de st ek le ye ce k bi lim se l ç al ışm a te kn ik ra po r s ay ısı 0 Ad et 1 Ad et 3. 1. 5 Ta rım da in se kti sit k ul la nı m ın ın a za ltı lm as ı ve b iy ol oj ik ç eş itl ili ği n ko ru nm as ın ı de st ek le ye ce k te şv ik le rin v e pr oj el er in ar tır ılm as ı 20 21 2 03 0 TO B (G KG M , TA GE M ) TO B (T RG M , B Ü GE M ), Bö lg e Ka lk ın m a İd ar el er i, Ka lk ın m a Aj an sla rı, İl gi li Ye re l Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Bi yo lo jik m üc ad el e uy gu la m a pr oj es i sa yı sı 3 Ad et 8 Ad et Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030102 AM AÇ 3 . B O ZK IR LA RD A KA YN AK K U LL AN IM IN IN S Ü RD Ü RÜ LE Bİ Lİ RL İK İL KE Sİ Ç ER ÇE VE Sİ N DE G EL İŞ Tİ Rİ LM ES İ N o Ey le m le r Za m an T ak vi m i So ru m lu Ku ru m la r İlg ili K ur um la r G ös te rg el er M ev cu t De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de fle ne n De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de f 3 .1 . B oz kı r b iy ol oj ik ç eş itl ili ği ni d es te kl ey en ta rım sa l u yg ul am al ar ın y ay gı nl aş tır ılm as ı He de f G ös te rg es i: Bi yo lo jik çe şi tli liğ i d es te kl ey en ta rım u yg ul am al ar ın da ki d eğ iş im (ç ift çi sa yı sı v ey a al an y üz öl çü m ü) 3. 1. 6 Ö nc el ik li bo zk ır al an la rın ın ç ev re sin de ki ta rım a ra zil er in de e nt eg re za ra rlı il e m üc ad el e yö nt em le ri ku lla nı la ra k, in se kt isi t v e he rb isi t k ul la nı m ın ı a za ltm ay ı de st ek le ye n te şv ik p ro gr am la rın ın ol uş tu ru lm as ı v e ha ya ta g eç iri lm es i 20 21 2 02 6 TO B (B Ü GE M , GK GM ) TO B (D KM PG M , T RG M , T KD K) , Bö lg e Ka lk ın m a İd ar el er i, Ka lk ın m a Aj an sla rı, İl gi li Ye re l Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Te şv ik p ro gr am la rı sa yı sı 1 Ad et 3 Ad et 3. 1. 7 Ö nc el ik li bo zk ır al an la rın da o rg an ik v e or ga no m in er al g üb re ü re tim in in v e ku lla nı m ın ın te şv ik e di le re k ki m ya sa l gü br e ith al at ın ın v e çe vr e ki rli liğ in in az al tıl m as ı, bi yo lo jik v e bi yo te kn ik m üc ad el en in y ay gı nl aş tır ılm as ı 20 21 2 02 6 TO B (B Ü GE M ) TO B (G KG M , T AG EM , T RG M ), İlg ili Y er el Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Bi yo lo jik v e bi yo te kn ik m üc ad el e ya pı la n al an m ik ta rın da ki ar tış % 1 % 2 3. 1. 8 M od er n su la m a te kn ik le rin e yö ne lik de st ek le rin a rt ar ak sü rd ür ül m es i 20 21 2 03 0 TO B (T KD K, TR GM ) TO B (T AG EM ), Bö lg e Ka lk ın m a İd ar el er i, Ka lk ın m a Aj an sla rı, İlg ili Y er el Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r U yg ul am a ya pı la n al an m ik ta rın da ki ar tış 0 % 5 3. 1. 9 Bo zk ır ek os ist em le rin i o lu m su z e tk ile ye ce k su la m a pr oj el er in i k ay na kl ar ı k or um a aç ısı nd an e tk in h al e ge tir m ek iç in ta rım sa l su ih tiy ac ıy la il gi li de ğe rle nd irm e ya pı lm as ı ve su la m a pr oj el er in in b u de ğe rle nd irm e so nu çl ar ın a gö re y ön le nd iri lm es i 20 21 2 02 6 TO B (D Sİ ) Bö lg e Ka lk ın m a İd ar el er i, Ka lk ın m a Aj an sla rı, İl gi li Ye re l Y ön eti m le r, Su la m a Bi rli kl er i, Ü ni ve rs ite le r De ğe rle nd irm en in di kk at e al ın dı ğı su la m a pr oj es i sa yı sı 3 Ad et 5 Ad et 3. 1. 10 To pl ul aş tır m a ya pı lır ke n ta rla la r a ra sın da kü çü k do ğa l a la nl ar ın /y aş am o rt am la rın ın bı ra kı lm as ı v e m er al ar ın to pl ul aş tır m a dı şın da tu tu lm as ın a yö ne lik te kn ik ç al ışm a ra po ru nu n ha zır la m as ı 20 21 2 03 0 TO B (D Sİ , BÜ GE M ) TO B (T RG M , D KM PG M ), İlg ili Y er el Yö ne tim le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili ST K’ la r Te kn ik ç al ışm a ra po ru sa yı sı 0 Ad et 1 Ad et AM AÇ 3 . B O ZK IR LA RD A KA YN AK K U LL AN IM IN IN S Ü RD Ü RÜ LE Bİ Lİ RL İK İL KE Sİ Ç ER ÇE VE Sİ N DE G EL İŞ Tİ Rİ LM ES İ N o Ey le m le r Za m an T ak vi m i So ru m lu Ku ru m la r İlg ili K ur um la r G ös te rg el er M ev cu t De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de fle ne n De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 103 AM AÇ 3 . B O ZK IR LA RD A KA YN AK K U LL AN IM IN IN S Ü RD Ü RÜ LE Bİ Lİ RL İK İL KE Sİ Ç ER ÇE VE Sİ N DE G EL İŞ Tİ Rİ LM ES İ N o Ey le m le r Za m an T ak vi m i So ru m lu Ku ru m la r İlg ili K ur um la r G ös te rg el er M ev cu t De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de fle ne n De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de f 3 .1 . B oz kı r b iy ol oj ik ç eş itl ili ği ni d es te kl ey en ta rım sa l u yg ul am al ar ın y ay gı nl aş tır ılm as ı He de f G ös te rg es i: Bi yo lo jik çe şi tli liğ i d es te kl ey en ta rım u yg ul am al ar ın da ki d eğ iş im (ç ift çi sa yı sı v ey a al an y üz öl çü m ü) 3. 1. 11 An ız ya kı m ı u yg ul am al ar ın ı a za lta ca k al te rn ati f u yg ul am al ar ın d es te kl en m es i v e ül ke g en el in de y ay gı nl aş tır ılm as ı ( ör ne ği n; fr ez e ku lla nı m ı, do ğr ud an e ki m , c ez al ar ın ar tır ılm as ı, bi lin çl en di rm ey e ili şk in fa al iy et le r v b. ) 20 21 2 02 6 TO B (T KD K, TR GM , B Ü GE M ) Bö lg e Ka lk ın m a İd ar el er i, Ka lk ın m a Aj an sla rı, İl gi li Ye re l Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r, Zi ra at M üh en di sle ri O da sı İlg ili u yg ul am a sa yı sı 2 Ad et 7 Ad et 3. 1. 12 Bi yo lo jik ç eş itl ili ği d es te kl ey en ta rım uy gu la m al ar ı k on us un da te kn ik p er so ne l ve ü re tic ile re y ön el ik b ilg ile nd irm e ve bi lin çl en di rm e ça lış m al ar ın ın y ap ılm as ı 20 21 2 02 6 TO B (E YD B, BÜ GE M , T RG M ) TO B (D KM PG M ), İlg ili Ü ni ve rs ite le r, Zi ra at O da la rı, Ü ni ve rs ite le r M ev cu t e ği tim pr og ra m la rı iç in de bi yo lo jik ç eş itl ili ği di kk at e al an e ği tim pr og ra m la rın ın or an ı % 1 % 5 He de f 3 .2 . S ür dü rü le bi lir v e ek os is te m ta ba nl ı m er a yö ne tim in in sa ğl an m as ı He de f G ös te rg es i: Sü rd ür ül eb ili r v e ek os ist em ta ba nl ı m er a yö ne tim i y ap ıla n al an y üz öl çü m ün de ki d eğ iş im (y üz de ) 3. 2. 1 Ta rım v e O rm an B ak an lığ ı b ün ye sin de ki bi yo lo jik ç eş itl ili k ko nu su nd a ça lış an bi rim le rin m er a yö ne tim i v e pl an la m as ı aş am al ar ın a ak tif k atı lım ın ın sa ğl an m as ı 20 21 2 02 6 TO B (D KM PG M , BÜ GE M ) İl M er a Ko m isy on la rı, İl gi li Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Ak tif k atı lım sa ğl an an to pl an tı ve k ar ar sa yı sı 3 Ad et 8 Ad et 3. 2. 2 M er al ar ın b iy ol oj ik ç eş itl ili k en va nt er in in çı ka rıl m as ı i çi n U lu sa l B iy ol oj ik Ç eş itl ili k En va nt er v e İz le m e Pr oj es i s on uç la rın ın v e ön ce lik li tü r/ al an b ilg ile rin in k ul la nı lm as ı ve e k ar aş tır m al ar ın y ap ılm as ı 20 21 2 02 6 TO B (D KM PG M , BÜ GE M ) İl M er a Ko m isy on la rı, İl gi li Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r U lu sa l m er a bi yo lo jik ç eş itl ili k en va nt er i s ay ısı 1 Ad et 2 Ad et AM AÇ 3 . B O ZK IR LA RD A KA YN AK K U LL AN IM IN IN S Ü RD Ü RÜ LE Bİ Lİ RL İK İL KE Sİ Ç ER ÇE VE Sİ N DE G EL İŞ Tİ Rİ LM ES İ N o Ey le m le r Za m an T ak vi m i So ru m lu Ku ru m la r İlg ili K ur um la r G ös te rg el er M ev cu t De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de fle ne n De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030104 AM AÇ 3 . B O ZK IR LA RD A KA YN AK K U LL AN IM IN IN S Ü RD Ü RÜ LE Bİ Lİ RL İK İL KE Sİ Ç ER ÇE VE Sİ N DE G EL İŞ Tİ Rİ LM ES İ N o Ey le m le r Za m an T ak vi m i So ru m lu Ku ru m la r İlg ili K ur um la r G ös te rg el er M ev cu t De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de fle ne n De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de f 3 .1 . B oz kı r b iy ol oj ik ç eş itl ili ği ni d es te kl ey en ta rım sa l u yg ul am al ar ın y ay gı nl aş tır ılm as ı He de f G ös te rg es i: Bi yo lo jik çe şi tli liğ i d es te kl ey en ta rım u yg ul am al ar ın da ki d eğ iş im (ç ift çi sa yı sı v ey a al an y üz öl çü m ü) 3. 2. 3 Bi yo lo jik ç eş itl ili k ve ril er in in o tla tm a pl an la m as ı v e yö ne tim in e en te gr e ed ilm es i, uy gu la nm as ı v e izl en m es i 20 21 2 02 6 TO B (D KM PG M , BÜ GE M ) İl M er a Ko m isy on la rı, İl gi li Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Bi yo lo jik ç eş itl ili k un su rla rın ı d ah il ed en o tla tm a pl an la m as ı ve y ön eti m i ça lış m al ar ın ın sa yı sı 1 Ad et 4 Ad et 3. 2. 4 Sü rd ür ül eb ili r m er a yö ne tim i i çi n ısl ah ç al ışm al ar ın da y er el to hu m ve b itk ile rin k ul la nı m ın ın , b üt ün cü l ot la tm a yö ne tim in in , t oh um A R GE v e ür eti m ç al ışm al ar ın ın v e ye m b itk ile ri ye tiş tir ic ili ği ni n de st ek le nm es i 20 21 2 03 0 TO B (B Ü GE M , TA GE M , T İG EM ) TO B (H AY GE M ), İl M er a Ko m isy on la rı, İl gi li Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r, FA O Ya pı la n ça lış m a sa yı sı 5 Ad et 10 A de t 3. 2. 5 O rg an ik k om po st g üb re v e to pr ak m ik ro bi yo lo jis i z en gi nl eş tir m e pr ep ar at la rın ın k ul la nı m ın a yö ne lik ö rn ek ça lış m al ar ın y ap ılm as ı v e te şv ik e di lm es i 20 21 2 02 6 TO B (B Ü GE M ) İlg ili Y er el Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Ö rn ek u yg ul am a sa yı sı 0 Ad et 2 Ad et 3. 2. 6 “T ür ki ye ’n in B oz kı r E ko sis te m le rin in Ko ru nm as ı v e Sü rd ür ül eb ili r Y ön eti m i Pr oj es i” k ap sa m ın da k az an ılm ış ör ne k sü rd ür ül eb ili r o tla tm a pl an ı h az ırl am a de ne yi m in in y ay gı nl aş tır ılm as ı 20 21 2 02 6 TO B (B Ü GE M , HA YG EM ) TO B (O GM , D KM PG M ), İl M er a Ko m isy on la rı, İl gi li Ye re l Yö ne tim le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r, FA O İl O tla tm a Pl an ı sa yı sı 1 Ad et 4 Ad et 3. 2. 7 M er a ısl ah u yg ul am al ar ın ın d ah a et ki n izl en m es i i çi n ün iv er sit el er le v e/ ve ya ö ze l se kt ör le p ro to ko lle r y ap ılm as ı ( b iy ol oj ik çe şit lil ik , b iy ok üt le , t op ra k or ga ni k m ad de m ik ta rı, ıs la h ça lış m as ın ın b aş ar ısı , o tla ya n ha yv an sa yı sı ve c in sle ri vb k on ul ar da ) 20 21 2 03 0 TO B (B Ü GE M ) TO B (O GM , T AG EM , H AY GE M ), İl M er a Ko m isy on la rı, İl gi li Ye re l Yö ne tim le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili ST K’ la r Ö nc el ik li al an la rd a ol uş tu ru la n izl em e ça lış m as ı s ay ısı 0 Ad et 3 Ad et AM AÇ 3 . B O ZK IR LA RD A KA YN AK K U LL AN IM IN IN S Ü RD Ü RÜ LE Bİ Lİ RL İK İL KE Sİ Ç ER ÇE VE Sİ N DE G EL İŞ Tİ Rİ LM ES İ N o Ey le m le r Za m an T ak vi m i So ru m lu Ku ru m la r İlg ili K ur um la r G ös te rg el er M ev cu t De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de fle ne n De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 105 AM AÇ 3 . B O ZK IR LA RD A KA YN AK K U LL AN IM IN IN S Ü RD Ü RÜ LE Bİ Lİ RL İK İL KE Sİ Ç ER ÇE VE Sİ N DE G EL İŞ Tİ Rİ LM ES İ N o Ey le m le r Za m an T ak vi m i So ru m lu Ku ru m la r İlg ili K ur um la r G ös te rg el er M ev cu t De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de fle ne n De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de f 3 .1 . B oz kı r b iy ol oj ik ç eş itl ili ği ni d es te kl ey en ta rım sa l u yg ul am al ar ın y ay gı nl aş tır ılm as ı He de f G ös te rg es i: Bi yo lo jik çe şi tli liğ i d es te kl ey en ta rım u yg ul am al ar ın da ki d eğ iş im (ç ift çi sa yı sı v ey a al an y üz öl çü m ü) 3. 2. 8 M er a ısl ah u yg ul am al ar ın ın d ah a et ki n izl en m es in e yö ne lik u za kt an a lg ıla m a ve o tla tm a pl an la m a uy gu la m a ta ki p sis te m le rin i k ul la nm ak iç in a lty ap ın ın ge liş tir ilm es i 20 21 2 02 6 TO B (B Ü GE M ) TO B (O GM , H AY GE M ), ÇŞ B (T ap u Ka da st ro G en el M üd ür lü ğü ), İl M er a Ko m isy on la rı, İl gi li Ye re l Yö ne tim le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Ge liş tir ile n uz ak ta n al gı la m a ve u yg ul am a ta ki p sis te m i s ay ısı 0 Ad et 1 Ad et 3. 2. 9 İl ba zın da y ıll ık m er a du ru m ra po rla rın ın ha zır la nm as ı 20 21 2 03 0 TO B (B Ü GE M ) İl M er a Ko m isy on la rı, İl gi li Ye re l Yö ne tim le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili ST K’ la r Ü lk e ge ne lin de ya pı la n ça lış m a sa yı sı 0 Ad et 3 Ad et 3. 2. 10 M er a ku lla nı cı v e ai le le rin e, sü rü y ön eti m i el em an la rın a ve ril en e ği tim le rd e ot la tm a pl an la m as ı v e bo zk ırl ar ın ö ne m i v e ka yn ak la rın ın sü rd ür ül eb ili r k ul la nı m ın ın di kk at e al ac ak şe ki ld e pl an la nm as ı v e ge rç ek le şti ril m es i 20 21 2 02 3 TO B (E YD B, BÜ GE M , HA YG EM ) TO B (D KM PG M ), İl M er a Ko m isy on la rı, İl gi li Ye re l Yö ne tim le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili ST K’ la r M ev cu t e ği tim pr og ra m la rın ın iç in de ki m er a ku lla nı m ın a od ak lı eğ iti m pr og ra m la rın ın or an ı % 1 % 5 3. 2. 11 Gö çe rle rin g el en ek se l h ay va nc ılı k fa al iy et le rin in d es te kl en m es i i çi n so sy al , ek on om ik , e ko lo jik a lty ap ın ın b el irl en m es i ve g er ek li dü ze nl em el er in y ap ılm as ı 20 21 2 02 3 TO B (B Ü GE M , HA YG EM ) İl M er a Ko m isy on la rı, İl gi li Ye re l Yö ne tim le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Ya pı la n dü ze nl em e sa yı sı 0 Ad et 3 Ad et AM AÇ 3 . B O ZK IR LA RD A KA YN AK K U LL AN IM IN IN S Ü RD Ü RÜ LE Bİ Lİ RL İK İL KE Sİ Ç ER ÇE VE Sİ N DE G EL İŞ Tİ Rİ LM ES İ N o Ey le m le r Za m an T ak vi m i So ru m lu Ku ru m la r İlg ili K ur um la r G ös te rg el er M ev cu t De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de fle ne n De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030106 AM AÇ 4 . B O ZK IR LA RD AN FA YD AL AN AN Y Ö RE H AL KI N IN G EÇ İM K AY N AK LA RI N IN İY İL EŞ Tİ Rİ LM ES İ N o Ey le m le r Za m an Ta kv im i So ru m lu Ku ru m la r İlg ili K ur um la r G ös te rg el er M ev cu t De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de fle ne n De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de f 4 .1 . B oz kı r v e ilg ili a la nl ar da y ap ıla n bi tk is el ü re tim v e ha yv an cı lık u yg ul am al ar ın ın k at m a de ğe rin i v e yö re h al kı na fa yd as ın ı a rtı ra ca k ge re kl i o rt am ın o lu şt ur ul m as ı He de f G ös te rg es i: Bi tk is el ü re tim v e ha yv an cı lık u yg ul am al ar ın ın k at m a de ğe rin i v e yö re h al kı na fa yd as ın ı a rtı rm ay a yö ne lik ça lış m al ar ın sa yı sı (a de t) 4. 1. 1 Ö nc el ik li bo zk ır al an la rın da in sa n bo zk ır et ki le şim in e da ir so sy o ek on om ik ar aş tır m al ar ın y ap ılm as ı v e bo zk ırd an fa yd al an an h al ka y ön el ik k ırı lg an lık v e et ki an al izl er in in y ap ılm as ı 20 21 20 26 TO B (D KM PG M , TA GE M , B Ü GE M ) TO B (O GM ), Bö lg e Ka lk ın m a İd ar el er i, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r İlg ili a ra şt ırm a sa yı sı 1 Ad et 4 Ad et 4. 1. 2 Bo zk ırl ar da n fa yd al an ar ak ü re til en ür ün le rin d eğ er zi nc iri a na liz in in ge rç ek le şt iri lm es i 20 21 20 23 TO B (T AG EM , BÜ GE M , HA YG EM ) Bö lg e Ka lk ın m a İd ar el er i, Ka lk ın m a Aj an sla rı, İl gi li Ye re l Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Ar aş tır m a sa yı sı 0 Ad et 3 Ad et 4. 1. 3 Bo zk ır ile il işk ili b iy ol oj ik ç eş itl ili k do st u ür eti m v e ya şa m b iç im le rin in , e ko lo jik v e kü ltü re l d eğ er le rin k or un m as ın a yö ne lik bi lg ile nd irm e ve c oğ ra fi işa re tle m e ça lış m al ar ın ın y ap ılm as ı 20 21 20 26 TO B (T AG EM , BÜ GE M , DK M PG M , T RG M , St ra te ji Ge liş tir m e Ba şk an lığ ı) Bö lg e Ka lk ın m a İd ar el er i, Ka lk ın m a Aj an sla rı, İl gi li Ye re l Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Co ğr afi iş ar et li ür ün sa yı sı 10 0 Ad et 22 0 Ad et He de f 4 .2 . B oz kı rla rd an sü rd ür ül eb ili r f ay da la nm ay ı e sa s a la n yö re h al kı na y ön el ik g el ir ge tir ic i f aa liy et le rin ç eş itl en di ril m es i v e de st ek le nm es i He de f G ös te rg es i: De st ek le ne n fa al iy et v e ör ne k uy gu la m al ar da n fa yd al an an a ile le rin h an e ba şı g el iri nd ek i d eğ iş im (y üz de ) 4. 2. 1 Ek on om ik d eğ er i o la n tü rle rin y oğ un la ştı ğı bo zk ır al an la rın da k ırs al k al kı nm a ol an ak la rın ın d eğ er le nd iri lm es i 20 21 20 26 TO B (D KM PG M , BÜ GE M , T RG M ) TO B (T AG EM , O GM , H AY GE M , T KD K) , Bö lg e Ka lk ın m a İd ar el er i, Ka lk ın m a Aj an sla rı, İl gi li Ye re l Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r İlg ili ç al ışm a sa yı sı 0 Ad et 5 Ad et Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 107 AM AÇ 4 . B O ZK IR LA RD AN FA YD AL AN AN Y Ö RE H AL KI N IN G EÇ İM K AY N AK LA RI N IN İY İL EŞ Tİ Rİ LM ES İ N o Ey le m le r Za m an Ta kv im i So ru m lu Ku ru m la r İlg ili K ur um la r G ös te rg el er M ev cu t De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) He de fle ne n De ğe ri (b iri m ve m ik ta r) 4. 2. 2 Bo zk ır al an la rı ve ç ev re sin de k ırs al tu riz m v e ek ot ur izm e da ya lı ge lir in çe şit le nd iri lm es i i çi n ge le ne ks el e l sa na tla rı ve y ör es el ü rü nl er in ü re til m es i, pa za rla nm as ı v e m ar ka la ştı rıl m as ın a yö ne lik ç al ışm al ar ın il gi li ku ru m la r v e di ğe r pa yd aş la rla iş b irl iğ i i çi nd e ya pı lm as ı v e uy gu la m al ar ın d es te kl en m es i 20 21 20 26 TO B (D KM PG M , TA GE M ) Kü ltü r v e Tu riz m B ak an lığ ı, M ill i E ği tim Ba ka nl ığ ı, TO B (B Ü GE M , T RG M ), Bö lg e Ka lk ın m a İd ar el er i, Ka lk ın m a Aj an sla rı, İl gi li Ye re l Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r Ö rn ek u yg ul am al ar ın sa yı sı 0 Ad et 5 Ad et 4. 2. 3 Bi tk ise l ü re tim v e ha yv an cı lık uy gu la m al ar ın ın b ir ar ad a ve rim li bi r şe ki ld e ha ya ta g eç iri le ce ği si lv op as to ra l ve a gr os ilv op as to ra l ö rn ek p ro je le rin ge rç ek le şti ril m es i v e ya yg ın la ştı rıl m as ın ın de st ek le nm es i 20 21 20 26 TO B (B Ü GE M , TR GM , H AY GE M ) TO B (D KM PG M , T AG EM T KD K, O GM ), Bö lg e Ka lk ın m a İd ar el er i, Ka lk ın m a Aj an sla rı, İl gi li Ye re l Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r, FA O Ö rn ek u yg ul am al ar ın sa yı sı 0 Ad et 1 Ad et 4. 2. 4 Tı bb i v e Ar om ati k Bi tk i ö ze lli ği o la n bo zk ır tü rle rin in k ay ıt al tın a ve k ül tü re a lın m as ı ve ü re tim in in d es te kl en m es i 20 21 20 26 TO B (T AG EM , BÜ GE M , DK M PG M , T RG M , O GM ) Bö lg e Ka lk ın m a İd ar el er i, Ka lk ın m a Aj an sla rı, İl gi li Ye re l Y ön eti m le r, İlg ili Ü ni ve rs ite le r, İlg ili S TK ’la r, FA O Tı bb i A ra m oti k Bi tk i ol ar ak k ay ıt al tın a al ın an v e ür eti le n bo zk ır bi tk isi sa yı sı 10 A de t 25 A de t Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030108 © N ih an Y en ilm ez A rp a Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 109 6. Yönetişim Modeli Biyolojik çeşitliliğin korunması, biyolojik kaynakların sürdürülebilir kullanımı ve genetik kaynakların kullanımından kaynaklanan faydaların adil ve hakkaniyete uygun şekilde paylaşımını amaçlayan Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi Türkiye tarafından 1992 yılında imzalanmış, 29/8/1996 tarihli ve 4177 sayılı Kanun (Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun) ile onaylanmıştır. Sözleşme 14 Mayıs 1997 yılında ülkemizde yürürlüğe girmiştir. BM Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin 6. maddesi gereğince Sözleşmeye taraf ülkeler Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Stratejisi ve Eylem Planı (UBSEP) hazırlamakla veya güncelleştirmekle yükümlüdür. UBSEP, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi kapsamında alınan kararların hayata geçirilmesinde, ülke önceliklerini yansıtması bakımından Taraf Devletlerin Sözleşme kapsamındaki uluslararası taahhütlerinin sınırlarını belirlemektedir. Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Stratejisi ve Eylem Planı (UBSEP), Sözleşmedeki yükümlülüklerimizi yerine yetirmek, Avrupa Birliği’nin doğa koruma sektörü kapsamındaki düzenlemeleri ile uyumlu uygulamaları hayata geçirmek ve Türkiye’nin sahip olduğu biyolojik çeşitliliği kapsamlı ve bütüncül bir yaklaşımla ele alarak, koruma ve sürdürülebilir kullanım hedeflerine ulaşmak maksadıyla 2001 yılında hazırlanmış ve 2007-2017 dönemi için 2007 yılında güncellenmiştir. UBSEP’i tamamlayıcı nitelikte ve Aichi hedefleri ile uyumlu yeni ulusal hedef ve eylemler belirlenerek 2018-2028 dönemini kapsayan Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Eylem Planı (UBEP) hazırlanmıştır. Sözleşmenin 16. Taraflar Konferansı 2022 yılında Türkiye’nin ev sahipliğinde yapılacaktır. Küresel biyolojik çeşitlilik gündemindeki gelişmelerin takibi, biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilir bir şekilde ekonomiye kazandırılması, Sözleşme’nin ve dönem başkanlığının etkin olarak yürütülmesi amacıyla 2019/15 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi Tarım ve Orman Bakanı başkanlığında Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Koordinasyon Kurulu kurulmuştur. Hazırlanan Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı’nın onaylandıktan sonra etkin olarak uygulanması, izlenmesi ve denetimi için bir koordinasyon mekanizmasına ihtiyacı olacaktır. Hazırlık sürecinde yapılan çalıştay ve toplantılarda, Türkiye’de uygulanan yönetişim mekanizmaları deneyimleri doğrultusunda Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı’nın ana koordinasyonunun 2019/15 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile kurulan Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Koordinasyon Kurulu tarafından yapılması önerilmiştir (Ek 5). Genelgeye göre Kurul; Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığı Bilim, Teknoloji ve Yenilik Politikaları Kurulu, Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Orman Mühendisleri Odası adına karar vermeye yetkili üst düzey temsilcilerin katılımıyla oluşmaktadır. Kurulun çalışma usul ve esaslarına dair mevzuat hazırlığı devam etmektedir. Kurul yılda en az bir defa toplanacak, çalışma usul ve esasları Kurul tarafından belirlenecektir. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030110 Sekretarya hizmetleri ve koordinasyon işleri Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülecek olan Koordinasyon Kurulu aşağıdaki konularda koordinasyonu sağlar; · Küresel biyolojik çeşitlilik gündemini takip etmek, · Biyolojik çeşitliliğin sürdürebilir kullanımından doğan faydaların ekonomiye kazandırılmasını sağlamak, · Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’ni ve Sözleşme dönem başkanlığını etkin olarak yürütmek, · Alt kurullara başkanlık edecek Kurumları belirlemek. Kurulun alt kuruları şunlardır: 1. Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Politikaları ve Projeleri Alt Kurulu 2. Ulusal Bazda Sözleşmenin Yürütülmesi Alt Kurulu 3. Biyolojik Çeşitliliğin Yürütülmesi Alt Kurulu 4. Biyolojik Çeşitliliğin Sürdürülebilir Yönetimi ve Ekonomiye Kazandırılması Alt Kurulu 5. Teknoloji, Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Alt Kurulu 6. Hukuk Alt Kurulu Kurul altında oluşturulacak olan ve görevleri arasında Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Strateji ve Eylem Planı’nın uygulanması olan “Ulusal Bazda Sözleşmenin Yürütülmesi Alt Kurulu” bu koordinasyondan sorumlu ana kurul olacaktır. Yılda en az iki kez toplanacak alt kurulun daimi üyeleri şunlardır: · Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı · Tarım ve Orman Bakanlığı · Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, · Adalet Bakanlığı · Dışişleri Bakanlığı · Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı · Kültür ve Turizm Bakanlığı · Sağlık Bakanlığı · Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı · Milli Eğitim Bakanlığı · Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı · İçişleri Bakanlığı · Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Başkanlığı temsilcilerinden oluşmaktadır. Gündeme daimi üye olmayan diğer kurum ve kuruluşlar da toplantılara davet edilebilir. Ulusal Bazda Sözleşmenin Yürütülmesi Alt Kurulunun görev ve yetkileri şunlardır: 1. Ulusal biyolojik çeşitlilik politikalarının belirlenmesi ile ilgili koordinasyonu sağlamak. 2. Sözleşmenin yürütülmesini sağlamak amacıyla Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Stratejisi ve Eylem Planının ve eki Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Eylem Planının uygulanması ve gerektiğinde güncellenmesi ile ilgili koordinasyonu sağlamak. 3. Sözleşmenin yürütülmesine ilişkin boşluk analizleri yapmak, çözüm önerilerinin belirlenmesine yönelik koordinasyonu sağlamak. 4. Biyolojik çeşitlilik envanteri ve izleme çalışmalarının periyodik olarak yapılması ile ilgili koordinasyonu sağlamak. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 111 5. Biyolojik çeşitlilik ile ilgili göstergelerin belirlenmesi ve geliştirilmesi, uluslararası gösterge setleri ile uyumun sağlanması ve izlenmesi ile ilgili koordinasyonu sağlamak. 6. Biyokaçakçılıkla mücadele ve geleneksel bilginin kayıt altına alınması ile ilgili koordinasyonu sağlamak. 7. Sözleşmenin yürütülmesinde ihtiyaç duyulan alt odak noktaları ve ulusal yetkili mercilerin belirlenmesi ile ilgili koordinasyonu sağlamak. 8. Sözleşme takas odası mekanizmasının kurulması ile ilgili koordinasyonu sağlamak. 9. Erişim ve Fayda Paylaşımı ile ilgili koordinasyonu sağlamak. 10. Biyolojik çeşitlilik konusunda tanıtım ve farkındalık faaliyetlerini koordine etmek. 11. Biyolojik çeşitlilik ile ilgili tüm veri tabanlarının uygun entegrasyonuna ilişkin hususları koordine etmek. 12. Kurul tarafından verilen diğer görevleri yapmak. Gerek duyulması halinde Alt Kurul tarafından bozkırlarla ilgili karar alma süreçlerine etkin katılımı sağlayacak ve kurumların yetki ve sorumlulukları konusunda danışma kurulu vazifesi görecek nitelikte bir Komisyon kurulabilir. Bu komisyonun strateji ve eylem planının uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesi kapsamında etkin olarak görev alması önemlidir. Yönetişim mekanizmasının uygulanması için ilgili kurumlar ve paydaşlar arasında iş birliğinin geliştirilmesi ve etkin bir iletişimin sağlanması önemlidir. Hem mevcut yasal ve idari yapıdaki boşluklara yönelik gerekli düzenlemelerin yapılması hem de yeni yasal yapı ve düzenlemelerin oluşturulması öncelikli konulardır. Sekretarya Görevi: Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Koordinasyon Kurulu sekretarya görevi Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı uygulamaları konusunda sekretaryaya ilgili Genel Müdürlükler teknik destek verecektir. Raporlama: Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı’nın etkin uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesi için kamu kurumları ve ilgi sahipleri arasında koordinasyonu ve iş birliğini güçlendirmek adına her yılın sonunda resmi yazı ile ilerlemeler hakkında gerekli bilgiler alınacak ve rapor olarak Ulusal Bazda Sözleşmenin Yürütülmesi Alt Kurulu’na sunulacaktır. Şekil 37. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı koordinasyonu için öneri yapısı Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030112 Gazella marica (Ceylan) © İd ris Ö lm ez Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 113 7. İzleme Sistemi Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı uygulamalarının etkin olarak izlenmesi, değerlendirilmesi ve raporlaması Ulusal Bazda Sözleşmenin Yürütülmesi Alt Kurulu’na yapılacaktır. Kurulun bağlı olduğu Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Koordinasyon Kurulu sekretarya görevi Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yapıldığı için izleme sisteminin ana raporlamasını da bu kurum yapacaktır. İzleme sistemi, Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı için en önemli yönetim araçlarından biri olacaktır. Bu sistem, Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı amaç ve hedefleri doğrultusunda mevcut değişimlerin ölçülmesine odaklı sistematik bir süreç olarak tanımlanmıştır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı’ndaki ilerlemelerin izlenmesi ve değerlendirilmesi, Türkiye’deki farklı kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan izleme çalışmalarına devam edilmesi, kurumlar arası iş birliklerinin artırılması ve etkin koordinasyonunu sağlayarak uygulamada karşılanan sorunlara Ulusal Bazda Sözleşmenin Yürütülmesi Alt Kurulu tarafından çözümler geliştirilmesine destek olacaktır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı amaç ve hedefleri doğrultusunda şu konularla ilgili izleme çalışmaları yapılması önerilmektedir: 1. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı uygulamalarındaki ilerlemenin izlenmesi, 2. Öncelikli bozkır alanları ve türlerle ilgili izleme çalışmalarına devam edilmesi ve tür ve habitatların durumlarındaki değişimin izlenmesi, 3. Meraların durumundaki değişimin izlenmesi, 4. Öncelikli bozkır alanları ve türlere yönelik tehditlerin şiddetindeki değişimin izlenmesi, 5. İklim değişikliğinin bozkır ekosistemlerindeki etkilerinin izlenmesi, 6. Koruma ve sürdürülebilir yönetim uygulamalarının başarı durumunun (koruma faaliyetlerinin etkilerinin izlenmesi, habitat restorasyon çalışmalarının izlenmesi, korunan alanların yönetim etkinliğinin izlenmesi, mera yönetimi uygulamalarının başarısı, tarım arazilerinin dönüşümünün izlenmesi, çevre dostu/doğa dostu/iklim dostu/organik/bütüncül, vb. tarım uygulamalarının başarısı) izlenmesi. İzleme çalışmalarının güncel durumu ve sonuçları yılda bir kez Ulusal Bazda Sözleşmenin Yürütülmesi Alt Kurulu toplantısında sunulacaktır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030114 Gerekirse izleme sonuçlarına göre Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı için değişiklik önerileri yapılması ve bunların ilgili kurumlarla tartışılarak karara bağlanması, uygulamaların etkinliğini artıracaktır. İzleme sistemin en önemli çıktılarından biri Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı Koordinasyon Kurulu faaliyetlerinin yıllık olarak raporlanması ve ilgili kurumlarla paylaşılmasıdır. Bu raporlamayla uygulamalardaki ilerleme, başarılar ve sorunlar ile çıkarılan dersler düzenli olarak kayıt altına alınmış olacaktır. İzleme ve Değerlendirme Planı Önerisi: İzleme Konusu Değerlendirme Yöntem Sorumlu Kurum Raporlama Dönemi Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı uygulamalarındaki ilerlemenin izlenmesi Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı Gelişme Raporu Bağımsız uzmanlar tarafından yapılan görüşmeler ve değerlendirmeler Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (Sekretarya) Yıllık Öncelikli bozkır habitatlarının, türlerin, bunlara yönelik tehditlerin ve koruma çalışmalarının izlenmesi Öncelikli Bozkır Habitatları ve Türleri İzleme Raporu Arazi çalışmaları Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 2 yılda bir Bozkır korunan alanların yönetim etkinliğinin izlenmesi Ulusal Korunan Alanlar Yönetim Etkinliği Değerlendirme Raporu DKMPGM tarafından uygulanan METT değerlendirmesi Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 3 yılda bir Ülke genelinde meraların durumunun ve yönetim uygulamalarının izlenmesi Ulusal Mera Durum Raporu Uydu görüntüleri analizi ve arazi çalışmaları Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü 2 yılda bir Ülke genelinde tarım arazilerinin değişiminin ve tarım-hayvancılık örnek uygulamaların izlenmesi Ulusal Tarım ve Hayvancılık Durum Raporu Çiftçi kayıt sistemi, uydu görüntüleri analizi ve arazi çalışmaları Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü 3 yılda bir İklim değişikliğinin bozkır ekosistemlerindeki etkilerinin izlenmesi İklim değişikliğinin bozkır ekosistemleri üzerindeki etkileri raporu Modelleme, arazi çalışmaları TAGEM 5 yılda bir İzleme çalışmaları sonucunda hazırlanacak tüm raporlar Ulusal Bazda Sözleşmenin Yürütülmesi Alt Kurulu toplantılarında değerlendirilecek ve etkin yönetim için alınacak kararlar ilgili kurumlar tarafından uygulanacaktır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 115 8. Bozkır Terminolojisi 1. Ağaçlı Bozkır: Ağaç ve ağaççık örtüsünün %40’ın altında olduğu bozkırlardır. Aynı alan veya formasyon için faklı uzmanlıklar açısından farklı isimler verilebilir, örneğin; ağaçlı bozkır dediğimiz yer ormancılık açısından ‘Bozuk Orman’, ‘Boşluklu-Kapalı Orman’ veya ekolojik açıdan ‘Seyrek Orman’ olarak da isimlendirilebilir. Ancak bu çalışmada bozkırlar açısından kullanılan terimler açıklanmaya çalışılmıştır. 2. Alçak Dağ Bozkırı: Dağ yamaçlarında genel olarak 800-1.600 metreler arasında yer alan çoğunlukla malakofil türleri içeren, floristik kompozisyonu zengin, Türkiye’deki en yaygın bozkır çeşididir. Türkiye’de İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’nde görülür. 3. Anadolu Bozkırları: Az yağış alan, kurak ve yarı-kurak iklimin hâkim olduğu İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’nde görülen kurakçıl otsu bitkilerin baskın olduğu çoğunlukla antropojen karakterli bozkırlardır. 4. Antropojen Bozkır: İnsanların aşırı otlatma, tarım arazileri açma, yakacak temini vb. etkinlikleri sonucunda orman örtüsünün yok olması ile ortaya çıkan bozkırlardır. 5. Ardıl Değişim: Bir yaşambirliğinin ya da ekosistemin yapı, bileşim, süreçler, ilişkiler ve diğer özelliklerinin zaman içerisinde değişmesidir (bkz. Süksesyon). 6. Aşırı Otlatma: Vejetasyon yapısının bozulması ve bitki çeşitliliğinin azalmasına neden olacak şekilde doğal vejetasyonun yenilenmesine fırsat tanımaksızın, uzun zaman dilimleri boyunca yoğun olarak yapılan otlatmadır. 7. Bozkır (Step): Ilıman kuşakta yayılış gösteren, genellikle yıllık ortalama 300-500 mm yağış alan, taban suyunun düşük olduğu, odunsu bitkilerin az bulunduğu, kurakçıl otsu bitkilerin hâkim olduğu vejetasyon tipidir. Kuzey Amerika’nın iç kısımlarında, Güney Amerika’nın güneydoğusunda, Afrika’nın güneyinde, Asya’da Çin’den Doğu Avrupa’ya uzanan bölgede görülür. Step (bozkır) terimi genellikle Palearktik Bölge’de kullanılırken yukarıda adı geçen bölgelerde farklı isimler kullanılabilmektedir (Güney Amerika’da pampa, Kuzey Amerika’da pireri, Güney Afrika’da veld). 8. Bozkır Ekosistemi: Bozkıra özgü bitki, hayvan ve mikroorganizma toplulukları ile cansız çevrelerinin işlevsel bir birim olarak etkileşim içinde bulunduğu dinamik sistemdir. 9. Bozkır İklimi: Sıcak, kurak ve yarı kurak yaz ayları ve soğuk kış aylarının görüldüğü, mevsimler arasındaki sıcaklık farkının fazla, yağışın az olduğu, kıta içlerinde görülen iklimdir. 10. Bozkır Kültürü: İnsanın içinde bulunduğu bozkır ekosistemine kültürü yoluyla uyarlanmasının bir sonucu olarak ortaya çıkmış yaşam biçimidir. 11. Bozkır Ormanı: Bozkırların hâkim olduğu ekolojik bölgelerde yer alan ormanlık alanlardır. Ağaçlı bozkırdan farkı bu alanların daha çok ormanlık alanlardan bozkıra geçiş bölgelerinde olmasıdır. 12. Bozkır Türü: Bozkır koşullarına uyum sağlamış ve varlıkları bozkırlara bağlı olan canlı türü. 13. Bozkır Vejetasyonu: Bozkır koşullarına uyum sağlamış bitki örtüsü. 14. Buğdaysı (Poaceae - Gramineae) Bozkır: Buğdaygillerin baskın olduğu bozkırlardır. 15. Çayır Vejetasyonu: Ilıman kuşakta yayılış gösteren, yağış miktarının ve/veya taban suyunun bozkıra göre daha yüksek olduğu, odunsu bitkilerin az bulunduğu, uzun boylu otsu bitkilerin hâkim olduğu bitki örtüsü tipidir. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030116 Tarımsal üretim ve kullanım açısından daha çok hayvan yemi olarak kullanılmak üzere biçilen uzun boylu otların bulunduğu nemli alanlar biçilen çayırlar olarak nitelendirilir. Bitki örtüsü açısından bakıldığındaysa sulak alanları çevreleyen yerlerde otsu vejetasyon ve ağaç sınırının üzerindeki nemli alanlarda yetişen bitki örtüsü çayır olarak değerlendirilmektedir. 16. Çölleşme: Kurak ve yarı kurak alanlarda iklim değişimleri ve insan aktivitelerinin de dahil olduğu çeşitli etmenlerin sonucunda oluşan “Arazi Bozulumu”dur. Bitki örtüsünün karakteristik türleri azalır veya yok olur, genel olarak bitki örtüş yüzdesi çok düşer, çıplak toprak miktarı artar, ot boyu kısalır ve yarı çöllerde de görülen bodur çalımsı bitkiler baskın hale gelir. 17. Dikensi (Tragakantik) Bozkır: Geven (Astragalus), kardikeni (Acantholimon) gibi yastık teşkil eden dikenli bitkilerin baskın olduğu bozkırlardır. 18. Doğal Bozkır: İklim, toprak, jeomorfolojik özellikler gibi ekolojik koşulların, ağaç yetişmesine ve doğal ormanlar oluşmasına imkân vermeyen bölgelerde bulunan bozkırlardır. 19. Ekosistem: Bitki, hayvan ve mikroorganizma toplulukları ile bunların cansız çevrelerinin işlevsel bir birim olarak karşılıklı etkileşim içinde bulunduğu dinamik sistemdir. 20. Erozyon: Toprak kümelerinin (agregatlarının) parçalanması, su, rüzgâr ve yerçekimi gibi etmenlerle taşınması ve sonuç olarak, ait oldukları yerlerden farklı ortamlarda birikmesi olayı. 21. İklim Değişikliği: Karşılaştırılabilir zaman dilimlerinde gözlenen doğal iklim değişikliklerine ek olarak doğrudan ya da dolaylı olarak küresel atmosferin bileşimini bozan insan faaliyetleri sonucunda iklimde oluşan değişiklikler. 22. İklim Değişkenliği: Bir iklim değişkeninin bir bölgedeki uzun vadeli ortalama değerinden farklılık göstermesidir. 23. İstilacı Yabancı Tür: Yanlışlıkla veya bilinçli olarak normal şartlarda yaşam ortamı olmayan doğal bir ortama bırakılan/giriş yapan; bu ortamlarda üreyip, gelişen, yayılım gösteren ve yeni ortamlarında olumsuz pek çok etki yaratan bitki, hayvan, mantar ve mikroorganizma türleri. 24. Jipsli Bozkır: Alçıtaşı (jips) içeriği yüksek topraklarda gelişen, endemizm oranı yüksek bozkırlardır. Türkiye’deki belli başlı jipsli bozkır alanları Nallıhan-Beypazarı-Ayaş-Polatlı-Sivrihisar arasındaki bölge, Kayseri-Sivas arasındaki bölge (özellikle Akkışla civarı), Narman-Tortum arasındaki bölge, Hafik-Zara ve Çankırı’dır. 25. Klimaks: Ardıl değişimin son evresi olarak bir yaşambirliğinin ulaştığı kararlı durum. 26. Kuraklık: Yağışların uzun yıllar ortalamalarının altında olması ve/veya düzensizlikleri durumunda önemli hidrolojik dengesizliklerin oluşması ve/veya yanlış arazi yönetimine bağlı olarak, arazi yüzeyinin temas ettiği atmosferik nemin (yağmur, kar, çiy...) toprak tarafından emiliminin yetersiz ve buharlaşmanın aşırı olmasından kaynaklı, arazideki biyokütle üretkenliğinin olumsuz etkilenmesidir. 27. Malakofil Bozkır: Geniş ve yumuşak yapraklı otsu bitkilerin hâkim olduğu bozkırlardır. Alçak dağ bozkırlarının ana formasyonu olan malakofil bozkırlar Türkiye’de yaygın olarak görülür. 28. Marnlı Bozkır: Kil oranının yüksek olduğu kireçli, beyaz renkli topraklarda görülen, genellikle endemizm oranı yüksek bozkırlardır. Ayaş, Beypazarı, Polatlı, Sivrihisar, Yunus Emre, Mihalıççık, Hafik, Zara, Çankırı ve Kırşehir civarları marnlı bozkırların görüldüğü bölgelerdir. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 117 29. Mera: Hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya yüzlerce yıldır bu amaçla kullanılan yerdir. Bozkır bir bitki örtüsü tipiyken, mera bir arazi kullanım şeklidir. 30. Mera Hayvancılığı: Hayvanları açık havada, meralarda doğal olarak yetişen bitkilerle beslemenin esas olduğu, belirli dönemlerde ek yemleme yapılarak sürdürülen hayvancılık şeklidir. 31. Otlak: Bkz. Mera 32. Otlatma: Evcil sürülerin mera, yaylak ve çayırlarda yayılarak beslenmesi. 33. Ova Bozkırı: Türkiye’de kurak, düz veya az eğimli arazilerde yer alan, genellikle yavşan (Artemisia) türlerinin baskın olduğu bozkırlardır. İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin ova kesimlerinde görülmektedir. Geçmişte ova bozkırı olan alanların büyük kısmı bu niteliğini kaybetmiş ve bitkisel üretim yapılan alanlara dönüştürülmüştür. 34. Serpantinli Bozkır: Magnezyum, demir, nikel, krom gibi ağır metallerce zengin serpantinli (ultramafik kayaçlar) topraklarda görülen, bitki büyümesine elverişli olmadığı için zayıf bitki örtüsüne sahip, endemizm oranı yüksek bozkırlardır. Türkiye’de Kütahya, Balıkesir civarında, Adana – Erzincan, Ankara-Kırıkkale ve Gölbaşı-Doğanşehir arasında ve Toros Dağları boyunca Muğla, Antalya, Mersin ve Hatay’da görülür. 35. Süksesyon: bkz. Ardıl değişim 36. Tuzcul (Halofitik) Bozkır: Tuzlu topraklar üzerinde gelişen, tuzcul bitkilerin (Halofitler) şekillendirdiği Horozibiğigiller (Amaranthaceae) ve Kardikenigiller (Plumbaginaceae) ailelerine ait türlerin baskın olduğu bozkırlardır. Türkiye’de Tuz Gölü, Seyfe, Burdur, Konya Ovası, Acıgöl, Develi Kapalı Havzası’ndaki tuzlu göller ve tuzlu bataklıklar çevresinde, Kağızman’dan Iğdır-Aralık’a kadar Aras Vadisi boyunca, Kırıkkale-Balışeyh, Çorum Sungurlu, Yozgat-Yerköy arasındaki tuzlu alanlarda, Çankırı çevresinde, Eskişehir’de Balıkdamı ve Kavuncu Göletleri civarında, Kayseri Tuzla Gölü ve Nallıhan-Davutoğlan çevresinde görülür. 37. Yabancı Tür: Doğal olarak bir yerde, alanda veya bölgede olmayan, kasıtlı veya kasıtlı olmayarak insanlar tarafından taşınan tür. 38. Yarı-kurak İklim (Yarı-çöl iklimi): 250-500 mm arasında ortalama yıllık yağış ile karakterize edilen iklim tipidir. 39. Yaylacılık: İnsanların yaz aylarında hayvanlarının beslenme ihtiyacı doğrultusunda, genelde köyden uzak yüksek dağ platolarında gerçekleştirdikleri yarı göçebe nitelikte kırsal yaşam biçimi. 40. Yem Bitkisi: Hayvan yemi olarak yetiştirilen veya doğal olarak gelişim gösteren, bunun yanında genellikle toprak ve suyu muhafaza etme, ekim nöbeti içerisinde kendinden sonra gelen ürünlerin verimini artırma özellikleri taşıyan, doğrudan doğruya veya sonradan yedirilmek üzere hasat edilerek kurutulan veya silajı yapılan bitkilerdir. 41. Yönetişim: Temel olarak toplumun gücü paylaşmasını ve bunu bireysel ve toplumsal faaliyetlere dönüştürmesini sağlayan süreçler ve yapılardır. Devlet kurumları dışında farklı aktörlerin sorumluluk aldığı, iş birliklerine dayalı katılımcı bir karar verme ve yönetim süreçlerini ifade eder. 42. Yüksek Dağ Bozkırı: Genellikle 1.600-3.000 m arasında, geven (Astragalus), kardikeni (Acantholimon) gibi yastık teşkil eden dikenli bitkilerin baskın olduğu bozkırlardır. Türkiye’de Doğu Toroslar’da, Doğu Anadolu ve İç Anadolu Bölgesi’ndeki dağların yüksek kısımlarında görülür. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030118 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 119 Adaptasyon Canlıların doğal veya yarı-doğal sistemlerde yeni veya değişen koşullara uyum sağlaması. Anız yakma Hasat sonrası tarlada kalan kök ve bitki saplarından kurtulmak için bunların yakılması. Anız yakma, topraklarda humus ve nem kaybına ve erozyonun hızlanmasına neden olur. Arazi tahribatının dengelenmesi (ATD) Ekosistemden sağlanan işlevleri ve hizmetleri desteklemek için gerekli olan sağlıklı ve verimli arazi kaynakları miktarının belirlenmiş zamansal ve mekânsal ölçekler dahilinde aynı kalması veya artmasının sağlanması (UNCCD). Arazi toplulaştırma Arazilerin doğal ve yapay etkilerle bozulmasının ve parçalanmasının önlenmesi, parçalanmış arazilerde doğal özellikler, kullanım bütünlüğü ve mülkiyet hakları gözetilerek birden fazla arazi parçasının birleştirmesi suretiyle ekonomik, ekolojik ve toplumsal yönden daha işlevsel yeni parsellerin oluşturulması ve bu parsellerin arazi özellikleri ve alanı değerlendirilerek kullanım şekillerinin belirlenmesi, köy ve arazi gelişim hizmetlerinin sağlanması (mevzuat tanımı). Biyocoğrafya Yeryüzünde bulunan organizmaların coğrafi dağılışı ve bu dağılışa etki eden coğrafi faktörleri inceleyen bilim dalı. Biyolojik çeşitlilik Yaşayan organizmaların, o organizmaların yaşadıkları ekolojik ortamların (karasal, denizel ve sucul) ve o organizma ve ortamların desteklediği ekolojik süreçlerin çeşitliliğidir. Bu; tür içi, türler ve ekosistemler arası çeşitliliği de kapsar. (CBD, 1992) Biyolojik kaynaklar Genetik kaynakları, organizmaları veya bunların parçalarını, popülasyonları veya insanlık için gerçek veya potansiyel kullanımı veya değeri olan ekosistemlerin herhangi bir başka biyotik bileşenini içerir (CBD). Biyolojik mücadele Bitkide zararlı, hastalık ve yabancı otlara karşı diğer canlı organizmaların kullanılmasıyla, zararlı etmenin ekonomik zarar seviyesinin altında tutulabilmesi için yapılan mücadele. Bozkır ormanı Bozkırların hâkim olduğu ekolojik bölgelerde yer alan seyrek veya kapalı orman oluşturan alanlar. Bütüncül otlatma yönetimi / Bütüncül planlı otlatma Ekolojik onarım ve sosyo-ekonomik kazanımları da planlama sürecine katma imkanı sağlayan, bitkilere mevsime adaptif toparlanma süresi tanıyarak aşırı otlatmanın önüne geçen, genelde yüksek sürü yoğunluklarıyla güçlü toynak etkisi oluşturan, esnek, proaktif, her ölçekte ve iklimde uygulanabilen otlatma planlaması yöntemidir. Yabani sürülerin avcı baskısı altındaki otlama ve sürekli devinim örüntülerinden de esinlenerek Zimbabweli biyolog Allan Savory (Savory Enstitüsü) tarafından geliştirilmiştir. Çevre dostu tarım Toprak ve su kaynaklarını ve kalitesini koruyan, biyolojik çeşitliliği destekleyen, pestisit, kirlilik, toprak erozyonu ve sera gazı salımı gibi çevresel etkileri azaltan pratikler ve uygulamalar. Çölleşme/arazi tahribatı Kurak, yarı kurak ve yarı nemli iklim özelliklerine sahip bölgelerde iklim değişikliği ve insan faaliyetleri de dâhil olmak üzere çeşitli faktörlerden kaynaklanan arazi tahribatı. Arazi tahribatı, kurak, yarı kurak ve yarı nemli alanlarda rüzgâr ve/veya suyun etkisiyle oluşan toprağın erozyonu, toprağın fiziksel, kimyasal, biyolojik veya ekonomik anlamda niteliğini yitirmesi ve toprak üzerindeki bitki örtüsünün kaybolması gibi süreçlerle sonuçlanan ve arazi kullanım süreçleri sonucunda oluşan tarım, mera ve orman alanlarında meydana gelen biyolojik ve ekonomik olarak verimlilik azalması ya da bu alanlarda verimliliğin tamamen ortadan kalkması (UNCCD). 9. Sözlük Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030120 Doğrudan ekim Ekim öncesinde toprağı işlemeye gerek kalmadan tek seferde ekim yapılabilen yöntem. Doğrudan ekimde geleneksel uygulamalardan farklı olarak hasattan sonra yeniden ekime kadar herhangi bir toprak işleme yapılmaz ve ekim bir önceki ürüne ait anızla kaplı alan üzerine ekim yapabilen özel mibzerler ile gerçekleştirilir. Bu yöntem, verimliliği ve kârlılığı arttırır, gıda güvenliğine katkı sağlar ve aynı zamanda iklim ve çevre dostudur. Ekolojik bölge Ekolojik ve coğrafi olarak tanımlanmış, çevresel koşulları ve barındırdığı canlı türleri açısından özgün, büyük karasal veya sucul alanlardır. Ekolojik koridor Birbirine yakın coğrafi bölgelerdeki habitatları ekolojik olarak birbirine bağlayarak türlerin geçişine imkan sağlayan, doğal veya yapay olarak belirlenmiş bağlantı alanları. Ekosistem Bitki, hayvan ve mikroorganizma toplulukları ile bunların cansız çevrelerinin işlevsel bir birim olarak karşılıklı etkileşim içinde bulunan dinamik birlikteliği (kompleksi) (CBD 1992). Ekosistem hizmetleri İnsanların ekosistemlerden elde ettiği faydalar. Bunlar; tedarik (gıda, su gibi), düzenleyici (sellerin, kuraklığın, arazi tahribatının düzenlenmesi, hastalıkların önlenmesi gibi), destekleyici (toprak oluşumu, besin döngüsü gibi) ve kültürel (rekreasyon, estetik, eğitsel değerler gibi) faydaları ve hizmetleri sağlayan etkinlikler ve süreçlerdir (MEA 2005). IPBES (2019) tarafından ‘Ekosistem Hizmetleri’nin yerine daha kapsayıcı bir anlayışla insanlar ve doğa arasındaki ilişki ve etkileşimi anlamayı sağlayan “Doğanın İnsana olan Katkıları (Nature’s Contributions to People)” kullanılmaya başlanmıştır. https://www.biodiversitya-z.org/content/ecosystem-services Ekosistem tabanlı uyum İklim değişikliğinin olumsuz etkilerine uyum sağlamalarında bireylere yardımcı olması için biyolojik çeşitlilik ve ekosistem hizmetlerinin genel uyum stratejisi olarak kullanılması (CBD 2009). Ekosistem tabanlı yönetim Doğal ve değiştirilmiş ekosistemlerin kompozisyonu, yapısı, işlevi ve hizmet teminini muhafaza etmeyi veya iyileştirmeyi amaçlayan bir yaklaşım. Gelecekte istenen koşulların uyarlanabilir ve iş birliğine dayalı olarak geliştirilmesi vizyonuna dayanır, bu coğrafi bir çerçevede uygulanan ve doğal ekolojik sınırlar ile tanımlanan ekolojik, sosyo-ekonomik ve kurumsal bakış açılarını entegre eder (MEA 2005). https://www.biodiversitya-z.org/content/ecosystem-based-management Endemik Yunanca endomos kelimesinden köken alan ve anlamı “yerli, o yere ait”. Sadece belli bir coğrafi yörede bulunan bitki veya hayvan türleri. Entegre zararlı yönetimi (entegre mücadele) Kültür bitkilerinde zararlı türlerin popülasyon dinamiklerini ve çevre ile ilişkilerini dikkate alarak, uygun olan mücadele yöntemlerini ve tekniklerini kullanarak, bunların popülasyonlarını ekonomik zarar seviyesinin altında tutan zararlı yönetimi sistemi (mevzuat tanımı). Ex-situ koruma (dışarıda koruma) Biyolojik çeşitlilik unsurlarının kendi doğal yaşam ortamları dışında canlı olarak muhafazası (CBD 1992). Genetik kaynaklar Bugün veya gelecek için değer taşıyan genetik materyaller (İşlevsel kalıtım birimleri içeren, bitki, hayvan, mikrop veya başka menşeli olan her türlü materyal (CBD 1992). Gıda güvencesi Gıda güvencesi, tüm insanların tüm zamanlarda aktif ve sağlıklı bir yaşam için gerekli beslenme ihtiyaçlarını ve gıda tercihlerini karşılayacak yeterli, güvenli ve besleyici gıdaya fiziki, sosyal ve ekonomik bakımlardan ulaşma imkânına sahip olmaları durumudur. Gıda güvencesi, erişilebilirlik, bulunabilirlik, kullanılabilirlik, istikrar olmak üzere 4 kavram üzerinden tanımlanır. Habitat (yaşam ortamı) Herhangi bir organizma veya popülasyonun doğal olarak bulunduğu yer veya ortam (CBD 1992). Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 121 Halofit Tuzlu bataklık, tuzlu topraklara karşı dayanıklı, toleranslı olan, deniz kıyısındaki tuzlu alanlarda veya rüzgârın etkisiyle tuzlu suların püskürtüldüğü yerlerde yetişen tuzcul bitki. İklim değişikliğine uyum İklim olaylarının (risklerinin) etkileriyle mücadele etmek, fayda sağlamak ve etkileri yönetebilmek için stratejilerin geliştirilmesi, güçlendirilmesi ve uygulanması süreci. İklim dostu tarım Değişen iklim koşullarında kalkınmayı desteklemek ve gıda güvencesini sağlamak amacıyla tarım sistemlerini dönüştürmek ve yön vermek için gerekli olan eylemlere rehberlik eden bir yaklaşım. Sürdürülebilir tarımsal verimlilik ve gelir artışı; iklim değişikliğine uyum ve dayanıklılık oluşturulması; ve mümkünse sera gazı emisyonlarının azaltılması ve/veya ortadan kaldırılması hedeflenir (FAO). In-situ koruma (yerinde koruma) Ekosistemlerin ve doğal yaşam ortamlarının korunması, doğal tür popülasyonlarının doğal çevrelerinde, evcilleştirilmiş veya kültüre alınmış türlerin ise ayırt edici özelliklerini geliştirdikleri çevrelerde muhafazası ve geri kazanılması (CBD 1992). Kuraklık Yağışların kaydedilen normal düzeylerin önemli ölçüde altına düşmesi sonucu hidrolojik dengenin ciddi şekilde bozulması nedeniyle arazi ve kaynak üretim sistemlerinin olumsuz olarak etkilenmesine yol açan doğal olay. Meteorolojik kuraklık ve tarımsal kuraklık olarak ayrılır (UNCCD). Mera amenajmanı Mera, yaylak, kışlak ile umuma ait çayır ve otlaklardan en elverişli bir şekilde yararlanmanın sağlanması için, bitki örtüsü, toprak, su ve diğer doğal kaynaklara zarar vermeden bilimsel verilere dayanılarak yapılan mera planlama ve yönetim biçimidir. Mera ıslahı Meralar, yaylaklar ve kışlaklar ile umuma ait çayır ve otlakları yem verimi ve kalite yönünden yükseltmek için sulama, gübreleme, zararlı ot mücadelesi, tohumlama ve benzeri biyolojik tekniklerle birlikte, otlatmayı kolaylaştırma, toprak ve su muhafazası amaçlı çeşitli fiziksel ve teknik tedbirlerin alınması ve uygulanması (mevzuat tanımı). Münavebeli ekim (ekim nöbeti) Aynı tarım arazisinde farklı kültür bitkilerinin belirli bir düzende arka arkaya yetiştirilmesi. Toprak kalitesini iyileştirir, toprağın verimliğini artırır, bitki hastalıkları ve erozyon tehdidini azaltır. Münavebeli otlatma Hayvanların mera ve otlak alanlarının belli parselleri üzerinde, hesaplanan taşıma kapasitesine göre, belli sürelerde otlatılması. Hayvanların belli dönemlerde mera alanının belli bölümlerinde otlatılırken diğer bölümlerinin otlatma sırası gelene kadar dinlendirilip gelişmesini sağlar. Onarıcı mera yönetimi Bütüncül otlatma yönetimi (bütüncül planlı otlatma) kullanılarak, çayır, otlak ve bozkır ekosistemlerinin, hayvan sürülerine otlatma planlamalarının da aracılığıyla, mevcuttan daha dirençli, üretken ve yüksek biyolojik çeşitliliğe ulaştırılmasını sağlayan uygulamalar ve planlama süreçleri bütünüdür. Sürdürülebilirliğin ötesinde, ekonomik kazanım ile ekolojik onarımın beraber gerçekleşerek pozitif geri beslemeli “kazan-kazan” süreçleri kurar. Otlatma planı Mera, yaylak, kışlak ile umuma ait çayır ve otlakların düzenli bir şekilde otlatılması ile ilgili olarak otlatma mevsimini, otlatma kapasitesini, otlatma sistemini, otlatılacak hayvan cins ve miktarını, otlatmaya başlama ve son verme tarihleri gibi ayrıntıları belirleyen uygulama planı (mevzuat tanımı). Rehabilitasyon Tamamen önlenemeyen ve/veya azaltılamayan etkilere maruz kaldıktan sonra tahrip olan ekosistemleri ve habitatları alana özgü türlerin ve doğaya uygun yöntemlerin kullanılması ile daha önceki doğal durumuna getirmeye yönelik olarak yapılan iyileştirme çalışmaları. Rehabilitasyon ekosistem süreçlerinin ve hizmetlerinin onarılmasını vurgular, restorasyon ise tür kompozisyonu ve topluluk yapısı açısından önceden var olan biyotik bütünlüğün yeniden oluşturulmasını amaçlar. https://www.biodiversitya-z.org/content/rehabilitation Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030122 Restorasyon Tahrip olan, zarar gören veya yok olan bir ekosistem veya habitatın orijinal birliktelik yapısına, türlerin doğal bütünlüğüne ve doğal fonksiyonlarına kavuşur duruma getirilmesi. https://www.biodiversitya-z.org/content/restoration Silvopastoral Aynı saha üzerinde ağaçlarla, ot ve otlatma alanlarının beraberce bulunduğu ve her iki kaynaktan beraberce yararlanmayı öngören yönetim sistemi. Ağaçlar odun elde etmenin yanında hayvanlar için gölge ve koruma sağlar, otlak alanlarından ise ağaçsız benzer sahalara göre daha fazla hayvansal verim ve gelir elde edilir. Silvopastoral sahalarda genellikle küçükbaş hayvanlar (koyun, keçi) otlatılır. Silvopastoral sistemler ayrıca yaban hayatı, su kalitesi, toprak verimliliği ve toprağın su ve rüzgâr erozyonundan korunmasına da olumlu katkılar sağlar. Sistematik Koruma Planlaması Sistematik Koruma Planlaması (SKP), koruma hedefleri net bir şekilde tanımlanmış, biyolojik çeşitliliğin bütününün kalıcı (uzun vadeli) bir şekilde temsil edildiği ve sadece korunan alanlarla sınırlı olmayan bir koruma yönetimi sistemi oluşturulması sürecidir. Biyolojik ve sosyo-ekonomik veriler bir arada kullanılarak bölgesel ve/veya ulusal ölçeklerde koruma sistemi planlanır. Sürdürülebilir arazi yönetimi Toprak, su, hayvan ve bitkiler dahil, arazi kaynaklarının insanların değişen ihtiyaçlarını karşılayacak ürünleri sağlayacak, şekilde ve aynı zamanda bu kaynakların üretici potansiyelinin uzun dönemde korunmasını ve çevresel işlevlerinin devamlılığını garanti altına alacak şekilde kullanılması. Sürdürülebilir arazi yönetimi etkilenen toplumların ekonomik ve sosyal refahının artmasını, ekosistemden sağlanan hizmetlerin sürmesini ve iklim değişikliğini yönetmeye yönelik uyarlanabilir kapasitenin güçlenmesini amaçlar. Sürdürülebilir kullanım Biyolojik çeşitlilik unsurlarının, uzun dönemde biyolojik çeşitliliğin azalmasına yol açmayacak şekilde ve oranda kullanımı ve böylece biyolojik çeşitliliğin şimdiki ve gelecek nesillerin ihtiyaçlarını ve isteklerini karşılama potansiyelini muhafaza etmesi (CBD 1992). Tıbbi aromatik bitki Esas olarak parfümeri ve eczacılıkta kullanılan tüm bitkiler ve bitki parçaları. Bunlar, taze, kurutulmuş, kesilmiş, kesilmemiş, ezilmiş, toz haline veya benzer diğer şekillere getirilmiş maddeler halinde kullanılırlar. Toplumsal cinsiyet eşitliği Bireylerin cinsiyetlerine bakılmaksızın, hayatın tüm alanlarında, eşit fırsat ve haklardan yararlanması ve eşit muamele görmesi, diledikleri tüm alanlarda kişisel bilgi ve becerilerini geliştirebilmesi ve tercihler yapabilmesi. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizliklerin bertaraf edilmesi, farklı toplumsal cinsiyet konumundan bağımsız olarak her bireye, eşit sosyal değer, eşit haklar ve eşit sorumluluklar verilmesi ve bireylerin, bunları kullanabilmek için kaynaklara (fırsatlara) eşit şekilde erişebilmesi durumunda eşitlik sağlanmış olur. Toprak işlemesiz tarım Bir sahada (tarım veya otlak alanında) bir önceki ürün hasadını takiben yeni ürün için tohum ekimlerinin veya fide dikimlerinin toprağa doğrudan, hiçbir toprak işlemesi yapılmadan uygulanması. Faydanılan kaynaklar: https://www.biodiversitya-z.org/ https://www.tarimorman.gov.tr/CEM/Belgeler/collesme%20belgeleri%20arsiv/Sayfa02/CollesmeSozluk.pdf Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 123 Akman, Y. 1974. Evolution régressive de la végétation a étage du Pinus nigra subsp. pallasiana dans l’Anatolie Centrale dans un climat méditerranéen semi aride trés froid. Communications Faculty of Sciences University of Ankara, C2 18(1): 1-6. Akman, A., Ketenoğlu, O., Quézel, P. 1985. A new syntaxon from Central Anatolia. Ecologia Mediterranea 11(2 3): 111-121. Altın, M. 2006. Mera Yönetimi ve Islahı Konusunda Mera Komisyonu Görüşü. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Raporu, Ankara. Altın, M., Gökkuş, A., Koç, A. 2011. Çayır ve Mera Yönetimi. 1. Cilt (Genel İlkeler). Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü, Ankara, 376 sayfa. Ambarlı, D., Zeydanlı, U.S., Balkız, Ö., Aslan, S., Karaçetin, E., Sözen, M., Ilgaz, Ç., Gürsoy Ergen, A., Lise, Y., Demirbaş Çağlayan, S., Welch, H.J., Welch, G., Turak, A.S., Bilgin, C.C., Özkil, A., Vural, M. 2016. An overview of biodiversity and conservation status of steppes of the Anatolian Biogeographical Region. Biodiversity and Conservation 25 (12): 2491-2519. Ambarlı, D., Turak, A.S., Kınıkoğlu, Y., Akkök İ., Ertürk, A., Zeydanlı, U., Bilgin, C.C. 2010. Anadolu Çaprazı Sistematik Koruma Planlaması Projesi (Yayınlanmamış Rapor), Doğa Koruma Merkezi, Ankara. Avcıoğlu-Çokçalışkan, B., Acar, R., Aksoy, E., Aktuz, N.C., Bauer, F., Bushi, E., Camilli, B., Çil, A., Dudu, D., Keskin, S., Malkoç, E. Martin, J., Maruniak, E., Mencet-Yelboğa, M.N., Moody, R.S., Semenova, T., Sharp, N., Siposs, V., Tekin, E., Türker, S. N., Öztürk, Y. Bozdemir, F. 2018. Ecosystem Based Adaptation Strategy For Anatolian Steppe Ecosystems. Agricultural Implications for Ecosystem Based Adaptation (EBA) to Climate Change in Steppe Ecosystems, DOGER/AIEBA/TR2012/0740.14-2/GRA/024, GCP/TUR/063-EC, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü Orta Asya Alt Bölge Ofi si (FAO-SEC), Ankara. Ayan, İ. Acar, Z. Mut, H. Can, M Kaymak, G Tunalı, U. 2020. Çayır ve Mera Alanlarında Mevcut durum Sürdürülebilirlik ve Gelecek. Türkiye Ziraat Mühendisliği 9. Teknik Kongresi Bildiri Kitabı, Ankara. Ahiler Kalkınma Ajansı. 2013. TR71 Bölgesi (Aksaray, Kırıkkale, Kırşehir, Nevşehir ve Niğde) Bölge Planı, 2014 2023. Nevşehir. Ankara Kalkınma Ajansı. 2015. TR71 Düzey 2 ve 3 Bölgesi (Ankara) Bölge Planı, 2014-2023. Ankara. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı. 2007. Dokuzuncu Kalkınma Planı (2007-2013). Ankara. Baytaş, A. 2019. Türkiye’nin Kelebekleri Arazi Rehberi. Doğa Koruma Merkezi yayını. Ankara, 263 sayfa. Birand, H. 1968. Alıç Ağacı ile Sohbetler: Olgun Kardeşler Mat. Birand, H. 1961. Erste Ergebnisse vegetations-Untersuchungen in der Zentral Anatolischen steppe I. Halophyten gesellschaffen des Tuzgolii. Botanische Jahrbücher fur Systematik, Pflanzengeschichte und Pflanzengeographie 79 (3): 255–296. Borrelli P., Robinson D.A., Fleischer L.R., Lugato E., Ballabio C., Alewell C., Meusburger K., Modugno, S., Schutt, B. Ferro, V. Bagarello, V. Van Oost, K., Montanarella, L., Panagos P. 2017. An assessment of the global impact of 21st century land use change on soil erosion. Nature Communications 8(1): 1-13. 10. Kaynakça Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030124 Bottema, S., Woldring, H. Aytug, B. 1993. Late Quaternary vegetation history and climate in northern Turkey. Palaeohistoria 35/36: 13-72. CBD. 2019. Strategic Plan For Biodiversity 2011-2020, Including Aichi Biodiversity Targets. Erişim Tarihi: 15.03.2020. https://www.cbd.int/sp/ CORINE. 2018. CORINE Land Cover. European Commission Copernicus Service. Erişim Tarihi: 15.01.2020 [https://land.copernicus.eu/pan-european/corine-land-cover] ÇEM. 2017. Türkiye Çölleşme Modeli, Teknik Özet. Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü, Ankara, Türkiye. Çetik, R., Vural, M. 1979. Ecological and sociological studies on the vegetation of Afyon, Bayat-Köroğlubeli and its environment. Çevre ve Orman Bakanlığı. 2011. Rio Sözleşmeleri Kapsamında Türkiye’nin Ulusal Kapasitesinin Değerlendirilmesi Projesi Ulusal Kapasite Eylem Planı. Ankara. Çevre ve Orman Bakanlığı, 2007.Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Stratejisi ve Eylem Planı. Ankara. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı. 2011a. Türkiye Cumhuriyeti İklim Değişikliği Eylem Planı, 2011-2023. Ankara. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı. 2011b. Türkiye İklim Değişikliği Stratejisi, 2010-2023. Ankara. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı. 2011c. Türkiye’nin İklim Değişikliği Uyum Stratejisi ve Eylem Planı, 2011-2023. Ankara. Çolak, A.H., Rotherham, I.D. 2006. A review of the forest vegetation of Turkey: its status past and present and its future conservation. İçinde: Biology and Environment: Proceedings of the Royal Irish Academy (s. 343-354). Royal Irish Academy. Dettenmaier, S.J., Messmer, T.A., Hovick, T.J., Dahlgren, D.K. 2017. Effects of livestock grazing on rangeland biodiversity: A meta-analysis of grouse populations. Ecology and evolution 7(19): 7620-7627. di Gregorio, A. 2005 Land Cover Classification System Classification Concepts and User Manual Food and Agriculture Organization of the United Nations, Rome, http://www.fao.org/docrep/008/y7220e/ y7220e02.htm Dicle Kalkınma Ajansı. 2013. TRC3 Bölgesi (Batman, Mardin, Siirt, Şırnak) Bölge Planı, 2014-2023. Mardin. Doğa Koruma Merkezi. 2018. Bozkır Ekosistemlerinde İklim Değişikliğine Ekosistem Tabanlı Uyum (ETU) için Tarım Uygulamaları Projesi GCP/TUR7063/EC, Mevzuata İlişkin Rapor. Ankara. Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı. 2013. TRB2 Bölgesi (Bitlis, Hakkâri, Muş, Van) Bölge Planı, 2014-2023. Van. Dufour-Dror, J., Ertas, A. 2004 Bioclimatic perspectives in the distribution of Quercus ithaburensis Decne subspecies in Turkey and in the Levant. Journal of Biogeography 31:461–474. Eken, G., Bozdoğan, M., İsfendiyaroğlu, S., Kılıç, D. T., Lise, Y. (editörler) 2006. Türkiye’nin Önemli Doğa Alanları. Doğa Derneği. Ankara. Ekim, T., Kart Gür, M. (editörler) 2019. Alıç Ağacının Gölgesinde Anadolu Bozkırları. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul. Emberger, L. 1955. Une classification biogéographique des climats. European Environment Agency. 2015. Biogeographical regions. http://www.eea.europa.eu/data-and-maps/ Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 125 Fırat Kalkınma Ajansı. 2013. TRB1 Bölgesi (Malatya, Elazığ, Bingöl ve Tunceli) Bölge Planı, 2014-2023. Malatya. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı. 2018. Türkiye Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı, 2018-2022. Ankara. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı. 2015. Ulusal Kırsal Kalkınma Stratejisi, 2014-2020. Ankara. Gökkuş, A. 2018. Meralarımız ile ilgili bir değerlendirme. TURKTOB Dergisi 25: 6-8. Grossman, D.H., Faber-Langendoen, D., Weakley, A.S., Anderson, M., Bourgeron, P., Crawford, R., Pyne, M. 1998. International classification of ecological communities: terrestrial vegetation of the United States. The Nature Conservancy, Arlington, Virginia. Harlan, J.R. 1995. The Living Fields: Our Agricultural Heritage. Cambridge University Press. Cambridge. Harlan, J.R. 1971. Agricultural origins: centers and noncenters. Science 174 (4008): 468-474. Hamzaoğlu, E. 2006. Phytosociological studies on the steppe communities of East Anatolia. Ekoloji 15(61): 29 55. İpekyolu Kalkınma Ajansı. 2015. TRC1 Bölgesi (Gaziantep, Adıyaman, Kilis) Bölge Planı, 2014-2023. Gaziantep. Kalkınma Bakanlığı. 2012. Onuncu Kalkınma Planı, Sürdürülebilir Orman Yönetimi Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Ankara. Karacadağ Kalkınma Ajansı. 2013. TRC2 Bölgesi (Diyarbakır- Şanlıurfa) Bölge Planı, 2014-2023. Şanlıurfa. Kart Gür, M., Gür, H. 2018. Anadolu yer sincabının (Spermophilus xanthoprymnus) üreme ve hibernasyon fenolojileri. Bilim ve Ütopya 292: 13-16. Karaçetin, E., Welch, H.J., Turak, A., Balkız, Ö., Welch, G. 2011. Türkiye’deki Kelebeklerin Koruma Stratejisi. Ankara: Doğa Koruma Merkezi. Erişim: [www.dkm.org.tr] Kendir, H. 2017. Çayır ve Meraların Üretime Katkısını Arttırma Olanakları. Tarım Haftası 2017 Türkiye’de Hayvansal Üretimi Arttırma Simpozyumu Bildiri Kitabı. Ketenoğlu, O., Vural, M., Kurt, L., Körüklü, T. 2014. Vejetasyon. İçinde: Güner, A., Ekim, T. (editörler). Resimli Türkiye Florası, Cilt 1. Ali Nihat Gökyiğit Vakfı, Flora Araştırmaları Derneği ve Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları yayını, İstanbul. Kılınç, M. 1976. Tarihi Devirler boyunca Anadolu Vejetasyonunun tahribinde insanın rolü. Bitki 3(3): 299-307. Koç, A., Gökkuş, A., Serin, Y. 1994. Türkiye’de Çayır-Meraların durumu ve erozyon yönünden önemi. Ekoloji Çevre Dergisi 13: 36-41. Kosswig, C. 1955. Zoogeography of the Near East. Systematic Biology 4(2): 49–73. Kurt L., Ketenoğlu, A.O., Vural, M., Körüklü, T. 2014. Bölüm: Vejetasyon. İçinde: Ekim, T., Güner, A. (editörler) Resimli Türkiye Florası. Cilt:1. Türkiye İş Bankası Yayınları. Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı. 2014. TRA1 Bölgesi (Erzurum, Erzincan, Bayburt) Bölge Planı, 2014-2023. Erzurum. Ladizinsky, G. 1998. Plant Evolution under Domestication. Kluwer Academic Publishers. Hollanda. Louis, H. 1939. Das naturliche Pflanzenkleid Anatoliens. Geographische Abhandlungen no. 12. Stuttgart. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030126 Mayer, H., Aksoy, H. 1986. Walder der Turkei. Stuttgart. Gustav F.V. Mevlana Kalkınma Ajansı. 2014. TR52 Bölgesi (Konya ve Karaman) Bölge Planı, 2014-2023. Konya. Olson, D.M., Dinerstein, E., Wikramanayake, E.D., Burgess, N.D., Powell, G.V.N., Underwood, E.C., D’Amico, J.A., Itoua, I., Strand, H.E., Morrison, J.C., Loucks, C.J., Allnutt, T.F., Ricketts, T.H., Kura, Y., Lamoreux, J.F., Wettengel, W.W., Hedao, P., Kassem, K.R. 2001. Terrestrial ecoregions of the world: a new map of life on Earth. Bioscience 51(11): 933-938. Orman ve Su İşleri Bakanlığı. 2016. Ulusal Kuraklık Yönetimi Strateji Belgesi ve Eylem Planı, 2017-2023. Ankara. Orman ve Su İşleri Bakanlığı. 2015. Çölleşme ile Mücadele Ulusal Stratejisi ve Eylem Planı, 2015-2023. Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü. Ankara. Orman ve Su İşleri Bakanlığı. 2014. Ulusal Havza Yönetim Stratejisi 2014-2023. Ankara. Orman ve Su İşleri Bakanlığı. 2013. Erozyonla Mücadele Eylem Planı, 2013-2019. Ankara. Orta Anadolu Kalkınma Ajansı. 2014. TR72 Bölgesi (Kayseri, Sivas, Yozgat) Bölge Planı, 2014-2023. Kayseri. Özhatay, N. 2006. Türkiye’nin BTC boru hattı boyunca önemli bitki alanları. BTC şirketi, İstanbul. Özhatay, N., Byfield, A., Atay, S. 2003. Türkiye’nin Önemli Bitki Alanları. WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), İstanbul, Türkiye. Quézel, P. 1973. Contribution à l’étude phytosociologique du massif du Taurus. Phytocoenologia 1(2): 131-222. Ray, N., Adams, J. 2001. A GIS-based vegetation map of the world at the last glacial maximum (25,000-15,000 BP). Internet Archaeology: 11. Rouse, J.W., Haas, H., Schell, J.A., Deering, D.W. 1974. Monitoring Vegetation Systems in the Great Plainswith ERTS, Proceedings, Third Earth Resources Technology Satellite-1. Symposium, Greenbelt.: NASA SP-351: 3010-3017. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. 2021a. Doğu Anadolu Projesi (DAP) Bölge Kalkınma Programı (2021-2023). Ankara. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. 2021b. Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) Bölge Kalkınma Programı (2021-2023). Ankara. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. 2021c. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) Bölge Kalkınma Programı (2021-2023). Ankara. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. 2021d. Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma Programı (2021-2023). Ankara. Schiechtl, H.M., Stern, R., Weiss, E.H. 1965. In anatolischen Gebirgen. Klangenfurt. Verlag der Geschichtsvereines für Kaernten. Serhat Kalkınma Ajansı. 2014. TRA2 Bölgesi (Ağrı, Ardahan, Iğdır, Kars) Bölge Planı, 2014-2023. Ağrı. Takhtajan, A., Crovello, T.J., Cronquist, A. 1986. Floristic regions of the world (Vol. 544). Berkeley: University of California Press. Tarım ve Orman Bakanlığı. 2019a. Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Eylem Planı, 2018-2028. Ankara. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 127 Tarım ve Orman Bakanlığı. 2019b. Tarımsal Meteoroloji, Çevre ve Doğal Kaynakların Yönetimi- Mera Yönetimi Çalışma Grubu Belgesi. 3. Tarım Orman Şurası. Ankara. Tarım ve Orman Bakanlığı. 2018a. Orman Genel Müdürlüğü Stratejik Plan, 2019-2023. Ankara. Tarım ve Orman Bakanlığı. 2018b. Tarım ve Orman Bakanlığı Stratejik Plan, 2019- 2023. Ankara. Tarım ve Orman Bakanlığı. 2018c. Yaşayan Alanlar, Yaşamak için Alanlar. Türkiye’de NATURA 2000. Ankara, Türkiye. Tarım ve Orman Bakanlığı-Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Bozkır Ekosistemlerinde İklim Değişikliğine Ekosistem Tabanlı Uyum (EBA) Projesi Verileri. Turan, N. 1984. Türkiye’nin Av ve Yaban Hayvanları Memeliler. Ongun Kardeşler Matbaacılık. 178 sayfa. Turak, A., Balkız, Ö., Ambarlı, D., Durmuş, M., Özkil, A., Yalçın, S., Özüt, D., Kınıkoğlu, Y., Meydan Kocaman, T., Cengiz, S., Albayrak, F., Kurt, B., Zeydanlı, U., Bilgin C. 2011. Karadeniz Bölgesi Sistematik Koruma Planlaması. Ankara. Doğa Koruma Merkezi. TÜİK. 2018b. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Veritabanı. Erişim Tarihi: 20.02.2020 [http://www.tuik.gov.tr] Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı. 2019. On Birinci Kalkınma Planı. Ankara. UNCCD. 2019. The Convention. United Nations Convention to Combat Desertification. Erişim Tarihi: 15.03.2020. http://www2.unccd.int/ UNDP. 2019. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri. Erişim Tarihi: 15.03.2020. http://www.tr.undp.org/content/ turkey/tr/home/sustainable-development-goals.html UNESCO. 1973. International Classification and Mapping of Vegetation. UNESCO ser. Ecology & Conservation No. 6. Version 4 DMSP-OLS Nighttime Lights Time Series. http://www.ngdc.noaa.gov/eog/dmsp/ downloadV4composites.html (20 Ocak’ta erişildi). Walter, H. 1956. Das problem der zentralanatolischen steppe. Naturwissenschaften 43: 97-102. Welch, H.J. (editör) 2004. GAP Biyolojik Çeşitlilik Araştırma Projesi 2001-2003 – Sonuç Raporu. DHKD (Türkiye Doğal Hayatı Koruma Derneği), İstanbul. Zeydanlı, U., Turak, A., Bal, M., Domaç, A., Bilgin, C.C. 2006. Aşağı Kafkaslar Boşluk Analizi (Sistematik Koruma Planlaması) Projesi Final Raporu. (Yayınlanmamış Rapor), Doğa Koruma Merkezi, Ankara. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030128 Pisum sativum (Bezelye) © N ih an Y en ilm ez A rp a Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 129 EK 1. Mevzuat ve Üst Politika Belgeleri Analizi ULUSLARARASI SÖZLEŞMELER ve PROGRAMLAR Sözleşme Adı Sözleşme Kapsamı Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (CBD, 1997) Biyolojik çeşitliliğin korunması, sürdürülebilir kullanımı ile genetik kaynakların kullanımından doğacak faydanın adil şekilde paylaşımını hedeflemektedir. Sözleşme’nin 10. Taraflar Toplantısında 2020 yılına kadar dünyada biyolojik çeşitlilik kaybının durdurulması temel amacıyla Biyoçeşitlilik Stratejik Planı ve kısaca Aichi Hedefleri olarak anılan 2020 Biyolojik Çeşitlilik Hedefleri kabul edilmiştir. Stratejik Planın vizyonu “2050’ye kadar, biyolojik çeşitliliğin, ekosistem hizmetlerini idame ettirecek, sağlıklı bir dünyayı destekleyecek ve tüm insanlar için gerekli olan faydaları sağlayacak biçimde, kıymetlendirildiği, korunduğu, restore edildiği ve akıllıca kullanıldığı” “Doğa ile uyum içinde yaşayan” bir dünya oluşturmaktır. Stratejik Plan beş stratejik amaç altında düzenlenmiş olan, 2015 veya 2020 için 20 ana başlık altında hedefleri (“Aichi Biyolojik Çeşitlilik Hedefleri”) kapsamaktadır. Bu amaçlar ve hedefler içinde, biyolojik çeşitliliğin hükümet ve toplum içinde hakim anlayış haline gelmesi ve biyolojik çeşitlilik kaybının temel nedenlerinin ele alınması; biyolojik çeşitlilik üzerindeki baskının azaltılması ve sürdürülebilir kullanımı; ekosistemleri, türleri ve genetik çeşitliliği güvence altına alarak biyolojik çeşitliliğin durumunun iyileştirilmesi; herkes için biyolojik çeşitlilikten ve ekosistemlerden doğan faydaların çoğaltılması (Genetik Kaynaklara Erişim ve Bunların Kullanımından Doğan Faydaların Eşit ve Adil Paylaşımı Hakkında Nagoya Protokolü yürürlüğe girmesi); katılımcı planlama, bilgi yönetimi ve kapasite geliştirme yoluyla uygulamanın geliştirilmesi yer almaktadır. Bozkır biyolojik çeşitliliğinin korunması ve sürdürülebilir kullanımının nasıl ele alınabileceğinin çerçevesini ortaya koymaktadır. Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi İş Programları Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi Taraflar Konferansı (COP) gezegendeki ana biyomlara karşılık gelecek 7 tematik iş programı oluşturmuştur. Bunlardan ikisi bozkır biyolojik çeşitliliğinin korunması ve sürdürülebilir yönetimi ile ilişkilidir. Kurak ve yarı-kurak alanlar iş programı (karar V/23, Ek 1) kurak alanlarda, Akdeniz, kurak, yarı-kurak, çayır ve savan ekosistemlerinde biyolojik çeşitliliğin durumu ve eğilimlerinin değerlendirilmesi, ekolojik, fiziksel ve sosyal süreçler ile bilginin üretilmesi, yerel ve küresel faydaların belirlenmesi, yöre halkının bilgi, yenilik ve pratiklerini de içeren iyi yönetim örneklerinin belirlenmesi ve biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir kullanımı için özel önlemlerin desteklenmesi, ekosistem tabanlı yaklaşımla sorumlu kaynak yönetiminin teşvik edilmesi ve geçim kaynaklarının çeşitlendirilmesi, sürdürülebilir hasat, biyolojik çeşitliliğin yenilikçi sürdürülebilir kullanımı ile sürdürülebilir geçim kaynaklarının desteklenmesi ile ilgili hedefler içermektedir. Tarımsal biyolojik çeşitlilik iş programının amaçları (karar v/5, ek); tarımsal biyolojik çeşitliliğin durumu ve eğiliminin, değişimin altındaki nedenlerin ve yönetim pratikleri bilgisinin değerlendirilmesi; uyum yönetimi teknikleri, pratikleri ve politikalarının belirlenmesi; kapasitenin oluşturulması, farkındalığın artırılması ve sorumlu aksiyonların teşvik edilmesi ve tarımsal biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir yönetimi için ulusal plan ve stratejilerinin ilgili tarım politikalarına ana akımlaştırılmasıdır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030130 Sözleşme Adı Sözleşme Kapsamı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC, 2004) İnsan kaynaklı faaliyetlerin neden olduğu küresel ısınmanın iklim üzerindeki etkilerine karşı uluslararası alanda iş birliği yapmaya, taraf ülkelerin sera gazı salımlarını azaltmaya, araştırma ve teknoloji üzerinde iş birliği yapmaya ve sera gazı yutaklarını korumaya teşvik etmektedir. Bozkır ekosistemleri gibi hassas doğal kaynakların yönetimi ve bu ekosistemlerin iklim değişikliğine uyumu önemlidir. Madde 2’de de belirtildiği üzere ekosistemin iklim değişikliğine doğal bir şekilde uyum sağlaması sözleşmenin amaçlarından biridir. Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi (UNCCD, 1998) Çölleşme/arazi tahribatı ve kuraklık ile mücadele etmek için arazinin iyileştirilmesi ve rehabilitasyonu, sürdürülebilir arazi yönetimi ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ile ilgili uzun dönemli strateji ve hedefler sunmaktadır. BMÇMS 2018-2030 Stratejik Çerçeve Belgesi çölleşme/arazi tahribatından kaçınan, önleyen ve geri çeviren ve etkilenen alanlardaki kuraklığın etkilerini hafifleten ve BM 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu olarak arazi tahribatının dengelendiği bir gelecek vizyonu tanımlamıştır. Stratejik Amaç 2, 3 ve 4 etkilenmiş ekosistemlerin koşullarını iyileştirmek, çölleşme/arazi tahribatıyla mücadele etmek, sürdürülebilir arazi yönetimini teşvik etmek ve arazi tahribatının dengelenmesine katkıda bulunmak, kırılgan ekosistemlerin kuraklığa dayanıklılığını artırmak ve biyolojik çeşitlilik ve iklim değişikliği konularına katkı sağlamak olarak belirlenmiştir. Birçoğu mera vasfı taşıyan bozkır alanları arazi tahribatı ile karşı karşıyadır ve bu alanlarda da biyolojik/ekolojik ve ekonomik olarak verimlilik azalması veya kaybı görülmektedir. Bu nedenle, sözleşme kapsamında strateji, hedef, yaklaşım ve uygulamalar bozkır ekosistemleri için önem taşımaktadır. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (2015) Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA), diğer bir deyişle Küresel Amaçlar, yoksulluğu ortadan kaldırmak, gezegenimizi korumak ve tüm insanların barış ve refah içinde yaşamasını sağlamak için 17 Amaç’tan oluşmaktadır. Bozkırların korunması ve sürdürülebilir yönetim ile ilişkili olarak Küresel Amaç 15, “Karasal ekosistemleri korumak, iyileştirmek ve sürdürülebilir kullanımını desteklemek; sürdürülebilir orman yönetimini sağlamak; çölleşme ile mücadele etmek; arazi bozunumunu durdurmak ve tersine çevirmek; biyolojik çeşitlilik kaybını engellemek” olarak belirlenmiştir. Bu amaç altında, karasal ekosistemlerin korunması, sürdürülebilir kullanımı ve restorasyonu, habitatların ve türlerin korunması, genetik kaynakların kullanımından kazanılan yararların adil ve eşitlikçi biçimde paylaşımının desteklenmesi ve bu tür kaynaklara erişimin teşvik edilmesi, yasa dışı avcılık ve kaçakçılığın önlenmesi, finansmanın sağlanması ve yöre halkının sürdürülebilir geçim kaynaklarının sağlanması ile ilişkili alt amaçlar bulunmaktadır. IPARD Çerçeve Anlaşma ve Sektörel Antlaşma IPARD, Avrupa Birliği (AB) tarafından aday ve potansiyel aday ülkelere destek olmak amacıyla oluşturulan, Katılım Öncesi Yardım Aracı’nın Kırsal Kalkınma bileşenidir. Avrupa Birliği’nin Ortak Tarım Politikası, Kırsal Kalkınma Politikası ve ilgili politikalarının uygulanması ve yönetimi için uyum hazırlıklarını ve bu kapsamda politika geliştirilmesini desteklemeyi amaçlamaktadır. Tarımsal üreticinin çevrenin ve doğal kaynakların korunması yönünde vereceği taahhütlerden doğan gelir kayıplarının telafisi için yarattığı fırsatlar önemlidir. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 131 ULUSAL KANUNLAR VE YÖNETMELİKLER Mevzuat Adı Mevzuat Kapsamı Bozkır ile İlişkisi Mera Kanunu (4342 sayı ve 25.02.1998 tarihli) Mera, yaylak, kışlak ve kamuya ait otlak ve çayırların tespiti, tahdidi ile köy veya belediye tüzel kişilikleri adına tahsislerinin yapılmasını, belirlenecek kurallara uygun bir şekilde kullandırılmasını, bakım ve ıslahının yapılarak verimliliklerinin artırılmasını ve sürdürülmesini, kullanımlarının sürekli olarak denetlenmesini, korunmasını ve gerektiğinde kullanım amacının değiştirilmesini sağlamaktadır. Bozkır alanlarının büyük bir kısmı mera olarak sınıflandırılmakta ve yönetilmektedir. Bu kanun bir yandan meraların korunmasını sağlarken diğer yandan da kullanımı ile temel esasları belirlemektedir. Mera Yönetmeliği (31.07.1998 tarihli ve 23419 sayılı RG) 25.02.1998 ve 4342 sayılı Mera Kanunu ile 11.06.1998 tarihli ve 4368 sayılı Mera Kanunu’nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun’un uygulanmasının usul ve esaslarını düzenlenmektedir. Mera, otlak ve yaylakların tahdit ve tahsisi, otlatma planları ile ilgili idari ve yönetimsel hükümleri içermektedir. Mera Kanunu’nun bazı maddelerine ek paragraflar eklenerek detaylandırılmıştır. Mera Kanunu’nun detaylandırılması çayır, mera, yaylak ya da diğer kanunda geçen bozkırla ilişkili olabilecek alanların koruma-kullanma esaslarını da düzenlemektedir. Orman Kanunu (6831 sayı ve 31.08.1956 tarihli) Ormanların planlanması, işletilmesi, orman ve ekosistemlerinin korunmasına yönelik esasları içermektedir. ‘Ağaçlı bozkırlar’ın yönetimi, geliştirilmesi ve korunmasına yönelik çerçeveyi oluşturmaktadır. Bu yönüyle bozkır alanlarının iyileştirilmesi, korunması veya bozkır bitki örtüsünün bozulması ile yakından ilişkilidir. Ayrıca, orman içi, orman kenarı ve orman üst sınırı meralarda ıslah çalışmaları ile toprak erozyonunun önlenmesi ve hayvan otlatmasının ormanlar üzerindeki olumsuz baskıların azaltılmasını içermektedir. Orman Amenajman Yönetmeliği (05.02.2008 tarihli ve 26778 sayılı RG) Devlet ormanları, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlar ve hususi ormanların envanterlerinin yapılması, amenajman planlarının düzenlenmesi, yenilenmesi, ara yoklamasının yapılması, uygulanması, plan değişikliği, denetlemenin yapılması ve yaptırılmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesini içermektedir. Ormanların ekonomik, ekolojik, sosyal ve kültürel fonksiyonlarını dikkate alan ekosistem tabanlı fonksiyonel planlama yaklaşımını amenajman planları ile uygulamaya koymaktadır. Yapılan biyolojik çeşitlilik envanterleri sonucunda biyolojik çeşitlilik açısından önemli, nesli tehlike altındaki nadir ve endemik türler ve benzeri alanlarının belirlendiği yerlerde ormancılık faaliyetleri o türün biyolojik özellikleri ve ekolojik isteklerine göre yapılmaktadır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030132 Mevzuat Adı Mevzuat Kapsamı Bozkır ile İlişkisi Milli Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Seferberlik Kanunu (4122 sayı ve 23.07.1995 tarihli) Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Hizmetlerine İlişkin Yönetmelik (11.01.2017 tarihli ve 29945 Sayılı RG) Ağaçlandırma Yönetmeliği (23.09.2019 tarihli ve 30927 Sayılı RG) Orman sahasını ve ağaç servetini çoğaltmak, toprak, su ve bitki arasında bozulan dengeyi kurmak, geliştirmek ve çevre değerlerini korumak maksadıyla, kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılacak ağaçlandırma ve erozyon kontrolü çalışmalarına ait esas ve usulleri düzenlemektedir. Orman alanını artırmak, biyolojik çeşitliliği geliştirmek ve bozulan orman ekosistemini yeniden oluşturmak amacıyla OGM veya gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak ağaçlandırma, rehabilitasyon, erozyon ve sel kontrolü, çığ ve heyelanların önlenmesi, mera ıslahı, ağaç ıslahı, tohum ve fidan üretimi, fidanlık ve imar ihya çalışmaları için yapılacak harcamaların düzenlenmesine ve gelirlerin tahsilatına yönelik düzenlemeleri kapsamaktadır. Ağaçlandırma, rehabilitasyon, erozyon ve sel kontrolü, çığ ve heyelanların önlenmesi, mera ıslahı, ağaç ıslahı, orman ağaç, ağaççık ve florasına ait tohum ve fidan üretimi, fidanlık ve imar-ihya çalışmalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. Ağaçlı bozkır alanlarında, otlatma planı ile ayrılan sahalarda, kadimden beri kullanılan yaylak ve kışlaklara geçiş yollarında olmak üzere özel ağaçlandırma ile ilgili hükümleri içermesi, orman içi, orman kenarı ve orman üst sınırı meralarda ıslah çalışmaları ve toprak erozyonunun önlenmesi açısından önemlidir. Çevre Kanunu (2872 sayı ve 09.08.1983 tarihli) Bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamak amacıyla ilgili usulleri kapsamaktadır. Kanun “kirleten öder” prensibi kapsamında kirletici özellikteki faaliyetlerin alacakları izinler ve çevreyi kirletmeleri durumunda ödeyecekleri cezaları düzenlediği gibi “Önleyici Prensip” kapsamında kirletici etkisi olduğu bilinen faaliyetleri Çevre Etki Değerlendirmesi yapmakla da yükümlü kılmaktadır. Biyolojik çeşitlilik ve bunu barındıran ekosistemin korunması esastır. Hava, su, toprak gibi doğal unsurların korunması ve kirliliğin önlenmesi temelde bu kanun kapsamında ele alınmaktadır. Kanunda bulunan toprağın korunmasına ve kirliliğinin önlenmesine yönelik olarak anız yakılması, çayır ve meraların tahribi ve erozyona sebebiyet verecek her türlü faaliyet yasaklanmıştır. Ancak ikinci ürün ekilen yörelerde valiliklerce hazırlanan eylem planı kapsamında kontrollü anız yakılmasına izin verilmektedir. Milli Parklar Kanunu (2873 sayı ve 09.8.1983 tarihli) Türkiye’deki milli ve milletlerarası düzeyde değerlere sahip milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanlarının seçilip belirlenmesine, özellik ve karakterleri bozulmadan korunmasına, geliştirilmesine ve yönetilmesine ilişkin esasları düzenlemektedir. Doğal bozkırların korunan alan dahilindedir. Bu alanların sunduğu yaban hayatı, ekosistem değerlerinin korunmasına dair hükümleri içermektedir. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 133 Mevzuat Adı Mevzuat Kapsamı Bozkır ile İlişkisi Kara Avcılığı Kanunu (4915 sayı ve 01.07.2003 tarihli) Sürdürülebilir av ve yaban hayatı yönetimi için av ve yaban hayvanlarının doğal yaşam ortamları ile birlikte korunmalarına, geliştirilmelerine, avlanmalarının kontrol altına alınmasına, avcılığın düzenlenmesine, av kaynaklarının millî ekonomi açısından faydalı olacak şekilde değerlendirilmesine ve ilgili kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile iş birliğinin sağlanmasına ilişkin hükümleri içermektedir. Kanun çerçevesinde soyu azalan ya da tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan yaban hayvanlarının doğal olarak bulunduğu alanlar, ekosistem özellikleri bozulmadan bu türlerin habitatları ile birlikte korunması amacıyla koruma altına alınmaktadır. Yaban hayatı koruma ve üretme alanları bu kanuna göre tesis edilir. Kanuna dayanılarak çıkartılan “Av ve Yaban Hayvanlarının ve Yaşam Alanlarının Korunması, Zararlılarıyla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” av ve yaban hayvanlarının ve yaşama ortamlarının korunması, türlerin yer değiştirilmesi, yerleştirilmeleri, koruma tedbirleri, doğadan toplanmaları ve yakalanmaları, yırtıcı türlerin yönetimi ile bunların zararlı olanları, hastalıkları ve zararlılarıyla mücadele edilmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir ve av ve yaban hayvanlarının türleri, doğal ortamda varlıklarını sürdürmeleri, korunmaları, koruma alanları, yaşam alanları, yakalanmaları, toplanmaları, bilimsel araştırılmaları, halkalanmaları ve markalanmaları, hastalıkları ve cezalarla ilgili hükümleri kapsamaktadır. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu (2863 sayı ve 21.07.1983 tarihli) Korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili tanımları belirlemekte, yapılacak işlem ve faaliyetleri düzenlemektedir. Doğal SİT’ler bu Kanuna göre ilan edilmektedir. Doğal bozkırların bir kısmı korunan alan dahilindedir. Bu alanların sunduğu yaban hayatı, ekosistem değerlerinin korunmasına dair hükümleri içermektedir. Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği (04.04.2014 tarihli ve 28962 sayılı RG) Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşme (Ramsar Sözleşmesi)’nin uygulanmasına yönelik, kurum ve kuruluşlar arasında iş birliği ve koordinasyonun sağlanması, sulak alanların korunması ve geliştirilmesidir. Sulak alan ekosistemlerinin korunması ve sunduğu ekosistem hizmetlerinin idaresi açısından önemlidir. Bozkır ekosistemleri ile iç içe geçmiş sığ göller ve sulak alanlar ile bunların sağladığı ekosistem hizmetlerinin korunması açısından önemlidir. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030134 Mevzuat Adı Mevzuat Kapsamı Bozkır ile İlişkisi Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik (19.07.2012 tarihli ve 28358 sayılı RG) Milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı, tabiatı koruma alanı ve sulak alanların tescil, onay ve ilanı ile tabiat varlığı, doğal sit alanı ve özel çevre koruma bölgelerinin tespit, tescil, onay, değişiklik ve ilanına dair usul ve esasların belirlemektedir. Taşınır tabiat varlıkları hariç; tabiat varlığı, doğal sit alanı, özel çevre koruma bölgesi, milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı, tabiatı koruma alanı ve sulak alanları kapsar. Bozkırlara özel bir korunan alan statüsü bulunmamak ile birlikte bozkır ekosistemleri mevcut korunan alan statüleri içinde yer almaktadır. Potansiyel bozkır alanlarının korunan alanlara dahil edilmesi ve mevcut korunan alanlar içinde ise bozkır türlerinin ve yaşam ortamlarının korunması büyük önem taşımaktadır. Tarım Kanunu (5488 sayı ve 18.04.2006 tarihli) Tarım sektörünün ve kırsal alanın, geliştirilmesi ve desteklenmesi için gerekli politikaların tespiti, düzenlemelerin yapılması, kapsam ve konuların belirlenmesi, programların oluşturulması, yürütülmesi, finansman ve idarî yapılanma, öncelikli araştırma ve geliştirme programlarıyla ilgili uygulama usul ve esaslarını kapsamaktadır. Kanunda tarım politikalarının amaçları içinde doğal ve biyolojik kaynakların korunması ve geliştirilmesine de yer verilmiştir. Bozkır alanların büyük bir kısmı tarım ve mera alanı olarak sınıflandırılmakta ve yönetilmektedir. Kanunda tarımsal üretimin kendi ekolojisine uygun alanlarda yoğunlaşması, desteklenmesi, örgütlenmesi, ihtisaslaşması ve entegre bir şekilde yürütülmesi için tarım havzaları konusu açık bir hüküm olarak yer almaktadır. Bu amaçla yapılan ÇATAK gibi tarımsal destekler ile bozkırların korunmasına katkı sağlamaktadır. Tarım Havzaları Yönetmeliği (07.09.2010 tarihli ve 27695 sayılı RG) Tarımsal üretimin uygun ekolojilerde geliştirilmesi için belirlenen tarım havzalarında tarımsal faaliyetlerin entegre bir şekilde yürütülmesi, desteklenmesi, örgütlenmesi, ihtisaslaşması ve tarım envanterinin hazırlanması ile ilgili usul ve esasları düzenlemektedir. Bu uygulamalar ile toprak ve su kaynaklarının etkili kullanımı, korunması ve planlamasında değişen iklim koşullarına uyum sağlanması mümkün olabilmektedir. Kırsal Kalkınma Destekleri Kapsamında Tarıma Dayalı Yatırımların Desteklenmesi Hakkında Karar ve Tebliğ (21.10.2016 ve 13.09.2017) Doğal kaynaklar ve çevrenin korunması odağıyla tarımsal üretim ve tarıma dayalı sanayi entegrasyonunun sağlanması için küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, tarımsal pazarlama altyapısının geliştirilmesi, gıda güvenliğinin güçlendirilmesi, kırsal alanda alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması, kırsal ekonomik altyapının güçlendirilmesi, tarımsal faaliyetler için geliştirilen yeni teknolojilerin üreticiler tarafından kullanımının yaygınlaştırılması ve yeni teknoloji içeren yatırımların desteklenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir. Hayvancılık odaklı kırsal kalkınmanın desteklenmesi, mera ıslahı gibi koruma odaklı tedbirlerin hayat geçirilmesi, verimli sulama sistemleri gibi yeni teknolojilerin yaygınlaştırılması, hayvansal ürünlerde değer zincirinin artırılması gibi uygulamalar bozkırların korunmasına katkı sağlamaktadır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 135 Mevzuat Adı Mevzuat Kapsamı Bozkır ile İlişkisi Hayvancılık Desteklemeleri Hakkında Uygulama Esasları Tebliği (016/26 no ve 24.06.2016 tarihli) Türkiye’de hayvancılığın geliştirilmesi, sağlıklı üretimin artırılması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması, yerli hayvan genetik kaynaklarının yerinde korunması ve geliştirilmesi, kayıt sistemlerinin güncel tutulması, hayvancılık politikalarının etkinliğinin artırılması ve hayvan hastalıklarıyla mücadele için yetiştiricilerin desteklenmesini amaçlamaktadır. Arıcılık da dahil olmak üzere her türlü hayvancılığa yönelik destekleri belirlemektedir. Hayvancılığın daha verimli ve sürdürülebilir bir şekilde ele alınması için gerekli destekleri sağlayabilir. Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu (5403 sayı ve 03.07.2005 tarihli) Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (6537 sayı ve 30.04.2014 tarihli) Toprağın kaybını ve niteliklerini yitirmesini engelleyerek korunması, geliştirilmesi ve çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak, plânlı arazi kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemektedir. Kanun bu kapsamda arazi kullanım plânlarının yapılması, tarımsal amaçlı arazi kullanım plân ve projelerinin hazırlanması, toprak koruma projelerinin hazırlanması, tarımsal potansiyeli yüksek büyük ovaların belirlenmesi ve korunması, erozyona duyarlı alanların belirlenmesi ve korunması, toprak kirliliğinin izlenmesi ve önlenmesi, arazi toplulaştırması ve dağıtımı, tarım arazilerinin yanlış kullanımlarında uygulanacak cezalar, tarım dışı amaçlı arazi kullanımlarına ilişkin cezalar konusundaki hükümleri içermektedir. Asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi amacıyla il ve ilçelere göre en küçük tarımsal parsel büyüklüğünü tanımlanmaktadır. Bu kanun ile belirlenen asgari büyüklüğe erişmiş tarımsal arazileri bölünemez eşya niteliği kazanmıştır. Bozkır ekosistemleri olan tarım toprakları da dahil olmak üzere tarım topraklarını koruma amaçlı her türlü müdahale, özellikle de doğal bozkırların tarıma açılması Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile ilgilidir. Arazi büyüklüğünü ve yönetim etkinliği ile ilgili çalışmalar verimliliğin artmasını sağlayarak marjinal arazilerin tarıma açılması ve kullanılmasını azaltacaktır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030136 Mevzuat Adı Mevzuat Kapsamı Bozkır ile İlişkisi Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmelik (09.12.2017 tarihli ve 30265 sayılı RG) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda öngörülen toprak ve arazi varlığının belirlenmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, geliştirilmesi, zorunlu hallerde amaç dışı kullanımına izin verilmesi, toprağın ve tarımsal üretim gücü yüksek büyük ovaların belirlenerek korunması, toprak koruma plan ve projelerinin hazırlanması ve uygulanması, erozyona duyarlı alanların belirlenmesi, toprak koruma kurulunun teşekkülü, görevleri, çalışmaları ile çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak arazilerin planlı kullanımını amaçlanmaktadır. Yönetmelik kapsamında her ilde oluşturulan Toprak Koruma Kurullarının yerel ölçekte tarım arazilerinin korunması, geliştirilmesi ve verimli kullanılması, arazi kullanımı, arazi özelliklerinin iyileştirilmesi, muhafaza ve geri kazanımı, toprak koruma önlemlerinin yerine getirilmesi önemli görevleri bulunmaktadır. Tarımsal biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliğine katkı sağlayan düzenlemeler arasındadır. Çevre Amaçlı Tarımsal Arazilerin Korunması Programını Tercih Eden Üreticilerin Desteklenmesine ve Bu Üreticilere Teknik Yardım Sağlanmasına Dair Yönetmelik (15.11.2005 tarihli ve 25994 sayılı RG) Çevreyi korumak üzere tarımsal üretim teknikleri kullanmayı tercih eden üreticilerin desteklenmesi, tarımsal uygulamaların çevreye verdiği olumsuz etkilerin azaltılması, erozyonun önlenmesi, yenilenebilir enerji kaynaklarının sürdürülmesi, hassas bölgelerdeki doğal örtünün ve toprak ve su kalitesinin korunmasını amaçlamaktadır. Minimum toprak işlemeli tarım, toprak ve su yapısının korunması ve erozyonun engellenmesi, çevre dostu tarım teknikleri gibi uygulamalar ile bozkırların korunması için önemli bir programdır. Organik Tarım Kanunu (5262 sayı ve 01.12.2004 tarihli) Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik (18.08.2010 tarihli ve 27676 sayılı RG) Tüketiciye güvenilir, kaliteli ürünler sunmak üzere organik ürün ve girdilerin üretiminin geliştirilmesini sağlamak için gerekli tedbirlerin alınmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektedir. Organik tarım faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin kontrol ve sertifikasyon hizmetlerinin yerine getirilmesi ve Bakanlığın denetim usul ve esasları ile yetki, görev ve sorumluluklara dair hususları kapsamaktadır. Ekolojik dengenin korunması, organik tarımsal faaliyetlerin yürütülmesi, organik tarımsal üretimin ve pazarlamanın düzenlenmesi, geliştirilmesi, yaygınlaştırılması. Tarımsal üretimde gübre kullanımını kontrol altına almada en güçlü araçlardan biridir. Kimyasal madde kullanımına izin vermediği için organik tarım uygulaması toprak ve su kaynaklarının korunması ve iyileştirilmesi için önemli bir olanak sağlamaktadır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 137 Mevzuat Adı Mevzuat Kapsamı Bozkır ile İlişkisi İyi Tarım Uygulamaları Hakkında Yönetmelik (07.12.2010 tarihli ve 27778 sayılı RG) Çevre, insan ve hayvan sağlığına zarar vermeyen bir tarımsal üretimin yapılması, doğal kaynakların korunması, tarımda izlenebilirlik ve sürdürülebilirlik ile güvenilir ürün arzının sağlanmasını amaçlamaktadır. İyi tarım uygulamalarının toprağı su kaynaklarını koruması ve daha sürdürülebilir kullanımını sağlaması açısından önemlidir. Tarımsal Kaynaklı Nitrat Kirliliğine Karşı Suların Korunması Yönetmeliği (23.07.2016 tarihli ve 29779 sayılı RG) Sularda Tarımsal Faaliyetlerden Kaynaklanan Nitrat Kirliliğinin Önlenmesine Yönelik İyi Tarım Uygulamaları Kodu Tebliği (2016/46 no ve 11.02.2017) Tarımsal kaynaklı nitratın suda neden olduğu kirlenmenin tespit edilmesi, azaltılması ve önlenmesini amaçlamaktadır. Yönetmelik, yer altı, yer üstü suları ve topraklarda kirliliğe neden olan azot ve azot bileşiklerinin belirlenmesi, kontrolü ve kirliliğin önlenmesi ile ilgili teknik ve idari esasları kapsamaktadır. Nitrata hassas olan ve olmayan bölgelerde çiftçiler tarafından uyulması gereken kuralları ve uygulama esaslarını içermektedir. Yönetmelik, gübre kullanımında iyi tarım uygulamalarını benimseyerek (gübre uygulamalarının uygun dönemleri, iklim ve toprak şartlarına göre gübre miktarı, bitki rotasyon sistemleri, sulama vb.) bozkır ekosistemlerini desteklemektedir. Tarımda Kullanılan Organik, Mineral ve Mikrobiyal Kaynaklı Gübrelere Dair Yönetmelik (23.02.2018 tarihli ve 30341 sayılı RG) Toprakların fiziksel, kimyasal ve biyolojik yapısının iyileştirilmesi, bitkisel üretimde verimliliğin artırılması, insan sağlığının korunması ve çevre kirliliğinin önlenmesi amacıyla, organik, mineral ve mikrobiyal kaynaklı gübrelerin kullanımını yaygınlaştırmak, tanımlamak, bunlara ait analiz metotlarını belirlemek ve bu ürünlerin ithali, ihracı, üretimi, piyasaya arzı ile kayıt altına alınmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir. Organik, mineral ve mikrobiyal kaynaklı gübrelerin kullanımı ile bozkır ekosistemlerini desteklemektedir. Biyogüvenlik Kanunu (5977 sayı ve 18.03.2010 tarihli) Bilimsel ve teknolojik gelişmeler çerçevesinde, modern biyoteknoloji kullanılarak elde edilen genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar ve ürünlerinden kaynaklanabilecek riskleri engellemek, insan, hayvan ve bitki sağlığı ile çevrenin ve biyolojik çeşitliliğin korunması, sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla biyogüvenlik sisteminin kurulması ve uygulanması, bu faaliyetlerin denetlenmesi, düzenlenmesi ve izlenmesi ile ilgili usul ve esasları belirlemektir. Doğal ekosistemlerin ve gen kaynaklarının korunması açısından önemli bir kanundur. Ayrıca sera gazlarını azaltılmasında kullanılabilecek biyolojik kaynaklı çözümler için temel oluşturmaktadır. Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu (5996 sayı ve 11.06.2010 tarihli) Gıda ve yem güvenilirliğini, halk sağlığı, bitki ve hayvan sağlığı ile hayvan ıslahı ve refahını, tüketici menfaatleri ile çevrenin korunması da dikkate alarak korumayı amaçlamaktadır. Bitki ve bitkisel ürünlerdeki zararlı organizmalar ile mücadeleyi düzenleyen yasal araçtır. Su kaynakların tarımsal kirleticilere karşı korunması açısından önemlidir. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030138 Mevzuat Adı Mevzuat Kapsamı Bozkır ile İlişkisi Yem Kanunu (1734 sayı ve 07.06.1973 tarihli) Hayvanların rasyonel bir şekilde beslenmelerini sağlamak ve hayvansal üretimi geliştirmek üzere, üretime, piyasaya, ithalat ve ihracata arz edilecek yemlerin hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları ortaya koymaktadır. Kanun yem bitkilerinin sahip olması gereken nitelikleri belirlemekte ve mera ve yem bitkileri üretimi ile ilgili hükümleri içermektedir. Tohumculuk Kanunu (5553 sayı ve 31.10.2006 tarihli) Bitkisel üretimde verim ve kaliteyi yükseltmek, tohumluklara kalite güvencesi sağlamak, tohumluk üretim ve ticareti ile ilgili düzenlemeleri yapmak ve tohumculuk sektörünün yeniden yapılandırılması ve geliştirilmesini amaçlamaktadır. Tohumda sertifikasyon ve uygun tohumların kullanımı yoluyla doğal kaynakların sürdürülebilirliğini ve tarımsal ekosistemlerin korunmasını içerir. Özellikle orta ve uzun vadede uyum için gerekli gen kaynaklarının korunmasını sağlayacak olması açısından önemlidir. Doğal Çiçek Soğanlarının Doğadan Toplanması, Üretimi ve İhracatına İlişkin Yönetmelik (21.03.2017 tarihli ve 30014 sayılı RG) Doğal çiçek soğanı türlerinin korunması için tohum, soğan, yumru, rizom, korm veya diğer aksamlarının doğadan toplanması, üretilmesi, hasadı, depolanması ve ihracatına yönelik usul ve esasları düzenlemektedir. Bozkır bitki çeşitliliğinin korunmasında dikkate alınması gereken önemli bir araçtır. Bitki Genetik Kaynaklarının Toplanması Muhafazası ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik (21316 sayı ve 15.08.1992) Türkiye bitki genetik kaynaklarının korunması ve geliştirilmesi amacıyla, sürveyi, toplanması, toplanan materyalin muhafazası, üretilmesi, yenilenmesi, karakterizasyonu, değerlendirilmesi, dokümantasyonu ve değişimiyle ilgili esasları düzenlemek üzere hazırlanmıştır. Bozkır bitki çeşitliliğinin korunması ile ilişkilidir. Hayvan Gen Kaynaklarının Korunması Hakkında Yönetmelik (25145 sayılı ve 21/06/2003) Türkiye hayvan gen kaynaklarının genotipik ve fenotipik özelliklerinin belirlenmesi, korunması amacıyla yetiştirilmesi, bu özelliklerin kayıt ve koruma altına alınması ile ilgili usul ve esasları düzenlemektir. Bozkır hayvan çeşitliliğinin korunması ile ilişkilidir. Tarım Sigortaları Kanunu (5363 sayı ve 14.06.2005 tarihli) Üreticilerin tarımsal risklere yönelik kayıplarının giderilmesi amacıyla tarım sigortasının kurulmasına yönelik kuralları düzenlemektedir. Tarımda üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak açısından önemli bir araçtır. Sürdürülebilir tarım ve hayvancılık uygulamalarının sigorta kapsamında ele alınması yeni girişimlerle ilgili risk faktörünü azaltabilir. Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanun (2090 sayı ve 20.06.1977 tarihli) Fırtına, taşkın, sel, don, dolu, kuraklık, haşere ve hastalık gibi doğal afetlerden zarar gören çiftçilere gerekli yardımların yapılmasını sağlamaktadır. Doğal afetler yüzünden ekonomik zarara uğrayan çiftçilerin desteklenmesi ile tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması açısından önemlidir. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 139 Mevzuat Adı Mevzuat Kapsamı Bozkır ile İlişkisi Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu (3083 sayı ve 22.11.1984 tarihli) Sulama alanları ile tarımsal potansiyeli yüksek alanların verimli şekilde işletilmesini esas alan uygulamaların geliştirilmesini hedeflemektedir. Toprak dağıtımı ve değişimi, toplulaştırma, tarla içi geliştirme hizmetleri, sulama yatırımlarının yönetilmesi gibi önlemlerin tamamını kapsamaktadır. Bu amaçla Devletin elindeki arazileri dağıtması, kamulaştırma, tarım alanlarının kamu yararına göre farklı amaçlara tahsisi dâhil güçlü yetkiye sahiptir. Kanun özellikle sulama alanlarının iklim değişikliğini göz önüne alan politikaların gelişimi için uygun argümanları içermektedir. Su kaynaklarının kullanımı konusundaki yönlendirici etkisi önemlidir. Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği (07.02.2019 tarihli ve 30679 sayılı RG) Tarımsal arazilerin toplulaştırması ve tarla içi geliştirme hizmetlerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir. Arazi toplulaştırma çalışmaları ile bozkır türleri için öneme sahip olan ekolojik koridorlar olarak öneme sahip habitat parçalarının kaybedilmesi olasıdır. Havza Yönetim Planlarının Hazırlanması, Uygulanması ve Takibi Yönetmeliği (17.10.2012 tarihli ve 28444 sayılı RG) Yerüstü ve yeraltı su kütlelerinin, bütüncül bir yaklaşımla havza bazında, fizikokimyasal, kimyasal ve ekolojik kalite bileşenleri ile miktar açısından iyi su durumunda olanlarının mevcut haliyle korunması, bozulmuş olanlarının iyi su durumuna getirilmesi ve ihtiyaç önceliklerine uygun şekilde tahsisi yapılarak sürdürülebilir kullanımının sağlanması, ulusal su planı ve havza ölçekli yönetim planlarının hazırlanması, uygulanması ve takibinin yapılması ile ilgili usûl ve esasların düzenlenmesini amaçlamaktadır. Bozkır ekosistemlerini destekleyen tarımsal uygulamaların havza yönetim planlarına entegrasyonu açısından önemli bir araçtır. Anız Yakılmasının Önlenmesi Hakkında Mezkûr Tebliğler (Cumhurbaşkanı Kararları ile her yıl güncellenmektedir) Valilikler İller için de her yıl Anız Yangınlarının Önlenmesine İlişkin Esas ve Usuller Tebliğleri yayınlamakta ve uygulaması yakından takip edilmektedir. Bozkır ekosistemlerinin ve toprak varlığının korunması, azaltım ve toprak karbonunun korunması açısından önemlidir. Korumalı tarım (doğrudan anıza ekim) faaliyetlerinin yaygınlaşması için fırsatlar oluşturmaktadır. Biçerdöver Kontrol Hizmetlerinin Yürütülmesiyle İlgili Mezkûr Tebliğler (Cumhurbaşkanı Kararları ile her yıl güncellenmektedir) Valilikler iller için de her yıl Biçerdöver Kontrol Hizmetlerinin Yürütülmesiyle ilgili Valilik Tebliği yayınlamakta ve uygulamasını takip etmektedir. Tarla bitkilerinin zamanında, en az ürün kaybı ile tekniğine uygun olarak hasat edilmesini sağlamak, biçerdöverlerle yapılan hasatta meydana gelen ürün kayıp ve hasarlarını en alt seviyede tutmak, eğitimsiz ve donanımsız biçerdöver hizmetleri verilmesinin önüne geçerek kamu düzeni ve kamu güveninin korunması amacıyla biçerdöverlerin çalıştırılmaları, kullanımları, kontrol hizmetlerinin yürütülmesi ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları kapsamaktadır. Daha hızlı ve zamanında hasat imkânı ile doğal kaynaklar üzerindeki baskıyı azalttığı için korumalı tarım uygulamaları açısından dikkate alınmalıdır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030140 ULUSAL KALKINMA PLANLARI On Birinci Kalkınma Planı’nda “bozkır” veya “step” ifadesi yer almamaktadır. Ancak “Tarım”, “Kentsel Altyapı”, “Kırsal Kalkınma”, “Çevrenin Korunması” başlıkları altında bozkır ekosistemlerinin korunması ve sürdürülebilir yönetimine katkı sağlayacak ilişkili politika ve tedbirler bulunmaktadır. “Rekabetçi Üretim ve Verimlilik” ekseni altında “Tarım” Tarım arazilerinin korunması, etkin kullanımı ve yönetiminin sağlanması (405) Tarımda suyun verimli kullanılmasına yönelik su tasarrufu sağlayan yağmurlama ve damla sulama gibi modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması (406.3) Başta yüksek katma değerli tıbbi ve aromatik bitkilerde olmak üzere, ürün güvenilirliği, çeşitliliği ve üretimini artırmak amacıyla, iyi tarım uygulamaları, organik tarım, sözleşmeli üretim, kümelenme, araştırma, pazarlama ve markalaşma faaliyetlerinin desteklenmesi (407.2) Mera, yaylak ve kışlakların tespit, tahdit ve tescil işlemlerinin hızlandırılması, kaliteli kaba yem üretiminin artırılması için meraların ıslahının sağlanması ve yem bitkileri üretiminin desteklenmesi (408.4) Bitkisel üretimde bilinçsiz zirai ilaç kullanımına yönelik denetim ve eğitimlerin artırılması, kimyasal uygulamalara alternatif biyolojik ve biyoteknik mücadele uygulamalarının desteklenerek yaygınlaştırılması (410.4) Tarımsal üretimde yerel hayvan ırkı ve tohum alanında biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir hale getirilmesi (412) Biyolojik çeşitlilik envanterinin tamamlanması, önemli türler ve özellikli alanların izlenmesi, genetik kaynaklardan ve bağlantılı geleneksel bilgilerden elde edilen faydaların paylaşımına yönelik mekanizma oluşturulması, biyoçeşitliliğe dayalı geleneksel bilgiler kayıt altına alınarak AR-GE amaçlı kullanıma sunulması (412.1) Yerel ırk hayvan ve tohum varlığının yeterli niceliğe ulaşmasını teminen akredite doğa çiftliklerinin kurulmasına yönelik düzenlemeler yapılması (412.2.) Doğa çiftliklerinde, başta kışlık sebze olmak üzere meyve, tahıl, tıbbi ve aromatik bitkilerin yerel tohumlarının ve yerel hayvan ırklarının çoğaltılması ve sürdürülebilir katma değerli ürünlere dönüştürülmesi (412.3.) Yöresel ürünler, coğrafi işaretli tarım ürünleri ile tıbbi ve aromatik ürünlerin tanıtım, pazarlama ve markalaşmaya yönelik iyileştirmelerle ürün değeri artırılarak ticarete konu olması (414.1) Araştırma enstitülerinde hayvan ve bitki ıslahı, biyoteknoloji ve biyoçeşitliliğin korunması alanları öncelikli olmak üzere yürütülen çalışmaların kamu, üniversite ve özel sektör iş birliği çerçevesinde desteklenmesi (416.2) Akıllı tarım teknolojileri başta olmak üzere yenilikçi ve çevreci üretim tekniklerinin geliştirilmesi ve desteklenmesi (416.4) On Birinci Kalkınma Planı (2019-2023) Üst Politika Belgesi Bozkır Ekosistemleri ile ilgili Politika, Öncelikler ve Hedefler Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 141 ULUSAL STRATEJİ ve EYLEM PLANLARI Üst Politika Belgesi Bozkır Ekosistemleri ile ilgili Politika, Öncelikler ve Hedefler Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Strateji ve Eylem Planı-UBSEP (2007) UBSEP ile tarımsal biyolojik çeşitlilik, orman biyolojik çeşitliliği, step biyolojik çeşitliliği, dağ biyolojik çeşitliliği, iç sular biyolojik çeşitliliği ve kıyı ve deniz biyolojik çeşitliliği olmak üzere 6 tematik alana yönelik amaçlar ve tüm tematik alanlara yönelik 4 ortak amaç belirlenmiştir. Stratejideki “Amaç 5” bozkır ekosistemlerini doğrudan hedeflemekte ortak amaçlar da bozkır ekosistemleri ile de ilişkili hedef ve eylemleri içermektedir. “Step biyolojik çeşitliliğinin korunması, bileşenlerinin sürdürülebilir kullanımı, genetik kaynakların kullanımından kaynaklanan faydaların eşit ve adil olarak paylaşımı ve step biyolojik çeşitliliğinin kaybı ve bunun sosyo-ekonomik sonuçları ile mücadele edilmesi (Amaç 5)” bozkır ekosistemleri ile doğrudan ilişkili hedefler ve eylemleri içermektedir. Step biyolojik çeşitliliği ile ilgili bilgi boşluklarının doldurulması (Hedef 5.1) Özellikle ekosistem yapısı ve işleyişi olmak üzere, otlatma, kuraklık, çölleşme, çoraklaşma, tuzlanma, seller, yangınlar, turizm, tarımsal dönüşüm veya terk etme gibi step ekosistemlerinin biyolojik çeşitliliğini olumsuz yönde etkileyen ekolojik, fiziksel ve sosyal süreçlerin belirlenerek tedbirler geliştirilmesi (Hedef 5.2) Step alanlarındaki genetik kaynaklarının kullanımından kaynaklanan faydaların adil ve eşit bir şekilde paylaşımını desteklemek için mekanizmalar ve çerçeveler tesis edilmesi (Hedef 5.3) “Yaşanabilir Şehirler, Sürdürülebilir Çevre” ekseni altında “Kentsel Altyapı”, “Kırsal Kalkınma”, “Çevrenin Korunması” Su kaynaklarının korunması, geliştirilmesi ve sürdürülebilir kullanımı kapsamında havza bazında yapılan plan, strateji ve eylem planlarının bir bütünlük içinde uygulanması (697) Kırsal kalkınma desteklerinin, çiftçi ve çevre odaklı programlanması; desteklerin yürütülmesinde mevcut çok başlılığı giderecek düzenlemelerin yapılması, uygulamada tamamlayıcılık ve etkinliğin sağlanması (707) Kırsaldaki üretim ve yaşam biçimlerinin sürdürülebilirliğinin sağlanmasına yönelik kırsal mirasın yaşatılması, tabiat ve kültür varlıklarının korunması (710) Köylerdeki üretim ve yaşam biçimleri ile tabiat ve kültür varlıklarının korunmasını teminen; köylere özgü geleneksel zanaat ve el sanatları, agro-turizm, coğrafi işaretli ürünler, süs bitkileri, bağcılık, arıcılık, balıkçılık, kümes hayvancılığı, alternatif tarım ürünleri yetiştiriciliği, tarım ve gıda ürünlerindeki geleneksel üretim ve saklama bilgisini gelecek kuşaklara taşıyacak girişimler ve iş birlikleri gibi alanların desteklenmesi (710.1) Biyolojik çeşitliliğin ve genetik kaynakların tespiti, tescili, korunması, sürdürülebilir kullanımı, geliştirilmesi, izlenmesi ve kaçakçılığının önlenmesi, genetik kaynaklardan ve bağlantılı geleneksel bilgilerden elde edilen faydaların ülkemize kazandırılması (716) Ekosistemler ve ekosistem hizmetlerinin korunması, onarımı ve sürdürülebilir kullanımının sağlanmasına yönelik kara ve denizde korunan alan miktarı artırılarak doğa koruma alanlarının etkin yönetimi gerçekleştirilmesi (717) Üst Politika Belgesi Bozkır Ekosistemleri ile ilgili Politika, Öncelikler ve Hedefler Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030142 Üst Politika Belgesi Bozkır Ekosistemleri ile ilgili Politika, Öncelikler ve Hedefler Ayrıca, “Türkiye için önem taşıyan biyolojik çeşitlilik unsurlarının belirlenmesi, korunması ve izlenmesi (Amaç 1)”, “Biyolojik çeşitliliği oluşturan bileşenlerin, gelecek nesillerin ihtiyaçları da dikkate alınarak, kendini yenileme kapasitesine uygun yöntemlerle ve seviyede kullanımı (Amaç 2)” “Geleneksel bilgiler de dahil olmak üzere Türkiye için önemli genetik çeşitlilik unsurlarının belirlenmesi, korunması ve yararlanılması (Amaç 3)” bozkır ekosistemleri ile de ilişkili tüm tematik alanlara yönelik ortak hedef ve eylemleri içermektedir. “Biyolojik çeşitlilik için özel değeri olan ve/veya özel tehdit altında olan step ekosistemleri dahilinde özel alanların belirlenmesi ve koruma altına alınması (Stratejik Eylem 1.2.3)” spesifik olarak bozkır ekosistemleri ile ilişkilidir. Strateji belgesi, Türkiye’deki bozkır ekosistemlerinin tanımlanması ve sınıflandırması, bozkır ekosistemlerinin mevcut durumu, bozkır yerli hayvan ırkları ve bitki türleri, bozkırlara yönelik tehditler ile ilgili bilgi sunmaktadır. Ayrıca, mevcut korunan alanların step ve deniz ekosistemleri başta olmak üzere ülkemizin sahip olduğu biyolojik çeşitlilik bileşenlerini yeterli düzeyde temsil etmediğini vurgulamaktadır. Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Eylem Planı UBEP (2018-2028) UBEP ulusal hedefleri içinde “bozkır” veya veya “step” ile doğrudan ilişkili amaçlar yer almamaktadır. Ancak, UBSEP Amaç ve Hedeflerinin 2018-2028 süresince geçerli olması ve UBEP ile ilişkilendirilmesi nedeniyle UBEP’te belirtilen ulusal hedefler bozkır ekosistemlerini de desteklemektedir. Biyolojik çeşitlilik ve ekosistemler üzerindeki baskı ve tehdit unsurlarının belirlenerek mümkün olan seviyede azaltılması veya ortadan kaldırılması Biyolojik çeşitlilik unsurlarının (ekosistem, tür ve genetik çeşitlilk) belirlenmesi, izlenmesi, durum tespiti yapılara türe özgü ve ekosistem bazlı koruma yaklaşımlarının (geleneksel ve modern) geliştirilmesi Tarım, ormancılık ve balıkçılık faaliyetlerine maruz kalan alanların biyolojik çeşitliliğinin korunarak sürdürülebilir yönetim sağlanması Ekosistem hizmetleri konusunda halkın ve idarecilerin farkındalığının artırılması, ekosistem hizmetlerinden doğan faydaların çoğaltılması ve sürdürülebilir biyolojik çeşitlilik yönetiminin sağlanması Farklı sebeplerden ötürü zarar görmüş ekosistemlerin rehabilitasyon ve restorasyonun sağlanması, sağlıklı ekosistemlerin zarar görmesini önleyici tedbirlerin geliştirilmesi ve bu konudaki mevzuat eksikliklerinin giderilmesi Biyolojik kaynakların korunması ve sürdürülebilir kullanımı çerçevesinde bilgi ve teknolojiye dayalı yüksek katma değerli ürün geliştirilmesi için kamu, üniversite ve özel sektör iş birliği mekanizmasının kurulması ve uzun vadeli plan ve programların hazırlanması Genetik kaynaklara erişim ve bunların kullanımından doğan faydaların eşit ve adil paylaşımı konusunda uluslararası sözleşmeler dikkate alınarak ulusal mevzuatın hazırlanması ve gerekli teknik altyapının oluşturulması. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 143 Üst Politika Belgesi Bozkır Ekosistemleri ile ilgili Politika, Öncelikler ve Hedefler Taslak-Anadolu Bozkır Ekosistemleri için Ekosistem Tabanlı Uyum Stratejisi (2018) İklim değişikliğine uyum için bozkır ekosistemlerinde “Ekosistem Tabanlı Uyum” strateji ve pratiklerini kolaylaştırmayı ve teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda 4 stratejik amaç içermektedir: Etkilenen ve etkilenmesi muhtemel ekosistemlerin iklim değişikliğine dayananıklılığını artırmak; Güçlü bir kırsal ekonomi ile iklime dayanıklı/ dirençli yerel bir toplum oluşturmak; Politika, plan ve karar verme süreçlerine iklim değişikliği uyum stratejisini destekleyecek şekilde “Ekosistem Tabanlı Uyum”u entegre etmek; Paydaşların yönetim kapasitesini iyileştirerek bir yönetim modeli geliştirmek. Bu stratejik amaçlar altında, tarımda ve tarım ile ilişkili mera yönetimi, su yönetimi, ormancılık yönetimi başlıkları altında iklim değişikliğine uyumu destekleyen bozkırların korunması ve yönetimi ile ilişkili uzun, orta ve kısa vade hedefler ve eylemler yer almaktadır. Türkiye İklim Değişikliği Stratejisi (2010-2023) İklim Değişikliği Stratejisi içinde “bozkır” veya “step” ifadesi geçmemektedir ancak bozkır ekosistemlerinin korunması ve sürdürülebilir yönetimine katkı sağlayacak “Arazi Kullanımı, Tarım ve Ormancılık” sektörü ve “İklim Değişikliğine Uyum” kapsamında uzun, orta ve kısa vade hedefler içermektedir. “Arazi Kullanımı, Tarım ve Ormancılık” sektörü altında bilinçli gübre kullanımı; organik tarım ve kuraklığa dayanıklı bitki türleri ile sertifikalı tohum üretimi; tarla içi modern basınçlı sulama sistemlerinin kullanılması; toprak ve arazilerin korunması, iyileştirilmesi ve verimli kullanılması ve toprak erozyonundan korunması; Toprak Koruma ve Arazi Kanunun etkin bir şekilde uygulanması ve mevzuatın düzenlenmesi; çayır ve mera alanlarının korunması ve geliştirilmesi; toprak analiz şartlarına bağlı gübrelemenin uygulanması; kırsal ve doğal alanlar üzerindeki kentleşme baskısının azaltılması, “İklim Değişikliğine Uyum” altında tarımsal kuraklık; çölleşme ve erozyon; doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı ile ilgili bilimsel çalışmalar; su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi; sulanan alanlardaki tuzluluk artışına engel olmak için toprak işleme, drenaj, sulama teknikleri, malçlama tedbirleri; iklim değişikliğinin hassas ekosistemler, kentsel biyotoplar ve biyolojik çeşitlilik üzerine olabilecek olumsuz etkilerin tespit edilmesi, hassasiyet değerlendirmesi ve korunması ile ilişkili hedefler bulunmaktadır. Türkiye İklim Değişikliği Eylem Planı – İDEP (2011 2023) İklim Değişikliği Eylem Planı, 7 sektör altında amaçlar, hedefler ve eylemleri içermektedir. Bunlardan, “Arazi Kullanım ve Ormancılık” sektörü altında “Ülkemizde geniş alanlarda yayılış gösteren maki ve step alanlarının karbon tutma potansiyellerinin belirlenmesi (O1.1.1.3)” bozkır ekosistemleri ile doğrudan ilişkili eylemi içermektedir. Ayrıca, “Tarım” ve “Arazi Kullanımı ve Ormancılık” sektörü altında bozkır ekosistemlerinin korunması ve sürdürülebilir yönetimine katkı sağlayacak ilişkili hedef ve eylemleri içermektedir. “Tarım” sektörü altında bozkırların korunması ve sürdürülebilir yönetimine katkı sağlayacak anıza sürüm, münavebe, organik ve yeşil gübre kullanımı, az işlemeli ve toprak işlemesiz tarım gibi sürdürülebilir tarım tekniklerinin yaygınlaştırılması, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını esas alan toprak, bitkisel üretim ve mera yönetiminin etkinleştirilmesi, su kaynaklarının korunması ve etkin kullanımını esas alan sulama altyapısının iyileştirilmesi “Arazi Kullanımı ve Ormancılık” sektörü altında orman içi mera alanlarının rehabilitasyonu ve ıslah çalışmalarında biyoçeşitlilik, yaban hayatı, hidroloji ve karbon depolama işlevlerinin dikkate alınması Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030144 Üst Politika Belgesi Bozkır Ekosistemleri ile ilgili Politika, Öncelikler ve Hedefler Türkiye’nin İklim Değişikliği Uyum Stratejisi ve Eylem Planı – İDUSEP (2011 2023) İDEP ve İDUSEP, Su Kaynakları Yönetimi; Tarım ve Gıda Güvencesi; Ekosistem Hizmetleri, Biyolojik Çeşitlilik ve Ormancılık; Doğal Afet Risk Yönetimi; İnsan Sağlığı olmak üzere beş alana odaklanmıştır. Su kaynaklarının bütüncül yönetimi, tarımsal su kullanımının sürdürülebilir bir şekilde planlanması, toprak ve tarımsal biyoçeşitliliğin iklim değişikliğinin etkilerine karşı korunması; iklim değişikliğine uyum yaklaşımının ekosistem hizmetleri, biyolojik çeşitlilik ve ormancılık politikalarına entegre edilmesi; iklim değişikliğinin biyolojik çeşitlilik ve ekosistem hizmetleri üzerindeki etkilerinin belirlenmesi ve izlenmesi ile ilişkili hedef ve eylemler bozkır ekosistemlerinin korunması ve sürdürülebilir yönetimine katkı sağlamaktadır. “Dağ, step, iç su, deniz kıyı ekosistemlerinde ve sağladıkları ekosistem hizmetlerinde iklim değişikliği etkilerinin belirlenmesi, izlenmesi, iklim değişikliğine uyuma yönelik önlemlerin geliştirilmesi (HEDEF UO2.6)” hedefi altında “Step ekosistemlerinde iklim değişikliği etkilerinin belirlenmesine ve izlenmesine yönelik (gösterge türler, hassas ekosistemler) AR-GE çalışmalarının yapılması (UO2.6.3)” bozkır ekosistemleri ile doğrudan ilişkili eylemi içermektedir. Çölleşme ile Mücadele Ulusal Stratejisi ve Eylem Planı – ÇMUSEP (2015-2023) ÇMUSEP, bozkır ekosistemlerinin iyileştirilmesi, yönetim etkinliğinin artırılması ve koruma ağı içinde temsiliyetinin sağlanması ile doğrudan ilişkili çıktı ve eylemler içermektedir. Çölleşme/arazi bozulumundan etkilenen ve risk altındaki orman, bozkır, sulak alan, kıyı alanları ve diğer doğal yaşam ortamlarında doğal ekosistem yapılarına uygun iyileştirme uygulamaları gerçekleştirilecektir (Çıktı 7.4) Bozkır koruma alanlarında bozkır yaşam ortamlarını koruyacak yönetim etkinliğinin artırılması (Eylem 7.4.6) Korunan alan tanımlarının gözden geçirilmesi ve geliştirilmesi; farklı bozkır tiplerinin koruma ağı içinde temsil edilmesinin sağlanması ve korunan alanlarda yönetim planlarının yapılması (Eylem 7.6.3) ÇMUSEP’in stratejik amaçlarından biri, üç Rio Sözleşmesi arasında sinerji oluşturulması, çölleşme/arazi tahribatı ve sürdürülebilir arazi yönetimi ile biyolojik çeşitliliğin korunması ve iklim değişikliğinin çözümüne katkı sağlanmasıdır. Bu nedenle, tarım, ormancılık, arazi kullanımı, kırsal kalkınma, doğa koruma, su yönetimi gibi birçok sektörü içeren kapasite geliştirme, eşgüdüm ve iş birliği, politika, bilim, teknoloji, izleme, finansman önerileri sunmaktadır. Bu önerilerin birçoğu, bozkırların korunması ve sürdürülebilir yönetimine de katkı sağlayacak eylemler içermektedir. Özellikle, Sürdürülebilir Arazi Yönetimi altında iklim değişikliği odaklı, biyolojik çeşitlilik ve ekosistem hizmetlerinin korunmasını entegre eden koruma tedbirleri ve iyileştirme uygulamaları esas alınmaktadır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 145 Üst Politika Belgesi Bozkır Ekosistemleri ile ilgili Politika, Öncelikler ve Hedefler Ulusal Kırsal Kalkınma Stratejisi (2014-2020) Stratejik Plan içinde “bozkır” veya “step” ifadesi geçmemektedir. Çevre dostu tarımsal üretim yöntemleri, sürdürülebilir doğal kaynak yönetimi ve iklim değişikliği konuları gözetilmiştir. Stratejik Plan amaçlarından “Kırsal Çevrenin İyileştirilmesi ve Doğal Kaynakların Sürdürülebilirliğinin Sağlanması” kapsamında, tarımsal faaliyetlerde çevre dostu üretim yöntemlerinin kullanılması, hayvansal atıklardan kaynaklanan çevre kirliliğinin önlenmesi, organik tarımın teşvik edilmesi, iyi tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması, tarımsal sulamalarda ve tarımsal arazilerin kullanımında verimliliğin sağlanması, mera ve orman kaynaklarının koruma-kullanma dengesinin gözetilmesi, orman köyleri başta olmak üzere koruma alanlarının içinde veya civarında kurulu köyler ile dağ köylerinin dezavantajlı konumlarından kaynaklanan kalkınma sorunlarının azaltması ve katılımcılık temelinde sürdürülebilir geçim kaynaklarına kavuşturulması, biyolojik çeşitliliğin ve ekolojik zenginliğin koruma altına alınması amaçlanmaktadır. Ulusal Havza Yönetim Stratejisi ve Eylem Planı (2014-2023) Ulusal Havza Yönetim Stratejisi ve Eylem Planı, “bozkır” veya “step” ifadesi içermemekte ve bozkır ekosistemleri ile doğrudan ilişkili bir politika ve tedbir içermemektedir. Ancak, su havzalarının sürdürülebilir yönetimini ve havzalardaki ekosistemin bir parçası olarak doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilirlik çerçevesinde kullanılmasını esas almaktadır. Bu kapsamda, havzaların su kaynaklarının sürdürülebilir olarak yönetimi ve kullanımı için yasal düzenleme, program ve planlar, su kullanım verimliliği ve tasarrufu, tarımsal sulama verimliliği (Amaç 2); Havza alanlarında ve doğal kaynaklarında tahribatın ve erozyonun önlenmesi, bozuk havza alanlarının ıslahı ve sürdürülebilir kullanımı için tarım alanlarının sürdürülebilir kullanımı, mera ve otlakların korunması, ıslahı ve sürdürülebilir kullanımı, erozyon kontrolü (Amaç 3); Havzaların biyolojik çeşitliliğinin, doğal ve kültürel peyzaj kaynak değerlerinin korunması ve yönetimi ile ekosistem hizmetlerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması için havzalardaki korunan ve hassas alanların sürdürülebilir yönetimi, biyolojik çeşitlilik ve ekosistem hizmetleri envanter ve izleme çalışmaları (Amaç 4); Havzalarda yaşayan halkın bilinçlendirilmesi, yaşam kalitesinin ve refah düzeyinin yükseltilmesi ve doğal kaynaklar üzerine baskıların azaltılması için büyük ölçekli entegre-katılımcı havza rehabilitasyon projeleri (Amaç 5); Havza yönetimine iklim değişikliğinin muhtemel etkilerinin ve bu etkilere uyumun dâhil edilmesi, uyum ve mücadele mekanizmalarının geliştirilmesi (Amaç 7) olmak üzere amaç, hedef ve stratejiler içermektedir. Ulusal Kuraklık Yönetimi Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2017-2023) Ulusal Kuraklık Yönetimi Strateji Belgesi ve Eylem Planı, “bozkır” veya “step” ifadesi içermemekte ve bozkır ekosistemleri ile doğrudan ilişkili bir politika ve tedbir içermemektedir. Ancak, havza esaslı sürdürülebilir kuraklık yönetimini esas alarak kuraklık yönetimi ile ilgili mevzuat hazırlanması; kuraklığın etkin yönetimi için kuraklık yönetim planlarının hazırlanması, uygulanması ve izlenmesi; kuraklık tahmin ve erken uyarı sistemlerinin oluşturulması, entegre-katılımcı rehabilitasyon ve havza ıslah projelerinin yapılması; kuraklık veri tabanının oluşturulması; toplumun kuraklık konusunda bilgilendirilmesi; iklim değişikliğinin kuraklık üzerindeki etkilerinin belirlenmesi ve uyum stratejilerinin hazırlanması gibi hedef ve stratejileri içermektedir. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030146 Üst Politika Belgesi Bozkır Ekosistemleri ile ilgili Politika, Öncelikler ve Hedefler Türkiye Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı (2018-2022) Türkiye Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı, “bozkır” veya “step” ifadesi içermemekte ve bozkır ekosistemleri ile doğrudan ilişkili bir politika ve tedbir içermemektedir. Çevresel açıdan sürdürülebilir tarımsal su kullanım planlaması ile kuraklığın yaşanmadığı dönemlerde ileriye dönük gerekli bütün tedbirlerin alınması, kriz dönemlerinde ise etkin bir mücadele programını uygulayarak kuraklığın etkilerinin asgari düzeyde kalması amaçlanmaktadır. Kuraklık Risk Tahmini ve Kriz Yönetimi, Sürdürülebilir Su Arzının Sağlanması, Tarımsal Su Talebinin Etkin Yönetimi, Destekleyici AR-GE Çalışmalarının Hızlandırılması ve Eğitim/Yayım Hizmetlerinin Artırılması ve Kurumsal Kapasitenin Geliştirilmesi temel gelişme eksenleri kapsamında tarım alanları ve mera alanlarında belirlenen tedbirler bozkırların korunması ve sürdürülebilir yönetimi açısından destekleyici unsurlar içermektedir. Taslak-Ulusal Kapasite Eylem Planı (2011) Ulusal Kapasite Eylem Planı, üç Rio Sözleşmesi’nin (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi ve Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi) etkin bir şekilde uygulanması için kesişen konular ve sinerji alanlarını içermektedir: Ulusal ve Sektörel Entegrasyon; Sürdürülebilir Arazi Yönetimi; İklim değişikliğinden Etkilenebilirlik Düzeyi ve Uyum; Veri Toplama, İzleme, Değerlendirme ve Raporlama; Araştırma, Geliştirme, Eğitim/Öğretim ve Teknik İşbirliği; Paydaşların Aktif Katılımı, Bilinçlendirilmesi ve Eğitimi. Sürdürülebilir Arazi Yönetimi, başta orman, tarım, mera, sulak alan ve step ekosistemleri olmak üzere arazi kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve rehabilitasyonu, toprak ve su kaynaklarının korunması ve geliştirilmesi, toprak, su ve bitki örtüsünün karbon tutma kapasitelerinin arttırılması ve biyoçeşitliliğin korunmasına katkı sağlayan en önemli araçlardan biri olarak sunulmuştur. Bunun için sürdürülebilir arazi yönetimi stratejisinin geliştirilmesi ve yasal düzenlemelerin yapılması, bütüncül ve sürdürülebilir havza yönetiminin gerçekleştirilmesi, kapasite geliştirme ve finansman önceliklendirilmiştir. Taslak-Türkiye Ulusal Korunan Alanlar ve İklim Değişikliği Stratejisi (2011) Bu stratejide, korunan alanlar ve iklim değişikliği bağlamında Türkiye’de bir “korunan alanlar sistemi” oluşturulması, korunan alanların planlaması ve yönetimi ile ilgili politika oluşturulması, araştırmaların çoğaltılması, farkındalık yaratılması ve bilgi paylaşımı öncelikli konular olarak yer almaktadır. Strateji üç temel grupta ele alınmakta olup, bunlar orman, sulak alan ve bozkır ile kıyı ekosistemleridir. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 147 KURUMSAL PLAN ve PROGRAMLAR Üst Politika Belgesi Bozkır Ekosistemleri ile ilgili Politika, Öncelikler ve Hedefler Tarım ve Orman Bakanlığı Stratejik Plan (2019-2023) Stratejik Plan içinde “bozkır” veya “step” ifadesi geçmemektedir. Stratejik plan, kırsal alanda refahın yükseltilmesi, tarımsal üretimde verim ve kalitenin artırılması (A1); toprak ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi (A4); iklim değişikliği, çölleşme ve erozyonla mücadele edilmesi (A5); biyolojik çeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir yönetimi (A6) ile ilişkili bozkır ekosistemlerinin korunması ve yönetimine katkı sağlayacak amaç ve hedefler içermektedir. Bu kapsamda, bitkisel üretimde organik ve iyi tarım uygulamalarının desteklenmesi; biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemlerinin artırılması; mera ıslah ve amenajmanı projelerinin yaygınlaştırılması; yem bitkileri üretiminin artırılması; tarımsal çevre ve doğal kaynakları korumaya yönelik tarımsal destekleme modelinin oluşturulması; kırsalda yaşam kalitesini artırmaya, kırsalı korunan, yaşanan ve üreten alanlar haline getirmeye yönelik (özellikle kadın çiftçilere yönelik) çevresel destek ve teşviklerin artırılması; basınçlı sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması; havza bazında kuraklık yönetim planlarının yapılması; ulusal arazi örtüsü izleme sisteminin yaygınlaştırılması; çölleşme/arazi tahribatı ve erozyonla mücadele projelerinin yapılması; iklim değişikliğine uyum ve tarımsal kuraklık projelerinin yapılması; tarım ve mera alanlarda erozyon tespiti ve kontrolü; genetik kaynakların kayıt altına alınması ve korunmasına yönelik yasal düzenleme ve bilinçlendirme; etkin bir korunan alan yönetim ve izleme sisteminin oluşturulması, tabiat turizminin geliştirilmesi ve yöre halkına gelir getirici faaliyetlerin yapılması; hassas alanlarda etüt envanter yapılması ve yeni korunan alanların ilan edilmesi; biyokaçakçılık risk haritası modelleme çalışmasının yapılması; biyolojik çeşitliliğe dayalı geleneksel bilginin kayıt altına alınması ve veritabanı haline getirilmesi; av ve avcılık ile ilgili eğitim ve bilinçlendirme faaliyetlerinin yapılması; yaban hayatı geliştirme sahalarındaki planlama, üretim, yaban hayvanı envanter çalışmaları ile tür eylem planlarının yapılması ve izlenmesi, kurtarma ve rehabilitasyon merkezlerinin kurulması strateji ve eylemleri bozkır ekosistemleri ile ilişkilendirilebilir. Orman Genel Müdürlüğü Stratejik Plan (2019-2023) Stratejik Plan içinde “bozkır” veya “step” ifadesi geçmemektedir. Stratejik Plan, orman ve orman kaynaklarının biyotik ve abiyotik faktörlere karşı etkin şekilde korunması (A1); ormanların geliştirilmesi, verimliliğinin artırılması ve alanlarının genişletilmesi (A2); ormanların ürettiği mal ve hizmetlerden toplumun optimum düzeyde faydalanmasının sağlanması (A3); kurumsal kapasitesinin geliştirilmesi (A5) stratejik amaçlarını içermektedir. Bunlar içinde, erozyonla mücadele çalışmalarının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması, mera olarak kullanılan ancak, orman alanına dönüştürülmesi mümkün olmayan orman içi, orman kenarı ve orman üst sınırı meralarda ıslah çalışmaları yapılarak bir yandan toprak erozyonunun önlenmesi bir yandan da hayvan otlatmasının ormanlar üzerindeki olumsuz baskıların azaltılması (Hedef 2.5) hedeflenmektedir. III. Tarım ve Orman Şurası (2019) III. Tarım ve Orman Şurası Sonuç Bildirgesi’nde tarım sektörünün yapısını iyileştiren, doğal kaynakları ve çevreyi koruyan destekleme sisteminin oluşturulması; mera tespit ve tahdit çalışmalarının tamamlanması, üreticiler ve üretici örgütlerine tahsis edilmesi, mera ıslahında kullanılacak bitki tohumlarının geliştirilmesi; Akıllı Tarım Uygulamalarının yaygınlaştırılması; ata (yerel) tohum çeşitlerinin korunması, geliştirilmesi ve ticarete kazandırılması; toprak ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi; tarım ve ormancılıkta yerli genetik kaynakların ve biyoçeşitliliğin tespiti, korunması, ıslahı ve yaygınlaştırılması; doğal kaynakların ve biyolojik çeşitliliğin tespiti, korunması, geliştirilmesi ve izlenmesi; çiftçilik mesleki eğitim kurumlarının açılması ve eğitim alan gençlerin teşvik edilmesi; organik ve organomineral gübre üretimi ve kullanımı, biyolojik ve biyoteknik mücadelenin yaygınlaştırılması; çölleşme ve erozyonla mücadelenin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesi konularına yer verilmiştir. Bu maddeler, bozkır ekosistemlerinin korunması ve sürdürülebilir yönetimine destek vermektedir. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030148 EK 2. Anket Sonuçları NO BAŞLIK BÜGEM DKMP HAYGEM OGM TAGEM 1.* 2.** 3.*** 1.* 2.** 3.*** 1.* 2.** 3.*** 1.* 2.** 3.*** 1.* 2.** 3.*** 1 Önemli türlerin korunması 15 27 21 69 8 1 13 16 13 15 34 10 28 27 9 2 Bitki gen kaynaklarının korunması 41 27 9 35 20 9 2 14 30 11 35 7 46 24 2 3 Hayvansal gen kaynaklarının korunması 2 10 29 23 26 10 67 14 1 3 19 22 23 25 11 4 Bitki örtüsünün korunması 42 26 7 47 21 6 3 9 32 31 28 9 19 18 13 5 Orman içi-kenarı meraların/ bozkırların korunması 25 26 13 24 28 9 9 12 27 63 14 2 8 20 18 6 Bitki türü kompozisyonun korunması – Yem bitkileri çeşitliliği 65 13 1 13 22 22 12 16 19 7 20 21 33 26 5 7 Bitki türü kompozisyonun korunması – Tür çeşitliliği 47 21 8 37 13 11 2 12 25 18 26 13 26 28 9 8 Toprağın korunması 31 24 10 16 29 13 2 9 26 52 15 8 25 18 5 9 Otlatmanın planlanması 54 13 7 8 23 16 40 17 7 22 32 14 14 25 14 10 Meraların taşıma kapasitesinin belirlenmesi 57 14 5 8 23 22 34 18 10 21 25 19 18 27 10 11 Otlayacak hayvan sayısı ve tipinin belirlenmesi 38 21 11 3 12 28 58 13 7 11 28 22 16 24 19 12 Meraların tahsisi (Orman rejimindeki, önemli türlerin bulunduğu) 58 11 9 8 19 24 20 18 11 31 31 12 13 20 13 13 Amaç dışı kullanımın engellenmesi (Taş ocağı, güneş santrali, ağaçlandırma vb.) 47 10 10 33 18 11 9 15 18 36 34 7 11 20 13 14 Bozkır veya meraların iyileştirilmesi ve ıslah edilmesine yönelik araştırma yapılması 45 25 7 22 24 14 14 21 15 21 32 16 47 16 5 15 Bozkır veya meraların iyileştirilmesi ve ıslah edilmesine yönelik uygulamaların yapılması 66 8 3 21 24 16 16 21 14 22 29 15 17 34 13 * Değerlendirmede uzmanlar farklı kurumların farklı konu başlıkları için sorumluluklarını önem sırasında (1. öncelikli, 2. öncelikli ve 3. öncelikli olarak) puanlamıştır. Tabloda, değerlendirmeye katılan tüm uzmanlarında puanlama toplamları verilmektedir. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 149 no İl adı İlçe adı Potansiyel bozkır bölgesiyle kesişimi (%)* Bozkır alanı (ha) Bozkır ormanı (ha) Tescilli mera alanı (ha)** Büyükbaş hayvan sayısı*** Küçükbaş hayvan sayısı*** Nüfus*** 1 Adana Pozantı 17 12.840 61 3.345 1.509 25.100 20.683 2 Adana Tufanbeyli 18 8.491 371 1.775 14.111 18.930 17.667 3 Adıyaman Besni 32 9.644 0 2.470 11.188 92.118 77.301 4 Adıyaman Çelikhan 4 1.589 0 540 4.606 3.945 16.065 5 Adıyaman Gerger 5 1.645 0 0 13.045 24.582 19.035 6 Adıyaman Kahta 65 20.093 0 3.092 26.851 39.712 122.774 7 Adıyaman Merkez 63 23.421 488 7.226 39.406 97.220 304.615 8 Adıyaman Samsat 100 5.932 0 2.516 1.385 5.915 7.893 9 Adıyaman Sincik 15 6.434 476 3.369 13.073 11.761 17.414 10 Adıyaman Tut 13 3.085 0 37 4.821 8.517 10.161 11 Afyonkarahisar Bolvadin 38 8.573 0 4.942 34.010 81.493 43.398 12 Afyonkarahisar Çay 72 18.261 141 768 34.799 41.741 31.412 13 Afyonkarahisar Çobanlar 34 1.379 0 1 11.150 35.875 14.503 14 Afyonkarahisar Dinar 41 33.110 0 18 23.411 87.218 47.304 15 Afyonkarahisar Emirdağ 65 36.362 0 10.151 15.074 154.358 37.817 16 Afyonkarahisar Merkez 19 12.057 539 32 68.400 99.500 299.673 17 Afyonkarahisar Sandıklı 1 1.418 0 0 31.229 49.492 56.182 18 Afyonkarahisar Sinanpaşa 2 1.342 9 0 40.800 38.300 41.468 19 Afyonkarahisar Şuhut 98 63.814 702 5 34.404 68.298 36.947 20 Afyonkarahisar Sultandağı 87 35.210 0 4.851 7.976 51.540 15.076 21 Ağrı Diyadin 100 97.234 0 941 14.986 259.622 42.123 22 Ağrı Doğubayazıt 100 171.837 0 657 48.849 546.456 121.263 23 Ağrı Eleşkirt 100 76.797 1.187 1.627 62.152 45.057 34.180 24 Ağrı Hamur 100 57.066 0 334 43.226 67.281 19.115 25 Ağrı Merkez 100 97.485 1.059 4.236 103.675 77.982 149.188 26 Ağrı Patnos 99 53.884 0 753 36.145 201.713 122.833 27 Ağrı Taşlıçay 100 56.303 0 1.296 24.132 69.208 20.450 28 Ağrı Tutak 100 79.018 265 3.319 55.287 55.486 30.505 29 Aksaray Ağaçören 100 8.642 0 2.458 6.517 28.020 8.320 30 Aksaray Eskil 100 53.352 0 43.333 61.610 112.020 26.648 31 Aksaray Gülağaç 100 8.652 0 492 8.621 26.439 19.903 32 Aksaray Güzelyurt 100 9.628 173 3.805 6.342 21.873 11.761 33 Aksaray Merkez 100 133.839 807 62.615 142.535 382.232 295.351 34 Aksaray Ortaköy 100 22.122 0 7.356 21.802 55.704 32.504 35 Aksaray Sarıyahşi 100 6.063 0 1.847 1.400 4.252 6.801 36 Aksaray Sultanhanı 100 19.272 0 18.463 17.656 48.095 10.884 EK 3. Potansiyel Bozkır Bölgesi İçinde Bulunan İlçelerdeki Bozkır Alanı, Bozkır Ormanı Alanı, Tescilli Mera Alanı, Hayvan Sayıları ve Nüfus Verilerinin Dağılımı Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030150 no İl adı İlçe adı Potansiyel bozkır bölgesiyle kesişimi (%)* Bozkır alanı (ha) Bozkır ormanı (ha) Tescilli mera alanı (ha)** Büyükbaş hayvan sayısı*** Küçükbaş hayvan sayısı*** Nüfus*** 37 Amasya Göynücek 2 422 286 0 18.059 13.818 10.703 38 Ankara Akyurt 100 11.791 847 1.820 33.159 9.903 34.588 39 Ankara Altındağ 100 2.124 120 0 13.500 2.918 370.024 40 Ankara Ayaş 100 44.800 584 3.054 19.520 85.014 15.540 41 Ankara Bala 100 58.115 449 7.013 28.036 136.943 33.644 42 Ankara Beypazarı 86 67.775 20.151 343 12.392 135.895 48.274 43 Ankara Çankaya 100 21.856 1.346 410 9.576 38.754 920.890 44 Ankara Çubuk 100 41.762 21.317 813 60.478 43.003 89.046 45 Ankara Elmadağ 100 32.355 430 431 17.519 47.112 45.349 46 Ankara Etimesgut 100 5.911 221 1.438 2.277 12.354 570.727 47 Ankara Evren 100 5.115 0 87 2.730 5.327 3.606 48 Ankara Gölbaşı 100 30.580 183 9.776 33.160 126.025 134.378 49 Ankara Güdül 86 24.894 4.835 3.591 13.978 117.474 10.074 50 Ankara Haymana 100 81.127 33 39.047 35.116 182.215 45.931 51 Ankara Kahramankazan 100 14.431 3.088 1.873 17.471 26.934 53.522 52 Ankara Kalecik 100 55.696 473 7.354 23.877 22.865 13.450 53 Ankara Keçiören 100 5.390 486 710 3.666 5.552 909.787 54 Ankara Kızılcahamam 36 32.409 7.437 25 25.992 38.943 32.647 55 Ankara Mamak 100 10.575 57 12 11.472 11.310 647.252 56 Ankara Nallıhan 25 33.221 81 1 9.287 83.904 28.091 57 Ankara Polatlı 100 122.602 638 10.324 87.775 251.640 122.287 58 Ankara Pursaklar 100 3.548 101 137 3.601 4.000 143.055 59 Ankara Şereflikoçhisar 100 43.614 57 2.697 16.725 76.439 34.202 60 Ankara Sincan 100 24.258 86 10.107 41.380 98.874 518.893 61 Ankara Yenimahalle 100 5.527 11 1.193 2.516 8.082 663.580 62 Ardahan Çıldır 98 63.125 2.095 41.370 39.643 29.096 9.833 63 Ardahan Damal 100 9.237 137 3.894 18.580 140 5.802 64 Ardahan Göle 65 52.722 440 31.876 93.325 16.750 25.187 65 Ardahan Hanak 99 41.289 1.023 27.749 42.572 3.240 9.054 66 Ardahan Merkez 92 68.391 3.110 42.842 95.633 24.000 42.226 67 Ardahan Posof 5 2.716 0 1.981 17.172 1.012 6.805 68 Artvin Ardanuç 13 12.834 42 5.505 9.483 45.458 12.056 69 Artvin Şavşat 3 4.143 0 3.523 19.264 17.026 17.606 70 Artvin Yusufeli 4 7.174 547 2.431 14.121 11.971 20.794 71 Batman Beşiri 100 38.050 0 7.498 6.866 190.302 30.445 72 Batman Gercüş 100 71.527 0 751 4.514 60.708 20.484 73 Batman Hasankeyf 100 27.979 0 1.030 1.424 17.797 6.724 74 Batman Kozluk 60 38.722 0 318 41.080 136.203 61.437 75 Batman Merkez 100 30.889 0 10.314 24.171 357.843 447.106 76 Batman Sason 26 15.591 0 0 29.729 57.302 32.907 77 Bayburt Aydıntepe 80 28.270 347 10.558 9.666 6.067 6.984 78 Bayburt Demirözü 100 32.041 1.211 4.313 18.984 6.584 8.657 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 151 no İl adı İlçe adı Potansiyel bozkır bölgesiyle kesişimi (%)* Bozkır alanı (ha) Bozkır ormanı (ha) Tescilli mera alanı (ha)** Büyükbaş hayvan sayısı*** Küçükbaş hayvan sayısı*** Nüfus*** 79 Bayburt Merkez 99 173.633 11.446 59.746 69.410 36.136 66.633 80 Bingöl Genç 3 3.314 26 0 20.493 33.591 38.428 81 Bitlis Adilcevaz 76 12.310 0 8.949 8.264 107.465 30.376 82 Bitlis Ahlat 14 2.451 0 667 11.964 105.651 40.806 83 Bitlis Tatvan 46 2.857 1.077 596 10.388 97.147 92.695 84 Çankırı Çerkeş 1 1.109 0 832 35.404 9.900 18.694 85 Çankırı Eldivan 100 18.563 4.240 4.123 3.300 8.738 7.588 86 Çankırı Ilgaz 8 4.822 1.351 844 10.150 11.839 14.891 87 Çankırı Kızılırmak 100 16.691 0 12.383 13.480 10.900 8.220 88 Çankırı Korgun 100 28.616 3.964 7.157 8.912 4.007 5.666 89 Çankırı Kurşunlu 39 19.054 2.351 8.004 12.367 7.829 10.307 90 Çankırı Merkez 100 74.463 792 32.434 15.843 49.020 96.025 91 Çankırı Orta 92 43.196 3.886 17.618 25.230 8.440 20.439 92 Çankırı Şabanözü 100 24.546 3.171 6.025 12.149 5.677 14.080 93 Çankırı Yapraklı 97 33.037 14.914 4.973 5.533 6.665 8.981 94 Çorum Alaca 100 25.850 8.040 3.391 24.429 15.398 31.460 95 Çorum Bayat 99 28.698 8.447 4.832 13.442 12.509 16.525 96 Çorum Boğazkale 100 5.882 7.845 227 4.507 4.427 4.175 97 Çorum Dodurga 35 3.347 1.440 7 2.498 2.700 6.368 98 Çorum İskilip 51 21.802 7.868 2.683 24.500 16.210 32.546 99 Çorum Laçin 19 1.806 863 53 5.600 9.194 4.770 100 Çorum Mecitözü 2 207 544 134 25.314 19.985 15.655 101 Çorum Merkez 85 68.950 34.568 14.117 53.951 44.100 294.807 102 Çorum Oğuzlar 98 4.094 1.755 135 3.574 0 5.483 103 Çorum Ortaköy 6 190 163 82 5.352 6.206 8.696 104 Çorum Sungurlu 100 64.082 12.401 8.062 36.487 45.410 49.082 105 Çorum Uğurludağ 100 17.027 4.421 1.619 7.624 9.141 8.252 106 Diyarbakır Bağlar 100 23.961 0 16.307 55.516 239.822 388.387 107 Diyarbakır Bismil 100 17.197 0 6.807 27.419 97.160 117.674 108 Diyarbakır Çermik 96 62.031 20 7.660 36.061 350.125 50.812 109 Diyarbakır Çınar 100 115.448 1 22.327 58.054 372.756 74.207 110 Diyarbakır Çüngüş 62 27.410 259 4.691 4.035 10.100 11.927 111 Diyarbakır Dicle 100 56.119 1.466 1.044 22.067 30.560 38.220 112 Diyarbakır Eğil 100 33.134 0 6.919 16.052 60.527 23.369 113 Diyarbakır Ergani 100 90.047 15 31.301 57.940 259.172 130.105 114 Diyarbakır Hani 94 30.701 290 657 17.203 24.642 33.100 115 Diyarbakır Hazro 100 21.811 1.012 1.884 20.391 13.405 16.935 116 Diyarbakır Kayapınar 100 21.609 0 10.427 27.025 128.885 362.407 117 Diyarbakır Kocaköy 100 9.840 195 151 18.732 12.578 16.679 118 Diyarbakır Kulp 43 55.854 924 75 56.030 55.000 36.640 119 Diyarbakır Lice 64 40.759 2.836 288 45.201 48.918 26.163 120 Diyarbakır Silvan 100 40.786 710 2.780 75.283 62.157 86.672 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030152 no İl adı İlçe adı Potansiyel bozkır bölgesiyle kesişimi (%)* Bozkır alanı (ha) Bozkır ormanı (ha) Tescilli mera alanı (ha)** Büyükbaş hayvan sayısı*** Küçükbaş hayvan sayısı*** Nüfus*** 121 Diyarbakır Sur 100 12.444 0 3.166 31.333 26.451 112.306 122 Diyarbakır Yenişehir 100 8.536 0 4.185 21.120 42.381 206.793 123 Elazığ Ağın 100 13.671 0 1 796 10.622 2.776 124 Elazığ Alacakaya 73 20.063 52 0 3.338 8.068 6.566 125 Elazığ Arıcak 53 14.369 924 0 10.238 10.389 17.028 126 Elazığ Baskil 100 93.685 287 9.102 5.617 9.078 20.505 127 Elazığ Karakoçan 11 4.934 0 0 35.662 60.856 28.702 128 Elazığ Keban 100 51.530 40 16.364 1.990 20.952 8.409 129 Elazığ Kovancılar 76 46.330 9 974 38.845 166.143 38.774 130 Elazığ Maden 100 68.677 750 382 5.365 8.927 16.608 131 Elazığ Merkez 100 106.277 857 34.346 69.671 343.520 421.726 132 Elazığ Palu 34 15.734 315 15 9.450 28.700 23.834 133 Elazığ Sivrice 100 55.395 208 7.118 6.446 31.490 10.710 134 Erzincan Çayırlı 65 44.525 769 19.362 12.066 29.025 9.032 135 Erzincan İliç 97 121.219 4.036 46.014 1.870 46.475 8.922 136 Erzincan Kemah 69 141.070 4.695 61.485 2.577 57.754 8.167 137 Erzincan Kemaliye 73 83.313 173 25.224 1.529 36.623 5.555 138 Erzincan Merkez 71 65.569 1.173 21.384 42.044 107.983 157.452 139 Erzincan Otlukbeli 100 25.753 818 10.884 5.705 5.043 2.437 140 Erzincan Refahiye 42 53.063 8.121 15.395 11.288 6.883 12.456 141 Erzincan Tercan 61 52.327 1.531 16.011 28.851 101.353 17.623 142 Erzincan Üzümlü 20 5.102 51 1.994 8.985 43.318 14.390 143 Erzurum Aşkale 80 67.475 5.749 28.438 34.093 16.005 23.589 144 Erzurum Aziziye 74 60.959 1.620 17.685 47.258 11.669 62.289 145 Erzurum Hınıs 57 41.341 1.212 16.162 41.858 98.059 26.865 146 Erzurum Horasan 100 83.750 1.935 38.521 64.567 27.736 39.445 147 Erzurum İspir 31 63.313 1.282 46.546 21.900 11.034 15.898 148 Erzurum Karaçoban 88 23.124 0 13.685 40.806 58.690 23.246 149 Erzurum Karayazı 100 147.527 1.785 51.593 62.700 76.402 28.502 150 Erzurum Köprüköy 100 34.713 2.319 13.293 43.168 22.703 16.178 151 Erzurum Narman 100 52.328 3.317 26.220 36.315 4.207 13.381 152 Erzurum Oltu 28 34.829 435 11.878 23.481 22.003 30.966 153 Erzurum Olur 39 30.363 652 19.548 15.484 9.336 6.715 154 Erzurum Palandöken 44 18.174 544 5.231 22.881 10.366 168.651 155 Erzurum Pasinler 92 53.576 5.364 23.756 65.367 46.912 28.961 156 Erzurum Pazaryolu 95 53.983 943 36.834 4.911 6.065 4.501 157 Erzurum Şenkaya 29 33.590 671 17.612 54.610 40.302 18.281 158 Erzurum Tekman 60 91.710 217 44.835 62.428 172.999 25.969 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 153 no İl adı İlçe adı Potansiyel bozkır bölgesiyle kesişimi (%)* Bozkır alanı (ha) Bozkır ormanı (ha) Tescilli mera alanı (ha)** Büyükbaş hayvan sayısı*** Küçükbaş hayvan sayısı*** Nüfus*** 159 Erzurum Tortum 69 86.936 2.226 56.948 35.555 17.246 17.054 160 Erzurum Uzundere 14 5.787 76 1.838 2.656 14.114 8.744 161 Erzurum Yakutiye 100 60.018 288 38.804 42.046 18.608 191.224 162 Eskişehir Alpu 53 15.318 0 10.812 23.274 64.231 11.242 163 Eskişehir Beylikova 94 35.198 0 24.445 8.658 39.826 6.953 164 Eskişehir Çifteler 89 10.411 0 3.179 6.838 67.195 15.098 165 Eskişehir Günyüzü 100 47.014 49 22.476 2.136 47.027 6.127 166 Eskişehir Mahmudiye 100 13.146 0 9.811 11.873 37.142 7.998 167 Eskişehir Mihalıççık 40 47.003 1.551 10.890 7.839 81.626 8.526 168 Eskişehir Odunpazarı 58 23.460 762 9.748 24.359 55.384 404.267 169 Eskişehir Seyitgazi 16 4.092 0 681 16.560 72.927 13.405 170 Eskişehir Sivrihisar 100 120.011 947 41.648 11.484 198.917 20.746 171 Eskişehir Tepebaşı 29 4.553 34 2.339 31.573 84.114 359.303 172 Gaziantep Araban 61 10.542 0 2.597 8.779 60.001 32.846 173 Gaziantep Karkamış 100 1.292 0 441 3.919 5.232 10.436 174 Gaziantep Nizip 62 10.499 0 2.017 70.429 18.032 142.389 175 Gaziantep Oğuzeli 71 2.870 0 1.074 58.419 77.647 32.653 176 Gaziantep Şahinbey 10 2.436 0 1.491 33.467 82.435 906.043 177 Gaziantep Yavuzeli 30 6.223 0 2.171 13.035 67.548 22.192 178 Giresun Alucra 4 2.229 752 584 6.353 5.725 12.250 179 Giresun Çamoluk 100 25.037 6.233 2.123 2.895 2.413 9.759 180 Giresun Şebinkarahisar 7 6.717 139 2.001 27.515 26.856 21.814 181 Gümüşhane Kelkit 96 86.985 18.567 13.923 33.450 10.849 47.891 182 Gümüşhane Köse 97 15.504 3.166 3.494 6.738 1.560 9.387 183 Gümüşhane Merkez 4 5.114 1.218 756 8.650 10.631 57.269 184 Gümüşhane Şiran 95 43.235 20.192 4.236 16.861 9.120 20.084 185 Hakkari Merkez 4 7.138 0 1.772 4.568 186.356 81.424 186 Hakkari Yüksekova 67 144.016 0 61.438 28.113 361.834 119.760 187 Iğdır Aralık 99 66.286 0 9.703 25.207 189.384 21.311 188 Iğdır Karakoyunlu 99 10.957 0 5.631 20.122 110.046 13.972 189 Iğdır Merkez 100 90.915 0 34.630 64.834 547.422 137.613 190 Iğdır Tuzluca 100 96.121 84 32.379 40.470 181.470 24.560 191 Isparta Uluborlu 1 248 0 0 1.827 15.013 6.388 192 Kahramanmaraş Afşin 96 87.078 436 22.345 33.302 61.000 81.423 193 Kahramanmaraş Ekinözü 32 13.282 143 4.601 7.740 11.936 11.839 194 Kahramanmaraş Elbistan 100 137.438 0 85.814 38.527 69.700 142.548 195 Kahramanmaraş Göksun 8 12.653 0 3.155 19.518 62.185 55.985 196 Kahramanmaraş Nurhak 26 24.178 0 14.880 2.330 32.229 12.592 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030154 no İl adı İlçe adı Potansiyel bozkır bölgesiyle kesişimi (%)* Bozkır alanı (ha) Bozkır ormanı (ha) Tescilli mera alanı (ha)** Büyükbaş hayvan sayısı*** Küçükbaş hayvan sayısı*** Nüfus*** 197 Kahramanmaraş Pazarcık 1 916 0 500 12.005 197.313 68.838 198 Karaman Ayrancı 99 175.566 0 84.068 7.864 243.211 8.338 199 Karaman Kazımkarabekir 100 13.809 14 1.725 3.897 20.538 4.407 200 Karaman Merkez 82 182.594 613 62.695 45.218 329.109 194.018 201 Kars Akyaka 99 13.330 0 2.886 35.060 13.000 10.985 202 Kars Arpaçay 100 63.039 0 9.954 57.000 61.500 17.373 203 Kars Digor 100 60.145 0 3.156 48.000 80.000 22.282 204 Kars Kağızman 100 136.946 3.087 3.063 45.000 159.000 45.936 205 Kars Merkez 100 85.745 0 15.651 110.030 70.000 115.891 206 Kars Sarıkamış 66 74.434 1.689 10.408 61.001 35.000 42.683 207 Kars Selim 95 43.147 0 8.587 59.010 25.000 23.231 208 Kars Susuz 100 28.419 219 4.965 35.000 13.000 10.497 209 Kayseri Akkışla 100 22.899 54 17.484 7.904 83.660 6.429 210 Kayseri Bünyan 100 49.271 12 36.214 34.532 45.463 31.497 211 Kayseri Develi 75 62.800 2.907 26.024 51.348 63.850 65.322 212 Kayseri Felahiye 100 19.551 23 6.071 4.584 15.010 6.602 213 Kayseri Hacılar 100 12.165 362 2.472 5.729 8.310 12.426 214 Kayseri İncesu 100 58.362 391 17.383 20.196 47.814 26.353 215 Kayseri Kocasinan 100 53.728 0 11.180 61.345 59.400 391.661 216 Kayseri Melikgazi 100 27.480 518 6.709 26.183 15.490 555.671 217 Kayseri Özvatan 100 17.120 6 6.961 2.063 7.490 5.413 218 Kayseri Pınarbaşı 100 198.320 235 65.577 32.047 111.506 26.911 219 Kayseri Sarıoğlan 100 22.468 46 13.270 16.818 13.827 16.938 220 Kayseri Sarız 94 92.580 845 50.469 16.475 16.872 10.098 221 Kayseri Talas 100 12.804 88 5.394 12.846 18.343 157.695 222 Kayseri Tomarza 100 79.794 1.289 38.519 26.138 27.944 22.808 223 Kayseri Yahyalı 22 20.751 156 8.402 20.762 72.161 36.331 224 Kayseri Yeşilhisar 100 48.890 0 29.886 10.726 39.953 17.525 225 Kilis Elbeyli 100 2.803 0 713 1.664 19.602 6.526 226 Kilis Merkez 50 4.330 0 1.337 7.034 90.330 116.034 227 Kilis Polateli 2 118 0 72 1.931 51.787 5.361 228 Kırıkkale Bahşili 100 13.337 1.235 557 1.272 5.246 7.907 229 Kırıkkale Balışeyh 100 13.883 1.628 1.700 9.415 13.145 7.221 230 Kırıkkale Çelebi 100 7.334 0 3.540 2.715 7.695 3.024 231 Kırıkkale Delice 100 32.981 2.007 7.078 7.053 20.996 10.017 232 Kırıkkale Karakeçili 100 1.960 0 499 3.758 5.954 3.810 233 Kırıkkale Keskin 100 45.269 664 19.615 28.079 32.876 18.139 234 Kırıkkale Merkez 100 20.570 261 2.114 11.676 17.638 196.645 235 Kırıkkale Sulakyurt 100 35.494 3.170 4.194 4.413 17.800 8.531 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 155 no İl adı İlçe adı Potansiyel bozkır bölgesiyle kesişimi (%)* Bozkır alanı (ha) Bozkır ormanı (ha) Tescilli mera alanı (ha)** Büyükbaş hayvan sayısı*** Küçükbaş hayvan sayısı*** Nüfus*** 236 Kırıkkale Yahşihan 100 24.350 1 2.366 4.835 13.752 31.308 237 Kırşehir Akçakent 100 15.821 3.997 1.001 8.805 11.380 4.229 238 Kırşehir Akpınar 100 24.445 0 4.576 9.819 18.548 7.826 239 Kırşehir Boztepe 100 17.738 0 4.923 35.310 15.970 5.581 240 Kırşehir Çiçekdağı 100 34.281 2.344 6.336 21.080 46.383 14.735 241 Kırşehir Kaman 100 40.487 198 16.760 25.111 52.200 37.223 242 Kırşehir Merkez 100 71.594 20 28.276 99.595 102.217 153.511 243 Kırşehir Mucur 100 30.533 0 7.652 23.425 30.472 18.763 244 Konya Ahırlı 40 5.541 721 34 7.405 20.000 5.084 245 Konya Akören 100 41.240 2.654 2.159 6.791 23.333 5.879 246 Konya Akşehir 64 5.169 26 2.564 34.605 31.150 93.233 247 Konya Altınekin 100 39.032 0 28.152 13.512 63.361 14.548 248 Konya Beyşehir 39 35.629 3.314 1.828 34.510 33.300 73.768 249 Konya Bozkır 35 22.932 2.437 0 11.605 30.600 26.287 250 Konya Çeltik 100 11.405 0 5.245 3.179 32.408 10.071 251 Konya Cihanbeyli 100 92.939 0 45.561 42.430 165.675 52.525 252 Konya Çumra 100 59.449 622 23.726 90.876 147.806 66.794 253 Konya Derbent 100 17.397 4.938 1.549 4.761 5.346 4.455 254 Konya Doğanhisar 42 915 784 0 9.373 9.051 16.029 255 Konya Emirgazi 100 28.893 9 13.534 30.054 85.803 8.949 256 Konya Ereğli 100 104.135 0 53.776 169.501 189.071 145.389 257 Konya Güneysınır 87 27.944 605 1.251 8.050 25.377 9.458 258 Konya Halkapınar 99 53.081 514 21.504 6.849 18.082 4.354 259 Konya Ilgın 97 59.725 10.511 13.992 40.045 91.319 54.622 260 Konya Kadınhanı 100 44.040 1.187 24.478 34.531 110.300 33.036 261 Konya Karapınar 100 141.265 120 121.625 75.632 318.279 49.766 262 Konya Karatay 100 101.362 0 76.669 79.479 183.800 323.659 263 Konya Kulu 100 44.399 0 11.295 22.998 116.998 50.667 264 Konya Meram 100 111.537 8.728 12.392 82.175 139.757 342.315 265 Konya Sarayönü 100 49.478 1.053 30.395 28.800 89.060 26.875 266 Konya Selçuklu 100 104.545 856 30.916 13.348 101.530 648.850 267 Konya Seydişehir 74 58.196 10.655 3.861 31.491 54.189 64.687 268 Konya Tuzlukçu 100 22.139 0 5.468 10.252 24.888 7.280 269 Konya Yalıhüyük 96 456 0 0 660 650 1.785 270 Konya Yunak 100 70.179 0 19.932 14.402 65.997 23.093 271 Malatya Akçadağ 100 71.469 911 24.851 18.137 24.687 35.359 272 Malatya Arapgir 100 80.604 3.293 7.542 5.391 59.329 10.868 273 Malatya Arguvan 100 69.590 2.124 17.960 8.270 44.989 8.157 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030156 no İl adı İlçe adı Potansiyel bozkır bölgesiyle kesişimi (%)* Bozkır alanı (ha) Bozkır ormanı (ha) Tescilli mera alanı (ha)** Büyükbaş hayvan sayısı*** Küçükbaş hayvan sayısı*** Nüfus*** 274 Malatya Battalgazi 100 58.452 1.168 6.849 44.318 18.390 295.821 275 Malatya Darende 100 112.711 0 10.670 7.586 33.605 29.045 276 Malatya Doğanşehir 39 36.100 1.050 7.333 10.985 39.850 39.454 277 Malatya Doğanyol 66 7.212 398 2.104 3.406 557 4.420 278 Malatya Hekimhan 100 118.058 516 9.714 8.163 18.935 22.867 279 Malatya Kale 100 14.886 472 4.698 2.378 48 6.100 280 Malatya Kuluncak 100 47.489 183 10.519 4.763 17.145 8.384 281 Malatya Pütürge 58 48.890 5.905 9.189 9.824 5.666 15.049 282 Malatya Yazıhan 100 27.720 28 5.604 17.180 25.560 16.673 283 Malatya Yeşilyurt 88 48.219 226 16.567 33.920 49.672 304.839 284 Mardin Artuklu 100 50.265 0 11.433 6.192 107.873 174.731 285 Mardin Dargeçit 100 46.904 0 173 7.789 46.959 28.555 286 Mardin Derik 100 72.858 0 19.492 56.600 317.065 61.830 287 Mardin Kızıltepe 100 18.404 0 4.735 8.603 77.147 252.656 288 Mardin Mazıdağı 100 63.831 8 969 8.114 132.422 35.757 289 Mardin Midyat 100 95.047 0 1.453 12.726 66.572 113.367 290 Mardin Nusaybin 100 73.729 0 405 6.958 81.981 105.856 291 Mardin Ömerli 100 34.750 1 0 2.363 27.244 14.233 292 Mardin Savur 100 78.397 0 499 6.273 78.949 27.304 293 Mardin Yeşilli 100 12.638 1 577 1.207 39.270 14.906 294 Mersin Çamlıyayla 3 1.770 0 0 2.000 49.301 8.679 295 Mersin Erdemli 10 23.189 0 6.243 7.360 225.000 140.331 296 Mersin Mut 3 7.706 0 560 20.100 181.238 62.853 297 Mersin Silifke 3 7.467 0 1.129 11.476 163.215 119.303 298 Muş Bulanık 32 12.399 0 1.323 103.445 143.186 80.540 299 Muş Malazgirt 92 50.804 9 1.581 64.892 41.394 51.323 300 Nevşehir Acıgöl 100 15.891 0 3.734 10.319 8.500 19.561 301 Nevşehir Avanos 100 37.531 0 13.087 16.811 24.233 32.618 302 Nevşehir Derinkuyu 100 14.230 0 7.125 14.043 13.389 20.786 303 Nevşehir Gülşehir 100 31.517 344 14.226 13.296 41.378 21.771 304 Nevşehir Hacıbektaş 100 18.147 211 10.217 9.258 16.105 11.487 305 Nevşehir Kozaklı 100 20.989 0 10.758 9.553 14.066 13.570 306 Nevşehir Merkez 100 15.474 1 3.789 11.019 16.500 143.194 307 Nevşehir Ürgüp 100 30.568 0 7.630 6.384 11.799 35.352 308 Niğde Altunhisar 100 36.613 78 5.973 9.088 51.040 15.463 309 Niğde Bor 100 92.496 0 32.927 43.186 121.031 60.335 310 Niğde Çamardı 85 80.445 124 23.185 5.517 65.826 13.200 311 Niğde Çiftlik 100 26.832 1.105 7.715 14.200 48.678 28.168 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 157 no İl adı İlçe adı Potansiyel bozkır bölgesiyle kesişimi (%)* Bozkır alanı (ha) Bozkır ormanı (ha) Tescilli mera alanı (ha)** Büyükbaş hayvan sayısı*** Küçükbaş hayvan sayısı*** Nüfus*** 312 Niğde Merkez 100 108.168 344 48.722 94.316 207.507 224.289 313 Niğde Ulukışla 66 64.521 286 4.488 6.170 78.887 23.252 314 Rize İkizdere 3 2.238 0 847 3.061 2.179 9.809 315 Şanlıurfa Akçakale 99 23.638 0 10.847 20.130 80.970 113.194 316 Şanlıurfa Birecik 100 20.037 0 928 14.473 41.093 95.149 317 Şanlıurfa Bozova 100 44.760 704 9.284 13.725 31.281 58.565 318 Şanlıurfa Ceylanpınar 100 50.368 0 6.556 19.775 209.955 87.684 319 Şanlıurfa Eyyübiye 100 95.249 0 22.677 28.776 118.955 379.123 320 Şanlıurfa Halfeti 100 31.187 0 560 12.330 31.120 41.142 321 Şanlıurfa Haliliye 100 95.659 418 47.557 31.978 152.402 376.251 322 Şanlıurfa Harran 100 23.931 0 7.476 6.865 46.427 87.843 323 Şanlıurfa Hilvan 100 32.177 0 15.163 14.193 111.149 42.829 324 Şanlıurfa Karaköprü 100 37.697 439 17.752 8.561 45.927 195.552 325 Şanlıurfa Siverek 100 193.449 147 66.482 89.696 806.130 258.265 326 Şanlıurfa Suruç 100 11.024 0 5.308 8.324 19.475 104.302 327 Şanlıurfa Viranşehir 100 98.294 0 60.806 83.258 453.780 195.910 328 Siirt Baykan 33 15.933 1 314 7.346 109.045 26.160 329 Siirt Eruh 14 12.509 16 173 3.000 117.118 20.513 330 Siirt Kurtalan 100 41.400 0 12.803 5.835 118.000 59.647 331 Siirt Merkez 47 22.357 7 2.529 4.386 528.723 166.332 332 Şırnak Cizre 76 18.956 0 2.949 15.411 200.291 143.124 333 Şırnak Güçlükonak 56 23.339 0 0 2.051 111.100 13.091 334 Şırnak İdil 100 77.914 0 7.933 32.216 325.340 76.523 335 Sivas Akıncılar 28 7.158 717 1.423 4.530 1.387 5.675 336 Sivas Altınyayla 100 32.202 0 17.636 12.366 39.424 9.309 337 Sivas Divriği 100 228.720 2.733 40.441 9.973 47.018 16.377 338 Sivas Gemerek 92 59.281 666 25.451 22.135 45.137 24.828 339 Sivas Gölova 88 14.000 988 3.645 5.333 2.843 4.176 340 Sivas Gürün 100 218.063 19 137.857 17.100 109.000 19.076 341 Sivas Hafik 79 89.894 2.219 36.087 17.894 14.630 10.062 342 Sivas İmranlı 93 96.546 7.449 36.145 8.319 3.128 8.249 343 Sivas Kangal 100 203.604 420 132.541 17.170 67.259 21.669 344 Sivas Koyulhisar 1 938 0 511 11.602 8.481 14.613 345 Sivas Merkez 96 196.733 1.915 90.678 78.057 59.959 377.561 346 Sivas Şarkışla 94 99.053 919 35.526 39.458 46.941 38.954 347 Sivas Suşehri 23 13.619 3.274 7.391 19.495 16.833 25.654 348 Sivas Ulaş 100 57.976 459 25.078 13.047 47.988 9.682 349 Sivas Yıldızeli 57 71.925 3.220 28.604 50.936 59.639 33.986 350 Sivas Zara 83 151.004 11.965 52.831 26.684 8.769 23.336 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030158 no İl adı İlçe adı Potansiyel bozkır bölgesiyle kesişimi (%)* Bozkır alanı (ha) Bozkır ormanı (ha) Tescilli mera alanı (ha)** Büyükbaş hayvan sayısı*** Küçükbaş hayvan sayısı*** Nüfus*** 351 Tokat Artova 63 11.259 2.645 1.595 13.206 10.700 8.744 352 Tokat Merkez 9 7.247 281 2.432 59.627 79.500 201.294 353 Tokat Sulusaray 91 9.134 1.640 974 11.052 7.112 7.401 354 Tokat Yeşilyurt 36 2.337 541 88 13.969 7.783 9.154 355 Tokat Zile 41 19.421 6.048 3.527 47.223 43.435 55.673 356 Tunceli Çemişgezek 43 11.296 0 904 4.173 125.412 8.347 357 Tunceli Mazgirt 23 9.313 0 210 6.409 43.256 8.430 358 Tunceli Pertek 38 23.531 0 2.625 5.503 128.639 11.669 359 Van Başkale 98 231.868 0 174.307 13.240 313.635 52.544 360 Van Çaldıran 100 121.008 0 73.876 6.563 224.007 63.013 361 Van Çatak 25 46.675 129 32.084 2.004 134.394 20.937 362 Van Edremit 100 19.975 0 17.526 11.024 88.962 125.884 363 Van Erciş 100 137.926 0 106.526 37.960 317.020 173.313 364 Van Gevaş 52 8.499 185 5.877 9.100 82.120 28.620 365 Van Gürpınar 99 363.768 0 290.656 8.721 643.595 35.663 366 Van İpekyolu 100 64.507 0 57.681 18.000 154.101 312.244 367 Van Muradiye 100 71.299 0 58.176 21.752 169.784 49.688 368 Van Özalp 100 102.270 0 95.073 8.903 236.645 65.785 369 Van Saray 100 72.575 0 66.108 3.074 165.950 20.949 370 Van Tuşba 100 60.215 0 49.041 33.000 80.026 160.522 371 Yozgat Akdağmadeni 50 41.122 13.324 1.341 36.051 40.863 42.919 372 Yozgat Aydıncık 89 7.537 7.901 299 8.341 6.762 10.407 373 Yozgat Boğazlıyan 100 28.915 0 5.221 14.406 66.174 34.121 374 Yozgat Çandır 100 5.394 0 542 2.081 6.151 4.597 375 Yozgat Çayıralan 44 15.812 4.496 1.404 7.445 13.238 13.512 376 Yozgat Çekerek 100 34.053 16.107 227 25.943 17.953 19.786 377 Yozgat Kadışehri 96 16.680 4.553 1.046 19.199 9.365 11.716 378 Yozgat Merkez 100 79.758 7.023 39.793 35.506 52.000 105.167 379 Yozgat Saraykent 100 10.663 6.285 419 9.462 2.654 14.198 380 Yozgat Sarıkaya 99 18.602 2.494 4.501 23.778 23.911 33.010 381 Yozgat Şefaatli 100 15.291 1 10.494 9.301 25.010 15.135 382 Yozgat Sorgun 100 36.192 9.286 2.830 32.895 35.217 79.314 383 Yozgat Yenifakılı 100 11.485 0 854 3.611 20.000 5.538 384 Yozgat Yerköy 100 42.897 2.161 5.494 19.790 59.500 35.561 * İlçenin yüzölçümünün potansiyel bozkır bölgesi ile kesişiminin <%50 olduğu iller gri ile gösterilmiştir. Kesişimin %1’den daha düşük olduğu iller gösterilmemiştir. ** İldeki potansiyel bozkır bölgesi içinde kalan tescilli meraların alan büyüklüğü verilmiştir. Tescilli mera verileri Nisan 2020 itibariyle günceldir. *** Nüfus ve hayvan istatistikleri için TÜİK 2018 verileri kullanılmıştır. Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 159 EK 4. Strateji Çalışmasına Destek Veren Uzmanlar no Katılımcı Adı Soyadı Kurum / Birim Adı İl 1 Selami Işık Şanlıurfa Valiliği Vali Yardımcısı Şanlıurfa 2 Mustafa Bulut Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Ankara 3 Suat Yılmaz Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Ankara 4 Ahmet Dallı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Ankara 5 Mehmet Çelik Orman Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Ankara 6 İsrafil Erdoğan Orman ve Su İşleri Bakanlığı 3. Bölge Müdürü Şanlıurfa 7 Murat Akgün Orman ve Su İşleri Bakanlığı 3. Bölge Müdür Yardımcısı Şanlıurfa 8 Adil Uztemur 3. Bölge Müdürlüğü Şanlıurfa İl Şube Müdürlüğü Şanlıurfa 9 Ahmet İlker Eken 3. Bölge Müdürlüğü Şanlıurfa İl Şube Müdürlüğü Şanlıurfa 10 Ahmet Ziya Evren 3. Bölge Müdürlüğü Şanlıurfa İl Şube Müdürlüğü Şanlıurfa 11 Asiye Şahbaz 3. Bölge Müdürlüğü Şanlıurfa İl Şube Müdürlüğü Şanlıurfa 12 Burak Aynur 3. Bölge Müdürlüğü Şanlıurfa İl Şube Müdürlüğü Şanlıurfa 13 Fecir Örnek Şanlıurfa İl Şube Müdürlüğü Şanlıurfa 14 Ecrin Kapucu 3. Bölge Müdürlüğü Şanlıurfa İl Şube Müdürlüğü Şanlıurfa 15 Fatime Şelale 3. Bölge Müdürlüğü Şanlıurfa İl Şube Müdürlüğü Şanlıurfa 16 Gülcihan Karaca Aynur 3. Bölge Müdürlüğü Şanlıurfa İl Şube Müdürlüğü Şanlıurfa 17 Halil Haspolat 3. Bölge Müdürlüğü Şanlıurfa İl Şube Müdürlüğü Şanlıurfa 18 Mehmet Ekinci 3. Bölge Müdürlüğü Şanlıurfa İl Şube Müdürlüğü Şanlıurfa Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030160 no Katılımcı Adı Soyadı Kurum / Birim Adı İl 19 Mehmet Emin Saygan 3. Bölge Müdürlüğü Şanlıurfa İl Şube Müdürlüğü Şanlıurfa 20 Mehmet Gürkaynak 3. Bölge Müdürlüğü Şanlıurfa İl Şube Müdürlüğü Şanlıurfa 21 Reşat Ektiren 3. Bölge Müdürlüğü Şanlıurfa İl Şube Müdürlüğü Şanlıurfa 22 Sait Ceylan 3. Bölge Müdürlüğü Şanlıurfa İl Şube Müdürlüğü Şanlıurfa 23 Samed Aksungur 3. Bölge Müdürlüğü Şanlıurfa İl Şube Müdürlüğü Şanlıurfa 24 Soner Gelici 3. Bölge Müdürlüğü Şanlıurfa İl Şube Müdürlüğü Şanlıurfa 25 Suat Tekin 3. Bölge Müdürlüğü Şanlıurfa İl Şube Müdürlüğü Şanlıurfa 26 Ziya Atcı 3. Bölge Müdürlüğü Şanlıurfa İl Şube Müdürlüğü Şanlıurfa 27 Ziya Aygün 3. Bölge Müdürlüğü Şanlıurfa İl Şube Müdürlüğü Şanlıurfa 28 Ömür Aybike Yıldırım Yerel Bazlı Proje Asistanı - FAO Şanlıurfa Ofisi Şanlıurfa 29 Adnan Yetkin Şanlıurfa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Şanlıurfa 30 Aziz Aktacir Şanlıurfa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Şanlıurfa 31 Murat Çakmak Şanlıurfa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Şanlıurfa 32 Fatma Akgün Şanlıurfa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Şanlıurfa 33 Fevzi Seymen Şanlıurfa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Şanlıurfa 34 Halil Harem Şanlıurfa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Şanlıurfa 35 Halil Nimetoğlu Şanlıurfa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Şanlıurfa 36 Halil Şıtıl Şanlıurfa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Şanlıurfa 37 Mehmet Gözoğlu Şanlıurfa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Şanlıurfa 38 Mehmet Tanrıverdi Şanlıurfa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Şanlıurfa 39 Mehmet Sait Yıldız Şanlıurfa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Şanlıurfa 40 Melda Akil Şanlıurfa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Şanlıurfa 41 Ramazan Bozdağ Şanlıurfa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Şanlıurfa 42 Süleyman Şeker Şanlıurfa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Şanlıurfa 43 Süleyman Tüzün Şanlıurfa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Şanlıurfa 44 Sabri Tutuş Şanlıurfa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Halfeti İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü Şanlıurfa 45 Sıraç Yolcu Şanlıurfa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Halfeti İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü Şanlıurfa Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 161 no Katılımcı Adı Soyadı Kurum / Birim Adı İl 46 Murat Yahlizade Şanlıurfa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Suruç İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü Şanlıurfa 47 M. Akan Akmeşe Şanlıurfa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Viranşehir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü Şanlıurfa 48 Sezer Mecu Şanlıurfa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Viranşehir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü Şanlıurfa 49 Cevdet Çiçek Şanlıurfa Orman Bölge Müdürlüğü Şanlıurfa 50 Mehmet Taşan Şanlıurfa Orman Bölge Müdürlüğü Şanlıurfa 51 Murat Tuncer Şanlıurfa Orman Bölge Müdürlüğü Şanlıurfa 52 Şevket Tepe Şanlıurfa Orman Bölge Müdürlüğü Şanlıurfa 53 Mehmet Yavuz Gap Bölgesel Kalkınma İdaresi Başkanlığı (BKİ) Şanlıurfa 54 Neslihan Aktaş Gap Bölgesel Kalkınma İdaresi Başkanlığı (BKİ) Şanlıurfa 55 Ali İlkhan GAP Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü Müdürlüğü Şanlıurfa 56 Halil Hatipoğlu GAP Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü Müdürlüğü Şanlıurfa 57 İbrahim Halil Çetiner GAP Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü Müdürlüğü Şanlıurfa 58 Murat Tarini GAP Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü Müdürlüğü Şanlıurfa 59 Adem Ekinci Şanlıurfa İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü Şanlıurfa 60 Ayşe Kader Polat Şanlıurfa İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü Şanlıurfa 61 Mehmet Kasım Ermiş Şanlıurfa İl Jandarma Komutanlığı Şanlıurfa 62 Aydın Aslan Şanlıurfa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Şanlıurfa 63 Aykut Hakan Kutluhan Şanlıurfa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Şanlıurfa 64 İ. Etem Kapici Şanlıurfa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Kültür Tabiat Varlıkları Şubesi Şanlıurfa 65 ismail Uğur Hatipoğlu Şanlıurfa İl Milli Eğitim Müdürlüğü Şanlıurfa 66 Faik Yüksekyayla Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi - Etüt ve Projeler Dairesi Başkanlığı Şanlıurfa 67 Sümeyye Kırıkçı Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi - Etüt ve Projeler Dairesi Başkanlığı Şanlıurfa 68 Fatma Abak Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi - Kadın Aile Şube Müdürlüğü Şanlıurfa 69 Leyla Duşak Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi - Kadın Aile Şube Müdürlüğü Şanlıurfa 70 Gülçin Baytur Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi - Park Bahçeler Dairesi Başkanliği Şanlıurfa 71 Kudret Rat Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi - Park Bahçeler Dairesi Başkanliği Şanlıurfa 72 Mehmet Işık Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi - Park Bahçeler Dairesi Başkanliği Şanlıurfa Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030162 no Katılımcı Adı Soyadı Kurum / Birim Adı İl 73 Özlem Kendirci Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi - Park Bahçeler Dairesi Başkanliği Şanlıurfa 74 Sevda Samak Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi - Park Bahçeler Dairesi Başkanliği Şanlıurfa 75 Bekir Yavuz Şanlıurfa 76 Ali Volkan Bilgili Harran Üniversitesi Şanlıurfa 77 Mahmut Kaya Harran Üniversitesi Şanlıurfa 78 Emrah Ramazanoğlu Harran Üniversitesi Şanlıurfa 79 İrfan Özberk Harran Üniversitesi Şanlıurfa 80 Mehmet Ali Çullu Harran Üniversitesi Şanlıurfa 81 Romedi Çelik Harran Üniversitesi Şanlıurfa 82 Şükrü Gürler Harran Üniversitesi Şanlıurfa 83 Ali Rıza Öztürkmen Harran Üniversitesi Bağımsız Uzmanlar Grubu Şanlıurfa 84 Ömer Faruk Kaya Harran Üniversitesi Bağımsız Uzmanlar Grubu Şanlıurfa 85 Tahir Polat Harran Üniversitesi Bağımsız Uzmanlar Grubu Şanlıurfa 86 Büşra Bayık Çevre Koruma Vakfı Şanlıurfa 87 Hatice Akgül Çevre Koruma Vakfı Şanlıurfa 88 Hasan Eyyüpoğlu Koyun Keçi Yetiştirme Birliği Şanlıurfa 89 Abdullah Açıkgöz Şanlıurfa Veteriner Hekim Odası Şanlıurfa 90 Nadiye Şihanlıoğlu Şanlıurfa Veteriner Hekim Odası Şanlıurfa 91 Mustafa Kandırmış 7. Bölge Müdürlüğü Adana 92 Aydın Cesur Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Adana 93 İsmail Kozan 3. Bölge Müdürlüğü Adıyaman Şube Müdürlüğü Adıyaman 94 Şahin Çılgın 5. Bölge Müdürlüğü Afyon 95 Koray Sunamak 9. Bölge Müdürlüğü Ankara 96 Zafer Çelik Ankara İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Ankara 97 Yüsra Gül Tozoğlu Koçoğlu Bakanlık AB-DİD Genel Müdürlüğü Ankara 98 Tuncay Gürsoy Yüce Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Ankara 99 Kürşat Kağan Yeşil Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü Ankara 100 Davut Özgür Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü Ulusal Proje Uygulama Birimi Ankara 101 Esra Esina Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü Proje Odak Noktası Ankara 102 Gültekin Öçalan Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü Ulusal Proje Uygulama Birimi Ankara Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 163 no Katılımcı Adı Soyadı Kurum / Birim Adı İl 103 Tuğba Usta Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Grup Sorumlusu-Proje Odak Noktası Ankara 104 Abdulsamet Haçat Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Ulusal Proje Uygulama Birimi Ankara 105 Burak Tatar Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Ulusal Proje Uygulama Birimi Ankara 106 Fatih Köylüoğlu Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Ulusal Proje Uygulama Birimi Ankara 107 Ömer Faruk Aslan Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Ulusal Proje Uygulama Birimi Ankara 108 Serhat Erbaş Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Ulusal Proje Uygulama Birimi Ankara 109 Ümit Bolat Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Ulusal Proje Uygulama Birimi Ankara 110 Aysun Özkan Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Ankara 111 Cihad Öztürk Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Ankara 112 Erdoğan Ertürk Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Ankara 113 Erol Kuru Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Ankara 114 Gencay Serter Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Ankara 115 Gökhan Yıldırım Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Ankara 116 Hüseyin Gökçe Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Ankara 117 İsmail Üzmez Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Ankara 118 Mustafa Yılmaz Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Ankara 119 Neşe Ersöz Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Ankara 120 Nurcihan Mercan Erdoğan Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Ankara 121 Mehmet Koç Orman Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler Eğitim ve Araştırma Dairesi Başkanı Ankara 122 Ramazan Balı Orman Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler Eğitim ve Araştırma Dairesi Başkanlığı Ankara 123 Kıymet Keleş Orman Genel Müdürlüğü Ulusal Proje Uygulama Birimi Ankara 124 Türkan Özdemir Orman Genel Müdürlüğü Ulusal Proje Uygulama Birimi Ankara 125 Cezmi Keleş Orman Genel Müdürlüğü Ankara 126 Nuran Karaçorlu Orman Genel Müdürlüğü Ankara 127 Şenol Oktay Keten Orman Genel Müdürlüğü Ankara 128 Uğur Tüfekçioğlu Orman Genel Müdürlüğü Ankara Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030164 no Katılımcı Adı Soyadı Kurum / Birim Adı İl 129 Yaşar Sönmez Orman Genel Müdürlüğü Ankara 130 Erol Bulut Hayvancılık Genel Müdürlüğü Ankara 131 Nuray Beşaltı Hayvancılık Genel Müdürlüğü Ankara 132 Ömer Bedir Erdem Hayvancılık Genel Müdürlüğü Ankara 133 Ayşe Gökçe Yücel Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü Ankara 134 Simge Poyraz Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü Ankara 135 Esra Akçelik Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğüı Ankara 136 Hatice Özlem Gürbüz Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğüı Ankara 137 İhsan Çetin Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğüı Ankara 138 Naciye Çakır Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Ankara 139 Şenay Boyraz Topaloğlu Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Ankara 140 Arzu Özer Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Ankara 141 N. Cem Aktuz Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Ankara 142 Fatma Kurt Emekli Kamu Kurum Personeli Ankara 143 Özgün Talan Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Antalya 144 Sinan Aykan Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Antalya 145 Orhan Ceylan 6. Bölge Müdürlüğü Burdur 146 Murat Yıldırım 15. Bölge Müdürlüğü Diyarbakır 147 Oral Özgen Diyarbakır İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Diyarbakır 148 Fehmi Yüksel 13. Bölge Müdürlüğü Erzurum 149 Fethi Akman Erzurum İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Erzurum 150 Şerafettin Çakal Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Erzurum 151 Hüseyin İnce 3. Bölge Müdürlüğü Gaziantep Şube Müdürlüğü Gaziantep 152 Mustafa Gözel 3. Bölge Müdürlüğü Gaziantep Şube Müdürlüğü Gaziantep 153 Bedir Katrancı Gaziantep İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Gaziantep 154 Yılmaz Türk İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü İstanbul 155 Mustafa Alkan 8. Bölge Müdürlüğü Karaman 156 Durmuş Batu Kars İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Kars 157 Ergun Yılmaz Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Kayseri 158 Hüseyin Gökdeniz 3. Bölge Müdürlüğü Kilis Şube Müdürlüğü Kilis 159 İ. Serhat Uğraş 8. Bölge Müdürlüğü Konya 160 Mustafa Tuğrul Şahin 8. Bölge Müdürlüğü Konya 161 Yakup Avcı 8. Bölge Müdürlüğü Konya 162 Şevket Bozdağ 15. Bölge Müdürlüğü Malatya 163 M. Beşir Ünat 3. Bölge Müdürlüğü Mardin Şube Müdürlüğü Mardin 164 Oral Özgen Diyarbakır İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Diyarbakır 165 Üzeyir Tombul Konya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Konya 166 Mehmet Latif İnanç Mardin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Mardin Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 165 no Katılımcı Adı Soyadı Kurum / Birim Adı İl 167 Fatih Süzgeç Muş İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Muş 168 Recai Gündüz Ordu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Ordu 169 Özkan Bayrak Osmaniye İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Osmaniye 170 Erol Çiftçi Sivas İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Sivas 171 Orhan Kalay 3. Bölge Müdürlüğü Şırnak Şube Müdürlüğü Şırnak 172 Suat Safran Van İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Van 173 M. Zülfü Yıldız Adıyaman Üniversitesi Adıyaman 174 Alptekin Karagöz Aksaray Üniversitesi Aksaray 175 Selçuk Tuğrul Körüklü Ankara Üniversitesi Ankara 176 Bülent Gülçubuk Ankara Üniversitesi Ankara 177 F. Güler Ekmekçi Hacettepe Üniversitesi Ankara 178 Latif Kurt Ankara Üniversitesi Ankara 179 Nilgül Karadeniz Ankara Üniversitesi Ankara 180 Hayrettin Kendir Ankara Üniversitesi Ankara 181 Zekiye Çetinkaya Ankara Üniversitesi Ankara 182 Tuna Ekim Emekli Öğretim Görevlisi Ankara 183 Mecit Vural Gazi Üniversitesi Ankara 184 Burcu Tarıkahya Hacıoğlu Hacettepe Üniversitesi Ankara 185 Can Bilgin Orta Doğu Teknik Üniversitesi Ankara 186 Bilal Şahin Çankırı Karatekin Üniversitesi Çankırı 187 Recep Karakaş Dicle Üniversitesi Diyarbakır 188 Didem Ambarlı Düzce Üniversitesi Düzce 189 Itır Erhart Bilgi Üniversitesi İstanbul 190 Alper Hüseyin Çolak İstanbul Üniversitesi - Cerrahpaşa Orman Fakültesi İstanbul 191 Kenan Ok İstanbul Üniversitesi - Cerrahpaşa Orman Fakültesi İstanbul 192 Evrim Karaçetin Erciyes Üniversitesi Kayseri 193 Hakan Gür Ahi Evran Üniversitesi Kırşehir 194 Zeki Acar Ondokuz Mayıs Üniversitesi Samsun 195 Aydan Özkil Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Program Asistanı Ankara 196 Burak Avcıoğlu Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Ankara 197 Fatma Güngör Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Sürdürülebilir Arazi Yönetimi Projesi Ulusal Proje Koordinatörü Ankara 198 Nihan Yenilmez Arpa Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Bozkır Projesi Ulusal Proje Koordinatörü Ankara 199 Nilüfer Gündüz Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Ankara 200 Peter Pechacek Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Ankara Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030166 no Katılımcı Adı Soyadı Kurum / Birim Adı İl 201 Sibel Nihal Tekin Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Ankara 202 Şafak Toros Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Ankara 203 Yeryeong Joo Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Ankara 204 S. Serhat Arda ANÇEO Ankara 205 İlker Özbahar Doğa Araştırmaları Derneği Ankara 206 İlhan Koçulu Girişimci İstanbul 207 Ercan Sütlü Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF-Türkiye) Ankara 208 Mehmet Tural Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF-Türkiye) İstanbul 209 Volkan Büyükgüngör Anadolu Meraları İstanbul 210 Durukan Dudu Anadolu Meraları İstanbul 211 Cansu Dinç Doğa Koruma Merkezi Vakfı Ankara 212 Deniz Tapan Doğa Koruma Merkezi Vakfı Ankara 213 Fethiye Arslantaş Doğa Koruma Merkezi Vakfı Ankara 214 Gelincik Deniz Bilgin Doğa Koruma Merkezi Vakfı Ankara 215 Gülden Atkın Gençoğlu Doğa Koruma Merkezi Vakfı Ankara 216 Hakan Eligül Doğa Koruma Merkezi Vakfı Ankara 217 Melike Kuş Doğa Koruma Merkezi Vakfı Ankara 218 Mustafa Durmuş Doğa Koruma Merkezi Vakfı Ankara 219 Özge Balkız Doğa Koruma Merkezi Vakfı Ankara 220 Semiha Demirbaş Çağlayan Doğa Koruma Merkezi Vakfı Ankara 221 Tuba Bucak Doğa Koruma Merkezi Vakfı Ankara 222 Tuğsesu Toga Doğa Koruma Merkezi Vakfı Ankara 223 Uğur Zeydanlı Doğa Koruma Merkezi Vakfı Ankara 224 Yıldıray Lise Doğa Koruma Merkezi Vakfı Ankara 225 Zeynep Deniz Yalçın Doğa Koruma Merkezi Vakfı Ankara EK 5. Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Koordinasyon Kurulu Genelgesi Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030 167 Ulusal Bozkır Koruma Strateji ve Eylem Planı 2021-2030170 Ayrıntılı bilgi için Birleșmiș Milletler Gıda ve Tarım Örgütü www.fao.org/turkey E-posta: fao-tr@fao.org T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü https://www.tarimorman.gov.tr/DKMP Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü https://www.tarimorman.gov.tr/BUGEM Orman Genel Müdürlüğü https://www.ogm.gov.tr “Türkiye’nin Bozkır Ekosistemlerinin Korunması ve Sürdürülebilir Yönetimi Projesi” GCP/TUR/061/GFF

National Steppe Conservation Strategy and Action Plan 2021-2030 · Nelum